


Zeliha ARSLAN
ÜÇLER İLKOKULU/DENİZLİ

Zeliha ARSLAN
ÜÇLER İLKOKULU/DENİZLİ
Aliler babasının işini nedeniyle başka bir şehre taşındılar. Ali yeni okulu ve arkadaşları ile tanışacağı için çok heyacanlıydı. Ailecek kahvaltı yaptıktan sonra Ali'yi ailesi yeni okuluna getirdi. Okul bahçesi çok kalabalıktı. Okulun girişinde 'BİLİM ŞENLİĞİMİZE HOŞGELDİNİZ'' yazıyordu. Okulun bahçesinde Ali'yi öğretmeni Zeliha karşıladı ve hoşgeldin Ali'ciğim dedi. Bugün okulumuzda Bilim şenliğimiz var ;diğer öğretmenlerin ve arkadaşların şenlikte görevliler. Şimdi seni Ahmet ve Selin ile tanıştıracağım ,onlar sana şenliğimizi gezdirecekler dedi.
Gülhanım ŞAHİNDAŞ

Gülhanım ŞAHİNDAŞ
Selin başladı anlatmaya Ali biz öğretmenlerimiz ile masalara bilim adamlarımızın isimlerini verdik.Her masadaki öğretmenimiz bizlere iki tane deney sunacaklar.Bilim adamları ile ilgili masalara hazırladığımız bilim kartlarını koyduk.Arkadaşlarımız bilim masalarını gezerken bu kartlarıda alarak bilim adamları hakkında bilgi sahibi olacaklar dedi.Ali çok heyacanlıdı.Ahmet ;Ali hazırmısın bilim yolculuğuna dedi ve haydi arkadaşlar birinci masa AİNŞTEYN masasını gezelim dedi.
Zeliha GÖLBAŞI
AVUKAT AHMET ULUCAN ANAOKULU/KAYSERİ

Zeliha GÖLBAŞI
AVUKAT AHMET ULUCAN ANAOKULU/KAYSERİ
EİNSTEİN masası olan Zeliha öğretmenin masasına geldiklerinde deneyleri izlemeye başladılar. Öğretmen iki bardağı su ile doldurup birinin içine kırmızı gıda boyası döküp karanfilleri de bu bardaklara yerleştirdikten sonra ‘’çocuklar biz diğer deneyimizi yapana kadar bakalım karanfillerde bir değişiklik olacak mı?’’ dedi. Ali ,Selin ve Ahmet heyecanla ve merakla izlemeye devam ettiler. Öğretmen bu kez de masaya süt dolu bir kap getirdi. Renkli gıda boyarlarından sütün üzerine damlatmaya başladı. Ali, Selin ve Ahmet de birer kulak çöpü alarak deterjana batırdılar. Renklerin sütün içinde sanki dans edişlerini gözlemlediler. Ali ;Ahmet’in ‘’Aaa bu da ne harika ‘’diye sesini duyunca merakla baktılar ve karanfillerden birinin kırmızı renge dönüştüğünü gördüler. Masa da duran ALBERT EINSTEIN bilim kartlarından alıp okuyarak ikinci masaya OKTAY SİNANOĞLU bilim masasına doğru ilerlediler.
Çiğdem CİĞA

Çiğdem CİĞA
.
Ali ikinci masadaki karbonat,sirke ve kırmızı gıda boyasını görünce eğlenceli bir deneyle karşı karşıya olduğunu hissetti. Merakla öğretmenin tepsi üzerine şişeyi oturtup etrafını toprakla kapatmasını izledi. Ortaya bir dağ çıktı. Daha sonra şişeye sırasıyla gıda boyası ve karbonat eklendi. Öğretmen sirkeyi Ali'nin dikkatlice eklemesini istedi. Ali çok heyecanlanmıştı ve foşş diye bir ses çıktı. Yanardağ patladı. Ali'nin gözü birden masanın ucunda bulunan Y boru ve balonlara takıldı. Bunu farkeden öğretmen Y borunun her iki ucuna balonları yerleştirip açık olan kısımdan üfledi. Ali hemen''Ben bunu biliyorum. Akciğerlerimiz bu balonlar! Hava ciğerlerimize dolar!'' dedi. Koca bir aferin ve Oktay Sinanoğlu'un da bilim adamı kartını alarak yan masaya geçti
Çiğdem KARAHAN

Çiğdem KARAHAN
Ali 3. masaya geldiğinde Çiğdem öğretmen " Çocuklar hoşgeldiniz .Aman dikkat edin su çok sıcak " diyerek elindeki şekeri kaynayan suya döktü ve iyice karıştırdı. Çocuklar gördükleri karşısında çok şaşırdı. Öğretmen çocuklara siz hiç küçükken elma şekeri yediniz mi? işte onu yapıyorum" dedi ve elindeki çubuğu önce şekere sonra içinde şekerli su olan kavanoza batırdı. Mandal yardımıyla kavanoza tutturdu. "Bakın işte oldu ama sabredip bekleyeceğiz 5 gün sonra sonucu göreceğiz" dedi. Çocuklar kendi aralarında " Off 5 gün nasıl geçecek. 5 koca gün ve gece" diye söylenmeye başladılar. Öğretmen" Gelin size göstereyim nasıl geçecek" dedi ve elinde bir mum ve topla geldi. Mumun güneşi temsil ettiğini, topun da içinde yaşadığımız Dünya olduğunu söyledi. Topu muma doğru yaklaştırdı. Mumu yani güneşi gören yerlerin gündüz, görmeyen yerlerin ise gece olduğunu söyledi. Çocuklar çok şaşırdılar. "Vay canına demek gece ve gündüz böyle oluşuyormuş" diyerek masada duran Aziz SANCAR bilim adamı kartını alarak 4. masaya doğru yol aldılar.
Hatice Hilal ŞAHİN



Hatice Hilal ŞAHİN
Ali'nin merakı ve heyecanı her masada daha fazla artıyordu. Dördüncü masada daha farklı doğa olayları oluyordu. Ali ve arkadaşları tıraş köpüğünü biliyorlardı. Ancak sadece babaları kullanırken görmüşlerdi. Merakla dördüncü masadaki öğretmeni dinleyerek deneylerini uygulamaya koyuldular. Geniş, derin bir kaba su doldurdular ve üzerine tıraş köpüğünden bulutlar yaptılar. Renkli boyalar damlatarak yağmurların yavaş yavaş süzülüşünü incelediler. Öğretmen Ali'ye bir soru sordu: Ali yağmurdan sonra güneş doğarsa gökyüzünde ne çıkar? diye.
Ali biraz düşündü ve ''Gökkuşağı'' cevabını verdi. Evet çocuklar şimdi sizlerle Gökkuşağı deneyi yapacağız ama ölçülere dikkat etmeliyiz diyerek deneylerini uyguladılar. Şaşırtıcı bir şekilde renklerin nasıl birbirine karışmadan gökkuşağını oluşturduğunu izlediler. Dördüncü masadan Newton bilgilendirme kartını alarak beşinci masaya heyecanla geçtiler.
Emel ERİN

Emel ERİN
Ali, Selin o kadar heyecanlı ve mutluydu ki 5. masaya nasıl geçtiklerini anlamadılar bile. 5.masada onları öğretmen ellerinde bir resimle bekliyordu. Kimdi diye düşünürken öğretmen anlatmaya başladı Arşimet'i. Arşimet hakkında bilgileri paylaştıktan sonra bir kapta su ve çeşit çeşit nesneler getirdi. Hangisinin batıp hangisinin yüzeyde kaldığına baktılar. Buna 'Suyun Kaldırma Kuvveti' dendiğini öğrendiler.
Aaa o da ne ? Masanın üstünde bir bardağın içindeki mısırların kıpırdadığını gördüler. Ve nasıl olduğunu merak ettiler. Suyun içinde gaz kabarcıklarından olduğunu öğrendiler. Bitti mi TABİ Kİ bitmedi. 'Hadi diğer masaya geçelim' dediler el ele tutuşarak.
Döne KİPEL

Mimar Sinan masasına yaklaşan Ali sona doğru yaklaştıkları için biraz üzülse de son masada görecekleri için çok heyecanlıydı. Masada ilk gözüne çarpan yumurtalar oldu. Biri bembeyaz ve çok sağlıklı görünürken diğerinin kabuğu lekeli ve yumuşaktı. Ali bunun nasıl olduğunu sorunca Döne Öğretmenin öğrencileri ona "beyaz olanı düzenli olarak fırçaladık, yumuşayan yumurtayı da günlerce sirkeli suda beklettik. Böylece gördük ki dişlerimizi fırçalamazsak yiyecek artıkları dişlerimizi çürütür" diyerek anlattılar. Bu deneyden çok etkilenen Ali masadaki bardakları göstererek " peki bu otlar ne" diye sordu. Arkadaşları ona ilk olarak nohut, mercimek ve buğday tohumlarını gösterdiler. Daha sonra bu tohumları bardakta pamuğun arasına ektiklerini ve suyla besleyerek büyüttüklerini söylediler. Mimar Sinan kartını alan Ali Döne öğretmen ve öğrencilerine teşekkür ederek geriye doğru şöyle bir baktı, çok harika deneyler gördüğünü ve çok başarılı Bilim Adamları ile tanıştığını düşündü. Ahmet'in elini tutu ve şenlik için hazırlanan resim sergisine doğru ilerlediler.

Şefika GÜRSOY
ÜÇLER İLKOKULU - DENİZLİ
Şefika GÜRSOY
ÜÇLER İLKOKULU - DENİZLİ
Ali , Ahmet ile resim sergisine doğru ilerlerken mutlu olduğunu fark etti .
Oysa ki o sabah yeni bir okula başlamanın belirsizliği ile kaygılı hissediyordu. Ailesinin taşınması sayesinde yeni arkadaşlar edinmiş ve bilim dünyası ile tanışmıştı. Bilim adamlarının her birinden öğrendiği farklı bilgiler oldu. Deney yapmanın ne kadar eğlenceli olduğunu anladı.
Tüm bunları Atatürk 'ün bize armağan ettiği bilgiler sayesinde öğrenebildiğini düşündü. Atatürk 'e derin bir sevgi hissetti .
En büyük bilim adamı seni sevgi ve minnetle anıyoruz diyerek sergi salonuna girdi.





- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!