
Sevgili hikaye severler, biz hikayemizi yazarken çok heyecanlandık. Sizlerinde yazdığımız bu hikayeyi beğenerek okuyacağınızı düşünüyoruz. Hadi hikayemizi okumak için daha beklemeyin.

Nasreddin Hoca ve eşeği Karakaçan ile bir gün İstanbul'a gezmeye gelmiş. İstanbul'un tarihi yerlerini çok merak ediyormuş. İlk olarak Kız Kulesine gitmeye karar vermiş. Kız Kulesine gitmek için tekneye binmiş. Tekne ile Kız Kulesine yaklaşırken, yanına bir martı konmuş.
Simitinin yarısını ona vermiş.
Kız Kulesine varmış, Kız Kulesini gezdikten sonra Ayasofya'ya gitmeye karar vermiş. Ayasofya Müzesinde gezerken, bir kişinin Meryem Ana'ya ait tarihi kitabı aldığını görmüş.
Nasreddin Hoca bunu görünce çok sinirlenmiş. Hemen adamı eşeği Karakaçan ile takip etmeye başlamış. Hırsız biri tarafından takip edildiğini anlayınca hızlı adımlarla uzaklaşmaya başlamış.
Nasreddin Hoca adamın hızlandığını görünce eşeği Karakaçan'a;
-Hadi Karakaçan hızlan bakalım dedi.
Hırsız Nasreddin Hoca'nın hızlandığını görünce Mısır Çarşı'sına girmiş. Mısır Çarşı'sı o kadar kalabalıkmış ki, iğne atsan yere düşmezmiş. Nasreddin Hoca adamı kalabalıkta nasıl bulacağını düşünmeye başlamış.
Adam Mısır Çarşı'sında hızla kaçarken bir peynir dükkanın önünden geçerken peynir tenekesini düşürmüş ve kendi de peynirlerin üzerine düşmüş.
Adam hızla kalkıp tekrar kaçmaya devam etmiş. Devrilen peynirler o kadar ağır kokuyormuş ki Karakaçan hemen kokuyu farketmiş. Karakaçan Nasreddin Hoca'yı sırtına bindirmiş. Kokunun geldiği yöne doğru koşmaya başlamış.
Hırsız Nasreddin Hoca'nın peşinden geldiğini görünce Mısır Çarşı'sından çıkmış.
Hırsız Sultan Ahmet Cami'nin önünde bulunan Osmanlı Macunu satan tezgaha doğru gitmiş ve tezgahın altındaki önlüğü giymiş.
Nasreddin Hoca Karakaçan'a;
- Bu adam nereye kaçtı? diye sordu.
Karakaçan;
-Bimem ki diye cevap vermiş.
Önlerine çıkan sokaktan geçmişler. Karışılarına Osmanlı Macunu satan seyyar satıcıyı görmüşler.
Adamın yanına gidip Nasreddin hoca;
- Orta boylu, siyah saçlı, kırmızı ayakkabılı ve yeşil tişörtlü bir adamı gördünüz mü diye sordu.
Seyyar satıcı;
- Biraz önce Süleymaniye Cami'ne doğru koştuğunu söylemiş.
Karakaçan bir yerlerden peynir kokusunu almaya başlamış. Karakaçan;
- Nasreddin Hoca'ya yakınlarda çok fena peynir kokusu var, dedi.
Nasreddin Hoca, adamı dikkatle bakınca ayakkabılarının kırmızı olduğunu farketmiş. Nasreddin Hoca;
-Hırsız, hırsız diye bağırmaya başlamış.
Hırsız bunun üzerine kaçmaya başladı.
Hırsız kaçarken yoldan geçen kamyonete çarptı.
Bunun üzerine Nasreddin Hoca, adamı hemen hastaneye götürmüş. Hırsız hastanede uyandıktan sonra, Nasreddin Hoca'ya;
- Beni neden kurtardın? Ben kötü biriyim demiş.
Nasreddin Hoca;
-Her insan hata yapabilir. Önemli olan hatalarını düzeltmesi ve ders almasıdır, demiş.
Bunun üzerine hırsız çaldığı kitabı çantasından çıkartıp Nasreddin hocaya teslim etmiş.
Nasreddin Hoca müze yetkililerini arayıp, kitabın onda olduğunu söylemiş.
Müze yetkilileri gelmiş ve Nasreddin Hoca;
- Buyrun kitabı sapasağlam size teslİm ediyorum, demiş.
Müze yetkilileri, Nasreddin Hoca'ya teşekkür etmişler ve Nasreddin Hoca'yı müzeye davet etmişler.
Nasreddin Hoca'ya müzede bir sürpriz yapmışlar ve ona milyonlarca kişinin önünde ödül vermişler. Nasreddin Hoca'ya 'Tarihi Eserleri Koruma Kahramanı' madalyası ve İstanbul'un tarihini anlatan bir kitap hediye etmişler.
Nasreddin Hoca, hediyeler için teşekkür edip eşeği Karakaçan'a binip gezmeye kaldığı yerden devam etmiş.
YAZAR: Cumhuriyet'in Civcivleri

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!