
Kenan ile Kuzey en yakın iki arkadaştı. Derste zorlandıklarında birbirlerine yardım ederlerdi. Kuzey ara sıra top getirip bedende oynarlardı. Kenan da ara sıra onunla yemeğini paylaşırdı. Ama bir gün bozuştular.
Kuzey teneffüste yemek yerken Kenan Kuzey'e bakmadan ve izinsiz şeftalisini aldı. Kuzey aldırış etmedi ama Kenan bir ara kaşla göz arasında tabağı alıp gitti. Kuzey ayağı kalktı.
''Kenan! Tabağımı getirir misin! Ben de yemek istiyorum!''
Kenan arkasına bakmadı. Yürümeye devam ediyordu. Kuzey iyice sinirlenmişti. Beslenmesine baktı. Muzu duruyordu. İstemeyerek yedi ama Kenan'a daha küsmemişti. Barışabilirdi.
Kendi kurduğu bir grupta Naz, Jale, Kerem ve Canan vardı. Bu
Çözüm Grubu
idi. Bu grup kişilerin çözüm bulan bir gruptu.
- Bence evden bir tabak şeftali daha getir, dedi Canan.
- Küs, dedi Kerem.
- Yapmamasını söyle, dedi Naz.
- Gelin, dedi Kuzey.
Hepsi bir arada toplanıp Kenan'ı aradılar. Jale kantine baktı, Kerem tuvalete gitti. Kuzey bahçeye baktı, Naz müdüre sordu.
Aradılar, taradılar. Ama ne yazık ki hiçbir sonuca ulaşamadılar. Kenan nerede olabilirdi? ''Çınnngg!'' diye bir ses duyuldu. Tabak kırılma sesiydi. Kuzey sese doğru koşmaya başladı. Evet bu o! O... Kenan'dı!
- Kenan bulundu, diye grubunu çağırdı.
Temizlikçiler geldi ve cam kırıklarını aldı. Kenan yaptığından utanmıştı. Hem evde şeftalisi de vardı.
- Neler oluyor, dedi öğretmen.
Onlara doğru yürüyordu. Kuzey olanları anlattı. Öğretmen Kenan'a dönerken ''Kenan yaptığın çok yanlış bir davranıştı. Arkadaşını incitmiş olabilirsin.'' dedi. Öğretmen Kuzey'e döndü. ''Bir dahakine bana söyle.''








Özür dilerim.
Saat 11.00 olmuştu. Eve gitme saati yaklaşıyordu. Bir sonraki derste müzik yapacaklardı. Herkes evlerinden birer flüt getirmişti. Ders başlayınca Öğretmen tahtaya notalar yazdı ve öğrencileriyle okudu. Sonra flütleri bu notaya göre çaldılar. Kuzey'in Kenan'a kızgınlığı geçmişti.





Tabağı kırdığını annesine nasıl söyleyecekti? Tam bu sırada öğretmen Kuzey'in dalgınlığını fark etti ve ''Kuzey, tabağın kırıldı diye mi dalgınsın?'' diye sordu. Kuzey evet cevabını yapıştırınca gözler Kenan'a döndü.
- Ne, ne var bir tabak kırdım diye bir de beni mahkemeye verin, dedi Kenan dalga geçerek. ''Bir de o kalmıştı. Ayrıca sen Kuzey, küstüğünü biliyorum.''
Öğretmen ''Dersi kaynattınız ama! Bakın. Do, Re, Mi.'' dedi. Öğrenciler tekrar etti. O sırada Kenan suluğunu düşürdü. Kuzey tam alacakken ''Suluğumu çaldı!'' diye bağırdı Kenan.
''Hayır! Yere düştü, ben de verecektim.'' diye Kenan'ın suluğunu işaret etti Kuzey. Öğretmenin canı sıkılıyordu. Sonra teneffüs zili çaldı. Teneffüse çıkarken Kenan Kuzey'e tükürdü. Bir sonraki ders beden eğitimi olacaktı. Basketbol oynayacaklardı.


Beden dersi geldi çattı. Kenan Kuzey'e sinsice güldü. Normalde hiç böyle yapmazdı. Kuzey ellerini yumruk yaptı ve yere ayağıyla sessizce vurdu. ''Bu son ders...'' dedi.
Öğretmen topu Arda'ya verdi ve düdüğü çaldı. Arda topu Kenan'a attı. Kenan Arda'nın takımındaydı. Öğretmen bilerek Kenan'ı ayrı yapmıştı. Kenan koşarken Ayaz ona müdahale etti ve topu aldığı gibi potaya attı. 1-0 olmuştu.



Kenan, ''Bu adil değil! Biz kazanmalıydık. Bir kere Ayaz basketbolu sevmez, bilgisayar oyunlarını sever. Sayılmıyor. Kuzey'in de basketbol hobisi değil, o futbol sever.'' dedi. Öğretmen atıldı. ''Adildir Kenan. O top potadan geçince basket sayılıyor. Hem senin hobin de futbol. Hadi futbol maçı yapalım. Özlem, git basketbol topunu götür, diğerini getir.'' dedi. Kuzey onu yeneceğini umuyordu. Sonunda beklenen maç başladı. Kuzey'in takımı Galatasaray, Kenan'ın ise Fenerbahçe idi. Ahmet topu Ayaz'a attı, Ayaz da Veli'ye attı. Veli koşarken Arda yakaladı. Arda,'' Hem fenerliyim hem adım Arda. Ben Arda Güler!'' diyerek topu yanlışlıkla Kuzey'e attı. Sıra Kuzey'deydi. Duraksadı. Topa baktı. Düşünüyordu. Arkadan Ahmet ''Hadi!'' diye bağırdı. Kuzey koşmaya başladı.
Topu kaptırmadan, hızla koşuyordu. Tam kaleye atacaktı ki...
Gözünü açtığında öğretmenler odasında oturuyordu. Yüzü ve dizi kanıyordu. Karşısında öğretmeni, ''Geçti, geçti.'' diye söyleniyordu. Koluna baktı, kıpkırmızıydı. '' Ne oldu bana?'' dedi. ''Ah şu Kenan, sen koşarken sana çelme taktı. Önün taşlıydı. Çok taşlıydı. Düşünce kolun taşa derince sürtmüş. Diğer yaralar da.'' diye açıkladı öğretmen. O sırada kapıdan Kenan baktı. Öğretmen dizine yara bandı yapıştırırken bir yandan Kenan'a bakıp kaşını çattı. ''İyisin.'' dedi öğretmen. Kuzey'i ayağa kaldırdı. Kuzey normal yürüyordu. Bir sıkıntı yoktu. ''Harika!'' dedi öğretmeni. '' Hadi gel. Eve gidiyoruz.''
Kuzey'in annesi ve Kenan'ın annesi oradaydı. Yan yana sohbet ediyorlardı. Kenan ve Kuzey annelerini birbirinden uzaklaştırdı.
- Ben onunla küsüm.
- Ben de onla küsüm.
- Neler oluyor çocuklar?
- Kenan?
Çocuklar teker teker olanları anlattılar. Anneler ''Barışın'' dese bile barışmadılar. Sonra da evlerine döndüler...




Kuzey eve gelince annesi Kuzey'in yarasına baktı. Kuzey'e birkaç gün okula gitmemesini söyledi. Kuzey'in canı sıkıldı ama idare edecekti. Annesi Whatsapp'tan gönderilen ödevi Kuzey'e verdi ve yapmasını istedi. Ödev bitince biraz kitap okudu, resim yaptı ve Kenan'a not yazdı:
Sevgisiz arkadaşım Kenan
Sana küsüm ve sadece kağıtla konuşacağım. Aynı sınıfta Nisa ve Zehra Mira'nın yaptığı gibi... Sen benim en yakın arkadaşım olmana rağmen şeftalimi çaldın. Tabağı götürmene gerek yoktu. Beraber bahçede sohbet ederek yiyebilirdik. Öğretmene söyleyeceğim, yerimizi ayırsın...
Sevgisi kalmayan
Kuzey

Notu çantasına koydu. Çarşamba günü verecekti. O sırada biraz yemek yedi.



''Kuzey, canını bu kadar sıkma lütfen. Hem senin dışarıda bir sürü arkadaşın var. Çamaşırları katlayayım da, dışarıda saklambaç oynayalım.'' diyebildi annesi. Kuzey'in yemeği bitince dışarı çıktılar ve oynadılar. Annesi ebe oldu. Oyunu gören arkadaşları geldi. Etraf bu kadar dolunca annesi, '' Ben artık gideyim. Siz oynayın.'' dedi ve içeri gitti. Kuzey akşama kadar oynadı ve saatin 14.30 olduğundan haberdar olmadı. O sırada herkesin ailesi çağırdı, eve gittiler. Kuzey, az da olsa can sıkıntısını giderebilmişti. Babası da biraz sonra işten gelecekti.
Ve geldi. Kuzey tüm dertlerini paylaştı. Babası buna bir çözüm buldu ve, '' Ayrı bir tabak da ona ayırabilirsin. Küsmek ve ağlamak bir çözüm değildir.'' dedi.
Kuzey sonra annesine danıştı '' O veya sen barışmak istemiyorsanız yeni arkadaş edinebilirsin. Yarın seni okula göndereyim.'' dedi.
Saat 20.00 olmuştu. Kuzey yatağına sığındı. Babasının hikaye anlatmasını bekliyordu. O sırada babası geldi. ''KİMSE BENİMLE ARKADAŞ OLMUYOR'u okuyayım mı?'' diye sordu. 15 dakika sonra hikaye bitti. Kuzey çok etkilenmişti.







Sabah oldu, güneş doğdu. Kuzey saatinin alarmıyla kararlı bir şekilde uyandı. Annesi aşağıda Kuzey'in en sevdiği gevreği yapmıştı.
Nesquik Mısır Gevreği
Kuzey yemeğini yiyince hemen hazırlandı ve okula gitti.
Kenan sırasının yanında oturuyordu. Kuzey notu Kenan'a uzattı. Kenan notu okuyunca, '' Sen bana sevgisiz dedin. Senin hiç bana sevgin kalmamıştır!'' diye bağırdı. Tam o sırada öğretmen kapıyı aralayıp baktı; baktıktan sonra içeri girip dilekçe yazdı.

Harmandalı İlköğretim okulu Müdürlüğüne,

Sa
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors











- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!