


O gün 8. sınıflar için okul gezisi vardı. Öğrenciler öğretmenleriyle birlikte ormana, pikniğe gitmişti. Hava güneşli, kuşlar cıvıltılıydı. Hasan da gireceği son sınav öncesi kendini rahatlatmak için pikniğe katılan öğrencilerden biriydi.


Nur Öğretmen, Hasanın yanına gelerek neden bu kadar gerginsin? diye sordu.
Hasan ''Öğretmenim haftaya sınav var ve anlatım bozukluğu konusu hala tam anlayamadım'' diye cevap verdi.
Nur öğretmen gülerek ''gel bakalım ben sana yardımcı olacağım ama söz ver öğrendikten sonra arkadaşlarının oyununa katılacaksın'' dedi.


Bugün doğayla iç içeyiz ama Türkçeyi de unutmuyoruz. Haydi bakalım, oyun oynayacağız: Cümle dedektifliği!
Nur Öğretmen küçük kartlar çıkardı. Her kartta bozuk bir cümle vardı.
Hasan ilk kartı çekti. 'Biz sabah erkenden yola çıktık fakat piknik yapmak istiyorduk.' yazıyordu. Hasan cümlede bir yanlışın olduğunu anlamıştı ama kafasında tam oturmuyordu.
Nur öğretmen ''bu cümlede mantıksız olan yeri değiştir bakalım.' dedi
Hasan ikinci okuyuşunda ''Biz sabah erkenden yola çıktık çünkü piknik yapmak istiyorduk.'' diye bitirdi.


Bende oynamak istiyorum!

Nur Öğretmen başını salladı.
“Harika! Çünkü 'fakat' sözcüğü yanlış kullanılmış. Bu bir bağlaç yanlışlığıdır.
Bu konuşma yapılırken, onları duyan Ecede yanlarına gelmişti. Ece sınıfın en zeki öğrencilerinden biriydi bu yüzden de burnu çok havadaydı. Nur Öğretmen ondan da bir kart çekmesini istedi.
Ecenin çektiği kartta 'kahvaltıda peynir ekmek ve çay içtik.' yazıyordu. Ece cümlede neyin hatalı olduğunu anlamamıştı. İstekle geldiği soru çözümünde soruyu cevaplayamamanın etkisiyle yüzü de kızarmıştı



Hasan direkt atladı. 'Öğretmenim ekmek içilmez ki, yenilir.'
'Aferin sana Hasan bak hemen nasıl da anladın, burda doğrusu kahvaltıda peynir ekmek yedik ve çay içtik olacaktı. Yani burada yüklem eksikliği var.' dedi.
Nur Öğretmen 'bak Hasan aslında ne kadar kolaymış değil mi? Biraz mantıklı düşününce sorunu hemen anlıyorsun.' diyerek Hasanı tebrik etti.
Ece bu durumdan dolayı çok utanmıştı ve koşarak yanlarından uzaklaştı.




Yaşasın Hasan da geldi
Hoşgeldin
Hasan öğretmene verdiği sözü tutup arkadaşlarının yanına gitti. Artık gönül rahatlığıyla oyun oynayabilirdi, üstündeki bütün yük ve stres kalkmıştı. Hep beraber ip çekmece oynadılar, saklambaç oynadılar, Hasan için bütün gün çok keyifli geçmişti. Hem anlamadığı konuyu öğrenmiş hem de arkadaşlarıyla gün boyu eğlenmişti.

Ne gündü be!
Hasan artık eve gelmişti. Bütün günün yorgunluğuyla kendini yatağa attı. Kafasını pencereden dışarı gökyüzüne doğru uzattı.
'Bugünün bu kadar keyifli biteceğini düşünmüyordum.' diye geçirdi içinden.
Haftaya olacak sınavda artık kendine çok güveniyordu, ayrıca bazı zorlukları kendi gözünde büyüttüğünü anlamış oldu. Bu günden itibaren önündeki zorluklara bu bakış açısıyla yaklaşacaktı ve böylece zorlukların üstünden daha kolay gelecekti.
OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!