Kişi, kültür ögelerini ne kadar iyi algılarsa yabancı dili de o oranda iyi öğrenebilmektedir. Dolayısıyla kültür ögelerinin, yeri geldikçe, bir yabancının öğrenebileceği ölçüde ve doğru biçimde verilmesi önem taşımaktadır. Dil, yaşamın bütün alanlarında, günlük yaşamın en yalın olaylarında, bilimin ana formlarında, görenekler ve törelerde, inançlarda ortaya çıkar; dil her türlü maddesel yaşamın, tekniğin, ekonominin de koşuludur; dinde, hukukta, felsefe ve sanatta yeri vardır. Dil-kültür ilişkisi de dil öğrenimi sırasında üzerinde durulası gereken çok önemli bir noktadır. Herder’e göre ise dilin bütün kültür alanlarıyla bağlantısı ve onlar üzerinde bir etkisi vardır. Böyle bir etki söz konusuyken öğrenilen dilin kültürü es geçilmemeli, doğru seviyede anlaşılır bir şekilde öğreniciye verilmelidir. Bu dijital hikâyede seçilen metin B1-B2 seviyelerine uygun olacak şekilde sadeleştirilmiş bir Türk masalıdır. Öğrenicilerin bilemeyecekleri düşünülen yapılar açıklanmış ve anlayacakları seviyeye göre uyarlanmıştır. Atasözleri, deyimler, kalıp sözler ve mecazlar açısından zengin olan masallara, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi materyallerinde muhakkak yer verilmelidir.

Eski zamanlarda durumu iyi bir ağaç ustası varmış. Ağaç ustasına “dülger”
denirmiş. Bu adamın hiç çocuğu olmamış. Bir gün heveslenmiş. Ağaçtan kocaman bir
bebek yapmış. Süslemiş. Pencerenin önüne koymuş. Bu cansız bebeği çocuğu gibi
severmiş.
Bir gün, padişahın oğlu o evin önünden geçmiş. Bu kızı görmüş. Âşık olmuş.
Saraya dönmüş. Annesini o ağaç ustasının kızını istemeye göndermiş. Zavallı ağaç
ustası ile karısı şaşırmışlar. Gelen habercilere:
“Biz biraz düşünelim.”
Düşünürler, taşınırlar. Ne yapsınlar? Bebek cansız deseler padişahın oğlunu
kandırdılar diye idam edilmekten korkmuşlar. Ertesi gün haberciler yine gelmiş:
“Kızımızı Şehzadeye veririz. Ama bir şartla veririz. Kız gelin odasına girene
kadar kimse görmeyecek.”
UYARLANMIŞ METİN-DÜLGER KIZI

Ağaç Ustası: Dülger
Haberciler saraya bu haberi götürürler. Şehzade razı olur. Kırk gün kırk gece
düğün yapılır. Sonra saray arabası gelini almaya gelir.
Ustanın karısı çok akıllı bir kadınmış.
“Ben başımızı bu sıkıntıdan nasıl kurtarsam?” Bu şekilde düşünürken bir çare bulur: “Yanıma ağır bir taş alırım. Irmağın yanından geçerken geline bu taşı bağlarım. Irmağa atarım. Derine gittikçe arasalar da bulamazlar.”
Ağaçtan kızı süsler. Annesinden başka kimse görmeyecek. Bu yüzden kimse
bir şey anlamayacak. Arabalara binmişler. Arabalar ırmağın yanından geçerken kadın taşı bebeğin beline bağlamış. Hızlıca arabanın penceresinden atmış. Sonra çığlık atmaya başlamış:
“Aman. Yetişin. Gelin suya düştü.” Arabalar durur. Dalgıçlar ırmağa girer. Kontrol etmeye başlarlar. Her yere
bakarlar. Birinin eline saç dolaşır. Tutup çıkarır. Çok güzel bir kız. Arabaya getirirler. Ustanın karısı da çok şaşırır. Çok da sevinir. Gelini tekrar giydirir. Arabalar tekrar yola çıkar. Saraya gelirler.


Dülger Kızı ve Şehzade
Gelini odasına ustanın karısı götürür. Yanında biraz oturur. Sonra çıkar. Kız arkasından kapıyı kilitler.
Akşam Şehzade kapıya gelir. Ama kapı kilitli. Çalar. Döver. Vurur. Ne yaparsa işe yaramaz. Yalvarmaya başlar:
“Yapma Dülger Kızı. Yapma Dülger Kızı. Aç kapıyı. Ben geldim.”
Ne dese işe yaramaz. Ne kadar yalvarsa işe yaramaz. Kapı açılmaz. Şehzade de kızar. Gider. Sabah olunca annesinin yanına çıkar:
“Anne. Gidin. Bana büyük vezirin kızını isteyin.”
Annesi biraz beklemesini ister. Ama Şehzade dinlemez.
Sonunda büyük vezirin kızı saraya gelin olarak gelir.
Ertesi gün yeni gelin:
“Gidip şu ortağımı bir göreyim.” Açılmaz kapıya gelir. Ama kapı ona açılır.


Kızgın Şehzade ve Yeni Gelin
Kapının arkasında peri gibi çok güzel bir kız var. Oturmuş. Sırma gibi saçlarıyla
oynuyor. Dülger Kızı kalkar. Misafirini içeri alır. Biraz muhabbet ederler. Sonra otururken:
“Kahve. Çabuk piş de gel.” Kahve, o anda tepsinin üstünde hazır olarak gelir. Neyse. Kahveleri içerler. Kız bir daha seslenir:
“Tabak. Bıçak.”Tabakla bıçak gelirler. Kız: “Ya Allah Ya Bismillah.” Parmaklarını tabağın içine doğrar. Parmakların hepsi taze bir salatalığa dönüşür. Vezirin kızı yer. İçer. Sonra
gider. Dülger Kızının kapısı yine kilitlenir. Vezirin kızı:
“Bana yeteneklerini gösterdi. Bunda ne var? Ben de yaparım.” Yardımcısından tabak ile bıçak ister. Parmaklarını doğramaya başlar. Parmakları kan içinde kalır. Düşer. Ölür.


- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
Masal, temel dil etkinlikleri ve yaratıcı çalışmalar için elverişli bir araçtır. Bu noktada, öğrencilerin karşılaştıkları masalların niteliği ve bunların sınıf içi etkinliklerde kullanımları önem taşır.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!