YARDIMSEVER DEV KARDEŞ

Bir varmış bir yokmuş, zaman zaman içinde, kalbur saman içinde deve tellal iken, horoz imam iken, manda berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten. İşim başımdan aşkın, gezerim şaşkın şaşkın. Düştüm bir ormana, yaşarım bin yılı aşkın. Ormanda her şeyin tadı bal işte . Bu diyarlarda mis gibi kokan, rengarenk çiçekleri olan, yemyeşil bir orman varmış. Sevimli ormanda çok mutlu çınarlar ve hayvanlar yaşarmış.
Sevimli, mutlu çınarlar kendi aralarında sohbet edip, şarkı söyleyip, birbirlerine masallar anlatıp eğlenirlermiş. Çoğunlukla da yardımsever devin maceralarını anlatırlarmış.
Yine bir gün sevimli çınarlar, kendi aralarında sohbet ederlerken ormandan gelen seslere irkilmişler.
Sevimli çınarlar sesin nerden geldiği ararlarken bir oduncunun yaklaştığını görmüşler. Daha ilk görüşte oduncunun kötü biri olduğunu düşünmüşler ve korkudan yapraklarını dökmeye başlamışlar. Oduncu ormandaki ağaçları tüm ayrıntıları ile iyice incelemiş kendi kendine konuşmuş durmuş. Sevimli orman bu güne kadar hiç bu kadar sessiz olmamış. Ormanda sadece oduncunun anlaşılmayan konuşması duyuluyormuş. Sonra oduncu geldiği yerden geri gitmiş.
Oduncu gider gitmez bizim çınarlar aralarında konuşmaya başlamışlar. Aralarından biri demiş ki “anlaşılan ormanımızı kesecekler arkadaşlar belki de ilk kez sizden ayrılacağım”. Demiş.
Diğer sevimli çınarlar mutsuz çınara dönerek, bizde üzülüyoruz ama bir çaresini bulup ormanımızı kestirmeyelim, demişler.
Bizim sevimli çınarlar, birden mutsuz ağaçlara dönüşmüşler. Hepsi birlikte nasıl bir çözüm yolu bulacaklarını düşünürlerkenakıllarına yardımsever dev gelmiş.Fakat onu yardıma çağırmak çınarlar için çok zormuş. Çünkü onların kuvvetli kökleri varmış ve oldukları yerden hareket edemezlermiş. Bağırarak seslenseler de seslerinin duyulamayacağı kadar uzakmış devin yaşadığı yer. Tam o sırada gökyüzünde uçan kuş sürüsünü görmüşler ve kuşlara seslenmişler.
-Hey, kuş kardeşler! Bize yardım edebilir misiniz?
Aralarından kıpkırmızı kabarık tüyleri olan bir kuş gelmiş. Bizim ağaçların dalının birine konmuş.
-Efendim. Ben Cikcik bir şey mi oldu sesinizi duydum ve çok merak ettim. Demiş.
-Evet, cikcik kardeş yardımına ihtiyacımız var. Birkaç gün önce ormanımıza bir ormancı geldi galiba ormandaki tüm çınarları kesip ormanı yok etmek istiyor. Bizim için kahramanlar ormanına gidip oradaki Cesur Devi çağırır mısın? Demiş çınarlar.Cikcik çok üzülmüş ve cevap vermiş:
-“Tabi ki de hemen çağırıp geliyorum.”Demiş ve cikcik yola koyulmuş. Çınarlar umutla gelecek yardımı beklemeye başlamışlar. Cikcik çınar arkadaşlarına yardım için az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, karanlık perilerle dolu ormanlardan korkarak geçmiş ama asla pes etmemiş; çünkü yardıma ihtiyacı olan arkadaşlarına yardım etmesi lazımmış.
Cikcik sonunda devlerin yaşadığı ormana gelmiş. Devlerin ormanının girişinde anne dev ve kızı varmış. Cikcik, devlere seslenmiş:
-Merhaba, ben Cikcik, çınar arkadaşlarımın yardıma ihtiyacı var Cesur devi nerede bulabilirim? Demiş. Anne dev hemen cevaplamış.
-Seni Cesur devin yanına götürebilirim. Demiş. Cikcik, anne deve teşekkür etmiş, hemen yola koyulmuşlar. Cesur devin evi kahramanlar ormanının en tepesindeymiş kuş kanat çırpmaktan çok yorulmuş; ama zor durumda kalan arkadaşlarına yardım etmek için biraz daha dayanması gerektiğinin farkındaymış.
Yüksekçe bir tepeyi tırmanarak devin yanına gelmişler. Cikcik, olan her şeyi deve anlatmış. Dev biraz düşündükten sonra Cikcik 'e dönerek;
-Ne duruyoruz hala, gitmemiz lazım yeşil ormanın bize ihtiyacı var. Demiş. Cikcik Dev’e çok yorulduğunu ve kendisinin bundan sonra kuş sürüsüne dönmesi gerektiğini anlatmış. Dev, onu sürülerin olduğu yere kadar omzunda taşıyarak getirmiş, kuşa teşekkür ederek onu sürüye karışmasını beklemiş, sonra çınarlara yardım için sevimli ormanın yolunu tutmuş.
Nihayet Cesur Dev çınarların yanına gelmiş ve onlara seslenmiş:
-“Ne oldu sevimli çınarlar, korkmayın bir çözüm yolu bulup yeşil ormanınızı kurtaracağız.” Demiş. Çınarlar cevap vermiş:
-Yardım etsen etsen bir sen edersin bize o yüzden seni çağırdık Cesur dev kardeş oduncu adam ile konuşup buradan gitmesini sağlar mısın yeşil ormanımızı kesmesinler.”Demişler, dev biraz düşündükten sonra tamam yardım edeceğim size oduncu gelince ağaçların arkasından çıkıp ormanı yok etmemesini sağlayacağım.
Gün bitmiş, gece olmuş, orman tüm güzelliği ile yeni bir güne uyanmış. Oduncu, ağaçları kesmeye gelmiş. Baltası ile ağaca vurunca dev arkasından seslenmiş. Devin her adımında ve her seslenişinde orman, ağaçlar sallanmaya başlamış. Oduncu hem çok şaşırmış hem de çok korkmuş. Dev oduncuya şunları söylemiş:
-Ormanlar bize oksijen verir, canlılara yaşam alanı sunar, ormanlara zarar vermemeliyiz. Demiş. Oduncu, devi görünce çok korkmuş, doğanın kendisini cezalandırdığını düşünmüş ve yaptığının yanlış olduğunu anlamış. Baltasını suya atıp ağaçlardan ve devden özür dileyerek ormandan uzaklaşmış.
Sevimli çınarlar mutluluktan dallarını sağa sola sallayarak dans etmeye başlamışlar. Cesur deve teşekkür etmişler. Cesur dev, ormanın eski neşesini yerine getirmenin vermiş olduğu mutlulukla çınarların eğlencesine katılmış. Ormanlarına zarar verilmemesine ormandaki tüm yaşayanlar çok mutlu olmuşlar. Çınarlar, artık her akşam devin ormanı nasıl kurtardığını anlatmış durmuşlar.
Gökten üç elma düşmüş; biri bu masalı yazana, biri dinleyenlere, biri de bütün yardımsever insanlara.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!