Bu kitap, zarfları sadece kitaplarda değil, hayatın içinde de keşfetmek isteyen; meraklı, öğrenmeye açık tüm çocuklara ithaf edilmiştir.

Ortaokul 6. sınıfa giden Eren, Türkçe dersinde “zarflar” konusunu bir türlü anlayamıyordu. Özellikle nasıl, ne zaman, ne kadar, nereye gibi sorularla cümlede zarfı bulmak ona karışık geliyordu. Öğretmeni her şeyi güzel anlatıyordu ama Eren örnekleri günlük hayatta göremediği için kafası karışıyordu.

Bir gün okul çıkışında, Eren ablasıyla birlikte parka gitti. Ablası yanına bir kitap almış, bankta oturuyordu. Eren ise etrafta koşuşturan çocukları izliyordu. Tam o sırada öğretmeninin derste söylediği bir şey aklına geldi:
“Zarflar, bir hareketi benzer hareketlerden ayıran kelime türüdür. Fiile; nasıl, ne zaman, nereye, ne kadar gibi sorular sorularak bulunur.”
Eren etrafa dikkatlice bakmaya başladı. Bir çocuk hızlıca kaydıraktan kaydı.
“Nasıl kaydı? Hızlıca” diye düşündü Eren. “İşte bu bir zarf!” dedi sevinerek.

Sonra da hangi zarf türü olduğunu bulmaya çalıştı. O sırada aklına öğretmeninin söylediği bir cümle geldi: "Hareketin gerçekleşme nedenini, oluşunu, ya da yapılış tarzını ifade eden zarflara durum zarfları denir." Eren’in gözleri parladı.
— “Tabii ya! ‘Hızlıca’ kelimesi, kayma hareketinin nasıl yapıldığını, yani yapılış tarzını anlatıyor. O zaman bu bir durum zarfı!”
Kendi bulduğu cevaba çok sevindi. Artık sadece zarfları tanımıyor, türlerini de ayırt etmeye başlıyordu.
Sonra parkın içinde yürümeye başladı. Bir kadın köpeğini gezdiriyordu. Köpek birden geri gitmeye başladı.
— “Nereye gidiyor? Geri. Demek bu da bir yer-yön zarfı,” dedi kendi kendine.

Sonra bankta oturan bir kadının çocuklarına şöyle dediğini duydu:
— “Birazdan gideceğiz.”
— “Ne zaman gideceğiz? Birazdan! Bu da zaman zarfı,” diye not aldı aklında.

Sonra nefeslenmek için bir banka oturdu. Tam kalkmak üzereyken yanına yaşlı bir teyze geldi.
— "Evladım, biraz kay da ben de oturayım. Yaşlandım artık, çok yoruluyorum." dedi.
Eren, kafasını sallayarak yana kaydı ve,
— "Vay be! Teyze, tam iki tane zarfı cümle içinde kullandın," dedi.
Teyze şaşırarak,
— "Ne zarfı oğlum? Ben 'zarf' demedim ki," dedi.
Eren gülümseyerek,
— "Öyle değil teyze, dil bilgisi konusu olan zarf. ‘Biraz kay’ ve ‘çok yoruluyorum’ derken miktar zarfı kullandın. Senin sayende bu zarf türünü de anlamış oldum," dedi.

Eren banktan kalktı ve ablasının yanına geri döndü. Heyecanla anlattı:
— “Ablacığım! Park, zarf örnekleriyle doluymuş. Ben bugüne kadar fark etmemişim.”
Ablası gülümsedi:
— “Çünkü zarflar, hayatın tam içindedir Eren. İnsanlar nasıl yürür, ne zaman gelir, ne kadar konuşur, nereye gider... Hepsini zarflarla anlatır.”
-İşte abla bak son zarf türünü de şimdi hatırladım. Nasıl yürür, ne zaman gelir derken hep soru zarflarını kullandın.
- Evet Eren, aferin sana. Unutma! Fiillerin gerçekleşme sebebini, miktarını, zamanını, tarzını öğrenmenin tek yolu soru zarflarıdır.
- Merak etme abla unutmam. Artık eve gidebiliriz.
Eren eve dönerken artık etraftaki her şeyi farklı görüyordu.
Bir kuş aniden uçtu. Bir araba yavaşça geçti. Bir çocuk şimdi bağırdı.
Zarflar, Eren’in gözünde artık gizemli dil bilgisi terimleri değil, hayatın tam içindeki yardımcı kelimelerdi.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!