

SORUMLULUK

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Bu hikaye "DEĞERLİ ÖYKÜLER "
e Twinning projesi kapsamında oluşturulan takımlardan 3. Takımın ürünü olup "SORUMLULUK" değerini konu almıştır.
Mentor öğretmen Canan AVCI
ve rehberliğindeki on öğrenci ile hazırlanmıştır...
Çok eski zamanlarda Şirin Mahallesi’nde fakir bir aile ve bu ailenin iki de kız çocuğu yaşarmış. Bu kardeşlerin anne ve babası çok farklı bir yapıya sahip bireylermiş. Birinin ak dediğine diğeri kara diyor, birinin sevdiğinden diğeri nefret ediyormuş. Öyle ki Sema Hanım kızlarını kendilerini bilen,
kimseden yardım almadan kendi işlerini halledebilen, kendi sorumluluklarını yerine getiren birer evlat olarak yetiştirmeye çalışıyormuş. Ne var ki baba Ali Bey için bu durum çok da önemli değilmiş. Çünkü O, ilerleyen yaşına rağmen sorumluluk nedir bilmez kızlarının sorumsuz davranışlarını görmezden gelirmiş. Kardeşlerden Sude annesinin öğütlerini çok iyi dinler ve onun anlattığı, öğrettiği her şeyin en doğru olduğuna inanırmış. Diğer kardeş Simge ise babasının izinden gider, onu kendine örnek alırmış.Bu yüzden kardeşlerde pek iyi anlaşamazlarmış.Tıpkı anne ve babaları gibi.
Sude her sabah ”Simge yatağını toplar mısın lütfen!” veya “Simge okuldan eve geldiğinde o gün verilen ödevlerini yapmalısın.”dermiş. Fakat Simge bunları duymazdan gelir, umursamaz, ”Sonra yaparım Sude” diyerek geçiştirirmiş.
Günler böyle geçerken Sude bu duruma bir çözüm bulmaya karar vermiş. Böylece Simge’ye de iyi bir ders verecekmiş .Bir plan yapmaya başlamış. Bu plan sorumluluk almanın, verilen sorumlulukların yerine getirmenin önemli olduğunu Simge’nin anlamasını sağlayacakmış. Sude planı uygularken anne ve babasından yardım istemiş. Babası ”Aman boş ver Sude, Simge yarın yapar ödevlerini. Hem yatağını da düzeltmesine gerek kalmadı. Nasıl olsa gece yine yatacak.”demiş.
Sude, babasının bu umursamazlığına üzülmüş. Annesine şaşkın bir bakışla bakmış. Annesi ”Sudeciğim gel seninle mutfağa geçelim canım.”diyerek odadan çıkmışlar.
Annesi “Sence ne yapmalıyız?” diye sormuş. Sude’nin de aklına bir fikir gelmiş. Sude: “Bence Simge’den salona lego parçaları getirmesini isteyelim. Legoları oynadıktan sonra ben Simge’ye legoları toplamasını söylerim ve o yine toplamaz . Sonra ben gece babama bir kabus gördüğümü, ondan bir bardak su istediğimi söylerim ve babam bana su getirmeye giderken koridordaki legolara takılıp düşermiş. Biz de bu gürültülerden rahatsız olup yanına gideriz ve babama ne oldu diye sorarız. Daha sonra ışığı açarız ve babamın ayağını kanamış bir şekilde görürüz.Babamı salona götürüp ayağına pansuman yaparız. Sonra Simge de bu gürültülerden dolayı uyanır ve o da babam gibi ayağı bir legoya takılır ve düşermiş. Ama bu sefer ayağını değil kafasını çarparmış ve Simge’yi de salona götürürmüşüz, ikisine de iyi misiniz derken ben karşılarına geçerim ve ikisine de” Eğer Simge bu legoları toplasaydı ve babam Simge’ye burayı toplamalısın deseydi bunlar olmazdı” derim”.
Annesi” Bu çok güzel bir plan.”demiş. Sonra bu plan aynen Sude’nin dediği gibi olmuş.Simge ve babası bu olaydan ders çıkardıklarını,özür dilediklerini söylediler fakat bir hafta sonra etraf yine dağınıktı. Canları yanmasına rağmen, hala sorumsuzluklarına devam ediyorlardı. Bu defa da kirli
çamaşırlarını kirli sepetine atmıyorlar, sürekli annesi ve Sude bu çamaşırları topluyorlardı. Sude bir plan düşündü. Bu kez Simge’nin çamaşırlarını toplamayacaktı. Annesine de bu fikrini anlattı. Annesi Sude’nin fikrini beğenmişti. “Bakalım ne yapacak” dedi. O gün Simge’nin arkadaşının doğum günüydü ve arkadaşı Simge’yi de davet etmişti. Simge çok sevinçliydi, koşarak odasına gitti. En güzel kıyafetlerini giyecekti. Ama aradı, taradı ne bir çorap, ne de bir elbise bulamadı. Sinirli bir şekilde Sude’nin yanına gitti. ve arkadaşı Simge’yi de davet etmişti. Simge çok sevinçliydi, koşarak odasına gitti.
En güzel kıyafetlerini giyecekti. Ama aradı, taradı ne bir çorap, ne de bir elbise bulamadı. Sinirli bir şekilde Sude’nin yanına gitti. Sude’ye bağırdı!” Benim kirli kıyafetlerimi niye kirli sepetine atmadın? ”dedi. Sude’de” o benim
sorumluluğum değil sen kendi sorumluluğunu yerine getirseydin aradığın kıyafetlerini kolayca bulurdun” dedi. Ve partiye gitmesine çok az zamanı kalmıştı. Simge hemen odasını toparlayıp, kirlileri kirli sepetine atıp giyeceği kıyafetlerini buldu. Aceleyle giyindi. Evden çıkarken babasından onu saat 9:30 da gelip almasını istedi. Babası Ali bey “ tamam kızım” dedi. Simge koşarak doğum günü partisine gitti. O gece çok yorgundu. Arkadaşları hep oynayıp zıplayıp eğleniyorlardı. Simge çok yorgundu kıyafetlerini zamanın da toparlasaydı bugün arkadaşlarıyla çok eğlenebilirdi . Saat 9:30 olmuştu. Arkadaşları teker teker partiden ayrılıyorlardı .
Simge’nin babası Ali Bey hala gelmemişti. Yani sorumsuz kızın sorumsuz babası; o gün aracının ön sağ tekerinin havası azdı her zaman ki gibi Ali Bey “gittiği yere kadar gitsin” diyordu ; ve o gece teker patlamıştı onun tamiri için geç kalmıştı. Ali Bey Sema Hanımı aradı, arabanın tekerinin patladığını ve tamirci beklediğini söyledi. Sema Hanım,’ Simge seni bekliyor, ne yapacağız?’ diye sordu. Ali Bey,’ Ben onu unutmuşum.’ dedi. Sema Hanım, hiç şaşırmadım diye söylendi. Simge, arkadaşlarının hepsi gidince ne yapacağını şaşırdı . Arkadaşının annesine, ’Elif teyze, babam beni almaya gelecekti, gelmedi. Annemi arayabilir miyiz?’ diye sordu. Tam o sırada Sema Hanım aradı, arabanın tekerinin patladığını ve babasının tamirci beklediğini söyledi. Elif Hanım’dan Simge’yi eve bırakmalarını rica etti. Elif hanım ‘ Tabii bırakırız, ne demek, hiç sorun değil ,hem biz de hava almış oluruz.’ dedi.
Sema Hanım teşekkür etti. Elif Hanım Simge’yi eve bıraktığında babası hala gelmemişti. Babası akşam eve gelince simge sinirli bir şekilde:
-Baba! neden beni almaya gelmedin? Babası:
-Ne bu sinirin kızım? İşte gelmişsin eve. Annesi söze girerek:
-Sizin bu sorumsuzluklarınız başınıza çok iş açacak daha.
Simge odasına giderek her zamanki gibi yatağın üzerindeki kıyafetleri yere attı ve yatağa uzandı. Bunu gören Sude çok sinirlendi. Simge’ye dönerek:
-Yine yatağını toplamadan uzandın üstüne. Ne olacak senin bu halin? Simge umursamaz bir tavırla:
-Ne olacak sabah toplarım.
Birkaç dakika sonra uykuya dalmıştı. Sabah kalktı ve okuluna gitti. Yalnız çoraplarının farklı renklerde olduğunu anlamadan giydi.
Odası yine dağınık ve pijamaları ortadaydı. Annesi nasıl bir yol izlemeliydi ki Simge sorumsuz biri olmaktan kurtulmalıydı. Önceki denemeleri pek işe yaramamıştı. Aklına harika bir fikir geldi. Evet kızın bir kuş alırsa ve kuşun sorumluluğunu sadece ona verirse belki bu davranışı kazandırabilirdi. Çünkü Simge uzun zamandan beri bir kuşu olsun istiyordu. Artık bu sorumluluğu alabilecek yaşa gelmişti. Simge okuldan dönmeden annesi ona mavi çok küçük bir muhabbet kuşu aldı ve Simge’nin odasına koydu. Daha sonra muhabbet kuşlarının bakım ve temizliği için neler yapması gerektiğine dair bir not bıraktı. Simge okuldan geldi, annesinin ısrarı ile üzerini değiştirmek üzere odasına gitti. Odasına girince kafesteki çok istediği kuşu gördü. Mutluluktan havalara uçtu. Hemen annesinin yanına gidip
- Çok çok teşekkür ederim anne, dedi. Tekrar odasına gitti ve saatlerce kuşunu izledi çok sevimliydi.
Hemen kafesin yanındaki notu okudu ve en altta ona iyi bakmazsa hastalanıp ölebileceği yazıyordu.
Simge hemen suyuna baktı vardı. Sonra yemine baktı bugünlük yeterliydi. Sonra kafesi temiz mi inceledi. Simge kuşunu o kadar çok sevmişti ki yanından bir an olsun ayrılmak istemiyordu. Hatta onu evde bırakıp okula bile gitmek istemiyordu bir şey olur diye. Kuşunun bakımını üstlenmek ve beslemek onun artık sorumluluk bilinci kazanmasını sağlamıştı. Artık odasını topluyor ve daha düzenli biri olmasını sağlamıştı. Simge, artık daha sorumluluk sahibi bir çocuk olmuştu. Sorumluluklarının farkına vardıktan sonra daha mutlu olduğunu fark etti. Ailesi, arkadaşları ve öğretmeniyle eskisinden daha iyi anlaşıyordu. Sanki hayatına sihirli bir değnek dokunmuştu. Ödevlerini zamanında yaptığı için oyun oynamaya daha çok vakti kalıyordu.
Ailesi Simge’deki bu değişimi gördükçe çok mutlu oluyordu. Hatta ona bir evcil hayvan daha aldılar. Yeni alınan kapkara bir kediydi. Evin neşesi olmuştu. Herkes gibi kedi de sorumluluklarını yerine getiriyor, Sude ve Simge’yi eğlendiriyordu...
Simge'nin Günlüğü'nden
Küçük yaşlardan beri kız kardeşim ve ben ebeveynlerimizden bize bir evcil hayvan almalarını rica ettik. Ne anlama geldiğinden emin olamadığım o kelimeyi defalarca tekrar ediyorlardı, bu sorumluluktur ve her şeyin taşıdığı şeydir.
Herkes bu duyguyu ancak kendisi sorumlu olduğu zaman kazanır. Aksi takdirde açıklamak imkansızdır. Sorumluluk sadece temel bilgileri edinmek ve onun hayatta kalmasına izin vermek değil, her anlamda ilgilenmek ve beslenmektir. Kafesinin temiz tutulması gerekir. İnternette okuyarak ve veterinerlerle konuşarak çok şey öğrendim
Bizi kendi başımıza yönetmemiz gereken noktaya getiren birçok öngörülemeyen durum vardı. Becerikliliğini geliştiren oyuncakları temin ederek yaşadığı alanı sürekli değiştirmeye çalışıyorum. Tüm bunlara ek olarak, ona çok fazla sevgi ve ilgi gösterilmesi gerekiyor ve bu, sorumluluğun önemli bir parçası.
BÖLÜM SONU


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!