


Melike 6 yaşında bir çocuktu. En büyük hayali bir lunaparka gitmekti. Bu isteği anne babasına söyledi.
Annesi:
-Kızım hafta sonu gidebiliriz dedi.
Melike de anne ve babasına iyi geceler diyerek odasına gitti ve uykuya daldı. Rüyasında kendisini bir lunaparkın yanında buldu. Lunaparkta onlarca çocuk vardı. Eğlenen çocukların sesleri etrafa yayılıyordu. Melike biran önce içeriye girip onların eğlencelerine katılmak istedi. Giriş kapısından içeriye girecekken oradaki görevli Melike’yi durdurdu.
"Lunaparka böyle giremezsin." dedi.
Sema Seyrek Zonkaya
Vilayetler Hizmet Birliği Anaokulu
Melike:
-Peki içeriye nasıl gireceğim.
Görevli:
-Buraya girebilmen için matematik parkından 8 rakamını bulup getirmelisin.
Melike:
-Ama ben ne matematik parkını ne de 8 rakamını biliyorum.
Görevli:
-Merak etme matematik parkı işte orada diye gösterdi, içeride sana yardım edeceklerdir.
Melike de parka doğru yürümeye başladı. Matematik parkına doğru yürürken çok heyecanlıydı.
Acaba bu nasıl bir park diye düşünüyordu. Kapıda onu elinde rakam kartları olan bir palyaço karşıladı.
Melike biraz tedirgin oldu çünkü okulda öğretmeni ona 6 rakamına kadar öğretmişti.Şimdi 8'i nasıl tanıyacaktı. Neyse ki palyaço çok güler yüzlüydü. Onu 'Hoş geldin güzel kız.' diyerek karşıladı.
Ayten Doğaner
100 Yıl Akkent İlkokulu
Melike büyük bir heyecanla parka girdiğinde merakla etrafına bakındı.Matematik parkında gördükleri karşısında büyülenmiş gibiydi. O kadar çok rakam ve oyuncak vardı ki Melike rakamların sonsuz olduğunu düşündü. Rengarenk ve sevimli rakamlar parkta eğleniyor, toplama, çıkarma, çarpma,bölme oyunları oynuyorlardı. Palyaço ona ''Haydi sen de eğlen, parkın tadını çıkar '' dedi. Melike parkta ilerlerken bir taraftan etrafına bakıyor bir taraftan da 8 rakamını nasıl bulacağını düşünüyordu.
Fatma Sena Arıcı
Toki Akkent Anaokulu
Aklına bir fikir geldi. Rengarenk ve sevimli rakamların oyununa katılacak, hangisi 8 öğrenmeye çalışacaktı. Yanlarına giderek "Merhaba, ben de sizinle oynayabilir miyim?" dedi. Rakamlar Melike'yi görünce çok sevindiler. Hep birlikte "Tabi ki oynayabilirsin, ama sen bizi tanıyor musun? diye sordular. Melike "Bir kısmınızı tanıyorum, ama hepinizle tanışmak, adınızı öğrenmek istiyorum" dedi. Rakamlar "Hadi o zaman birlikte tanışma oyunu oynayalım" dediler.
Neval Alkan
Fatih İlkokulu
Melike büyük bir heyecanla rakamların tanışma oyununa katıldı. Her rakam kendi içinde ayrı bir oyun kurmuştu. Hepsi de birbirinden heyecanlı oyunlara benziyordu. Melike 6 rakamına kadar öğrendiği için hemen 6'dan sonraki rakamın, yani 7 rakamının oyun alanına koştu. Oyun alanında çok kolay bir parkur vardı. Burası küçük bir havuç tarlasıydı. İlk görevi tarladaki havuçları toplamaktı. Teker teker toplamaya başladı. 1,2,3,4,5,6 derken 7. havucu toplayınca bütün havuçları toplamış oldu.
Topladığı havuçları 7 rakamının olduğu sepete doldurmasıyla açılan kapıdan minik tavşanlar tarlaya girmeye başladılar. Melike'nin topladığı havuçları yemeye koyuldular. Melike ise böyleylikle 7 rakamını öğrenmiş, oyunu da başarıyla bitirmiş oldu. Melike 7 rakamını öğrencince sonraki oyun alanına koştu. Şimdi 8 rakamı ile tanışma oyunu oynayacaktı. Palyaço ona görevini anlatmaya başladı.
Özgün Armağan
Sırasöğüt İlkokulu
Melike palyaçoyu can kulağıyla dinliyor 8 rakamını öğrenecek olmanın heyecanını yaşıyordu.Oyun parkurunda yere çizilmiş olan "Sek Sek" oyunundaki renkli karelerde her renk bir sayıyı temsil ediyordu.Melike'de tüm renkleri bildiği için 8 rakamını bulması çok kolay olacaktı.8 rakamının kırmızıyı temsil ettiğini
öğrencince bulması çok kolay oldu ve 8 rakamını eline alıp
Lunaparka doğru heyecanla gitti.
Zekiye Onay
Vali Sabahattin Çakmakoğlu İlkokulu
Melike started singing through
1,2,3- Melike hid 4, 5 - end of one hedge.
6 - you have no address.
7 - I already look.
8 - I'm close to you.
9 - stop! It is lost in the dense forest! Inspect and
count again! How many trees did it hide!
Desislava Filipova
DG"Dora Gabe"
Melike elinde 8 rakamı hızlı adımlarla lunaparkın kapısına doğru ilerledi. Kalbi yerinden çıkacaktı. Çok istediği o lunaparka artık girebilecekti. Doğruca kapıdaki görevlinin yanına gitti. Elindeki 8 rakamını gösterdi. Melike görevliye:
_ İşte Matematik Parkında 8 rakamını bulup geldim. Şimdi içeri girebilir miyim?
Görevli:
_"Elbette girebilirsin, öncesinde 1'den 10'a kadar saymalısın."
Melike biraz şaşkın, biraz da endişeyle görevlinin yüzüne baktı ve ''Ben sayı saymayı henüz bilmiyorum ki...'' dedi.
Görevli ''Üzülme tatlı kız, şurada, ileride sayı sayma oyuncakları var. Oradaki palyaçolar sana yardımcı olacaktır. Oraya gitmelisin.'' dedi.
Melike içten içe bu duruma seviniyordu. Sayı saymayı eğlenceli bir şekilde öğrenecekti. Acaba sayı sayma oyuncakları nasıldı diye düşünerek yola koyuldu.
Pınar Gündüz Karagül
Orhangazi Atatürk İlkokulu
Melike sayı sayma oyuncaklarının yanına geldiğinde şaşkınlıklaetrafına baktı çünkü ne yapacağını bilmiyordu.
Aklına görevlinin söylediği geldi.
Palyaçoların yanına gitti ve sayı sayma oyuncaklarının olduğu bölüme doğru ilerledi. Oyuncaklarını görünce çok şaşırdı.Her oyuncağın üzerinde rengarenk şekiller vardı. Bu şekiller sinifta sayıları öğrendiği şekillere çok benziyordu.
Palyaçolar Melike'ye bir ipucu verdiler. Oyuncakların üzerindeki nesneleri az olandan çok olana doğru sıralamasını istediler. Melike oyuncaklara şöyle bir göz attı ve hiç beklemeden işe koyuldu. Hem eğleniyor hem de palyaçolarla oyunlar oynayarak oyuncakları diziyordu.
Sıra 10 sayısının yazılı olduğu oyuncağa geldi. Palyaçolar artık yolun sonuna geldiklerini ve şimdi en bastan başlayarak sayması gerektiğini söylediler. Melike başarmanın verdiği mutlulukla tekrar tekrar saydı 10'a kadar artık öğrenmişti saymayı. Ve palyaçoların elinden tutarak görevlinin yanına geldi. Mutluluğu yüzünden okunuyordu Melike'nin. Görevliye 1'den 10'a kadar saydı ve artık önünde bir engel kalmamıştı. Görevlinin kendisini yönlendirmesiyle parka girdi ve heyecandan yerinde duramıyordu. Artık en çok istediği yerdeydi...
Deniz Dönmez
Veli Yavuz İlkokulu
Parka girebileceği için çok mutluydu. Şaşkınlıkla etrafına baktı. Baktıkça da heyecanı arttı. Ne kadar çok oyuncak vardı. İlk önce hangisine bineceğini düşündü. Hepsi de birbirinden güzel ve eğlenceliydi. Dönme dolaba binmeye karar verdi. Turuncu renkli dönme dolaba binmek için ayağını uzattığı anda duyduğu sesle irkildi. Görevli jetonsuz binemeyeceğini söyledi.
Nasıl jeton alacağını soran Melike’ye bir kutu uzatıp içinden 2 kart seçmesini istedi. Bir elinde turuncu diğerinde yeşil kart tutan Melike şaşkınlıkla görevliye baktı. Ne yapacağını bilmiyordu. Görevli Melike’den turuncu ve yeşil dönme dolaptaki toplam çiçek sayısını istedi.
Rakamları yeni öğrenen Melike umutsuzluğa kapıldı. Toplam nedir diye düşünmeye başladı. Melike’nin üzüntüsünü gören görevli yardım etti. Melike görevlinin söylediği gibi eline kalemi aldı. Turuncu dönme dolaptaki 5 çiçeğin resmini çizdi. Altına yeşil dönme dolaptaki 3 çiçeğin resmini çizdi. Sonra da başladı saymaya. 1-2-3-4-5-6-7-8. 1’den başlayıp ileriye doğru birer birer saydı. Çünkü toplam demek aynı türden nesneleri bir araya getirmek demekti.
Dilek Kılıç
Hanım Ömer Çağıran İlkokulu
One little bear ate soup The second bear came and there were two bears. Two little bears were knocking hard on the door. one more came and there were three bears.three little bears found many hives one more came and there were four bears four little bears suddenly made another came and there were five bears suddenly all the bees came out the hives and little bears quickly ran away
Danuta Bartkuwiak siekanska
SP-84 Poznan
Melike böylelikle ileriye doğru sayarak toplama yaptığını farketti. İleriye doğru sayarken sayıların çoğladığını, arttığını sezince heyecanlandı. Hem yeni sayılar öğrenecek hem de ileri doğru sayabildikçe toplama yapacaktı. Bu çok eğlenceliydi. Bu arada görevli gülümseyerek jetonu Melike'ye uzatıyordu. Melike sevinçle jetonu aldı ve teşekkür etti. Çok heyecanlı ve mutluydu. Yeni şeyler öğreniyordu. Dönme dolap yavaş yavaş dönmeye başladı. Biraz korkmuştu ama merakı korkusunu yeniyordu. Arkadaşları dönme dolabın çok eğlenceli olduğunu söylemişlerdi.
Dolap dönerek yukarı doğru çıktığında Melike manzarayı gördü ve çok heyecanlandı. Çığlık atanlar da vardı. Melike hem etrafına bakıyor hem de arkadaşlarına nasıl anlatacağını düşünüyordu. Dönme dolap yavaşlarken Melike'nin aklına bir şey geldi. 1'den 10 kadar ileriye doğru sayabiliyordu. Peki tam tersini yapsa ne olurdu acaba? Acaba sayabilir miydi? Böyle bir sayma var mıydı? Kafasında soru işaretleri ile dönme dolaptan güvenli bir şekilde indi.
Selma Kurtoğlu
Fatih Sultan Mehmet İlkokokulu
Acaba aklına takılan bu sorunun cevabını nasıl öğrenebilirdi? Bunu düşüne düşüne başka bir oyuncağa yaklaştı. Bu yeni oyuncağın yanında upuzun parlak tüyleri olan kocaman bir oyuncak tavşan duruyordu. Melike soruyu unutarak sevinçle tavşanın yanına koştu. Gözlerine inanamıyordu. Tam o sırada tavşan canlandı. Melike daha ne olduğunu anlayamadan elindeki havuçları Melike'nin kucağına koyuverdi. Şaşkınlıktan kekeleyen Melike bunları ne yapacağını sordu. Tavşan ise ona cevap bile vermeden koşarak uzaklaştı.
Melike önce havuçların kaç tane olduğunu saydı. Tam tamına 10 havuç vardı. Parktaki her görevliye bir havuç vermeye karar verdi. Çünkü paylaşmak çok güzeldi.İlk görevlinin yanına gidip bir havuç verdi. Görevli Melike'ye:" Teşekkür ederim, ama sana ne kadar kaldı? " diye sordu. Bunu Melike de merak ediyordu. Kalan havuçlarını saydı. 9 Havucu kalmıştı.
Hatice Yıldırım
Şirinevler İlkokulu
Melike’den 8 sayısını elde etmesini istemişlerdi fakat Melike’nin elinde 9 havuç vardı.Acaba ne yapmalıydı düşündü ve evet bulmuştu.Verebilecek bir kişi daha bulursa 8 havucu kalırdı.Etrafına bakınmaya başladı fakat kimse yoktu o da yürümeye başladı.Acaba karşısına biri çıkar mıydı?
Nurçin Çıtırık
Mehmet Akif Ersoy İlkokulu
Etrafına bakarak birilerini aramaya ve lunaparkta dolaşmaya başladı. Herkes kendi eğlencesi ve oyuncakları ile meşgulken kimse Melike'nin
yüzüne bakmıyordu. Melike hem üzülmeye hem de telaşlanmaya başlamışken birden onu gördü. Az önce havuçları verip kaçan tavşan o değil miydi? Evet evet ta kendisi...Melike hızla tavşana ilerlerken tavşan da yerinde durmuyordu. O da kalabalığın arasında bir yerlere gitmeye, sanki acelesi varmış da bir yere yetişmeye çalışıyor gibiydi.Melike hızlandı hızlandı tam tavşana yaklaşmışken elindeki havuçları yere düşürdü.
Havuçları toplayıp kafasını kaldırdığında tavşanın rengarenk, kocaman bir çadırdan içeri girdiğini gördü. O da hızla çadıra girdi ama tavşan görünürlerde yoktu. Çok ilginç! Çadırda kimse yoktu. Melike ne yapacağını düşünürken yürümeye başladı ve çıkış kapısını kaybettiğini fark etti. Elinde 9 tane havucu ile çadırın ortasında kalakaldı. Tam korkmaya başlamışken bir bekçi gelip Melike'ye yardım etti ve çıkış kapısına kadar ona yol gösterdi. Melike kapıdan çıkarken bekçiye teşekkür etmek için havuçlarından bir tanesini verdi
Burcu Altunok
Başöğretmen İlkokulu
Melike elinde sekiz tane havuç kaldığını görünce bir an sevindi. Çünkü sihirli sayı sekizdi.Belki giriştekş bekçiye giderse sekiz havuç karşılığında kaçak tavşanın yerini öğrenebilirdi.Heyecanla koştu.Soluk soluğa:bekçi amca al bunları bana tavşanın yerini söyle, dedi.Bekçi ise sakin sakin tavşanın yerini sen bulmalısın,bulabilmen için sana şifreli bir cümle söylüyorum,haydi kulaklarını aç ve beni iyi dinle,dedi.
Git çarpışan arabaya
Say kırmızı arabaları
Acaba sarılardan kaç fazla?
Şifreli cümleyi dinleyen Melike bir an panikledi. Şimdi ne yapacaktı? Çarpışan arabalar neredeydi? Fazla ne demekti? Hızlı hızlı adımlarla parkta dolanmaya başladı. O da ne? Çarpışan arabalar tam da karşısındaydı. Üstelik sevimli pembe bir fil oradan el sallıyordu..
Ayşe Gürsoy
Şehit Hasan Aslan İlkokulu
Melike pembe file doğru yürümeye başladı. Çok heyecanlıydı. Pembe fil Melike'ye çok heyecanlı görünüyorsun. Burada birşey mi arıyorsun diye sordu. Melike başından geçenleri hızlıca anlattı. Pembe Fil bir süre düşündükten sonra Melike'ye şöyle dedi. Haydi o zaman gel çarpışan arabalarda kaç kırmızı kaç sarı var sayalım dedi. Beraber saydılar. 10 kırmızı ve 6 tane sarı araba vardı. Melike kendi kendine sayıları buldum ama kaç fazla olduğunu nasıl bulacağım deyip yanında duran banka oturdu. Pembe fil bunu duyunca
Melikenin yanına oturdu. Nasıl bulacağını anlatmaya başladı. Büyük olan sayıdan küçük olan sayıyı çıkarırsak kaç fazla olduğunu buluruz dedi. Melike bunu duyunca çok sevindi. Ama sevinci kısa sürdü. Bu seferde büyük olan sayıdan küçük olan sayıyı nasıl çıkarırım diye kara kara düşünmeye başladı.
Sait Özaslan
Şehit İsrafil Kargı İlkokulu
Tam o sırada çalan bir zil sesi ile irkildi. Pembe Fil, korkma canım bu zil sadece çarpışan arabaların tur zamanının bittiğini belirtir, dedi. Melike merakla başını kaldırarak peki şimdi ne olacak, diye sordu. Pembe Fil, Şimdi çarpışan arabalardaki çocuklar inecek ve görevliler yeni tur için çarpışan arabaları hazırlayacaklar, dedi. Belki de kırmızı arabaların sarılardan kaç fazla olduğunu bulabilmen için senin için güzel bir fırsat olabilir diye ekledi. Melike'nin kafası karışmaya başlamıştı. Piste baktığında görevlilerin arabaları renklerine göre yan yana sıralamaya başladığını gördü.
Arka sıraya kırmızıları sıraladılar. Tam on taneydiler. Görevliler sıralarken Melike de heyecanla tekrar sayıyordu. Daha sonra kırmızı arabaların önüne sarıları sıralamaya başladı. 1 araba, 2 araba, 3 araba, 4 arabaaaa, 5 arabaa ve evet 6. sarı araba da yerini aldığında bir anda Melike'nin beyninde şimşekler çaktı.
Elif Sungur
Patara İlkokulu
Melike öndeki kırmızı arabaların arkadakilerden daha fazla olduğunu gördü.Dört kırmızı araba açıkta kaldı. O zaman anladı 10 dan 6 çıkarsa 4 kalıyor. Bunu bizzat gördü; çünkü dört kırmızı araba, sarı arabalardan daha fazlaydı. Pembe Filin etrafında dans ederek, şarkı söyleyerek dönmeye başladı.
lay lay lay, lay lay lay lay looom
Altı sarı araba, On kırmızı arabadan
Dört araba eksikmiş
lay lay lay l,ay lay lay lay looom
Güler Şahin
Faik Erbağı İlkokulu
Melike tam şarkısını bitirmişti ki, çok tatlı bir müzik duydu. Ona teyzesinin hediye ettiği müzik kutusunu hatırlatan bu müziğin geldiği yöne doğru yürüdü.
Müzik atlı karıncadan geliyordu. Görevli Melike’ye binmek için biraz beklemesi gerektiğini söyledi. Melike beklerken atlı karıncanın üzerine binilen oyuncaklarını saymaya başladı.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz dokuz, on.
Tam on tane dönen oyuncak vardı. Bunların üstünde eğlenen çocukların ne kadar şanslı olduğunu düşündü.
Sıra birazdan bana gelecek, ben de çok eğleneceğim diye düşünürken çocukların sayısını merak etti. Tek tek saydı ve atlı karıncada eğlenen 8 kişi olduğunu gördü. Zihninde hemen şu soru oluştu: Atlı karıncada 10 tane oyuncak var. 8 tane de çocuk var. kaç çocuk daha binerse oyuncak sayısı ve çocuk sayısı eşit olur? Melike hemen parmaklarıyla 8’in üstüne saymaya başladı: Dokuz, on Buldum! İki kişi daha binerse eşit olur! Diye kendi kendine konuşurken atlı karıncanın durduğunu gördü.
Zeliha Tuzcu
Cumhuriyet İlkokulu
Atlı karınca durunca sıra Melike'ye gelmişti. Melike büyük bir heyecanla atlı karıncaya bindi. Daha sonra fark etti ki atlı karıncaya ikişer kişi biniliyormuş. “Acaba kaç kişi binebilir bu atlı karıncaya?” diye düşünmeye başladı. Toplam 10 tane at var her birine iki kişi bindiğini düşünürsek 2,4,6.......20 Buldum! 20 kişi binebilir. Öğretmenim bunun kısa yolunu öğretmişti bize 2 kere 10, 20 eder. Yaşasın matematik!!!
Melike kısa yoldan da sonucu bulabileceğini öğrendi. Bir defa daha atlı karıncaya binen Melike bu sefer parkta tanıştığı Melis ile bindi ve çok eğlendi.
Sevinç Kirişçi Akçay
Kozluca İlkokulu
Melike ve Melis atlı karıncada eğlendikten sonra çarpışan arabaları gördü. Melis ile birlikte çarpışan arabaların olduğu alana gittiler.
Melike çarpışan arabaların kaç tane olduğunu merak etti. Melis 9 tane dedi. her çarpışan arabaya 2 kişi biniyordu. Melike Melis'e peki toplam kaç kişi var diye sordu. Melis bu soruya cevap veremedi. Melike Melis'e sarıldı ikişer sayarak bulabileceğini söyledi. Birlikte ikişer sayıp çarpışan arabaya binen kişi sayısının 18 olduğunu buldular. Çarpışan arabaya binme sırası onlara gelmişti. Jetonlarını görevliye verip çarpışan arabaya bindiler.
Esra Keskin
Koç İlkokulu
Melike ve Melis tekrar çarpışan araba oyun alanına girdiler. Alanda 10 araba vardı ve hepsi boştu. Melike Melis’e;
-2 kişi eğlenceli olmaz, bir kaç kişi daha çağıralım, dedi. Melis heyecan içinde;
-Evet, evet bir kaç kişi daha olsa daha çok eğleniriz, dedi.
-Arkadaşlar çarpışan arabalara binmek ister misiniz? Diye seslendi. Melike’nin sesini duyan olmadı. Melike Melis’e dönüp;
-Sen de benimle birlikte seslen, ikimiz birden daha çok ses çıkarabiliriz. 2, 1’den daha büyük bir rakam dedi ve ikisi birden seslenmeye başladılar.
Yanlarına beş kişi gelmişti bile. Melike, Melis'e toplam kaç kişi olduk sayabilir misin? dedi. Melike sevinç içinde; tabiki sayarım, dedi ve parmaklarıyla 5’ in üstüne saymaya başladı.
Altıııı, yediiiii. 7 kişi olduk dedi. Bu kez Melis Melike’ye;
-Peki kaç araba boş kalacak? Biz 7 kişiyiz ve 10 araba var, dedi. Melike hemen parmaklarıyla her bir kişiyi bir arabaya eşleştirdi ve boş kalan araba sayısına ulaştı. 3 araba boş kalmıştı. Çocuklar görevlinin seslenmesiyle arabalara koşuşturdular.
Sevim Anaçoğlu
Yavuz Köy İlkokulu
Arabaya tek kişi bineceğini düşünen Melike görevlinin her arabaya iki kişi binsin uyarısıyla irkildi. Melike Melis'le kırmızı arabaya bindi. Melike ikişer saymayı biliyordu.
2.4.6.8 durdu.7 kişiydiler bir çocuk arabada yalnız kalmıştı. Şimdi arabalar çalışmayacakmıydı? Oda ne tavşan geldi birden 7.çocuğun yanına oturdu. Şimdi 8 olmuşlardı. Melike etrafına baktı. Dört araba vardı ve her arabada iki kişi.
Dört tane iki sekiz eder. 4x2=8 .
Arabalar çalışmaya başlayınca sarı arabadaki tavşan:
- Biz biz arabacıyız gelene gidene çarparız
diyerek Melikelere çarptı.
Melis :
-Çarpanlar çarpıştı, diyerek gülmeye başladı.
Melikenin aklına ''iki kişi kırmızı arabada iki kişi sarı arabada bunlar çarpışınca ne olur ?''sorusu geldi. iki çarpı iki dört 2x2=4 olur ve pistin içinde hareketsiz kalırlar.Ha ha ha ...
Mutlu Erten
Şamlı Şehit Mustafa Adışen İlkokulu
Melike, 6 arkadaşı ve birde tavşan 8 kişi çarpışan arabalarda çarpışarak eğlendiler. Sarı arabadaki tavşan ve kırmızı arabadaki Melike ve arkadaşı en çok çarpışan oldular. Jetonun süresi bitti ve arabalar durdu. İkişer ikişer arabalardan indiler. Etraflarına bakındılar, ilerideki gondoldan heyecan, korku ve sevinçle karışık çığlık sesleri geliyordu. Melike gondola binmek için görevliye yaklaştı. Görevli gondol 18 kişilik, 18 kişiyi tamamlamadan çalıştıramam, dedi. Çarpışan arabalardan inen grup 8 kişiydi. Kaç kişi daha bulmalıyım diye düşündü Melike. 18 den geriye doğru parmaklarıyla saymaya başladı. 18,17,16,15...orada takıldı.
Başka bir yöntemi var mı acaba? Melis 8'den 18 e kadar sayalım onu daha kolay yapabiliriz dedi sevinçle. İkisi birden 8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18 diye parmaklarıyla saydılar.Tam 10 kişi bulmaları gerekiyordu.Etraflarına bakındılar. İleride kare şeklinde bir kum havuzunda oynayan çocukları gördüler. Ama onlar gondola binmek için çok küçüklerdi. Oyun parkının sağ köşesinde daire şeklinde bir süs havuzu vardı. Havuzun etrafında merakla havuzun içine bakan gençleri gördüler. Melike ve Melis merakla, havuzda ne olduğuna bakmak için o tarafa yöneldiler.
Zeynep Tektaş
Ticaret Odası İlkokulu
Havuzun içinde sarı renkte birçok ördek yüzüyordu. Melis ördekleri 3'er 3'er saydı ve havuzun içinde 12 ördeğin olduğunu gördüler.Ördekler sıralarını bozmadan aynı hızla havuzun içinde yüzüyorlardı ve çok tatlılardı.Melis ve Melike havuzun kenarındaki gençlere: -Gondola binmek için 10 kişiye ihtiyacımız var,dediler.Gençlerden biri olan Güney 2'şer 2'şer arkadaşlarını saydı ve 6 kişi olduklarını söyledi ama yine de bizi alın geriye kalan 4 kişiyi lunaparktaki diğer çocuklardan rica ederiz ve gondola hep birlikte binebiliriz dedi.Hep birlikte yeni arkadaşlar aramaya başladılar.
Meliha Ayyıldız
Veli Yavuz İlkokulu
Çocuklar eksik olan 4 kişiyi bulmak için arama yaparlarken lunaparka gelen 6 çocuk gördüler. Onlara ise sadece 4 kişi lazımdı. Melike Melis'e, 4 kişi bize katılırsa geriye kaç kişi kalır? diye sordu. Melis, "Bunda bilemeyecek ne var,6'dan geriye doğru 4 defa sayarsam 2 kişi kaldığını bulurum." dedi.
Melike: Çok güzel Melis matematik senin için çocuk oyuncağı dedi.Birlikte gülüştüler ve parka gelen çocukların yanlarına gittiler. Melis çocuklara,arkadaşlar gondola binmek için 4 kişiye ihtiyacımız var, acaba aranızdan 4 kişi bizimle gondola binebilir mi? diye sordu. Aralarından yaşça büyük olan bir çocuk size katılırız ancak size soracağım soruyu bilmeniz şartıyla dedi.
Asuman Baltürk
Kemaliye Adnan Demirtürk İlkokulu
Gondolda 3 sıra oturma yeri var. Her sırada 2 kişilik yer olduğuna göre, gondol kaç kişiliktir, diye sordu. En büyük çocuk 3 er 3 er saydı ve 6 kişiliktir cevabını verdi. Beraberce gondolda eğlendiler. Melis ve Melike daha sonra lunaparkta gezmeye başladıklar. Uzaktan kaynamış mısır kokuları geliyordu. Oraya yöneldiler. Mısırın tanesi 2.5 TL idi ve 2 tane alacaklardı. İkisi de buçuklu toplamayı bilmiyorlardı.
Aytaç Koç
Şehit Serhat Genç İlkokulu
Bir anda telaşa kapıldılar. Melike, Melis hadi gel en iyisi Mısırcı Amcaya soralım. O bize yardımcı olur diyerek merakla sıraya girdiler.. Ön sıradaki çocuklarda mısırları aldıktan sonra sıra Melike Mısırcı Amca'ya tane mısır almak istediklerini söyledi. Mısırcı en güzel mısırını özenle hazırlayıp verdi. Melike: "4 liradan biraz daha fazla vereceğim değilmi?" diye sordu. Mısırcı Amca: “Bir tane mısır 2 lira 50 kuruş. Siz iki mısır aldınız, yani 2 tane, 2 lira 50 kuruş vermeniz gerek.” dedi gülümseyerek. Cebinden madeni paraları çıkartarak anlatmaya devam etti. “2 tane 2 lira, 4 lira eder. Peki kalan 2 tane 50 kuruş kaç lira eder biliyor musunuz?” dedi.
Kevser Manici
Hacı Ali Osman Gül İlkokulu
Melis paraları bildiği için “1 lira eder” dedi. Mısırcı amca “4 liraya 1 lira eklersek kaç lira olur?” sorusunu sordu. Melike “5 lira” cevabını verdi. Mısırcı amca “aferin çocuklar size” dedi. Melike ve Melis mutlu bir şekilde mısırlarını yiyerek oradan ayrıldılar. Melike bir anda derinlerden bir ses duydu. “Kızım hadi kalk artık. Uyanman gerekiyor.”
Melike gözlerini açıp başucunda annesini görünce yaşadıklarının hepsinin bir rüya olduğunu anladı. Üzüntülü bir şekilde dudaklarını bükerek “Günaydın anneciğim” dedi. Rüyasında olup bitenleri annesine teker teker anlattıktan sonra elini yüzünü yıkamaya gitti. Kahvaltıda üçgen şeklinde peynirler gördü. Annesine "Anneciğim bu peynir daha önce okulda öğrendiğimiz üçgene ne kadar da çok benziyor." dedi. Annesi de "Neymiş bakayım bu üçgen?" diye bir soru sordu.
Ahmet Gürbüz
Şirinevler İlkokulu
Melike annesinin sorduğu cevaba 3 kenarı olan düz(doğrusal) çizgilerden oluşan ve kapalı olan şekildir diye cevap verdi. Bu ucgenleri yan yana koyunca öğrendiğimiz kare ya da dikdortgene benzedi. Ne kadar eğlenceli peynir almışsınız. Yumurtami daire şeklinde dilimlemissin biz bu konuyu da öğrendik. La la laa hem sağlıklı beslenip karnımı doyuruyorum hem de matematikte öğrendiğim konuları görerek tekrar ediyorum Demek ki günlük hayatta matematik her an karşımıza cikabilirmis.Kim demiş matematik dersi sıkıcı olur diye ben çok eğleniyorum. Acaba lunaparkta da matematik ile ilgili kavramlarla karşılaşır mıyım diye düşünmeye başladı.
Dilara Çıkı
Ulalar Ortaokulu
Sadece lunaparkta değil ki hayatımızın her anında matematik olduğunu fark etti. Bir gözlük hayal etti " Matematik Gözlüğü". Gözlüğü taktığımızda çevremizde bulunan bütün nesnelere matematiksel bakabilmeyi düşündü. Okul kıyafetlerini giymek için odasına gittiğinde dedesinin uyumadan önce hikaye okurken odada unuttuğu gözlük dikkatini çekti. Gözlüğü aldı ve taktığında baktığı her yerde matematiği düşündü.
Odasındaki eşyalardan yatağının dikdörtgen olduğunu, lambanın daire olduğunu, masasının üzerindeki paraları gördü, oyuncaklarının kaç tane olduğunu bilmek için saymayı öğrenmesi gerektiğini fark etti. Hayaller içinde hazırlanırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedi, okul servisinin sesiyle irkildi. Gözlüğünü çıkardı ve hızlıca hazırlanarak servisine bindi.
Dilek Dalkılıç
Ali Güneri Ortaokulu
Hala gördüğü rüyanın etkisinde olan Melike servisten etrafını izlemeye başladı. Gerçekten gördüğü birçok şekil matematik kitabındaki şekilleri anımsatıyordu. Geçen ders öğretmeninin gösterdiği kitaplığı hatırladı. 'Çocuklar bakın prizma örneği.' demişti öğretmeni. benziyordu yani bunlar da mı prizmaydı? Matematik her yerde her şeyin içindeydi. Hem hayatı kolaylaştırıyor hem hayata sanat sunuyordu. Öyleyse matematiği iyi öğrenmeliydi. Yine kafası rüyasına takıldı. Bir lunaparkta matematik öğreniyordu, ne kadar da keyifliydi. Anlaşılan matematiği öğrenirken eğlenmenin yollarını bulmalıydı. Melike bunları düşünürken okula geldiğini fark etmemişti bile.
Okul bahçesinde öğretmenini gördü. Tabi ya rüyasını öğretmeni ve arkadaşlarıyla paylaşmalıydı. Ders zili çaldı, herkes sınıflara koşturuyordu. Melike sırasına oturdu, öğretmeni gelmişti. Heyecanla öğretmeninden söz istedi ve başladı konuşmaya. Rüyasındaki lunaparkı, oyunları, sayıları, işlemleri anlatıyordu. Melike anlattıkça arkadaşları ilgiyle dinliyordu. Sanki herkes lunaparkta oyunlar oynuyordu. Öğrencilerin ilgisini gören öğretmenleri 'Artık matematik dersini oyunlarla işlemeye ne dersiniz?' diye sordu. Bütün sınıf 'YAŞASIN' diye çığlıklar atıyordu.
Emine Sakin Eker
Kocavilayet Ortaokulu


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $16.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $16.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!