Bu kitabın resimlendirme çalışması "Değerli Öyküler" e twinning projesi kapsamında oluşturulan karışık öğrenci takımlarından 2. takım proje öğrencileri tarafından mentor öğretmen Elif YILMAZ rehberliğinde yapılmıştır.

Ayşe ve annesi şirin mi şirin bir köyde taş bir kulübede yaşıyorlarmış. Bu taş kulübe küçükmüş ama bütün eşyalar o kadar düzenli o kadar temizmiş ki kulübeden içeri girdiğinizde çiçek kokuları sarıyormuş her yerinizi. Ayşe temizliğe ve hijyene önem veren bir kızmış. Her gün evin her yerinin dört kere tozunu alıp annesine yardım edermiş. Annesi, Ayşe’nin yorulmasına, kendini bu kadar paralamasına çok üzülürmüş. Ama Ayşe bunu severek yapıyormuş. Bir gün Ayşe’nin annesini İstanbul’da yaşayan bir akrabaları çalışmak için işe çağırmış. Ayşe’nin annesi bu haberi duyunca çok sevinmiş çünkü maddi durumları çok kötüymüş.. Hemen bu mutlu haberi Ayşe’ye söylemeye gitmiş.
Ayşe bu habere çok üzülmüş. Çünkü arkadaşlarını ve bu güzel yeri bırakmak istemiyormuş ama annesinin bu kararına da saygı duymak zorundaymış. Ayşe aynı zamanda aklı başında da bir kızmış. Hemen yola koyulmuşlar. Ayşe köyünden hiç ayrılmamış. Yol boyunca yeni gördüğü yerler karşısında ağzı açık kalmış. İstanbul’a geldiklerinde Ayşe'nin annesi işe başlayacağı yeni evin hanımıyla görüşmüş. Ayşe ise bu sırada evin hanımının kızıyla tanışmış. Kızın ismi Berna’ymış.
Bu kız zengin olmasına rağmen çok pasaklı görünüyormuş. Berna, Ayşe’nin aksine temizliğe önem vermeyen bir kızmış. Tırnaklarını ayda bir kere keser, Banyosunu annesinin zorlaması ile yapar, üstüne başına hiç dikkat etmezmiş.
Berna ile Ayşe ertesi gün bir araya gelip kahvaltı yapmışlar. Kahvaltı yaparken Ayşe’nin dikkatini yeniden Berna’nın tırnakları çekmişti. Kahvaltıdan sonra Berna Ayşe’yi odasına oyun oynamak için çağırdı. Odasına gittiklerinde Ayşe bir de ne görsün? Berna’nın odası darmadağınıktı.
Yerde oyuncakları, yatağında kitapları, masanın üzerinde boya kalemleri....Anlayacağınız her yer darmadağınıktı. Ayşe bu manzara karşısında bir müddet donakaldı. Sonra kendi kendine biraz düşündü ve bir karar verdi.
Berna'nın odası çok dağınıktı. Ayşe kararını vermişti. Berna'nın odasını tertemiz yapacaktı. Önce Berna'ya odanın düzenini seviyor musun diye sordu. Soru çalışmadığı yerden gelmişti. Berna : çok sevmiyorum ama aradığımı zorda olsa buluyorum dedi. Ayşe buna çok şaşırmıştı böyle dağınık bir odada aradığını nasıl bulabilirdi?
Ayşe içinden artık aradığını hemen bulabilecek diye geçirdi. Bir gün Berna okula gitmişti. Ayşe bunu fırsat bilip hemen Berna'nın odasını temizlemeye başladı. Berna'nın odasını tertemiz yapmıştı ama farkında olmadan Berna'nın en sevdiği resimleri çöpe atmıştı. Okuldan döndüğünde Berna odasının düzenine hayran kalmıştı ama en sevdiği resimleri bulamayınca çok sinirlendi. Berna Ayşe'ye kızmaya başladı. Ayşe yaptığı hatayı anlamıştı. Berna’dan özür diledi. Berna’nın siniri halen daha geçmemişti. Ayşe Berna’ya şöyle bir tavsiyede bulundu.
Berna’ya şöyle bir tavsiyede bulundu. Bak! Berna’cım resimlerin için bir pano oluşturup onları oraya asabilirsin. Böylelikle resimlerin hem düzenli hem de daha güzel görünür dedi. Berna biraz da olsa yumuşamıştı ve her şey normale dönmüştü. Ayşe o akşam Berna’ya geldiği köyü anlatmaya başladı. onu uzunca anlattı. Beraber akşam yemeği yediler. Ellerini ve ağızlarını 20 saniye yıkadıktan sonra odalarına ders çalışmaya gittiler. Aradan yarım saat geçtikten sonra saat 21:30 olmuştu. Yani yatma saati gelmişti. ikisi de dişlerini fırçalayıp yataklarına yattılar.
Sabah olunca hemen kahvaltılarını yapıp okulun yolunu tutmuşlardı ve artık Ayşe’yi de Berna’nın gittiği okula kaydetmişlerdi. Berna Ayşe’yi bütün arkadaşları ile tanıştırdı. Ayşe için okulun ilk günü çok güzel geçmişti. Eve gittiler. Bugün yaptıklarını annelerine anlatmaya başladılar. Ayşe de Berna da çok acıkmıştı. İkisinin de çok sevdiği mercimek çorbası vardı. Ayşe ellerini yıkayıp masaya oturdu. Berna ellerini yıkamayı unuttu. Berna’nın annesi Berna’yı uyardı. Onun da sofraya oturmadan önce ellerini yıkaması gerektiğini söyledi. Berna hiç itiraz etmedi lavaboya geçti ve ellerini sabun kullanarak tertemiz yıkadı ve masaya geçti.
Ayşe ve Berna çorbalarını içip bitirdiler. Ayşe’nin annesi masaya ıspanaklı börek ve ayran getirdi. Ayşe hemen ıspanaklı böreğini de yemeye başladı. Berna ise ıspanağı sevmediği için böreği yemek istemedi. Ayşe, Berna’ya ıspanağın çok faydalı olduğunu, dengeli beslenmek için ıspanağın da yenmesi gerektiğini söyleyince Berna da böreğini yemeye karar verdi. İkisi de böreklerini yiyip ayranlarını içtiler. Annesi onlara tatlı olarak sütlaç getirdi. Sütlacı da yedikten sonra Berna masadan kalktı ve hemen oyun oynamaya başladı. Ayşe ise lavaboya giderek ellerini yıkadı ve dişlerini fırçaladı. Berna’nın annesi Berna’yı tekrar uyardı.
Sofradan kalkınca oyuna başlamadan önce ellerini yıkayıp dişlerini fırçalaması gerektiğini söyledi. Berna, unuttuğunu söyledi. Özür dileyerek hemen lavaboya gitti. Ellerini yıkayıp dişlerini fırçaladı. Böylece Berna da temizliğe önem vermeye başlamıştı.
Ayşe ve Berna iyi birer dost olmuşlardı. Berna günden güne temizliğine ve kendine daha çok özen göstermeye başlamıştı. Berna’nın gösterdiği özen ve temiz oluşu, onun daha uyumlu bir arkadaş olmasını da sağlamıştı üstelik. Ayşe de artık Berna’yı uyarmak zorunda kalmadığı için çok mutluydu.
Ayşe ve Berna artık uyumlu ve çok iyi anlaşan iki arkadaşa dönüşmüşlerdi. Berna Ayşe’ye söz vermişti ve vermiş olduğu sözü tutmak için elinden geleni yapıyordu. Aileleri de onların arkadaşlıkların da oluşan değişimin farkına varmıştı. Özellikle Berna’nın annesi, kızındaki değişimlerden dolayı çok mutluydu. Kızındaki bu değişimlerin Ayşe ile arkadaşlığı sayesinde oluştuğunun farkındaydı. Bir arkadaşın, insanların alışkanlıkları üzerinde ne kadar etkili olduğuna bir kez daha şahit olmuştu.
Kızı Berna’nın da zaman içinde olumlu alışkanlıklar kazanarak örnek bir birey ve iyi bir arkadaş olabilmesi için elinden geleni yapması gerektiğini biliyordu.
Bu olanların üzerinden 1 ay geçtikten sonra Ayşe’nin annesinin çalıştığı eve bir çalışan daha gelmişti. Onların da bir çocuğu vardı. Adı ise Mine’ydi. Ancak mine temizliğe çok da önem vermemekteydi. Sonraki gün mine ve ailesi eve yerleştiler.
Bir gün mine, Berna ve Ayşe’yi oyun odasında oyun oynamaya çağırdı. Odaya önce Berna gitmişti. Berna odanın halini görünce çok şaşırdı. Mine’ye dönerek:
-Mineee buranın hali ne?
Mine:
-Kusura bakma Berna. Ben biraz dağınık bir insanım.
-Biliyor musun Mine? Ben de bir zamanlar çok dağınıktım. Aynı senin gibiydim. Ben de Ayşe sayesinde bu alışkanlığımdan kurtuldum. Artık düzenli olmaya özen gösteriyorum. Haydi birlikte burayı toplayalım. Bu oda düzenli olursa burada oynamak çok daha keyifli olacaktır.
Birlikte odayı düzenlemeye başladılar. Tam o sırada Ayşe geldi. Ayşe de kızlara yardım etti. Artık oda çok güzel görünüyordu.
Ayşe'nin annesi içeri girdiğinde odanın halini görünce çok sevindi. ’Haydi kızlar sizlere kurabiye yaptım. Hep birlikte mutfağa gidelim.’
Ayşe’nin annesi köyde olduğu gibi çalıştığı yerdeki mutfağında da çok düzenli ve temizdi. Temizlik imandan gelirdi. Atalarımız ne kadarda güzel söylemişlerdi ‘’Aslan yattığı yerden belli olur’’ diye. Ayşe'nin annesi bunu çok iyi biliyordu. Ayşe'nin annesi çocuklar sadece evimizi ve kendimizi temiz tutmamız yeterli değil. Yaşadığımız bu süreçte COVID-19'a karşı temizlik ve hijyen kurallarına dikkat etmeliyiz.
Ailemizin ve başkalarının sağlığını korumak için dışarıda maske takmalıyız, sosyal mesafemize dikkat etmeliyiz. Gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan kaçınmalıyız. Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu dirseğinizle kapatmalı, kullandığınız mendili hemen kapalı bir çöp kutusuna atmalıyız. dedi. Ayşe, Mine ve Berna Ayşe’nin annesini can kulağıyla dinlediler. Kurallara uyan kızlar bunları arkadaşlarına da anlattılar. Ülkenin dört bir yanında yayılan hastalık onların yaşadığı bölgeye hiç uğramadı. Çünkü herkes kendi üstüne düşen sorumluluğu yerine getiriyordu.
Sadece kendi sağlıklarını değil başka insanların sağlıklarını da koruyorlardı.
Ayşe büyüyüp bir yetişkin olduğunda da temizliğe önem verdi. Hayatında vazgeçilmez bir yeri vardı temizliğin. Kendi çocuklarını da temiz ve titiz yetiştirdi. Çevresindeki herkes onu örnek almaya başladı. Bir zincirin halkaları gibi temizlik zinciri uzadı gitti.
BÖLÜM SONU

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!