sadık dostlar için ...

KARANLIK GECE
Demokrasi Zaferi
TANIŞMA
Ayben çok yorulmuştu tüm gün ama hiçbir işte yapmamıştı. Oturduğu koltuktan mesai bitimine kadar dizi izlemiş ve hep bir şeyler atıştırmıştı. Göknur kahve içmeyi severdi. Her zaman türk kahvesi ilk tercihi olmuştu. Günde birkaç defa türk kahvesi içecek kadar aşıktı kahveye. Ali yerinde bir şeyler araştırıyordu her zamanki gibi. Hiç boş durmadan devamlı bir şeyler yapardı. Arkadaşları onun “normal” olduğundan pek emin değillerdi. Vardı bir sorunu kendilerince.
Kaymak hep odasında otururdu. Pek nadir gelirdi diğerlerinin yanına. İş hariç görünmezdi. İş olunca da yapılacakları söyler giderdi. Eksik bir şeyler kaldığı zaman mutlaka Ayben tamamlardı eksik kısımları.
Sık sık politik konular açılırdı. Oysa ortam siyaset konuşmaya hiç müsait değildi. Ali hep muhalefette kalır, yalnız kalırdı. Ayben çok ses çıkarmaz ve kendini bu tip tartışmalardan hep korurdu. Göknur dinlemeyi tercih eder, az konuşurdu. Ama diğerleri pek öyle değildi. Kıtmir kendini memleketin sahibi sanır, yapılan her şeyi haklı bulurdu. Hiç dışlanmamış, hep korunmuş kollanmıştı. Hep çoğunluğun içinde yer aldığından çoğunluk aklıyla hareket ederdi. Aliyle en çok zıt giden Kıtmirdi. Onu korkutmaya ve sindirmeye çalışırdı. Dedim ya Ali diğerlerinin gözünde pek normal değildi. Çünkü Ali’nin hayatı işti. Kıtmir Aybenle Ali’nin konuşup sohbet etmesine bile göz yummamak isterdi. Ali kendince tarihi gerçekleri söyler, çevresindeki insanlarında bilgilerinin eksik olduğunu düşünürdü.
Kaymak Ali’ye karşı hoşgörülü olmaya çalışmakta idi ama Ali yi hep en zor işlere verip, en zor kişilerle muhatap etmekte idi. Diğerleri zor kişilerle arkadaş olmuşken, Ali onlarla iş yapmak zorundaydı ve olmayanı oldurmaya çalışmakta idi. Kaymak kendince Ali ye hayat dersleri vermekte yada Ali yi terbiye etmekte idi. Ali nin muhalif görüşleri herkeşçe bilinir olmuştu. Ve bu Ali nin hayatını zorlaştırmakta idi.
Ali muhalif olmasının yanısıra herkesle iletişim kurmaya çalışan ve fikirleri hariç kimseyle kişisel sorunu olmayan biriydi. Kaymak kişisel meselelere pek aldırmaz ve uzak dururdu. Ayrıca kimsenin meselesine de karışmazdı.
Ayben Kıtmire yakın oturuyordu. Kıtmir hep onunla iyi geçinmeye çalışır, kendine çevresinde Ayben sayesinde pozisyon edinirdi. Göknur Kıtmiri pek sevmezdi. Zaten aralarında pek muhabette yoktu. Göknur içine kapanık değildi fakat ailesine ayırmak zorunda olduğu zaman onun için hemen hemen tüm zamanıydı. Bundan dolayı fazla kimseyle uğraşmaz, kendince zamanını ve işini yapardı.
Ayben her zaman kendini gizlemeyi başarırdı. Konuştukları ve yaptıkları hep ölçülüydü. Elinde telefon devamlı bir yerlere mesaj atar, görüşmeler yapardı.
MEMLEKET HALİ
Temel ülkeyi babasının malı gibi yönetmekte idi. İç borç, dış borç başını almış gitmişti. Enflasyon rakamları açıklanan verilerin çok çok üzerinde, çarşı & Pazar fiyatları uçmuştu. Medyanın çoğunluğunu elinde bulunduran Temel Başkan krallığını ilan etmişti de kimsenin haberi yoktu. Zaten halkın çoğunluğu da Başkanın emrinde olmayan televizyon , haber vb. kanallarını izlemekteydi. Ama öyle emin olmamak lazım. Ya bu radyo televizyon kanalları bile Başkanın emrinde ve sınırlı muhalefet yapıyorlarsa? Ali böyle deli sorularla uğraşırdı çoğu zaman. Ülkesinin içinde bulunduğu durumu kabul etmemekteydi. Hep eskiye olan bir özlemi vardı. Çocukken kutladıkları o milli bayramlar ne güzeldi. Ellerinde bayraklarla geçit töreni yaparlardı. Oysa şimdiki çocuklar geçit töreni nedir bilmemekteydi. Her Türk asker doğardı önceden. Şimdiki gençler paralı askerlik yapmaktaydı.
Ali Ayben e içini dökerdi. Ülkeyi anlatırdı ona. Ayben sessiz kalırdı. Bir şeyler söylemezdi ama Ali'nin mutsuzluğu onun gözüne takılmıştı. Kendince çareler üretirdi yada çaresizlikler.
Ayben bir defasında Ali'ye hiç mutlu olamayacağını söylemişti. Ali'nin yalnızlıktan hoşlandığını, kalabalığı sevmediğini, ve mutsuzluktan hoşlandığını söylüyordu. Göknur da Ali'nin mutsuzluktan mutluluk çıkardığını söyler ve gülerdi. Oysa Ali hiç mutlu olmamıştı ve de mutlu değildi.
Mutluluk neydi? Okuyup, mezun olup, işe girip, evlenip çocuk yapmak. Sonra taksitle ev araba alıp, yıllarca o taksitleri ödemeye çalışarak hayatını geçirmek miydi?
KARANLIK GECE
Ali bu gün farklı bir şey yapıp, hiç gitmediği bir birahaneye gitmişti. Yanında Tolunalpte vardı. Tolunalp Ali ye çevreyi tanıtıyordu. Ali ortamı bayağı sevmişti. Bıraksan akşama kadar oturacaktı. Tolunalp kısa bir süre sonra Ali ye “hadi kalkalım geç kalmayalım” dedi. Ali isteksiz olmasına rağmen, Tolunalp ev sahibi olduğundan bir şey demedi ve kalktılar.
Dolmuşla oradan başka bir birahaneye geçtiler. Bir süre daha demlendikten sonra Tolunalp yakında bulunan alış-veriş merkezinde bir şeyler bakınabileceklerini söyledi. Ali o civarı hiç bilmediğinden Tolunalpin yönlendirmelerine doğrudan uyuyordu.
Gittikleri alış-veriş merkezi oldukça gösterişli ve güzeldi. Birer tane haşlanmış mısır aldılar ve yediler. Saat akşam altı gibi olmuştu. Tolunalp eve geç gitmeyi pek sevmezdi. Zaten dışardan bakınca ana kuzusu hali gözlerden kaçmıyordu. Bir süre daha takıldıktan sonra oradan ayrıldılar. Herkes evine gidiyordu. Tolunalp Ali'ye nerden gitmesi gerektiğini söylemişti.
Ali şehrin merkezine gelmişti. Burada otobüs değiştirmesi gerekiyordu. Bindiği dolmuştan indi ve diğer otobüs durağına doğru yürümeye başladı. Yürürken birde ne görsün. Ayben ve yanında birkaç arkadaşı da oradaydı ve bekliyorlardı. Ali hemen Ayben'in yanına gitti. Arkadaşlarına selam verdikten sonra orada ne yaptıklarını sordu.
Ortam gittikçe kalabalıklaşmaya başlamıştı. Yukardan bir tane savaş uçağı alçak uçuş yapıyordu. Ali olağanüstü bir durumun olduğunun farkındaydı. Ayben Ali yi bir köşeye çekti ve internete son bir saatte düşen, son durumları anlatan video ve haberleri gösterdi. Ali çok şaşkındı.
Şehrin meydanı tıklım tıklım dolmuştu. Hava iyicekararmaya başlamış, insanlar ellerinde bayraklarla meydanlara çıkıyordu.
Demokrasi ve özgürlüklerin korunması için bir karne günüydü bugün. Ali kalabalığın içinde Kaymak ve Göknuru da gördü. Ali çok şaşırmıştı. Göknur un 6 aylık bebeği vardı ve Göknur buradaydı. Ellerinde bayraklar kalabalığın içinde kayboldular sonra.
Gece usul usul bastırıyordu. Kişileri ayırt etmek gittikçe zorlaşmıştı. Bir taraftan tank atış sesleri, diğer taraftan silah sesleri birbirine karışıyordu. Ali Aybenin yanında hiç ayrılmıyordu. Ayben hep kalabalığın en ön safında yer alıyordu. Bir ara karşıdan ateş edildi. Ayben ve Ali nin en önlerde olduğu kalabalık yere yattı. Herkes kendini korumaya çalışıyordu fakat karşıdan ateş edilmeye devam ediliyordu. Ali Aybenin yaralanmış olduğunu gördü. Aybenin sağ omzuna bir kurşun isabet etmiş ve fena şekilde kanıyordu.
Ayben yaranın vermiş olduğu acı ve kaybetti kanla kendinden geçmeye başlamıştı. Karşıdan gelen silah sesleri kesildi. Topluluk seslerin geldiği tarafa doğru hücum etti. Ayben fazla hareket edemiyordu. Ali Ayben'i tuttu ve en yakındaki binaların olduğu yere, bir köşe noktasına götürdü.
Yara durmadan kanıyordu. Ali bir ara çevresine bakındı ve Ayben'in diğer arkadaşlarını aradı. Fakat çevrede tanıdık kimsecikler yoktu. Kafasında en yakın hastanenin yeri ve oraya Ayben i nasıl taşıyacağını düşünüyordu.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem
"KARANLIK GECE"
Kitabın alt başlığı Demokrasi Gecesi. Sıkıntılı günler geçiren bir gencin bir cumartesi akşamı işyerinden arkadaşlarıyla tesadüfen karşılaşması ve yaşadıkları.
Ders niteliğinde olduğunu düşündüğüm ve günümüz ülke siyasetinin içine düştüğü darboğazın halkta hiçte yansıması olmadığını gösteren, çıkar ve menfaat için çocuklara ve gençlere düşmanlık tohumu ekenlerin foyasini açığa çıkaran güzel bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Düşünce ve yorumlarınızı lütfen paylaşın. Iyi okumalar.

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!