Bu kitap, güzel ülkemin her köşesinde, Ayda ve Ayda gibi öğrencilerin hayallerine dokunarak rüyalarını gerçekleştirmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kocaman yürekli bir avuç öğretmene itaf olunur.


AYDA İLE AYDA BİR GÜN BİR SAAT
Ayda sevimli, güler yüzlü, derslerinde başarılı bir kız çocuğuydu, anasınıfına gidiyordu, öğretmeni sınıfa değişik bir materyal getirmişti, tüm öğrenciler çok merak ediyordu, Ayda öğretmenine bunun ne olduğunu sordu, öğretmeni de bu materyalin ismi ''satranç'' dedi, satrançı önce çocuklara tanıttı, oyun kurallarını anlattı daha sonra velileri sınıfa davet ederek satranç turnuvası yapacaklarını belirtti. Satranç turnuvası günü gelmişti, çocuklar anne ve babalarının sınıfa gelip onlarla etkinlik yapacak olmalarından dolayı çok mutluydu bu mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Çocuklar ebeveynleriyle karşılıklı satranç oyunu oynadılar, oyunda zekasını kullananlar galip geldi ve turnuvanın sonunda Ayda ve babası 1.oldular bu gurur ve mutluluk Ayda için hayatında unutamayacağı bir gün olarak hafızasında kaldı.

Ayda mutlu bir sabaha uyanmıştı.Çünkü anne ve babasının sevdiği eski oyunları oynayacaklardı.Ödevlerini yaptıktan sonra oyun saati için hazırdı.Babası çocukluğunda oynadığı oyunlardan olan ''yakar top'' oyunundan bahsetti.Oyun için bir topa ve takım üyelerine ihtiyaçları vardı,babası oyunun kurallarını anlattı.Ayda çok heyecanlanmıştı.Koşarak topunu aldı ve annesi, babası ve kardeşi Birgün ile evlerinin bahçesine indiler.Oyunu oynadıktan sonra kazanan takım Ayda ve kardeşi Birgün oldu.Ayda başka hangi oyunları oynadıklarını merak etti.Körebe, saklambaç,7 kule, misket, 5 taş, çelik çomak gibi daha çok oyun var.'' dedi annesi.Ayda ve ailesi kendi aralarında bir karar aldılar ve artık AYDA BİRGÜN BİR SAAT hep beraber oyun günü yapmaya karar verdiler.AYDA bu gün ne kadar çok eğlendiğini ve ailesi ile geçirdiği saatin çok değerli olduğunu bir kez daha anladı.



Babası Ayda'nın bu oyunda çok mutlu olduğunu görünce ona şöyle dedi.''Ayda'cığım istersen seninle yarında saklambaç oynayabiliriz. ''Ayda bunu duyunca ailesi ile birlikte vakit geçirip oyun onayacağı için çok mutlu oldu. Ertesi gün babası verdiği sözü tutarak ev halkına haydi bakalım saklambaç oynamaya dedi. Oyundan önce şu şekilde sayışma yaptılar.
Üsüynen bitti, ucu yitti.Bal ballı hoca, ballı hoca.
Şaptan şabadan kuş dili cabadan. ve ebeyi belirlediler. Bu oyunda ebe eğer yanlış kişinin ismini söylerse ''Çanak çömlek patladı'' denilip oyun yeniden başlıyordu. Derken yolda yaşlı ve üzgün bir teyze gördüm babamla yanına gidip neyin var teyzeciğim diye sorduğumda bana sokakta kaldım ve yalnızım ne yapacağımı da bilemiyorum dedi. Babamla teyzeye eğer istersen seni huzurevine götürebiliriz dedi .Bunu Duyan teyze çok sevindi.


Akşam Aydalara dedeleri geldi.Birlikte yemek yediler.Yemekten sonra Ayda onlara bugün olanları anlattı.Babası ile birlikte yaşlı bir teyzeyi huzur evine götürdüklerini söyledi.Dedesi torununun üzüldüğünü anlamıştı.Bazı kişilerin çocukları olmadığı için huzur evinde yaşamaları daha güzel dedi.Ayda biz de onları ziyaret edemez miyiz diye sordu.Babası da huzurevinden izin alınarak ziyaret edilebileceğini söyledi. Ben yarın huzurevini arayıp randevu alayım,sende arkadaşlarını ara birlikte gidelim dedi.Ayda bu duruma çok sevindi.Sonra ailece oyunlar oynadılar.Sabah babası huzurevini arayıp randevu aldı.Ayda da arkadaşlarını aradı.Arkadaşları da bu fikri duyunca mutlu oldular.Ayda arkadaşları ile birlikte huzurevindeki yaşlıları ziyaret etti.Huzurevinde kalan yaşlılar Aydaları görünce çok sevindiler.Birlikte hoş vakit geçirdiler.Ziyaretleri bitince yaşlılara veda ederek evlerine döndüler.


Ayda, Yaşlı Bakım Evindeki ziyarette gördüklerini annesine anlatmak için sabırsızlanıyordu.Eve döndüklerinde annesi Ayda ya, gününün nasıl geçtiğini sordu.Ayda çok güzel geçtiğini, kendilerinin güzel karşılandığını oradaki yaşlılara ilaç veren bir hemşirenin olduğunu söyledi.Yaşlı nine ve dedelerin bazen dışarı çıkıp güneş ve temiz hava aldıklarını,bazen de hep birlikte dans ederek eğlendiklerini anlattı.Ayda, bir ara sessiz kaldı. Annesi ''yolunda gitmeyen bir durum mu oldu tatlım?''diye sordu. Ahmet dedeyi çok sevdim. anne.Bana nereli olduğumu sordu.Ben de İzmir dedim.Ben de ona nereli olduğunu sordum karşımızdaki tepeye uzun uzun bakarak ''ÇANAKKALE ''dedi .

Annesi ben sana Ahmet dedenin Çanakkale derken neden daldığını anlatayım Aydacığım dedi. Çanakkale Türk milletinin tarihe yazdığı bir zafer ve destandır. Annesinin daha ilk cümlesinde heyecanlanan Ayda büyük bir dikkatle dinlemeye devam etti ve annesine Çanakkale'de nasıl bir zafer kazanıldığını sordu. Annesi, düşmanların Çanakkale'yi geçip İstanbul'u ele geçirmek istediklerini fakat karşılarında kahraman Türk askerini ve Mustafa Kemal 'i bulduklarını söyledi. Kahraman milletimizin , çocuklar ,nineler ,dedeler, kadınlar ve erkeklerin kahramanca düşmanla nasıl savaştığını gözleri dolarak anlattı. Ayda ve annesi duygusal anlar yaşadılar. Ayda , Ahmet dedeyi şimdi daha iyi anlamıştı. Çanakkale Zaferinin detaylarını okulda öğretmenine sormaya karar verdi.

Ayda ertesi gün canlı derste öğretmeninden söz isteyerek Çanakkale Zaferini sordu.Öğretmeni ,bundan 105 yıl önce ülkemizin zor durumundan faydalanmak isteyen düşmanlar Çanakkale Gelibolu'ya gemileriyle gelerek ülkemizi işgal etmek istediler.Türk halkı,genci yaşlısı tüm fertleriyle burada müthiş bir şavaş verdi.Mustafa Kemal Atatürk'ün ve şanlı Mehmetçiğin göstermiş oldukları üstün gayretle karşılarındaki güçlü orduları yendiler.Bu savaşta 250 bin askerimiz şehit oldular.Ama tüm Dünya'ya "Çanakkale Geçilmez" sözünü öğrettiler.Çanakkale Zaferi Türk Halkı'nın büyük bir kahramanlık destanıdır.Bu nedenle heryıl onbinlerce insan Çanakkale Savaşı'nın yapıldığı Gelibolu'daki Çanakkale Şehitliği'nı ziyaret etmektedirler,dedi.Ayda dersten sonra annesi ve babasına şehit ve şehitlik ne demek diye sordu.Annesi ve babası ertesi gün Şehitlik ziyareti yapalım dediler.



Ayda 'yı o gece uyku tutmadı bir türlü. Öğretmenin Çanakkale' de kahraman askerlerimizin nasıl savaştığı ve vatan uğruna şehit düşenler hakkında anlattıklarından çok etkilenmişti. Anne ve babasının Şehitlik ziyareti yapalım demesi ile de çok heyecanlanmıştı. Daha sonra uykuya dalan Ayda rüyasında Çanakkale Savaşı'nı ve Atatürk ile konuştuğunu gördü. Rüyasında bile Atatürk ile konuşmanın coşkusunu yaşıyordu. Düşman gemilerinin nasıl battığını, savaşı kazanan kahraman askerlerimizin sevincini onlarla paylaşıyordu. Derken, annesinin:
- Ayda, Ayda kızım kalk sabah oldu. Unuttun mu şehitliğe gideceğiz, haydi kalk, dediğini duydu. Annesine sarılan Ayda hemen rüyasını anlattı. Annesi de Ayda ile aynı heyecanı paylaştı. Ailece kahvaltı ettikten sonra Şehitlik ziyaretinde neler yapılması gerektiğini konuşarak yola koyuldular.

Ayda Şehitlik ziyaretinde ve sonrasında çok duygusal anlar yaşadı, o gün yatmadan önce şehitlerimiz için bol bol dua etti. Ayda ertesi gün uyandığında pencereden dışarıya baktı ve pencerenin önünde iki güvercin gördü ve acıkmış olabileceklerini düşündü hemen içeriye annesine koştu ve ondan yem istedi. Ayda elindeki yemleri güvercinleri ürkütmeden pencerenin kenarına koydu bir müddet sonra güvercinlerin yemleri yemeye başladığını gördü ve çok mutlu oldu sevinçle içeriye koşup olanları ailesine anlattı. Ayda'nın annesi ve babası bu duruma çok sevindi ve Ayda' ya hayvanların sevinip üzülebilen, acı çekebilen, hastalanabilen, acıkan, susayan, sevgiyi hissedip bağ kurabilen canlılar olduklarını anlattı. Ayda bunları duyunca dışarıya çıkıp sokaklarında bulunan hayvanları da beslemek istedi ve annesi ile birlikte sokaklarında gördüğü kedi ve köpekleri de besledi çok mutlu oldu.

Ayda hayvan beslemenin ne kadar zevkli bir iş olduğunu anladı.Bütün gün hayvan besleyerek yorgun düştüğü için erkenden uyudu ve rüya görmeye başladı.Rüyasında,bütün gün beslediği kuş,kedi ve köpeklerin kendisine teşekkür etmek için kendisiyle konuştuklarını gördü.Sabah olmuştu babasının sesiyle uyanan Ayda,rüyasını babasına anlattı ve hemen okula gidip arkadaşlarına hayvan beslemenin ne kadar güzel ve sevgi dolu bir iş olduğunu anlatmak istediğini söyledi.Okula ulaşınca sınıf arkadaşlarına ve Öğretmenine olanları anlattı ve çok mutlu olduğunu söyledi.Öğretmeni Ayda'nın anlattıklarından sonra Hayvan sevgisinin ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğunu,bu duyguyu hayvan besleyerek hissedebileceklerini anlattı.Bunun üzerinde sınıfça okulun yakınındaki Hayvan Barınağına bir ziyaret gerçekleştirme kararı aldılar.
Ayda sınıfça hayvan barınaklarını göreceği için heyecan doluydu. Barınaktaki hayvanlara mama almak için eve koştu. Harçlıklarından bir kısmını attığı kumbarasını açtı. Biriktirdiği paralar ile mama aldı. Barınağa vardıklarında Ayda'yı bir hüzün sardı. Hepsini sahiplenmek istedi. Hele beyaz minik bir köpeği öyle sevdi ki öğretmenine adını karbeyaz koyabilir miyim? diye sordu. Öğretmeni memnun olmuştu bu heyecanına. En çok mamayı da karbeyaz'a verdi. Barınağın etrafında ki çöpler arkadaşlarının ve Ayda'nın dikkatini çekmişti. Öğretmenlerinden istedikleri çöp poşetlerini alarak ellerine eldiven geçirip barınağın etrafındaki çöpleri topladılar. En az hayvan sevgisi kadar çevreyi de temiz tutmamız gerektiğini bir kez daha bize göstermiş oldu. Topladıkları çöplerin ağzını bağladı. Karbeyaz ve diğer tüm hayvanlara el sallayarak hayvan barınağından ayırıldılar.
Okul çıkışı Ayda, bir an önce eve gitmek için sabırsızlanıyordu. Gün boyunca yaşadıklarından çok etkilenmiş ve bunları bir an önce ailesiyle paylaşmak istiyordu. Adeta koşarcasına eve gitti. Kapıyı açan annesi Ayda' nın heyecanlı halini görünce, neler olduğunu sordu. Ayda hayvan barınağında neler yaptıklarını, oradaki köpekleri teker teker annesine anlattı. Anlatırken hayvanlara faydası dokunduğu için kah mutlu oluyor o hayvanları orada bırakmak zorunda kaldığı için kah üzülüyordu. Annesi barınaklarda hayvanlara çok güzel bakıldığını, düzenli olarak mamalarının ve sularının verildiğini, sağlık kontrollerinin yapıldığını, sıcacık bir mekanda oldukları için çok şanslı olduklarını anlattı. Ayda, barınağın çevresinin pis olduğundan, çöplerin yerlere atıldığından bahsetti. Arkadaşlarıyla tüm çöpleri topladıklarını anlattı. Annesi Ayda' ya sımsıkı sarıldı. Canlılara ve çevreye bu kadar duyarlı bir çocuk yetiştirdiği için gözleri yaşardı.
Ayda hayvan barınağı ziyaretinden sonra hayvanlara karşı ilgisi oldukça artmıştı. Onlara nasıl yardımcı olacağını düşünüyordu. Ayda, bir gün babasıyla gezerken kuşların satıldığı dükkanın önünde durdu. Kuşlar çok güzellerdi. Keşke benimde bir kuşum olsaydı diye düşünüyordu. Daha sonra babası elinde kafes ve içinde Ayda' nın izlediği kuşlarla eve geldi. Ayda çok sevindi ve çok mutlu olmuştu. Artık Ayda' nın da kuşları vardı. Birinin adı Pamuk, diğerinin adını Limon koydu. Onlarla hem konuşuyor hemde bakımını yapıyordu. Yemlerini, sularını ihmal etmiyordu. Haftada birkere kafesi temizliyor, banyoları yapmalarını da sağlıyordu. Ayda bu dünyanın tüm canlılarla ortak yaşam alanımız olduğunu ve bu dünyayı paylaşmamız gerektiğini sınıfta arkadaşlarıyla paylaştı. Hayatının tüm evrelerinde bunu hiç aklından çıkarmadı.

Ayda Bir Gün Bir Saat'te olsa son zamanlarla ailemle, arkadaşlarımla ve öğretmenimle hem çok güzel vakit geçirdim hem de çok farklı etkinlikler yaptım. Sanki uyanmak istemediğim bir rüyanın en derin yerindeydim. Bizim için her türlü fedakarlığı göstermekten çekinmeyen öğretmenim, uzun zamandır hayalini kurduğum ne varsa tek tek gerçekleştiriyordu sanki. Bir gün Ayda kızım neden düşüncelisin; seni üzen nedir ? Diye sormuştu. Dayanamayıp anlatmıştım her şeyi. "Öğretmenim okulda çok güzel vakit geçiriyorum, çok eğleniyorum ama evde çok yalnız kalıyorum. Annem ve babam çoğu zaman işten çok yorgun geliyorlar onlarla vakit geçirmek oyunlar oynamak istiyorum fakat yorgun ve gergin oldukları için hiç onlarla güzel vakit geçiremiyorum.

Babam televizyonun karşısında annem mutfakta ; zaman hep yarın oynarız la geçiyor " demiştim .Ondan sonra sanki hayatıma sihirli bir değnek değmiş gibi annem ,babam, hatta dedemler bile benim etrafımda pervane olmuşlar. Bir Gün bir yerde bir başka gün bir başka saatte başka yerde unutamayacağım anlar yaşadım. Yaşamaya devam ediyorum. Sanki ismimi bile etkinliklere koymuş da bana çaktırmıyor. Ahh! benim kocaman yürekli öğretmenim iyi ki varsın iyi ki benim öğretmenim sen olmuşsun .Benim gibi binlerce çocuk var biliyorum umarım onların da karşısına öğretmenim gibi kocaman yürekli öğretmenler çıkar. Artık yatma vakti Ayda . Yarın yeni bir gün daha doğacak. Kim bilir yeni güne yeni ufuklara yelken açarak başlarız.
Neden olmasın.....


KİTAP YAZILIMINA KATKI SAĞLAYAN ÖĞRETMENLERİMİZ
1.sayfa önsöz Selçuk KARAKAYA
2. ve 3. sayfa Zekiye ONAY
4. ve 5. sayfa Fatma BİLEN
6.ve 7. sayfa Hüsna KAPLAN
8. ve 9. sayfa Müjgan YILDIZ
10. VE 11. sayfa Ayşe NAR
12. ve 13. sayfa Nursel KAYA GÜLAY
14. ve 15. sayfa Senem CÜRE
16. ve 17. sayfa Yener NAR
18. ve 19. sayfa Reyhan YURTSEVEN
20. ve 21. sayfa Selda ÇAVUŞ
22. ve 23. sayfa Başer AKKAYA
24. ve 25. sayfa Nuray BÖLÜKBAŞI
26. ve 27. sayfa Senem DİKİCİ TOPALOĞLU
28. ve 29. sayfa Hamiyet ARSLAN
30 - 31. ve 32- 33. sayfa Selçuk KARAKAYA

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!