ÇOCUK YAZARLARIN KONUŞAN KALEMLERİ
eTwinning projemizin işbirlikçi hikaye tamamlama çalışması




O sabah Elif yine her zamanki gibi neşeli ve enerjik bir şekilde gözlerini açtı.Yatağında kocaman gerindi.Dışarıdan gelen seslere kulağını kabarttı.Elinde oyuncak ayısı Miskin olduğu halde hızlıca yatağından fırlayıp,odasının penceresini açtı.İçeriyi dolduran mis gibi havayı ve çiçeklerin kokusunu derin derin içine çekti.
Başını gökyüzüne doğru kaldırdığında pırıl pırıl parlayan güneş sanki ona gülümseyip,el sallıyor gibi geldi. Bir müddet uzaktan gelen çeşitli hayvan ve kuş seslerini dinleyip bu güzel ilkbahar sabahının tadını çıkardı.Aşağıdan gelen annesinin sesiyle irkildi.Annesi kahvaltının hazır olduğunu haber veriyordu.Hemen hızlıca üzerini değiştirdi.Elini yüzünü yıkadı ve merdivenlerden uçar gibi aşağıya indi.Annesi ve kardeşleri masada oturmuş onu bekliyordu.Annesi:
--Günaydın Elif.Kahvaltıdan sonra sana bir sürprizim var.

__Günaydın anne. Ne sürprizi? Çok merak ettim.
__Uzun zaman önce sana söz verdiğim oyuncağı yapmak için gereken tüm malzemeleri hazırladım.İstersen bugün yapmaya başlayabiliriz.
Elif çok heyecanlanmıştı.Kendi elleriyle yapacağı bir oyuncağı olacaktı. Tek sorun nasıl bir oyuncak yapacağını bilmemesiydi.Annesi haberi verdiği andan itibaren aklında bir sürü fikir belirdi.Acaba nereden, nasıl başla
malıydı? Kahvaltı sırasında annesiyle aklındaki soruları paylaştı. Annesi:
__İstersen bugün ne yapmak istediğini biraz daha düşün.Daha sonra ken- dine bir plan hazırlarsın.Elimizdeki malzemelere bakar eksiğimiz varsa tamamlarız. Öncelikle senin ne istediğin çok önemli. Sonuçta bu oyuncakla sen oynayacaksın.Hangi konuda yardım istersen ben yardımcı olurum, dedi.
Elif annesinin dediklerini düşünmek için evlerinin bahçesine çıktığı anda

çiçekleri gördü. Çiçeklerin ne kadar güzel olduğunu düşünürken , öğretmeninin sınıfta bahsettiği çiçek dürbünü fikri içini kapladı ve çok heyecanlandı. Malzemeler hala aklındaydı çünkü; öğretmeninin gösterdiği çiçek dürbünü örnekleri öyle güzeldi ki o zaman bile böyle bir oyuncağı olsun istiyordu. Bant , makas, renkli boncuklar, karton, ayna... bunlardan çoğu evde vardı, olmayanları da annesi ile beraber hallederim dedi. Elif tüm bu düşüncelere dalmış , güzelim çiçeklerin arasında dolaşırken bahar mevsimini ne kadar çok sevdiğini fark etti. Kuş sesleri, yeniden yeşeren ağaçlar, bin bir renkte ve güzellikteki çiçekler.. Çiçek dürbünü için artık daha fazla beklemek istemedi ve koşar adım eve , annesine doğru ilerledi.
Öğretmeninin daha önce çiçek dürbünü ile ilgili görseller paylaştığını ve kendisine ait bir çiçek dürbünü olmasını çok istediğini söyledi.Bu fikir annesini de epey heyecanlandırmıştı.
Elif hazırlıklara bir an önce başlamak istiyordu.Malzemeleri almaya koşarak odasına gidiyordu ki,ayağı burkulup yere düştü.Kalkmaya çalıştıkça canı fena halde yanıyor ,acı içinde kıvranıyordu.Ağlayarak annesine seslendi:
_ Anneee !!!
Annesi telaş içinde Elif'e doğru koştu.Çocuğunu yerde görünce korkuya kapıldı.Annesini gören Elif , tekrar doğrulmayı denedi.Ama başaramadı.Ayağının üstüne basamıyordu.Annesi ,''Kızım iyi misin?'' dedi.Elif ağlamaktan annesine cevap veremiyordu.
Annesi Elif'i tüm şefkatiyle sakinleştirdi ve hemen bir taksi arayıp hastaneye gittiler. Doktor Elif'i muayene ederken Elif'in de aklındaki tek şey çiçek dürbünüydü.
Doktor muayeneden sonra Elif'in ayak bileğinin incindiğini, eczaneden bir sargı bezi alarak ayak bileğine sarması gerektiğini onlara anlattı. Elif çok mutsuz gözüküyordu, doktor bunu çok önceden farketmişti ama muayene sırasında soramamıştı. Şimdi tam sırasıydı. Doktor :
Küçük kız, çok mutsuz gözüküyorsun, sebebini öğrenebilir miyim ? dedi.
Elif tüm olanları anlattı. Doktor içten içe şaşkındı. Daha dün akşam kızıyla konuşmuşlardı çiçek dürbünü yapımını ve tüm malzemeleri eve götürmek için bugün almıştı kırtasiyeden. Dolabının çekmecesini açtı ve malzemeleri çıkardı doktor. Elif ve annesi dikkatle doktoru izliyordu.
Doktor sesli mi düşünüyordu,Elif'e mi bir şeyler anlatıyordu yoksa eskilere mi dalmıştı? ''Çiçek dürbünü veya kaleydoskop, içine bakıldığında renkli desenler görülen bir aygıttır. Bu desenler, ışığın yansımasıyla elde edilir ve dürbün hareket ettirildikçe sürekli değişir. "Kaleydoskop" kelimesi Yunanca kalos (güzel), eidos (biçim), scopos (izlemek) sözcüklerinden türetilmiştir.''Doktorum bunları söylerken elindeki malzemleri bana uzattı,gözlerinde mutluluk ve hüzünle karışık bir anlatım vardı.''Şu an çok uzaklarda olan öğretmen olan annem söylemişti bana bunları.Birlikte yaptığımız en muhteşem çalışmalardan biriydi .Güneşin ilk ışıklarına çiçek dürbünümü tutar,orada gördüğüm desenleri günlüğüme tarif ederek yazardım.Bu çalışma benim bilime olan merakımı da daha çok arttırmıştı.Şimdi buradayım ,bir bilim adamı olarak ,karşındayım .Bunları sana vermek istiyorum.

Elif ve annesi bu manzara karşısında çok şaşırdılar. Ancak bu duruma çok sevinmişlerdi. Doktor da çok mutlu görünüyordu. Elif’in annesi de dikkatli bir şekilde doktoru takip ediyordu. Herkes heyecanlanmıştı.
Elif ise mutluluktan çoktan kendinden geçmişti bile. Doktorun şefkat
dolu bir sesle; Elif “İyi ki seni tanıdım, bu ne güzel bir karşılaşma oldu”
sesiyle kendine geldi.
Ayağının acısını unutan Elif, dürbün ile ilgili malzemeleri
eline aldı ve coşkulu bir ifade ile doktora teşekkür etti. Yavaş yavaş
toparlandılar ve evlerine gitmek üzere doktor ile vedalaştılar.
Kontrole geldiği gün oturup konuşmak ve dondurma yemek
için sözleştiler. Şimdi mutlulukla evlerine dönüyorlardı.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!