Kitabımızı Konuşuyoruz
Kitabımızı konuşuyoruz e-Twinning projesi kapsamında "Yürek Dede ile Padişah" kitabının bilinmeyen kelimelerinin defterini hazırladık. Bu defter bütün paydaş okulların çalışmaları ile hazırlandı.


SİNCAN ŞEHİT ZAFER ER İMAM HATİP ORTAOKULU

Hakim-i mutlak sensin. Mal senin, mülk senin...
Hakim-i Mutlak:
Cümle:
Hakim-i mutlak olan Allah'ım ülkemizi her tür- lü şerden muhafaza buyur.

(Mümine ALPEREN KAYAK)

... sen nasıl emreder, nasıl münasip görürsen, benim için münasip olan o.
Münasip görmek: Bir şeyi uygun ve yerinde bulmak.
Cümle:
Ailem, kaliteli bir eğitimi olduğu için bu okulda okumamı münasip gördü.

Mustafa Emre B.


Defne Beren Ç.
Bir namaz kıldılar ki bedenleri de ruhları da biz diyelim arş-ı âlâda siz deyin cennet bahçelerinin güllüklerinde.
Arş-ı âlâ: Allah'ın büyüklük ve yüceliğinin ve her şeyin kuşatan sınırsız egemenliğinin tecelli ettiği yüce yer.
Cümle:
Allahım senden duam şudur ki: Arş–ı âlâda huzurunda dirilecek yedi sınıf insandan biri de ben olayım.

Beni bir cezbetti, bir tefekkür ettirdi ki bana sorma gitsin.
Cezbetmek: Kendine çekmek ,kendine bağlamak ,etkisinde kalmak
Cümle:
Okuduğum kitap beni öyle bir cezbetti ki rüyamda bile onu görmeye başladım.

Mustafa Enes D.

Beni bir cezbetti, bir tefekkür ettirdi ki bana sorma gitsin.
Tefekkür etmek: 1) Düşünmek
2) İslam dininde günahlarını, kainatı, varlıkları, doğayı, yaratıkları, kendini ve Allah'ı düşünmek ve onun yarattığı varlıklardan, kainattaki eşsiz mükemmellikteki düzenden ders çıkarmak. Cümle:

Ayse Sena U.

Meğer padişah tebdil-i kıyafet giyip çıktı mı, öldürsen, assan kendini tanıtmaz, açığa vurmazmış.
Tebdil-i kıyafet: Kıyafet değiştirerek kendini saklamak.
Cümle:
Tebdil-i kıyafet ile gizlice kaçması herkesi çok şaşırtmıştı.
Hamza Arda Y.


O seni alır sarayına götürür, izzet ikram eder, ihsanlarda bulunur.
İhsanlarda bulunmak: İyilikte bulunmak, güzel davranmak, bir işi iyi en güzel ve en iyi şekilde yapmak anlamına gelmektedir.
Berra Ş.
Cümle:
Allah'ın sana ihsan da bulunduğu gibi sen de insanlara iyilikte bulun.


Padişah, dua ederken, bir ara Yürekdede'nin kulak kesilip başını uzattığını fehmetmişti.
Fehmetmek: Bir nesne veya düşünceyi her yönünden anlamak iyice anlamak.
Cümle:
Nur, artık derslerine daha güzel çalışması
ve fazla soru çözmesi gerektiğini fehmetmişti.

Nisanur Ç.

(Yürekdede) ...Allah'a yepyeni bir ruh ve tazarruyla yalvarmaya başladı.
Tazarru: 1) Kendini alçaltarak, aşağı görerek, Allah'a yalvarmak, tövbe etmek.
Bereke Hifa B. 2) Bir şeye gizlice yaklaşmak.
Cümle:
Mescitteki amcanın tazarru ruhu ile Allah'a yalvarması beni çok etkiledi.


...şurada bir çakıl taşı çıktı hikmet-i ilahi, sökeyim de yerine kazığı çakayım.
Hikmet-i ilahi: Allah'ın her şeyi belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratması. Ecrin A.
Cümle:
Bak sen şu hikmet-i ilahiye taşların arasından bir çiçek açmış!


Allh'ın nimeti, verdiği rızık, öyle tatlı oluyor ki...
Rızık: Allah tarafından herkese takdir edilen nîmet.
Malika Ş.
Cümle:
Allah tarafından rızıklandırıldın , sabrının karşılığını bu doğru yolda aldın.



TAVŞANLI ŞEYH EDEBALİ İMAM HATİP ORTAOKULU


Meral ÇAKMAK
ZAT
Zat: Kimse, Kişi
Cümle: Bir zat mutluluğu dışarıda aramamalı. Mutluluk hayata bakış açımızdır.

Kelli Felli: Kılığı kıyafeti düzgün, olgun ve gösterişli kimse
Cümle: Çarşıda kelli felli bir adam alışveriş yapıyordu.

Beyza
KELLİ FELLİ


Teveccüh: Güler yüz gösterme ilgi alaka
Cümle: Öğretmenlerimizin bize gösterdikleri teveccühden dolayı teşekkür ederiz.
Reyyan
Teveccüh

Himmet dilemek: Yardım istemek
Cümle: Komşumuz bizden himmet diledi.
Ebrar

Himmet Dilemek

Ziyan Etmek: Bir şeyi yersiz veya boş yere harcamak
Cümle: Gün içinde derslerime yeterince çalıştım, zamanımı ziyan etmedim.
Efe Berk

Ziyan Etmek

İtimat: Güven, güvenç, emniyet
Cümle: Aile içinde birbirimize itimat etmemiz gerekmektedir.
Eren

İtimat

Maruzat: Bir yüce makama ya da kişiye sunulan bilgiler
Cümle: Müdüre maruzatımı bildirmek için okula gelmesini bekliyorum.
Sevde

Maruzat

Uğurlamak: Gideni esenlik ve sevgi dilekleriyle geçirmek, yolcu etmek.
Cümle: Abimi askere uğurladım.
Sevde Nur

Uğurlamak

İnzibat: Düzeni sağlamak için görevlendirilen er.
Cümle: İnzibatlar köyün içinde geziyordu.
Tusem

İnzibat

Kelam: 1. Söz
2. Söyleyiş biçimi
Cümle: Bir kelam edelim diye arkadaşıma gittim.
Kerem

Kelam

Sızlanmak: Kendisine yapılan haksızlığı, kendisini rahatsız eden bir durumu bir sıkıntıyı, çözüm bulması için karşısındakine anlatmak.
Cümle: Sızlanarak derdini artırmak yerine yeni çözümler bulabilirsin.
Yelda
Sızlanmak

MUSTAFA BÜLBÜL ORTAOKULU

YOLCULUK SIRASINDA BİR YERDE DURUP GECEYİ GEÇİRMEK,BİR YERDE BİR SÜRE DURUP DİNLENMEK
GECE ÖĞRETMEN EVİNDE KONAKLADIK.


KONAKLAMAK
MESUT DURMUŞ


PAYİTAHT
MELİH ARDA
BAŞKENT,OSMANLI DEVLETİNDE YÖNETİM MERKEZİ
ARTIK VAZİFESİ BİTMİŞ ANADOLUDAN PAYİTAHTA GEÇİYORDU.
HAKTAN HUKUKTAN AYRILMAYAN ,HAKKI YERİNE GETİREN
HZ.ÖMER ADİL BİR YÖNETİCİYDİ.


ADİL
NİSA SEMA


KAVİ
HAMZA
DAYANIKLI ,GÜÇLÜ ,SAĞLAM
TÜRKLER DÜNYANIN EN CESUR, EN ASİL, EN KAVİ BİR MİLLETİ İDİ.


CİHAT
NİMET
DİN UĞRUNA YAPILAN SAVAŞ.
BU MİLLET VATANI İÇİN BİR ÇOK SAVAŞTA CİHAT ETMİŞTİR.


TÜREMEK
HATİCE ZEHRA
OLUŞMA YOLUYLA ÇOĞALMAK,BELİRMEK YADA PARÇALANMA YOLUYLA ÇOĞALMAK
UZUN ZAMANDIR ISSIZ, BAKIMSIZ KALDIĞI İÇİN O GÜMRAH YEŞİLLİKLER BÖLGESİNDE YILANLAR TÜREDİĞİ BİLİNİYORDU.


EŞKİYA
MEHMET ALİ
DAĞDA KIRDA YOL KESEN,ADAN SOYAN ÖLDÜREN ,YAŞA DIŞI EYLEMLERDE BULUNAN SİLAHLI TOPLULUK
EŞKIYA GİBİ DÜKKAN BASAN İNSANLAR, NASIL OLUYOR DA YAKALANAMIYOR.


ALAMET
HATİCE KÜBRA
BİR ŞEYİN GÖSTERGESİ OLAN,BELİRLİ İZ
BÜTÜN BU OLANLAR KIYAMETİN ALAMETLERİ.


HUTBE
DÖNDÜ SEMA
CAMİDE CUMA NAMAZINDAN ÖNCE ,BAYRAM NAMAZLARINDAN SONRA MİMBERDE OKUNAN DUA ,ÖĞÜT
CUMA HUTBESİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TARAFINDAN PAYLAŞILDI.


PERİŞAN
MELİH ARDA
TOPLU DÜZENLİ BİR DURUMDA OLMAYAN,DAĞILMIŞ BİR DURUMDA BULUNAN,DAĞINIK DÜZENSİZ KARMAKARIŞIK
İŞİNİ KAYBETTİKTEN SONRA PERİŞAN BİR VAZİYETTEYDİ.


HİKMET
HATİCE ZEHRA
-BİLGELİK
-BİLİNMEYEN NEDEN ,GİZİNE AKIL ERMEYEN NEDEN
RABBİMİN HİKMETİNDEN SUAL OLUNMAZ

BOZYAZI ORTAOKULU


ASIR
Metehan
Anlamı: Yüzyıl, çağ
Cümle : Bir asır geçse de annemin kıymetini unutamam.


SEHİL YER
Anlamı: Sıcak iklimli yer.
Cümle : Yaylada havalar soğuyunca , sehile gittiler.
Furkan

Anlamı: Genellikle bakırdan yapılan küçük kova.
Cümle: Anneannemden kalan kıymetli bakracı kaybettim.

BAKRAÇ
Şerife Balım

Anlamı: Bir arada yolculuk eden insanlardan oluşan topluluk.
Cümle: Gezi kafilesi yarın sabah yola çıkacak.

KAFİLE
Ceren

Anlamı: Canlı, diri, sağlam, dinç.
Cümle: Uykusunu alınca zinde uyandı.

ZİNDE
Hayal

Anlamı: Parlak bir ışıkla yanarak , bir sönüp bir parlayarak.
Cümle: Tepeden köy ipil ipil görünüyor.

İPİL İPİL
G.Onur

Anlamı: Eksik bir şeyi tamamlamak , bitirmek, bütünlemek.
Cümle: İkmale kaldığı için , okuldan geç geldi.

İKMAL
Hatice

Anlamı: Bir şeyi zorluk çekmeden elde etmek.
Cümle: Bu kitaplar dedemden bana kalan ganimetlerdir.

GANİMET
Nedra

Anlamı: Bir şeye gereksinimi bulunan, yoksul, fakir.
Cümle: Ramazan ayında muhtaçlar için yemek yapacak.

MUHTAÇ
İbrahim

HAKKARİ MERKEZ
KARŞIYAKA MAHALLESİ ORTAOKULU

İdareli Kullanmak
Anlamı: idare etmesini bilmek, tutumlu olmak.
Cümle: O, elindekini idareli kullanır, israftan kaçınırdı.

Maalesef
Anlamı: Üzülerek söylüyorumki,
ne yazık ki.
Cümle: Maalesef bu virüs okullarımızdan uzak kalmamıza sebep oldu.

Ayaz
Anlamı: Duru, pırıl pırıl havada çıkan kuru, keskin soğuk.
Cümle: Ayaz insanın iliklerini donduruyordu.

Gidişat
Anlamı:İşlerin,olayların gelişme biçimi.
Cümle: Ülkenin gidişatını iyi görmüyordu.

Zerre
Anlamı: Çok ufacık parçacık
Cümle: Kendi servetinden bir zerresini bile vatanı için feda etmemişti.

Zinde
Anlamı: Diri,sağlam,canlı,dinç
Cümle: Ali kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissediyordu.

Emsal
Anlamı: Benzer, eş biçimde veya değerde olan
Cümle: Tarihteki bu olayın emsali görülmemiştir.

Tanker
Anlamı: Akaryakıt taşımak üzere özel biçimde yapılmış kamyon.
Cümle: Dev tankerin içinde benzin vardı.

Muhterem
Anlamı: Saygıdeğer, sayın
Cümle:O çok muhterem bir insan olduğu için onunla anlaşmak çok kolaydı.

Hizaya Sokmak
Anlamı: Birinin davranışını düzeltmek, doğru yola getirmek.
Cümle: Sizi hizaya sokmak için artık bir ceza vereceğim.

TAVŞANLI ŞEYH EDEBALİ
İMAM HATİP ORTAOKULU

kainat
Evren, dünya.
"Bu kainat insan aklının alamayacağı kadar büyüktür."
Şeyma GENCER


gayret etmek
Emekle çalışmak, çabalamak, uğraşma
"Her zaman derslerimi düzenli çalışmaya gayret ederim."
Ali


nükte
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri
"Konuşmalarına nükte karıştıran insanları hep severim."
Eren


rutubet
Nem
"Odaya girdiğimde keskin bir rutubet kokusu geldi burnuma."
Beyzanur


ibrik
Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap
"İbriğimi doldurup çiçeklerimi suladım."
Şeniz


Özgenur
amel
Yapılan iş, edim, fiil
"Herkes bu dünyada işlediği amellerden sorumludur."


leğen
Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap
"Bulaşıkları yıkamak için leğene su doldurdum."
Zümra


Seher
müddet
Süre
"İstediğini yapmam için bana biraz daha müddet tanıdı."


Beray
erzak
Uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adı
"Evin tüm erzakını tek başına karşılıyordu."


Ahmet Ege
akıbet
Bir iş veya durumun sonu, sonuç
"Sınava katılan diğer öğrencilerin akıbetini bilmiyoruz."


Asel
gazap
Öfke, kızgınlık, hiddet
"Canı yanmış insanın gazabından korkarım."



BİÇARE
Çaresiz, zavallı kimse.
"Biçare adamın hali beni çok üzdü."

ABDÜLKADİR

Osmanlı döneminde paşa, vezir ve devlet adamlarına seslenme sözü.
"Bu durumu saraya gidip Devletlüme arz ettim. "
DEVLETLÜ

ELİF
EZİYET


GÜLCAN
Aşırı güçlük,cefa,sıkıntı,zahmet
."Bu kız bahçede çalışırken çok eziyet
çekiyor.".


DESTUR
METİN
Müsaade edin,çekilin,izin verin.
"Destur edin de içeri girelim."


ÇEŞNİ
ELİF SUDEN
Tadımlık
"Bu köfteleri çeşni olsun diye yaptım.."

EDEP:
Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak
"Diliniz,kibar,edebiniz;huyunuz,suyunuz asildir "


ASYA

TEDBİR

Ekin
Önlem. Hazırlık
"Bu konuyla ilgili önlem almak gerekiyordu. "

MAHCUP

İmge
Utangaç. Utangaç bir biçimde.
"Bu nasıl bie kelam? Beni mahcup eder. "

TEFEKKÜR

Dila
Düşünce, düşünme, düşünüş.
"Bana bir tefekkür ettirdi ki sorma gitsin. "



HELAK ETMEK
Çağan
Ölme, öldürme, yok etme, yok olma. 2. mec. Bitkin bir duruma gelme veya getirmek
"Sultanım bu nasıl söz beni helak edersin, dedi. "


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $16.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $16.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!