BU HİKAYE''DEĞERLİ ÖYKÜLER ''E TWİNİNG PROJESİ KAPSAMINDA OLUŞTURULAN KARIŞIK TAKIMLARDAN 8.TAKIMIN ÜRÜNÜ OLUP''ADALET'' DEĞERİNİ KONU ALMIŞTIR.
MENTOR ÖĞRETMEN NERİMAN DİLEK VE REHBERLİĞİNDE ON ÖĞRENCİ İLE HAZIRLANMIŞTIR.

SEKİZİNCİ BÖLÜM
ADALET
"Benim adım Azra" Ben Avukat olmak istiyordum küçüklükten beri. Haksızlıklara hiç tahammülüm yoktu. Hayallerimdeki mesleğe sahip oldum da. Ailem beş yıl önce vefat etti. Ankara'da Akyurt mahallesinde yaşıyorum. Küçük ama sevimli bir de evim var. Evimin önünde yemyeşil ağaçlar uzanıyor. Avukatlıkta ikinci yılım. Avukat olmak için türlü sebeplerim var. Bu sebepler çok eskiye, küçüklüğüme dayanıyor. Öyle haksızlıklara şahit oldum ki... Özellikle bir tanesi hiç aklımdan çıkmadı.O da kadın erkek eşitsizliği. Avukat olmak için en büyük sebeplerimden biri. O zamanlar on yaşındaydım. En sevdiğim ders insan hakları, yurttaşlık ve demokrasiydi. Avukatlık hayallerimin kurulduğu dersti. Erkekler evimin küçük olmasından dolayı benle dalga geçerlerdi.
En yakın arkadaşım Pelin’de beni savunurdu. Kardeşim gibiydi. Erkekler adaletin ne ve nasıl olduğunu resmen bilmiyorlardı.
Pelin ile çok iyi anlaşırdık, bir gün insan hakları yurttaşlık ve demokrasi dersinde öğretmen yeni bir konu anlattı.Konu eşitlik idi. Her zamanki gibi konuyu dikkatle dinledim ve çok eğlendim.
Teneffüs vaktiydi, teneffüs boyunca şu kelimeyi hiç unutmadım, unutamadım.Öğretmenimizin söylediği o kelime ise " kadın ,erkek, siyah, beyaz farklı olabiliriz ama hepimiz insanız, hepimiz aynıyız" Hayallerimden biriydi " ben avukat Azra " diyebilmek. Aslında hayallerime ulaşmak o sözü söyleyebilmek insanın gururlanabileceği en büyük sözdü..Adalet için çalışmak ve adaletin sağlanması için elinden geleni yapmak hayallerimi süslüyordu.
Bir gün mutlaka adaleti sağlamak için bir şeyler yapacaktım. Ertesi gün başıma tuhaf bir olay geldi. Okuldan dönmüş eve gidiyordum...Sokağımızın başında Polis Abileri gördüm birisine sordum:
Polis abi burada ne oldu.
Polis Abi:
Kardeşimi bulduğuma Oscar ödülü almış gibi sevinmiştim. Polis Abiler beni tebrik ettiler. Benim çok iyi bir polis ya da avukat olabileceğimi söylediler. Evimize döndük ama oturacak yer bile yoktu doğru dürüst. Acaba bundan sonra bizi neler bekliyor diye düşündüm.
O geceyi kardeşimi teselli ederek evin toparlanmasına yardım ederek geçirdim.
Sabah olduğunda dünkü olayın yorgunluğu henüz geçmemişti kendimizi toparladıktan sonra kahvaltımızı hazırladık ve hep beraber güzel bir kahvaltı yaptık.
Ve ben okulun yolunu tuttum.
Hemen gidip öğretmenime başımıza gelen olayı anlattım.
Kardeşimi bulmak için ne kadar yardım ettiğimi duyan öğretmenim sana inanıyorum.Çok çalışırsan ve hayalinden vazgeçmezsen çok iyi bir avukat olabilirsin dedi.Beni tebrik etti. Yaşadığımız olayı da arkadaşlarıma örnek olsun diye derste anlattı.Yaşadığım olay beni çok üzmüştü ama öğretmenim sayesinde mutlu oldum. Artık daha kararlıydım.Çok çalışmalı ve çok iyi bir avukat olmalıydım.Öğretmenimin bana verdiği destekten sonra her şeye ve her olaya daha dikkatli bakmaya başladım.Bir kaç gün sonra sınıfa girdiğimde arkadaşım Gözde'nin heyecanlı ve telaşlı bir şekilde çantasını,ceplerini karıştırdığını,masaların altına baktığını gördüm.''Ne oldu Gözde,ne arıyorsun''dedim.Gözde buğulu gözleriyle bana baktı ve hüzünlü bir şekilde babasının kendisine doğum gününde hediye ettiği kolyeyi bulamadığını söyledi.
''Üzülme,birlikte arar buluruz''dedim.Acaba okulda mı düşürmüştü,yoksa arkadaşlarımızdan biri alıp cebine mi koymuştu ? Kim almış olabilirdi ? Tek tek arkadaşlarımı gözümün önüne getirdim.Ama bunun haksızca olduğunu düşündüm.
Önce araştır malıydım. Gözde'ye okul içerisinde nerelere gittiğini sordum.Diğer arkadaşımız Hülya'yla birlikte Gözde'nin gezdiği yerleri sırayla dolaşmaya başladık.Önce sınıfı, sonra
koridorları, merdivenleri iyice inceledik.Sonra teneffüste Gözde'nin oynadığı okul bahçesine çıkıp iyice taradık.Ama bulamadık.Gözde ağlıyordu, kolye onun için çok değerliydi.Derse tekrar girdiğimizde öğretmenimiz Gözde'nin ağladığını görüp yaklaştı ve ne olduğunu sordu.Durumu anlattık.
Öğretmenimiz ''Üzülme Gözde,umarım buluruz''derken sınıfın kapısı çalındı.Gelen okulun müdür yardımcısıydı.''Dersinizi böldüğüm için özür dilerim ama, Necati isimli bir öğrencimiz okul bahçesinde bir şey bulup bana getirdi,aranızda bir eşyasını kaybeden var mı'' deyince, Gözde sevinçle parmak kaldırıp kolyesini kaybettiğini söyledi.Müdür yardımcısı kolyeyi gösterip''Bu mu'' deyince,Gözde sevinçle masasından kalkıp ''Evet evet bu,çok teşekkür ederim öğretmenim'' dedi.
Gözde teneffüste oynarken kolyesini düşürmüş, Necati'de bulup müdür yardımcısına götürmüştü.Bu olaydan sonra sınıf arkadaşlarımdan birinin kolyeyi alıp cebine koyduğunu düşündüğüm için kendimden utandım.Artık daha dikkatli ve adaletli olmalıydım.Birilerini suçlamadan önce iyice araştırmalı, olayı net olarak çözmeliydim...
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.19+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!