Bu kitap "HİKAYEMİZİ TANIŞTIRALIM" e Twinning projesi öğretmenleri tarafından hazırlanmıştır.
ZEYNEP AKKURT
FADİME DAĞCI
EDA AKÇELİK
AYFER TERLEMEZ
NURDAN YURT
SEBAHAT CEBECİOĞLU
MEHTAP KOÇ
YASEMİN KURU
GÜLDEN BARIŞ
DİLEK ATMALI ŞENGÜL

Bizim Hikayelerimiz adlı bu kitap
"Hikayemizi Tanıştıralım" e Twinning Projesinde Hazırlanmış olan özgün hikayelerden oluşmaktadır.


NECATİNİN PANDEMİ SERÜVENİ
Bir zamanlar Necati adında çalışkan ve yetenekli bir çocuk varmış. Necati 1. sınıfa gidiyormuş. Okulu ve derslerini çok seven Necati arkadaşlarıyla bahcede oyun oynamayıda çok severmiş. Necati ve arkadaşları okulda son derste iken öğretmenleri covid 19 adlı bir virüsten bahsetti. Bu virüsün ülkemizde de görülmeye başladığı için okulların bir süre kapalı kalacağını söyledi. Üzüntüyle eve dönen çocuklar ailelerine durumu anlattılar.
Necati'nin annesi: "Bi süre okuldan uzak kalacağın için üzüldüğünü biliyorum.Covid-19 aslında grip gibi salgın bir hastalık. Kalabalık yerlerde insana daha çabuk bulaşır. Sağlımızı korumak ve hastalığın yayılmasını önlemek için okullara bir süre ara verildi" dedi. Necati: "Peki ne zaman okula gideceğim tekrar" diye annesine sordu. Annesi; Hepimiz temizliğe dikkat edip, hapşırırken ağzımızı mendille kapatıp, bol bol sebze ve meyve yersek bu hastalıktan kendimizi korumuş oluruz. Böylece bu hastalıktan korunup okulunuza dönebilirsiniz diye Necati'ye uzun uzun anlattı. Necati,annesini dikkatlice dinledi ve annesinin dediklerini yaparsa bir an önce okuluna ve arkadaşlarına kavuşabileceğini düşündü.Necati temizliğine çok dikkat etti,yemeklerden önce ve sonra ellerini yıkadı,tırnakları uzadığında kestirdi,haftada iki kez banyosunu yaptı. Meyveleri ve sebzeleri yemeden önce mutlaka yıkadı,beslenmesine çok dikkat etti.Çünkü annesi bu hastalığa karşı bağışıklığının da kuvvetli olması gerektiğinden bahsetmişti.
Necati elinden gelen her şeyi yapıyordu,ama hala dışarı çıkamıyordu,arkadaşlarını,öğretmenini nasıl görecekti,okula gidemiyordu peki derslerini nasıl öğrenecekti? Bunları düşünürken annesinin telefonuna bir mesaj geldi. Mesaj öğretmenindendi. Necati'nin öğretmeni ,EBA adlı uygulamadan canlı derslere nasıl katılacaklarını aşama aşama anlatmıştı.Ertesi gün büyük bir heyecanla bilgisayarının başında öğretmenini dinledi.Artık her sabah erkenden kalkıp canlı derslerini takip ediyordu. Necati ,canlı dersleri bitince biraz dinlenip öğretmeninin verdiği görevleri yapıyordu.Anlamadığı yerleri yapamadığı soruları not alıp öğretmenine soruyordu.Hergün arkadaşları ve öğretmeni ile buluştuğu için çok mutlu oluyordu. Bütün gün yorulmuş olan Necati, yatağına uzandı ama heyecandan bir türlü uyuyamıyordu.Hayallere dalıp uyumaya çalıştı. Tam gözlerini kapatmıştıki annesinin sesiyle uyandı.
-Necati, hadi oğlum!
Annesinin sesiyle uyanan Necati sabah kahvaltısını yaptıktan sonra canlı dersi başlayana kadar, kardeşi ve babasıyla vakit geçirdi.Bu Necati'ye yetmiyordu.Evde kalmaları sağlıkları için çok önemliydi fakat Necati dışarda koşup oynamak istiyordu. Babası sokakta olmanın sağlığına zarar vereceğini ona anlattı.Necati babasının haklı olduğunu düşündü ve bahçelerine çıkıp hayvanları ile vakit geçirmeye karar verdi.Necati hayvanları çok seviyordu.Kadisi,köpeği,ve tavşanı vardı.Hayvanları ile vakit geçirmek onu mutlu ediyordu.
Necati hayvanları ile oynadıktan sonra eve gelip ellerini iyice yıkadı. Mutfaktan güzel kokular geliyordu.
-Anneciğim yardım edebilir miyim diye sordu
Necatinin annesi;
‘’Tabi ki yardım edebilirsin Necati’ ciğim. Hem seninle yapabileceğimiz güzel bir pasta tarifim var. Haydi hazırlayalım.’’ dedi.
Necati annesiyle mutfakta bir şeyler hazırlamanın onu iyi hissettirdiğini düşündü. Biraz un, biraz süt, yumurta…Derken zaman hızla geçmişti. Annesine ‘’Anneciğim şuan çok mutluyum çok eğlendim, teşekkür ederim dedi.’’
Bir süre düşündükten sonra tekrar annesine; ‘’Anneciğim, peki sen hiç sıkılmıyor musun? Evden dışarıya çıkamamak, arkadaşlarımızla görüşememek, lunaparka gidememek beni çok üzüyor.’’ dedi. Annesi de Necati’ ye; ‘’Evet bazen ben de çok sıkılıyorum, o an beni neyin mutlu edeceğine karar veremiyorum. İşte o anlar için bir sırrım var, sana da bunu öğretmemi ister misin?’’ dedi.
Necati heyecanla; "Tabiki isterim anneciğim, hadi hemen anlat lütfen!" dedi.
Annesi; "Sen şimdi biraz kitap oku, ben mutfağı toplayıp geliyorum." dedi.
Necati odasına giderek yeni başladığı okuma kitabını aldı ve yavaş yavaş okumaya başladı.
Aklının bir köşesinde de annesinin sırrını düşünüyordu. Biraz sonra anesi Necatinin yanına geldi. "Çok sıkıldığım zamanlarda aklıma gelen üç şeyi yazıyorum sonra kağıtları katlıyorum ve tek tek açıyorum, sırayla yapmaya başlıyorum. İstersen senin içinde böyle bir oyun yapabiliriz!" Necati o an yapabileceği üç şeyi düşünürken kapı zilinin sesi duyuldu... Annesi kapıyı açmaya giderken Necati yapmak isteyeceği üç şeyi düşünüyordu. 'önceden çekildikleri fotoğraflara bakmak, anılarını hatırlamak mı?' ' akrabalarını arayarak konuşmak mı?' ya da 'kardeşi uyanınca onunla top oynamak mı?' Gelen Necati'nin babasıydı, işi erken bittiği için çocuklarının dışarı çıkma saatinde gezdirmek düşüncesiyle eve erken gelmişti. Hemen hazırlanmalarını istedi ve dışarı çıktılar. Hava çok güzeldi, kalabalık olmayan ağaçlık alana geldiler. Necati ve kardeşi top oynarken, annesi ve babası da onları seyrediyordu. Necati çok mutluydu.
Babası ; Necati hadi oğlum gidelim artık dedi. Necati ve ailesi, açık havada birlikte vakit geçirdikten sonra rahatlamış bir şekilde, evlerine döndüler. Necati pandeminin aslında güzel yönlerinin de olabileceğini düşünmeye başladı.
Artık ailesiyle daha çok vakit geçirebiliyor, sağlığına ve temizliğine daha çok dikkat ediyor, çevresindeki güzellikleri farkedebiliyordu.
Eve geldiklerinde Necati ailesine gülümseyerek: " Harika bir gündü. Çok teşekkür ediyorum anne ve babacığım. Birlikte vakit geçirmek çok güzel." dedi. Dışardan geldiği için Necati hemen banyoya gitti ve duşunu aldı. Saçlarını tarayıp, temiz kıyafetlerini giyindikten sonra, Ebadaki canlı dersine katılmak için odasına gitti. Öğretmeni, Necati ve arkadaşlarına dersi bitirdikten sonra büyük bir müjde vereceğini söyledi.
"Covid-19 için aşılar ülkemize geldi. Artık çok yakında aşılanmalar başlayacak ve okullarımıza kavuşacağız" dedi.
Bunu duyan Necati çok mutlu oldu ve koşarak mutluluğunu ailesi ile paylaştı.
BU HİKAYE
PROJE ORTAKLARININ HİKAYE TAMAMLAMA TEKNİĞİ İLE YAZMIŞ OLDUĞU
ORTAK ÜRÜNDÜR.
BU HİKAYEYE KATKI SAĞLAYANLAR; ZEYNEP AKKURT ,FADİME DAĞCI, EDA AKÇELİK, AYFER TERLEMEZ, NURDAN YURT, SEBAHAT CEBECİOĞLU, MEHTAP KOÇ, YASEMİN KURU, GÜLDEN BARIŞ, DİLEK ATMALI ŞENGÜL
Fadime DAĞCI - ŞEHİT İBRAHİM BETİN İLKOKULU Selçuklu /KONYA
1. KONYALI NAZİFE NİNE
2. HİKAYENİ YAZ- RESİMLE ETKİNLİKLERİ
Küçük Kelebek
Orman Macerası
Küçük Aslan Yavrusu
Yaz Tatili
Kar Sevinci
Üç Prenses ve Küçük Kız
Dinazor Temin

Bir zamanlar Konya'nın bir köyünde Nazife nine, kızı Leyla ve oğlu necati ile birlikte yaşarmış.
Nazife ninenin bilge bir kişiliği varmış. Kimin bir sıkıntısı olsa önce Nazife nineye varırmış.
Necati çobanlık yaparak annesi ve kardeşine bakarmış.
Çoban Necati çocukluğunda ağaçtan düşüp yüzünü yaralamış. Yarasını saklasın diyede hep maske takarmış.
Bir gün necati kırlarda çobanlık yaparken
ağlayan birinin sesini duymuş, yanına gitmiş.
-Söyle kimsin neden ağlıyorsun ?
-Adım , Murat. Karşı köydenim.
Kardeşim menekşe çok hasta. Nazife nineyi aramaya geldim. Hastalığın çaresini o bilir dediler
-Nazife nine dediğin, benim anam olur. Gel beraber gidelim.
Eve vardıklarında Nazife nine kapıyı açmış. Oğlu Necati ve misafirini içeri buyur etmiş. Leyla sofrayı kurmuş, beraber yemek yemişler.
Yemekten sonra karşı köye beraber gitmişler. Murat olan biteni bir bir anlatmış. Sohbet ederek varmışlar, Menekşenin yanına.. Menekşe Nazife nineyi görünce çok sevinir.
Nazife nine Murat' a dönüp:
-Terhun adında bir bitki gerek ama zordur bu bitkiyi bulmak.
Murat hiç durur mu çıkmış yola..
Murat çıkmış kırlara..
Çok aramış ve en sonunda bulup gelmiş terhun otunu.. Nazife nine ilacı hazırlamış menekşe iyileşmiş. Böylece bilge nene şifalı ilacı ile menekşeyi iyileştirip yardımlaşmanın ve iyiliğin önemini göstermiş.


KÜÇÜK KELEBEK
Bir Varmış Bir Yokmuş küçük bir ormanda güzel bir kelebek evi varmış kelebek hep oradan çiçekleri gidermiş bir gün yine çiçeklere giderken güzel çiçekleri görünce onların güzelliğini dalı evini kaybetmiş O kadar korkmuş ki ağlamaya başlamış Bunu duyan annesi onu bulup evine geri getirmiş Küçük Kelebek bir daha annesi olmadan dışarıya çıkmamış.
(Hira -5 yaş)

ORMAN MACERASI
Bir gün kaplumbağa ile tavşan ormana yiyecek bir şeyler bulmaya çıkmış. Sonra gök gürültüsü ve yağmur başlamış. Tavşan kaplumbağa ya “Arkadaşım eve gitmek zorundayız” demiş kaplumbağa da “ Evet arkadaşım ama evimizi nasıl buluruz” demiş. Sonra karşılarına Pamuk Prenses çıkmış sonra Kaplumbağa ve Tavşan bize yardım eder misiniz demiş Pamuk Prenses'te Tabii ki yardım ederim demiş Sonsuza dek mutlu yaşamışlar. (Nisa -5 yaş)


KÜÇÜK ASLAN YAVRUSU
Bir varmış bir yokmuş. Günlerden bir gün ormanın birinde bir aslan ailesi varmış. Anne baba ve 3 kardeş yaşarlarmış. Küçük aslan ormanın içinde kaybolmuş. Annesini ararken karşısına kurt çıkmış sonra “anne anne” diye bağırmış ve oradan kaçmaya başlamış sonra tavşanla karşılaşmış tavşan onu saklamış. Kurt tavşanın yanına gelmiş ve ona sormuş “Aslan Nerede” o da “bu tarafa koştu” demiş ona yanlış yolu göstermiş, o tarafa koşup gitmiş. Tavşan arkadaş yavru aslanı annesine götürmüş ve annesine söz vermiş bir daha gitmeyeceğim demiş. Ve sımsıkı annesine sarılmış.
(Demhat -5 yaş)
YAZ TATİLİ
Bir aile varmış. hep birlikte tatile gitmişler. Çocuklar denize girmeyi çok seviyorlarmış. Bir gün sahile gitmişler. Çocuklar denize girmişler, anne ile baba da kenarda güneşleniyorlarmış. Çocuklar yüzmeyi biliyorlarmış. Fark etmeden uzaklara doğru gitmeye başlamışlar. Biraz sonra bağırma sesleri gelmeye başlamış. Anne ile baba çok korkmuşlar. Baba hemen denize gidip çocukları kurtarmış. Onlar da hemen annelerine sarılmışlar ve bir daha bu hatayı yapmayacakları için söz vermişler. (Mustafa-5yaş)



KAR SEVİNCİ
Berat kar yağmasını çok istiyordu. Sabah kalktığında karın yağdığını gördü ve çok mutlu oldu dışarıya çıkmak için çok heyecanlandı. Kardan adam yapmak istiyordu yanına havuç ve zeytin aldı üzerini giyinerek dışarıya çıktı. Koskocaman bir kardan adam yaptı.Zeytinden göz taktı, havuçtan burun yaptı bunları yaparken çok eğlendi. (Tahir-5 yaş)

3 PRENSES VE KÜÇÜK KIZ
Bir varmış bir yokmuş 3 tane prenses varmış. Bu prensesler gezintiye çıkarken bir tane küçük kız çocuğu görmüşler o kız prensesleri sihirli evi göstermiş. Prensesler evin içine bakmışlar içerde herşey pembeymiş. Meyveler, sebzeler ,yemekler çok güzel odalar varmış Rapunzel bu evde kalalım demiş diğer prensesler kabul etmişler bahçesinde çok güzel çiçekler varmış. Kelebekler kuşlar uçuyormuş. Çok güzel mutlu aile olarak yaşamışlar.
(Beyza-5yaş)

DİNAZOR TEMİN
Temin bir gün evde oyun oynuyormuş. Temin’in annesi onu yemeğe çağırmış. Teminde tamam demiş. Babası Temin neden üzgünsün diye sormuş.” Neden benim motosikletin olmuyor” diye sormuş. Babası büyüyünce motosikletin olabilir demiş. Sonra Temin uyuduğunda rüyasında Motosiklete binip dedesine gittiğini görmüş sonra da Temin uyandığında bir bakmış kardeşi yok. Temin demiş ki daha kardeşim 5 yaşında ne yapacağım ben şimdi demiş. Mutfağa gitmiş bir bakmış ki kardeşi gece yarısı yemek yiyormuş. Annesi o sırada yemeğe çağırmış ama kardeşi Ayaz yemeğe gelmemiş sonra da Temin’in babası babaannesi ve dedesini eve getirmiş.

Temin bir bakmış ki odası dağınık.Oyuncak olmayan yerlere basarak yatağına gitmiş ve uyumuş. Rüyasında teknede olduğunu görmüş. Babası “uyan uyan artık temin” deyince zıplayıp yere düşmüş. Babaannesi de eve gelmiş cips almış Teminde koşa koşa gitmiş ve cipsleri yemiş. Bilgisayarda video izlemiş. Videodan sıkıldığında annesi onu yemeğe çağırmış. Babaannesi Temine 3 tane muz almış teminde muzları mideye indirmiş sonra da Temi'nin arkadaşı Çemin gelmiş sonra da Çemin ile birlikte toplamış odasını sonra da arkadaşı gitmiş evine. Temin sonra da tekrar odasını toplamış tek başına. Temin babaannesinin aldığı cipsleri istememiş. Temin ve ailesi parka gittiğinde çok eğlenmişler. (EREN-5 YAŞ)

Ayfer TERLEMEZ
Karatay İzzet Bezirci İlkokulu / KONYA
1. EFE'NİN KÖY TATİLİ
2. HİKAYENİ YAZ- RESİMLE ETKİNLİKLERİ
Mini ile Mani
Sürpriz
Yaramaz Ali
Ahmet Alışverişte
Dört Mevsim
Minnoş ver Fareciğin Dostluğu

EFE'NİN KÖY TATİLİ
Efe yaz tatilini geçirmek için köydeki babaannesinin yanına gitti. Babaannesi Efe geldiği için çok mutlu oldu. Babaannesi onu kucaklayarak karşıladı. Efe'de babaannesinin elini öptü. Birlikte babaannesinin hazırladığı köy kahvaltısını yemek için eve gittiler.
Efe pencereden baktığında dışarda oynayan çocukları gördü. Hemen koşarak yanlarına gitti.
"Ben de sizinle oynayabilir miyim?" diye sordu. Ayşe, Sultan ve Ahmet hemen Efe'yi oyunlarına aldılar.
Efe ve arkadaşları günler geçtikçe çok iyi arkadaş oldular. Her gün birlikte farklı oyunlar oynadılar. Efe; dokuz kiremit, misket, topaç, yağ satarım, beş taş, çelik çomak ve bir sürü oyunu ilk defa burada oynadı ve çok eğlendi.
Efe'nin geri dönme zamanı gelmişti. Efe köyden gitmeyi hiç istemiyordu. Gideceği için çok üzülüyordu.
Babaannesi : "Üzülme Efe her tatilde buraya gelebilirsin" dedi. Efe arkadaşları ile vedalaştı. Çok güzel dostlar edinmişti. Bir dahaki tatili sabırsızlıkla bekleyecekti
AYFER TERLEMEZ
KARATAY İZZET BEZİRCİ İLKOKULU

MİNİ İLE MANİ
Mini ile Mani çok iyi anlaşan iki arkadaştı. Birlikte oyunlar oynarlar hiç kavga etmezlerdi. O gün yine bahçelerinde top oynayıp çiçek topladılar. Top oynarken akşam olduğunu fark ettiler ve vedalaşıp evlerine gittiler. Mutlu bir şekilde uykuya daldılar. (İnci T. 6 Yaş)
SÜRPRİZ
Küçük Eda o sabah çok mutluydu çünkü onun doğum günüydü ama hiç kimse hatırlamamış gibi görünüyordu. Eda çok üzülmüştü. Evlerinin bahçesinde oynamaya başladı. Bisiklete bindi top oynadı ip atladı ama aklı doğum günüdeydi. Sonra içeri girdiğinde anne ve babasını göremedi .Onları aramaya başladı . Salona geldiğinde onu güzel bir sürpriz bekliyordu. Anne babası ve bütün arkadaşları Eda'nın doğum gününü kutladılar ve çok eğlendiler. (Zeynep B. 6 Yaş)

AYFER TERLEMEZ
KARATAY İZZET BEZİRCİ İLKOKULU


YARAMAZ ALİ
Ali çok yaramaz bir çocuktu. Kuşlara taş atıp onların canını yakmaya çalışıyordu. Bir gün Ali kuşlara taş atarken annesi Ali'yi çağırdı. Ali koşarak eve giderken ayağı taşa takıldı ve düştü. Canı acıyan Ali kuşları düşündü. Onlara bir daha hiç taş atmadı. (Zehra C. 6 Yaş)
AHMET ALIŞVERİŞTE
Ahmet ve annesi mahalle marketine gitmişler. Ahmet annesinden oyuncak robot istemişti. Ama annesi yerli üretim malı oyuncak olsun demiş. Annesi barkod numarasına bakmış 6-8-9 numaralarını görmüş Türk malı olduğunu anlayınca annesi oyuncağı almış. Ahmet kız kardeşine Türk malı bir bebek hediye almış. Eve gidince kardeşi çok sevinmiş. Beraber oynamışlar ve çok mutlu olmuşlar.(Ahmet Efe K. 6 Yaş)
AYFER TERLEMEZ
KARATAY İZZET BEZİRCİ İLKOKULU


DÖRT MEVSİM
Bir gün dört mevsim tartışmışlar. Hepsi en güzel mevsim benim diyorlarmış. Kış: En güzel mevsim benim kar yağar her yer bembeyaz olur. Çocuklar beni çok sever kardan adam yapar, Ben bir daha hiç gitmeyeceğim, demiş ve hiç gitmemiş hep kar yağdırmış. İnsanlar çok üşümüşler. Artık kışı hiç sevmemeye başlamışlar. Kış buna üzülmüş diğer mevsimlerle barışmış çok mutlu olmuşlar. (Mehmet Zahit U. 6 Yaş)
MİNNOŞ VE FARECİĞİN DOSTLUĞU
Ormanda bir adamla bir de kedisi yaşarmış. Bu adam çok huysuzmuş. Bir gün evinde otururken garip sesler duymuş. Hemen bir sağına bir soluna bakmış ki ne görsün, hiç sevmediği bir hayvan. O hayvanın ismi ise fare imiş. Hemen onu öldürmek için fare kapanı almış gelmiş. Kedisinin adı ise Minnoş'muş. Fare kapanını fare deliğinin altına koymuş Zavallı farecik kapana yakalanmış. Bunu gören ev sahibinin kedisi fareye çok üzülmüş. Onu öyle görünce onunla olan düşmanlığından vaz geçmiş ve fareyi kurtarmış. Bunu gören huysuz adam çok sinirlenmiş. Minnoşu evden kovmuş. Fare ile Minnoş iyi bir sot olmuşlar. Ormanda mutlu mesut yaşamışlar. (Şeyma Nur 6 Yaş)
AYFER TERLEMEZ
KARATAY İZZET BEZİRCİ İLKOKULU
Gülden BARIŞ-HARPUT ANAOKULU ELAZIĞ
1.GÖL KÖYÜ HALKI
2.HİKAYENİ YAZ- RESİMLE ETKİNLİKLERİ
Yağmur Damlası
Piknik Zamanı
Meteor
Ömer'in Balonu
Yaşasın Park

Fidan Ananın kızı Fatma çok iyi kalpli, yardımsever bir kızmış. Annesine köy işlerinde yardım eder, hayvanları otlatır, kalan zamanında da yün eğirirmiş. İkiz kardeşi Ayşe ise hiç iş yapmayı sevmez, arkadaşı Belkıs ile sürekli gezermiş. Fidan Ana , Ayşe’nin bu tavrına çok üzülürmüş. Kaç defa “Kızım sen de kardeşin Fatma ile el ele baş başa versen de işlerimiz hafiflese “dese de Ayşe hiç umursamazmış.
Havva nenenin oğlu Mehmet ve gelini Hanife köyde değirmende çalışırmış. Bütün köyün ununu, bulgurunu değirmende öğütürlermiş. Bir gün Fidan ana, kızı Fatma ve Güllü Bacı değirmene un öğütmeye gitmişler. Fidan Ana un çuvallarını taşımaktan çok yorgun düşmüş. Onun o halini gören Havva Nene biraz oturup dinlenmesini söylemiş. Hanife Gelin de ona bir bardak su getirmiş. Fidan Ana, Hanife geline çok teşekkür etmiş, “Su verenlerin çok olsun” demiş. Biraz dinlendikten sonra un çuvallarını alarak evlerinin yolunu tutmuşlar.
Eski zamanlarda hazar gölü yakınlarında bir köy varmış. Bu köyde Havva nene, oğlu Mehmet ve gelini Hanife ile yaşarmış. Fidan ana ve ikiz kızları Ayşe ile Fatma onların kapı komşularıymış. Köy muhtarının karısı Güllü Bacı ve kızı Belkıs da aynı köyde yaşarmış.
Gülden BARIŞ-Harput Anaokulu

Akşam olunca Fatma değirmende olanları kardeşi Ayşe’ye anlatmış. Durumu öğrenen Ayşe, annesine çok üzülmüş. Kardeşi Fatma ile el ele baş başa verip annesine yardım etmeye karar vermişler.Ayşe arkadaşı Belkıs’a artık annesine ve kardeşine yardım edeceğini anlatmış. Ayşe olmayınca Belkıs’ın canı çok sıkılmaya başlamış. Bir gün Güllü Bacı, bahçede sebze ve meyvelerle ilgilenirken Belkıs, annesini izlemeye başlamış. Belkıs çileği çok sevdiği için annesine ,bahçeye çilek ekmek istediğini söylemiş. Güllü Bacı kızının isteğini yerine getirmiş. Ektikleri çilekler o kadar güzel ve kıpkırmızı olmuş ki her gören ekmek için Güllü Bacı’dan çilek istemeye başlamış. O yıl çilekten çok iyi verim elde etmişler. Elde ettikleri gelirle köye bir çeşme yaptırarak adını “Çilekli Çeşme” koymuşlar. Yoldan geçenler bu güzel hoş kokulu berrak sudan içip çeşmeyi yaptıranlara dua etmişler.
Gülden BARIŞ-Harput Anaokulu

YAĞMUR DAMLASI
Bir zamanlar Elif adında bir kız varmış. Elif’in bahçeli bir evi varmış. Annesi bahçeye çiçekler, sebzeler, meyveler ekermiş. Elif de onlara bakar, sularmış. Bir gün Elif tüm bahçenin kuruduğunu fark etmiş, çok üzülmüş. Annesi “üzülme kızım, dua et. Yağmur yağarsa her taraf yeşerir, “ demiş. Elif o gün çok dua etmiş. Yağmur yağmış. Elif de çok sevinmiş.(İnci -5 yaş)

PİKNİK ZAMANI
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Bir gün Ali ablasıyla piknik yapmak istemiş. Bunu ablasına sormuş. Ablası bu fikri beğenmiş ve bu fikri anne ve babalarına sormuşlar. Babaları izin vermiş ve Ali ile ablası pikniğe çıkmışlar. Yağmur yağmasın mı? Ali ile ablası eve girmişler, şemsiyelerini almışlar. Sonra piknikleri için güzel bir yer aramışlar. Pikniklerine devam etmişler.(Betül-5 yaş)
Gülden BARIŞ-Harput Anaokulu

METEOR
Dünyaya meteor düşüyordu. Güneşe de meteor düşüyordu. Dünya soğuk kalıyordu. Ben astronot olarak dünyayı meteorlardan kurtarmaya çalışıyordum. Eve meteorlar geliyordu. Marsta her şey yolunda gitmiyordu. Yedek güneşli evren vardı. Robotlar dünyayı istila ediyorlardı. Bulutlar renkliydi. Dünya çok eğlenceliydi.(Yusuf-5 yaş)

ÖMER’İN BALONU
Bir varmış bir yokmuş. Ömer adında bir çocuk varmış. Ömer babası ile gezip dolaşmayı çok severmiş. Ömer’in bir hayali varmış. Çok çok yükseklere çıkıp etrafı izlemek istiyormuş. Ömer ,bunu babasına anlatınca babasının aklına bir fikir gelmiş. Babası, Ömer’e kocaman bir balon yapmış. Ömer, babası ile balona binip çok yükseklere çıkmışlar. Etrafı izleyip gezmişler.(Kerem-5 yaş)
Gülden BARIŞ-Harput Anaokulu

YAŞASIN PARK
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Elif adında küçük bir kız varmış. Oturdukları apartmanda Elif’in hiç arkadaşı yokmuş. Bu yüzden Elif’in canı çok sıkılıyormuş. Bir gün evlerinin yanına park yapılmış. Elif parkı görünce çok sevinmiş ve mutlu olmuş. Elif hemen dışarı çıkmış, parkta oynamış ve çok eğlenmiş.(Beyza-5 yaş)
Gülden BARIŞ-Harput Anaokulu
Eda AKÇELİK-HARPUT ANAOKULU/ELAZIĞ
1.FETHİ AMCA'NIN BÜYÜK AİLESİ
2.HİKAYENİ YAZ- RESİMLE ETKİNLİKLERİ
Anne ve Babaya Sürpriz
Kaplumbağanın Arabası
Dondurmalar
Piknik
Elif'in Köyü
Bebek
Kocaman Akvaryum

Fethi Amca Harput Kalesi eteklerinde bir köyde eşi Ayşe ve Ahmet isimli bebekleriyle birlikte yaşarmış.
Fethi amca geçimini odunculuk ve çiftçilik yaparak sağlar, Ayşe teyze de o odun toplamaya gittiği zamanlarda bahçede bulunan sebzelerin bakımını yaparak yardım edermiş.
Fethi amca ve Ayşe teyze işlerden dolayı çok fazla yorulur ve yeni doğmuş olan bebekleriyle fazla zaman geçiremediklerinden hep üzgünlermiş.
Gel zaman git zaman bu böyle devam etmiş. Bir gün Fethi amca odun toplamış ve eve döndüğünde bir de ne görsün uzun yıllar önce köyden ayrılan kız kardeşi Zeynep ve yeğenleri Gülcan ve Ayben’in evlerine geldiğini görmüş ve çok sevinmiş.
Hep birlikte o akşam oturup güzel bir yemek yemişler. Zeynep Hala artık köye yerleşeceğini Fethi amcaya söylemiş. Fethi amcada bu durumdan çok memnun olacağını zaten işlerin çok fazla olduğunu söyleyerek köyde bizim evde kalın hem bize de yardım edersiniz beraberce geçinir gideriz demiş. Zeynep halada kabul etmiş.
Fethi amca odun toplamak için evden ayrıldığında Zeynep hala ve kızları Gülcan ve Ayben Ayşe teyzeye yardım ediyorlarmış. Böylece çok büyük bir aile olmuş ve mutlu bir hayat yaşamışlar.
Eda AKÇELİK-Harput Anaokulu
Eda AKÇELİK-Harput Anaokulu

ANNE VE BABAYA SÜRPRİZ
Bir gün Esra ile Elif dışarı çıktılar.Sonra çiçekleri kokladılar,sonra kedi gördüler çok güzel bir kediydi.Tüyleri bembeyaz ve yumuşaktı onu sevdiler.Çiçeklerin mis gibi olduğunu hatırladılar onu da kediye söylediler.Ama kedinin kulakları olmadığı için kedi anlamıyordu.Sonra anne ve babalarına kedinin kulakları olmadığını anlattılar.Anne ve babaları koltuğa yatıp uyumuştu.Kızlar anne ve babalarına bir mektup bıraktılar.Sonra sürpriz hazırlamışlardı.Çok yağmur yağıyordu,ıslanmışlardı.Sonra güneş onlara bir şey söylemişti. Anne ve babanıza çiçekler götürün,uyanınca sürprizlerini de görsünler.(Reyyan -5 yaş)

KAPLUMBAĞANIN ARABASI
Mehmet bir gün anne ve babasından izin alarak doşarı çıkmış.Evden çıkmadan önce oyuncak evini de yanına almış.Mehmet yolda ilk defa kaplumbağa görmüş ve kaplumbağanın arkasında araba varmış ve çok şaşırtıcıymış.Sonra hemen eve girmiş.Anne ve babasına çok şaşırdım demiş.Babası neye şaşırdın demiş,Mehmet demiş ki:Kaplumbağanın arkasında araba var siz biliyor musunuz?.Anne ve babası da bilmiyoruz demiş.Burda da hikayemiz bitmiş.
(Zeynep-5 yaş)
Eda AKÇELİK-Harput Anaokulu


PİKNİK
Pazar tatilinde pikniğe gittik.Hava çok güzelmiş ama eve gelmek istemiyor.Hava çok güzelmiş ,güneş batana kadar burada kalacakmış.Piknikte sadece oyun oynayacak kuşlara ve kedilere bakacakmış.
(E.Tuba-5 yaş)
DONDURMALAR
Yaz geldiğinde havalar çok sıcak olur,sıcak olduğunda dondurma yemek zorunda kalabilirizJTabi ki çok yememeliyiz,yoksa hasta oluruz.(Ertuğrul-5 yaş)
Eda AKÇELİK-Harput Anaokulu


ELİF’İN KÖYÜ
Elif bir gün köye gitmiş.Köyde kelebek ve arıyı görmüş.Sarıkızı görememiş,onun ahırda olduğunu düşünmüş.Bahçede biraz gezinmiş ve portakal ağacını görmüş,ağacın üzeri turuncu turuncu portakallarla doluymuş.Onları öyle görünce çok sevinmiş.Elif bahçede biraz daha oynamış,kelebeği ve portakal ağacını bol bol seyretmiş ve akşam olunca evine dönmüş.(Belinay-5 yaş)
BEBEK
Bir bebek varmış,yürüyüp bayrağı görmüş.Havuz varmış ,havuzu görmüş ve yüzmüş,sonra da muz yemiş.(Fatih-5 yaş)
Eda AKÇELİK-Harput Anaokulu

KOCAMAN AKVARYUM
Babam,annem ve kardeşimle birlikte yürüyüşe çıktık.Kardeşimle birlikte çimlerin üzerinde oynadık ,orada bulunan hayvanları sevdik ,kedileri,kuşları…
Daha sonra alışveriş merkezine gittik,orada kocaman bir akvaryum vardı ve ben balıklarla vakit geçirmeyi çok seviyorum.Bu benim akvaryuma dördüncü gidişim,ama kardeşim ilk defa gidiyor.Balıkları görünce çok sevindi,çığlık attı.O da benim gibi çok sevdi balıkları.( Meryem-5 yaş)
Sebahat CEBECİOĞLU/KAYSERİ
HAYRİYE DABANOĞLU İLKOKULU
1-İYİLİKSEVER YASEMİN
2-ASEL'in GÜNÜ
3-ANNE SEVGİSİ

İYİLİKSEVER YASEMİN
Ihlamur Köyü'nde Hayriye Nine ,oğulları,gelinleri ve torunu ile yaşarmış.Hayriye Nine'nin torunu Yasemin torununun yolundan gidermiş.Köyde kimin başı dara düşse Yasemin hemen koşup yardım edermiş.Hayriye Nine oğulları,gelinleri ve torunları ile hep birlikte tarlada çalışıp vaktinin çoğunu orada geçirirlermiş.Torunu Yasemin köyü geze herkese yardım edermiş.Yasemin çadırda yaşayan Türkmen Kızının bütün ihtiyaçlarını karşılayıp ,hayır duasını almış.Oğlu ile beraber yaşayan köyün Hanımağası iyiliksever Yasemini çok beğenip çok severdi.Hayriye Nine'den torunu Yasemin'i oğlu Yavuz Efe'ye istedi.Yasemin Yavuz Efe ile evlendi ve mutlu mesut yaşadılar. Ihlamur Köyünde her zaman yapılan iyilikler kazandı


ASEL'in GÜNÜ


ANNE SEVGİSİ
F. Nurdan YURT Germencik / AYDIN
Çocuklar Gülsün Diye Anaokulu
1- Köyde Düğün Var
2- Hikayeni Yaz Resimle Etkinlikleri
Babamla Bir Gün
Ben Öğretmenim
Covitten Sonra
Çiçek Kız
Meraklı Çilek Kız
Uzaya Giden Kız
Yolunu Kaybeden Çocuk
Osman'ın Can Dostları
Nurdan YURT
ÇGD Anaokulu

Nurdan YURT
ÇGD Anaokulu
KÖYDE DÜĞÜN VAR
Masal Hemşirenin tayini Aydın Dağyenice Köyüne çıkmıştı. Annesi, Masal'a 'güzel yerler oralar sen küçükken bizde yakın yerlerdeydik' diye kızının heyecanını paylaşıyordu. Masal görevine başlamış, dostlar edinmişti. Köyde arkadaşının düğünü vardı annesini de
düğüne çağırdı. Anne ve babası da yıllar önce yakın bir köyde öğretmenlik yapmışlardı. Hazırlanıp hemen gitti. Düğün günü komşuları, düğün evine yardıma gitmek için onları çağırdı. Hazırlanıp gittiler. Masalın ve gelinin anneleri şaşırıp kaldı yılar önce arkadaş olmuşlardı zaman içinde kopmuşlardı. Düğün oldu gelin deveye binerek gitti. Anneler dağ dağa kavuşmazmış ama insan insana kavuşurmuş diyerek özlemlerini dile gittiler.
Nurdan YURT
ÇGD Anaokulu


BABAMLA BİR GÜN
Babamla bir gün dışarı çıktık. Babamla dışarıda dolaşırken karnımız acıktı. Yemeklerde çok güzeldi. İstersen alalım dedi babam ama almayalım Coronavirüs var dedim. Babamın karnı çok acıktığı için aldık, yedik sonra babamın karnı ağrıdı, ilaç içti, uyudu ve iyileşti. Coronavirüs oluncada bir daha dışarı çıkamadık. (Esma 4 yaş )
BEN BİR ÖĞRETMENİM
Bir kız okumuş öğretmen olmuştu. İlk kez okulda çalışıyordu. Çocuklarına bahçede ders yaptırıyordu. Geceyi gündüzü öğretiyordu, iki arkadaş gibi birbirini kovalıyorlar diyordu. Bazı ağaçlarda çok büyür bulutlara kadar uzar oraya salıncak yapmak çok güzel olur dedi. O ağaçlara kuşlar yuva yapar anneleri onlara nasıl uçtuğunu öğretir dedi. Haydi çocoklar uçan kuşları yerdeki çiçekleri sayalım dedi. Sonra çocuklarına bakarken iyiki öğretmen olmuşum ben dedi. (Ceren 4 yaş)
Nurdan YURT
ÇGD Anaokulu


COVİTTEN SONRA
Evvel zaman içinde mutlu insanlar ülkesi varmış. Çocuklar okula parka, anneler çarşıya gezmeye gidermiş. Ama bir gün kötü bir şey olmuş, herkes bütün dünya hasta olmuş ya da hasta olmaktan korkmuş. Bu hastalık çok tehlikeliymiş ama insanlar evlerinde oturarak bu hastalıktan korunabilirmiş. Bu nedenle okullar kapanmış, öğrenciler öğretmenleriyle tabletten ders yapmışlar. Sonunda bu hastalık bitmiş, okullar açılmış. Bunu kutlamak için öğretmenleri, çocukları, anneleri, babaları, hep birlikte piknik yapmışlar. Özgürce oynamışlar. ( Eymen Ç. 4 yaş)
ÇİÇEK KIZ
Bir zamanlar insanları, çiçekleri çok seven bir kız varmış. Bu kız annesini babasını çok severmiş. Sürekli poşetle gezer, ormanda, piknikte, denizde gördüğü çöpleri toplarmış. Sonunda başarmış yaşadığı köyde hiç çöp kalmamış, her yer rengarenk çiçekle dolmuş. Orada yaşayanlar kıza ÇİÇEK KIZ diye diye kızın adını Çiçek Kız yapmışlar. ( M. Eymen 4 yaş)
Nurdan YURT
ÇGD Anaokulu


UZAYA GİDEN KIZ
Ayşe adında bir kız varmış, okulunu çok severmiş. Derslerini vaktinde çalışmış çok başarılı olmuş, büyümüş ve astronot okuluna gitmiş uzayı araştırmaya başlamış, başarılar göstermiş. Bir gün uzaya gidecek astronotlar aramışlar. Ayşe’ de seçilmiş. İlk kez uzay gemisine binmiş, uzaya çıkmış, ay, gezegenler, yıldızlar her şey çok güzelmiş. Güzel fotoğraflar ve anılarla geri dönmüşler. (Masal 4 yaş )
MERAKLI ÇİLEK KIZ
Bir varmış bir yokmuş
evvel güzel bir kız varmış.
Zaman içinde kalbur
saman içinde Çilek
isminde güzel bir kız varmış. Ben ormanı merak ediyorum oraya gitmek istiyorum dedi. Annesi; ‘orası tehlikeli yalnız gidemezsin, güzel olduğu kadar tehlikelerle de dolu çocuğum dedi.’ Çilek annesini dinlemeyerek gizlice ormana gitmiş. Çeşitli meyve ağaçları görmüş, çok güzelmiş biraz daha yürümüş ve bir kulübe görmüş, kapıyı çalmış ayı ailesi açmış kapıyı ‘Korkma! Bizden zarar gelmez sana demişler.’ Oturmuşlar sohbet etmişler. Anne ayı bir daha ailene söylemeden dışarı çıkmamalısın ailen ne kadar üzgündür demiş. Anne ayı burası sana göre değil, artık eve gitmelisin dediler ve ormandan çıkana kadar Çileğe eşlik ettiler. Çilek eve gidince annesine sarıldı bir daha izinsiz dışarı çıkmamaya söz verdi. (Ceren 4.5 yaş)
Nurdan YURT
ÇGD Anaokulu


YOLUNU KAYBEDEN ÇOCUK
Bir zamanlar Ali adında bir çocuk varmış. Ali yaramaz bir çocukmuş. Bir gün annesine söylemeden evden çıkmış, ağaçlara, kuşlara, arabalara bakarken iyice uzaklaşmış. Yolunu kaybettiğini anladığında yorulmuş ve korkudan ağlamaya başlamış. Birazdan yanına polis ağbi ve ablalar gelmiş. Ali onlara güvenebileceğini biliyormuş ailesini aramaları için telefon numarasını vermiş, polislerle birlikte evine gitmiş. Annesine babasına sarılmış ağlamış. Bir daha izsiz iş yapmayacağına söz vermiş. (Eymen 4 yaş)
OSMAN’IN CAN DOSTLARI
Osman adında bir çocuk varmış. Bu çocuğun evi köydeymiş. Tavuk, inek, ördekler, kedi ve köpekleri varmış evlerinde ama Osman en çok kedi ve köpeğini severmiş. Onlarla bahçede oynar güzel vakit geçirirmiş. Arkadaşları da kedi ve köpeği çok severmiş. Köpeğe Dost kediye ise Boncuk ismini vermişler. Okuldan geldiğinde derini bitirir bitirmez soluğu Dostun yada Boncuğun yanında alırmış. Yemeklerini verir gerektikçe yıkar sobalı yerde ısıtır korurmuş. Bir canlının sorumluluğunu almak harika bir duygu olduğunu bilerek sarılırmış onlara. (Turgut Can 4 yaş)
Mehtap KOÇ / İzzet Bezirci İÖO
1- Kırmızı Ev
2- Ardanın Rengarenk Kuşları
3- Beş Arkadaş
4- Yiğitin Tilkiyle İmtihanı
5- Okulumun İlk Günü
6- Alinin Kaydırağı

KIRMIZI EV
Kırmızı duvarları olan küçük şirin bir ev varmış
küçük kırmızı evde çilek kız yaşarmış. Sabah olmuş,
güneş doğmuş, çilek kız evin bahçesine çıkmış.
Bahçedeki elma ağacından bir elma koparmış,
Eve girmiş elmasını yıkayıp bir güzel yemiş.
Mesvim yazmış, kuşlar ötüyormuş,
Akşama kadar bahçede birsürü oyunlar oynamış.
Sultan - (5 Yaş)


M. EYMEN - (5 YAŞ)


AZRA - (5 YAŞ)





YASEMİN KURU ALPARSLAN İKOKULU
ŞAHİNBEY GAZİANTEP
EZO KIZ İLE KAHRAMAN KAMİL
HİKAYENİ YAZ RESİMLE ETKİNLİKLERİ
1ANNESİNİ DİNLEMEYEN KIZ
2.PİKNİK ARKADAŞLIĞI
3.KEDİSİNİ KAYBEDEN ALİ
4.DENİZDE BİR GÜN
Bir zamanlar Gaziantep Barak Köyü' nde Ayşe Hatun Ezo isminde güzel bir kız dünyaya getirdi.Ezo her geçen gün büyüyor, büyürkende Hatice ninesinin masallarını dinliyordu.
Ezo köyde annesi ile birlikte tarlaya gider ona yardım ederdi.Tarlada çalışmak annesine yardım etmek onu çok mutlu ederdi.
Ezo tarladan döndükten sonra ninesinin dizine yatar ondan masallar dinlerdi.masal bittikten sonra köy meydanında ablası emine ile birlikte Kamil ile oynardı.
EZO KIZ İLE KAHRAMAN KAMİL
Kamil çok cesur ve yardımsever bir çocuktu.Köyde herkes ona kahraman kamil derdi.Köyde birde ökkeş vardı .Ökkeş köydeki çocukların en yaramazıydı ,sürekli kötü şakalar yapar ,çocukları korkuturdu.Ezo kız tarlaya gitmek için yola çıktı.Ökkeş Ezo ya şaka yapmak için köpekleri ile onun arkasından gitti.Köpekleri gören Ezo çok korktu ve imdaaat... diyerek kaçmaya başladı.sesleri duyan Kamil Ezo 'nun yardımına koştu .köpekleri oradan kovalayarak
Ezo 'yu kurtardı.Ezo kaçarken yere düşmüş ayağı yaralanmıştı.Kamil Ezo 'yu kaldırıp ayağına mendilini sardı ve onu köye götürdü.
Köye geldiklerinde Ökkeş Ezo 'nun halini görünce yaptığı davranışın ne kadar yanlış olduğunu anladı.Ezo 'nun yanına giderek ondan özür diledi.Ezo köy halkına Kamil in onu nasıl kurtardığını anlattı.Kamil bir kez daha kahraman ilan edildi.Ökkeş ise o günden sonra bir daha asla kimseye zarar verecek şakalar yapmadı.

ANNESİNİ DİNLEMEYEN KIZ
Ayşe çok yaramaz bir kızmış.Annesinin sözünü hiç dinlemezmiş .Bir gün bahçade oynarken elma ağacına çıkmak istemiş.Annesi tehlikeli olur sakın çıkma demiş ama Ayşe annesini dinlemeyerek ağaça çıkmış.Ayşe ağacın dalına basınca dal kırılmış ve aşağı düşmüş.Ayşe nin ayağı yaralanmış .Annesini dinlemediği için çok pişman olmuş.Ogünden sonra annesinin sözünü hep dinlemiş.
ECRİN ELA ALPARSLAN İLKOKULU Şahinbey GAZİANTEP

DENİZDE BİR GÜN
Hasan denizi çok seviyormuş. Deniz kenarında oturan oturan halasınına gitmeyi çok severmiş. Bir gün babasına halama gidelim mi diye sormuş Babası ödevlerini yaparsa götüreceğini söylemiş. Hasan ödevlerini yapmış babası sözünü tutmuş ve onu denize götürmüş halasını çocukları ile denizde oynarken careta caretta kaplumbağalarının yavrularını görmüş.yavruların denize kavuşmaları için onlara yardın etmiş .Hasan bu kaplumbağalara yardım ettiği için çok mutlu olmuş.
BARIŞ -ALPARSLAN İLKOKULU
3-D SINIFI Şahinbey GAZİANTEP

PİKNİKTE BİR GÜN
Sunaların sınıfı hafta sonu pikniğe gitmişler Piknikte oynarken farklı bir okulun öğrencisi olan Zekiye ile tanışmıi. Zekiye çok eğlenceli bir arkadaşmış piknik boyunca doya doya oynamışlar.gitme zamanı gelince birbirlerinin okul adreslerini almışlar. günler sonra birbirlerine mektup yazmışlar ve piknik arkadaşlığı mektup arkadaşlığına dönüşmüş.
Gizem ALPARSLAN İLKOKULU Şahinbey GAZİANTEP
KEDİSİNİ KAYBEDEN ALİ
Ali birgün kedisini gezdirmeye çıkarmış. Kedisiyle parkta gezerken arkadaşlarına rastlamış. Arkadaşları en sevdiği oyunu oynuyorlarmış. Ali kedisini unutup arkadaşları ile oyuna dalmış .Ali nin kedisi parktan çıkıp kaybolmuş. Oyun bitince Ali nin aklına kedisi gelmiş etrafa bakmış ama kedi yokmuş.Ali arkadaşları ile birlikte aramaya koyulmuş. Arkadaşları Ali nin kedisi bulup ona getirmişler. Ali arkadaşlarına çok teşekkür etmiş arkadaşlığın ne kadar güzel birşey olduğunu o gün birkez daha anlamış.
Esmanur ALPARSLAN İLKOKULU Şahinbey GAZİANTEP

Dilek ATMALI ŞENGÜL
SAFRAN ÇİÇEĞİ ANAOKULU Safranbolu/KARABÜK
1. ENGELSİZ SEVGİ
2. HİKAYENİ YAZ-RESİMLE ETKİNLİKLERİ
Halil'in Hayali
Yarışan Aslanlar
Doğum Günü
Hasan' ın Tatil Hikayesi
Yardımsever Teyze ve Çocuklar









ENGELSİZ SEVGİ
Mehmet Mustafa ve Ömer Emre çok iyi arkadaşlardı. Sık sık bir araya gelip okullarının karşısında bulunan parkta buluşuyorlardı. Okullarının karşısındaki parkta rengarenk kaydıraklar, salıncaklar vardı. Üçü de saatlerce salıncakta sallanmayı çok seviyordu. Okulları tatil olunca sık sık bir araya gelip gezi düzenlediler. O gün parka tekerlekli sandalyede bir çocuk geldi çok dikkatlerini çekti çünkü çocuk parkta hiçbir şeye binememişti. Sadece onları izleyerek eğleniyordu. Bu duruma çok üzülen üç arkadaş, o çocukla gidip konuştular. Adının Ayşe olduğunu öğrendiler. 3 arkadaş Ayşe için bir şeyler yapmaya karar verdiler. Ertesi gün Safranbolu çikolata müzesini gezmek için Elif ve Mahmut ile bir araya geldiler. Çikolata müzesindeki çikolatadan yapılmış küçücük evler onları çok şaşırttı. Mustafa;
-‘’Keşke Ayşe’de buraya gelebilseydi.’’ dedi ve arkadaşlarına Ayşe’yi anlattılar.
Elif’te arkadaşları Deniz’in annesinin mühendis olduğunu, belki kendilerine yardımcı olabileceğini söyledi. Sonraki hafta cam terasta buluştular, heyecanla çizimlerini tamamladılar denizin annesine verdiler. Büyük büyük amcalarla görüşeceğiz ve arkadaşınız için elimden geleni yapacağım dedi.
Eski çarşı yakınlarındaki okullarının karşısındaki parkta ellerinde bir demet safran çiçeği ile karşıladılar. Her cumartesi saat 1:00’da güneş alsın diye annesi Ayşe’yi hep parka getirirdi. Cuma gününden her şey tamamdı, o gün kimse heyecandan uyuyamadı. Aynı saatte parkta buluşan altı iyi arkadaş, Ayşe’nin gelmesiyle daha da mutlu oldular Ayşe parktaki tekerlekli sandalye ile binilebilir olan salıncağı görünce çok şaşırdı, annesinin de yardımıyla salıncağa bindirdiler Ayşe’yi. Artık Ayşe’de eğlenmeye başladı, bütün çocuklar çok mutlu oldu.

HALİL’İN HAYALİ
Büyüyünce ben bahçeli ve havuzlu bir evim olmasını istiyorum. Kendime bir sürü hayvanlar alacağım onları besleyeceğim, büyüteceğim, seveceğim ve onlara oyunlar oynatacağım. En büyük hayalim bir sürü hayvanımın olması, çünkü hayvanları çok seviyorum. Ben yüzmeyi çok sevdiğim için havuzlu ev istiyorum, tabii ki de büyüyünce ve para kazanınca. Kuşları, civcivleri de çok seviyorum inşallah hayalim gerçek olur.(HALİL-5)

YARIŞAN ASLANLAR
Aslanlar yarışma düzenlemiş. İyi aslanın adı Ömer’miş. Ömer hiç hile yapmazmış kötü aslanın ismi ise Kapurkur’ muş. Kapurkupur ’un arabası çok kirliymiş çamurlar varmış arabasında. Yarış arabalarına fırlatmış, önlerini yarışçılar görememiş. Ömer’in arabası uçan arabaya dönüşüyormuş, Ömer aslanın arabası birinci olmuş.(ÖMER-5)

DOĞUM GÜNÜ
Doğum günü güneşli bir günde üç yavru kedi pastacıya gittiler, pastacıdan bir tane çilekli pasta istediler ama pastacı muzlu pasta verdi. Kedilerden bir tanesi şöyle dedi;
-Bu bizim istediğimiz pasta değil!
Sonra pastacı doğru pastayı verdi. Çilekli pastayı aldılar evlerine gittiler, aralarından sarı renkli olan kedinin doğum gününü kutladılar hepsi çok mutlu oldular ve çok eğlendiler.(ALYA TUĞÇE-5)


HASAN’IN TATİL HİKAYESİ
Bir varmış bir yokmuş, bir çocuk varmış, adı da Hasan’mış. Bir gün Hasan ve ailesi bir tatile gitmiş tatilde üç gün kalmışlar ve eve gelmişler tatilde denize girmişler dondurma yemişler sonra eve gelmişler evde vakit geçirip uyumuşlar sabah olmuş kahvaltı yapıp üstünü değiştirmişler sonra biraz sohbet etmişler kitap okumuşlar dişlerini fırçalayıp uyumuşlar.(TOPRAK-5)


YARDIMSEVER TEYZE VE ÇOCUKLAR
Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir çiftlikte yalnız başına yaşayan bir teyze varmış ve bu teyze yalnızmış, hiç kimsesi yokmuş. Çiftliğinde her şeyi yetiştirirmiş; meyve, sebze ,havuç ,elma, portakal, mandalina ve çocukları da çok severmiş. Elma, portakal ağaçları o kadar büyükmüş ki herkese yetecek kadar meyve olurmuş, o meyveler olduğu zaman diğer çiftliklerde yaşayan çocuklar gelip toplarmış. Teyze hiçbir şey söylemezmiş aksine çok hoşuna gidermiş.
-‘’Her gün gelin beni yalnız bırakmayın.’’ Dermiş.
Çocuklarda çok severmiş teyzeyi, her gün gelirlermiş. Biraz meyve alıp teyzeyle sohbet edip giderlermiş teyze bazen masal anlatırmış onlara onlarda masal dinlemeyi çok severmiş günler böyle geçermiş.(İSMAİLCAN-5)


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $12.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $12.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!