Katkılarından dolayı
Akgün BEYAZKAYA, Arzu ÖZDEMİR, Berrin GÖREN MUTLU, Burcu KARADENİZ,
Çağatay EROL, Elanur KUZU, Fidem AVCI, Hebun ZOR OKUR, Hilal KESKİN
Kezban ÖZ, Yenice ASLAN, Zehra ÖZTÜRK
öğretmenlerimize çok teşekkür ederiz.
Elanur KUZU
Proje Sorumlusu

Bu kitabın sahibi
..........................................
Zaman zaman içinde,
Bir masal var dilimde.
Maceralı, heyecanlı,
Dostlukları pek tatlı.
Gelin diyor buraya,
Masal tadı bambaşka.
Çevirelim sayfayı,
Karışalım dünyalarına.
BÖLÜM 1
MACERA BAŞLIYOR
Bir varmış bir yokmuş. Vaktiyle köyün birinde Dostacan isminde bir çocuk yaşarmış. Aslında anne ve babası ona “Can” ismini vermişler. Büyüdükçe çok dost canlısı ve cana yakın bir kişiliği olduğu için herkes ona “Dostacan” demeye başlamış.
Dostacan köpeği Çikolata ile vakit geçirmeye bayılırmış.
Günlerden bir gün Çikolata evden kaçmış ve ormana doğru hızla koşmuş. Dostacan da onu bulmak için peşinden gitmiş. Gel gör ki köpeğin peşinden koşarken ormanda kaybolmuş.



Bir ağaca rastlamış, Bu ağaç o kadar büyükmüş o kadar büyükmüş ki ucu bucağı görünmezmiş. Ağaca köpeği Çikolata’yı görüp görmediğini sormuş.
Ulu Ağaç:
Dostacan düşünmüş düşünmüş tam cevabı verecekken ağaç birden kayboluvermiş. Çaresiz tekrar ormanda aramaya devam etmiş köpeğini.
Dostacan böyle gezerken köpeğinin bir kulübeden havladığını duymasın mı?
Hemen kulübeye koşmuş.




















Kulübeye bakmış ki bir de ne görsün! Kulübenin içinde köpek falan yokmuş, Sadece bir kapı varmış. Kapının ardında her tarafın yere dökülmüş sarı yapraklarla dolu olduğunu görmüş. "Bu ani mevsim değişikliği Ulu Ağaç'ın işi olmalı" diye düşünmüş. Dostacan kapıdan içeri girmiş ve ilerlemeye başlamış. Bu sırada bir kartal hızla Dostacan’a doğru uçuyormuş. Kartal Dostacan’ın yanında durmuş. Dostacan köpeği Çikolata'yı ormanda kaybettiğini ve onu bir türlü bulamadığını söylemiş. Kartal konuşamadığı için Dostacan’a cevap verememiş ama ona nasıl yardım edebileceğini biliyormuş. Koca kanatlarını açmış, havalanmış ve güçlü pençeleriyle Dostacan’ın omuzlarından kavrayarak yükseğe doğru uçmaya başlamış.










































Ağaçları aşmışlar, dağların tepesinden geçmişler, gökyüzüne varmışlar. İyilik yapmayı çok seven Pembe Bulut’un yanına gitmişler. Dostacan üzgün bir şekilde Pembe Bulut’a olanları anlatmış. Pembe Bulut yardım edeceğini söylemiş. Arkadaşlarını yanına çağırmış ve Çikolata’nın kaybolduğu ormanın üzerine gidip başlamışlar yağmur yağdırmaya. Masal bu ya yağarken her bir yağmur damlası bir şarkı mırıldanmış ormana:
“Çikolata, Çikolata, Çikolata sen nerdesin?
Çikolata, Çikolata, Dostacan seni çok özledi.
Çikolata, Çikolata, meraklandık, artık çık ortaya.”
Yağmur damlaları şarkıyı söyleye dursun, kötü kalpli Kara Bulut Pembe Bulut’un kendisini çağırmamasına öfkelenip fırtına çıkarmaya karar vermiş. Zeki Kartal, Kara Bulut’un fırtına çıkaracağını sezip, Dostacan’ı oradan hızla uzaklaştırmaya çalışsa da çıkan fırtınadan nasiplerini almışlar ve aşağıya doğru savrulmuşlar. Dostacan Kartal’ın pençesinden sıyrılıp düşmeye başlamış.




































Ve kendini bir anda Ulu Ağacın dibinde bulmuş .
-Sevgili Ulu Ağaç, seninle yine karşılaştık, demiş. Artık senin bilmecenin cevabını verebilirim. Bilmecenin cevabı “göz”. Ulu Ağaç:
-Aferin, demiş Dostacan’a. Ben de sözümü tutuyorum. Beni izle.
Ulu ağaç bir anda mevsimi ilkbahara çevirmiş. Hala yağmakta olan yağmur damlaları bu sefer:
_Çikolata kayalıklarda, çikolata mağaranın içinde! Diye feryad ediyorlarmış.
Dostacan bu sesleri duyunca çok mutlu olmuş. Ulu Ağaç'a teşekkür ederek yanından ayrılmış, Hızla kayalıklara varmış başlamış köpeğini aramaya. Fakat gözleri iyi görmediği için kayalıkta yürümekte zorlanıyormuş. Bir anda ayağı kaymış ve uçurumdan aşağıya yuvarlanmış. Bunu gören iyilik sever kartal yine yetişmiş Dostacan’ın imdadına ve onu yakaladığı gibi mağaranın önüne getirmiş.Çikolata Dostacan’ın geldiğini anlamış, Havlamaya başlamış ama bir türlü dışarıya çıkamıyormuş.


























































































Çünkü mağaranın önü çıkan fırtınadan dolayı kocaman kayalarla kapanmış. Dostacan ne yapacağını düşünürken kartalın aklına çok güzel bir fikir gelmiş. Hemen Kara Bulut’un yanına uçarak Çikolata’nın mağarada mahsur kaldığını ve yardıma ihtiyaçları olduğunu söylemiş. Kara Bulut ilk başta kabul etmese de bunun kendi hatası olduğunu düşünerek yardım etmeyi kabul etmiş. Kartal ile birlikte mağaraya doğru yol almışlar. Mağaraya vardıklarında kartal Dostacan’ı alarak yüksek tepeye götürmüş. Kara Bulut yine bir fırtına çıkarmış, ama bu sefer amacı Çikolata’yı kurtarmakmış. Çıkan fırtınayla birlikte kocaman kayalar bir sağa bir sola savrulmuş. Mağaranın önü açılmış. Kartal içeri girerek Çikolata’yı dışarıya çıkarmış.
Dostacan ve Çikolata birbirlerini görünce çok sevinmişler.
-Artık eve dönme vakti Çikolata, demiş Dostacan ve evin yolunu tutmuşlar.












BÖLÜM 2
ORMANA VEFA
Dostacan, Çikolata va kartal ormanda ilerlerken bir şey olmuş. Ulu Ağaç’ın yardıma ihtiyacı varmış. Dostacan ve arkadaşları hemen sesin geldiği yöne doğru koşmaya başlamışlar. Koşarken etraflarındaki birçok ağaç düşerek yollarını kapatmış. Sebebini bir türlü anlayamamışlar. Kartal iyice yükselerek Ulu Ağaç’ın tepesine konmayı başarmış ve aşağıya bakmış ki bir de ne görsün.






Ulu Ağaç’ı kesmeye çalışan insanlar…
Bir sürü insan ormanı çepeçevre sarmış. Kartal Dostacan’ın yanına uçmuş hemen. Dostacan’ı kaptığı gibi Ulu Ağaç’ın yanına varmışlar. Çikolata da ormanda onları takip etmiş. Olanları gören Dostacan Ulu Ağaç’a seslenmiş:
-Ulu Ağaç, hemen mevsimi kışa çevirmelisin, demiş.
Ulu Ağaç söyleneni yapmış. Kar, fırtına, soğuk derken insanlar kaçmaya başlamış. Fakat birden durmuş Ulu Ağaç, insanlara bunu yapamayacakmış. Onlara zarar veremezmiş.
Dostacan, bu kötülük karşısında insanlar için hala üzülebilen dostunun bu davranışından çok etkilenmiş. Bunun üzerine başka bir çözüm yolu düşünmeye başlamış, Yoksa orman yok olacakmış.



























İnsanlar ise her şeyin normale dönmesiyle yeniden ormana doğru yürümüşler. Neler olup bittiğini anlamak için Ulu Ağaç’a doğru gitmişler. Ulu Ağaç’ın önünde duran Dostacan yüksek sesle onlara seslenmiş:
-Şu anda içinde bulunduğunuz orman yüzyıllar boyunca tüm canlılara yaşam alanı oldu. Ağaçları keserseniz bu canlılar yaşayamaz. Orman olmazsa temiz hava da olmaz, demiş.
İnsanlar bu konuşmadan etkilenmemişler. Kaldıkları yerden ağaçları kesmeye devam etmişler. Devam etmişler etmesine ama ormandaki sihirli sarmaşıklardan hiç haberleri yokmuş. Sarmaşıklar insanları sarmış ve ellerindeki baltaları da nehre fırlatmış.













- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
12 ÖĞRETMEN VE 241 ÖĞRENCİNİN KATILIMI İLE HAZIRLANAN "BİR OKUL BİR MASAL" ADLI PROJEMİZ İÇİN ÇIKTIĞIMIZ BU MASAL YOLCULUĞUMUZDA BİZE EŞLİK ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (4)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!