

Merhaba çocuklar. Ben Tuba öğretmen. Burdur'un Gölhisar ilçesinde sınıf öğretmeniyim. Masal Atölyem eTwinning projemizin etkinlikleri kapsamında Gülşen öğretmenimizin öğrencileri ile birlikte sizlere bu kitabı hazırladık. Bizler ve öğrencilerimiz için çok keyifli bir süreçti. Kahramanımız Uzun Kulak'ın maceralarını keyifle okumanız dileğiyle.. Sevgiler..
Merhaba Çocuklar! Ben Gülşen öğretmen. Sınıf öğretmeniyim ama şuan bir ilkokulda müdür yardımcısı olarak çalışıyorum. Tuba öğretmenim ve onun öğrencileri ile birlikte size 'Temizlik' değeri üzerine bir kitap hazırladık. Ben ve öğrencilerim için kitap hazırlama süreci büyük bir keyifti. Umarım siz de büyük bir keyifle kitabımızı okursunuz.

Evvel zaman içinde, her yer çamur içinde...Ben deveye çıktım; sen tepeye çıktın. Tepede taş var; yerde ataş var. Okulda sıra var; pazarda pırasa var. Eğer istersen her zaman şans var. Pırasa yere düştü; başıma taş düştü. Masalımızın kahramanı tavşanın eline bir şans daha düştü.
*********************************************************
Şans bir gelir bir giderken; annem beşiği sallarken, dedem uyumak üzereyken, ninem süt içerken dışarıdan bir ses geldi. Çıttt dedi, kedi kovaları devirdi. Kovalar su dolu, içimiz sevgi dolu. Tavşan camdan göründü, kıkır kıkır güldü. Hopladı, zıpladı içeriye daldı.
İçeride dolap, dolap içinde çorap, çorabımı giydim. Çantamı aldım, çıktım yola. Yol uzun gün kısa .Az gittim, çok gittim. Dere tepe geçtim. Vardım bir ormana. Ormanda bir dere , akıyor döne döne. Tavşanlar zıplıyor gökyüzüne. Gökyüzünde kara bir bulut, bulut içinde turuncu bir havuç.
******************************************************
Tavşan zıpladı gökyüzüne, aldı turuncu havucu hop diye. Haydi gidelim tepeye, ejderhayı görmeye. Alev püskürttü ejderha, tavşan söndürdü havuçla. Sonra aşağıya döndüm, pireyle deve gördüm. Pire berber olmuştu, deve tellal olmuştu. Karşıma çıktı bir saray, sandım ki padişah var. Padişahın tahtında oturuyormuş tavşan.
Padişah olmuş tavşan; çok yakışmış ona bu şan. Develeri görünce, atlamış birden tahttan. Hoplaya zıplaya hop hop; develer oynuyor top. Topum suya düştü; suyumu inek içti. İnek kaçtı dağlara; tavşan uçtu bulutlara. Bulutlarda bir pazar; pazarda bir sepet. Sepetimin içinde türlü türlü yemiş var.
*********************************************************
Sepetimdeki yemişleri yedim. Bir arpa boyu yol gittim. Oturdum bir ağacın altına, elma düştü başıma. Ah başım ,vah başım. derken...Akşam oldu erkenden. Elmayı koydum heybeme, bindim kelebeğin tepesine. Dedim ki ona :”Götür beni padişahımızın sarayına hayalini gerçekleştirecek sırrı vereceğim zıp zıp tavşana”
Saraya vardım akşam, tuttu beni bir tavşan. Havuçların diyarında sırra erdi tavşan. Hop hop zıplama tavşan, sana bir haberim var. Şu dağların ardında, hayvanların diyarında Uçan kuşla yarışan, bazen aklı karışan Çalı dibine sinmiş, var bir çift koca kulak. Şirin mi şirin, tatlı mı tatlı...
*******************************************************
Aldım haberi vardım dağın ardına, Bir de ne göreyim yeşillerin arasına, Gülücükler saçar çevresine altın saçlı bir kızçe, Küçük dostum gelsene, dans edelim seninle, Bir şöyle bir böyle…Aldım kızçeyi, topladım heybeyi, Götürdüm zıp zıp...Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim, Vardım mutsuzlar diyarına, Saçtım gülücükleri etrafıma, Herkes aldı düşeni payına ''
Bir varmış, bir yokmuş, payımıza düşen çokmuş, Masal masal içinde, hayal hayat içinde, Kediler konuşurken, tavşanlar uçarken,
Mucizeler olurken, çocuklar oynarken, Masal nedir öğrenmiş, yazmış, çizmiş, eğlenmiş… Az gitmiş, uz gitmiş, bir arpa boyu yol gitmiş. Bir kuş gelmiş yanlarına, almış onları kanadına, Götürmüş sevgi diyarına. Mutluluk saçılmış her yana...
*******************************************************
Sevgi diyarında mutluluk çokmuş, Bunu bilmeyen yokmuş. Atlar kanatlanmış, bulutlar ağlamış, dev yatağından düşmüş, Yıldızlar gülmüş, kuşlar okuldan dönmüş, çiçekler mutluluktan açmış, havuç suya düşmüş, Tavşan sudan içmiş, Masal Atölyesi ekibi herkese mutluluk saçmış, bu tekerleme de burada bitmiş.

Çok çok uzun yıllar önce. Bir deve boyu kadar uzaklıkta olan Sevgi Diyarı'nda tüm canlılar mutlu mesut yaşarmış. Bu diyarda hayvanlar hem konuşabiliyor hem de insanlar gibi diğer işlerde de çalışabiliyormuş. Uzun Kulak da Temizlik Genel İşlerinden sorumlu bir müdürmüş. Her sabah erkenden kalkıp annesinin yaptığı ve en sevdiği yemek olan havuç çorbasını içermiş. Her gün özenle temizlediği süpürgesine binip yola koyulurmuş.

Uzun Kulak günlerden bir gün yine özenle temizlediği süpürgesine binip yola koyulmuş. Yolda giderken en sevdiği arkadaşı yavru fil Dodo ile karşılaşmış. Dodo:
—Merhaba Uzun Kulak, nasılsın?
— İyiyim Dodo, sen nasılsın?
— Ben de iyiyim. Ormanda gezintiye çıktım. Ormandaki dostlarım temizliğine dikkat ediyor mu, ormanımız temiz mi diye kontrol ediyorum. Sen temizliğine dikkat ediyorsun değil mi? Dodo:
— Hayır Uzun Kulak temizliğime dikkat etmiyorum. En son bir ay önce banyo yaptım. Hem temiz olsam ne olacak?






Olur mu öyle şey Dodooo. Senin çok uzun ve tatlı bir hortumun var. Onu temiz tutmalısın çünkü senin ellerin olmadığı için yemekleri onunla yiyiyorsun. Eğer temiz tutmazsan mikrop kapıp hastalanabilirsin.
Haklısın Uzun Kulak ben de bu aralar biraz hastaydım. Hiç bunu düşünmemiştim. Beni uyardığın için teşekkür ederim. Hemen gidip göletimde banyomu yapayım.
Uzun Kulak süpürgesine binip oradan uzaklaşır ve Sihirli Bahçe'ye doğru yola koyulmuş. Ormanın derinliklerinde yavru hayvanların oyun oynadığı sihirli bir bahçe varmış. Yavru hayvanlar ne dilerse hemen orada oluverirmiş. Bu bahçenin tam ortasında yaşlı bir Dilek Ağacı varmış. Çocuklar dilermiş ağaç da hemencecik gerçekleştiriverirmiş.
Uzun Kulak Sihirli Bahçe'ye vardığında oyun oynayan çocukları görmüş. Çocuklarla selamlaştıktan sonra Dilek Ağacı'na gitmiş. Orada biraz dinlenmiş. Sonra evine doğru yol almış.
Uzun Kulak bir şeyini unutmuş; süpürgesini...
Uzun Kulak koşarak tekrar Dilek Ağacı'na gitmiş. Fakat bir de ne görsün? Süpürgesi kırılmış. Bir de Dilek Ağacı'nın etrafı da çocukların attığı çöplerle doluymuş. Ağacın altına oturup ne yapacağını düşünürken uykuya dalmış.




Rüyaya dalan Uzun Kulak kendini bir uzay boşluğunda bulmuş. Bir de ne görsün Sevgi Diyarında insanlar doğayı kötü olarak kullanmaya başlamışlar. Her yerde çöpler varmış. Akarsular kirlenmiş, çocukların oyun oynayacağı yeşil bir alan bile kalmamış. Göletlerdeki sular çekilmiş ve içindeki balıklar ölmez üzereymiş. Gördüğü şeyler Uzun Kulağı korkutmuş ve birden irkilip rüyadan uyanmış. Yaşadığı korku ile bir an önce süpürgesine binip diğer yerleri de kontrol etmeye karar vermiş.
Ama süpürgesi kırıkmış. Sonra aklına Dilek Ağacı gelmiş ve süpürgesini birleştirmesini istemiş. Artık süpürgesi yepyeniymiş.
Uzun Kulak yola çıkmış. Giderken etrafına bakınıyormuş ama bakmak da istemiyormuş. Çünkü her yer çok kirliymiş. Sonra Uzun Kulak'ın aklına bir fikir gelmiş. Orada oyun oynayan çocukları çağırmış ve demiş ki:
— Bu ormanın temizliğinde bana yardım ederseniz size ödül vereceğim.
Çocuklar :
— Tamam ! Tabii ki de yaradım ederiz, demişler. Ormanı temizlemişler.
Uzun Kulak:
— Ödülünüz bu ormanda güzel bir piknik yapmak.
Şimdi size soruyorum. Ormanın bu halinde mi piknik yapmak güzel,
yoksa eski halinde mi?



Dodo:
- Gölete gittim ama su çok kirliydi. Hortumumu temizleyemedim. İnsanlar orayı da kirletmişler. Her yer çöplük içinde. Bir çaresini bul Uzun Kulak deyip oradan ayrılmış.


Daha sonrasında Uzun Kulak çocuklara: "Siz burada piknik yapın .Ben ormanın diğer yerlerini kontrol etmeye gidiyorum." demiş ve oradan ayrılmış. Daha sonrasında süpürgesine binip yoluna devam etmiş. Yolda giderken Dodo'ya denk gelmiş. Dodo'nun üzgün olduğunu görmüş. Sonra nedenini sormuş.



Uzun Kulak gölete doğru yürümeye başlamış.. İnsanların göletin yanında piknik yapıp etrafı pis bıraktıklarını görmüş. Süpürgesine binip etrafı temizlemeye başlamış. Etraf temizlenince tekrar Dodo'nun yanına gitmiş. Ona göleti temizlediğini, orada artık hortumunu yıkayabileceğini söylemiş.




Dodo bu haberi duyar duymaz Uzun Kulak' a teşekkür eder. Artık sayende hortumumu yıkayıp temiz bir şekilde yemeklerimi yiyeceğim. Sağlıklı bir şekilde büyümüş olacağım.
Daha sonra Dodo gitmeden önce Uzun Kulak'a bir şey daha söyler.
Dodo:
-Uzun Kulak biliyor musun? İnsanlar ağaçları falan da kesiyorlar. Yakacak odun yapacaklar. Onlar bizim temiz hava almamızı sağlayan Sevgi Diyarının ciğerleri. İnsanlar çevreyi çok kirletiyor ve kötü kullanıyor. Artık buna kalıcı bir çözüm bulmalısın, der oradan uzaklaşır.
Uzun Kulak da hemen ormanın en yaşlı ve bilgesi olan Bilge Dede'nin yanına gider.


Uzun Kulak Bilge Dede'ye olanları anlatır. Bilge Dede:
— Uzun Kulak işin zor, bazı insanlar bilinçsiz davranıyor. Biz en iyisi ormandaki diğer hayvanlara ormanın kirlendiğini haber verelim ve insanları uyaralım. Eğer kirletmeye devam ederlerse onlara güzel bir ders verelim. Uzun Kulak:
— Nasıl bir ders vereceğiz?
Bilge Dede:
— Onlara evlerinin böyle kirli olursa yaşayıp yaşamayacaklarını sorarız. Evleri yıkılırsa nasıl yaşayacaklarını sorarız.
Uzun Kulak:
— Bu çok güzel bir fikir Bilge Dede.
Ormandaki diğer arkadaşlarımıza da
haber verelim.
Uzun Kulak ormanda tüm hayvanlara haber salmış ve herkesi toplamış. Sonra hayvanlara bir eğlence gecesi düzenleyeceklerini ve bu eğlenceye tüm Sevgi Diyarı sakinlerini davet edeceklerine dair bir davetiye hazırlayacaklarını söyler.
Sırayla tüm hayvanlara görev verir:
Eşekler masa ve sandalye taşıma işlerine bakacak.
Filler getirilen eşyaların yerleştirilmesini, kuşlar süslemeleri, maymunlar ağaçlara davetiyeyi yapıştıracak... Diye iş bölümüne devam eder.
Sonra tüm hayvanlara seslenir ve şunu söyler:
-Sevgi Diyarındaki tüm insanlara doğayı nasıl kullanacaklarını öğretmemiz için güzel bir ders vermemiz lazım. Herkes büyük eğlenceyi düzenlemeye hazır mı ? diye seslenir.
Tüm hayvanlar:
Eveeeeeet.Hazırıııııız, diye bağrışırlar.









Uzun Kulak ve diğer bütün hayvanlar eğlenceyi birlikte düzenlemişler. Eğlencede tüm hayvanlar kendi yeteneklerine göre gösteri yapmış.
Hayvanların bir kısmı orkestrada görev almış ve müzik yapmış. Diğer hayvanlar da dans etmiş.
Fil Dodo hortumuyla top gösterisi yapmış. Uzun Kulak ve diğer arkadaşları çevre kirliliğinin hayvanlara, doğaya ve insanlara verdiği zararları anlatan bir tiyatro gösterisi düzenlemişler.
Eğlencenin sonunda çocuklara doğayı nasıl temiz tutacaklarını anlatmışlar.














- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!