KATILIMCI YAZARLAR / PARTICIPANT WRITERS
1-ZennubeESEN, Adnan Menderes İHO - Ankara /TURKEY
1.Chapter( Ayşegül, Zeyneb,Sudenaz) 2.Chapter( Kübra, Hatice, Şevval)
3.Chapter(Zeynep begüm, Gülistan ) 4.Chapter(Elif Tuana,Büşra)
2-Kübra Erdoğan, Akdilek Sebahattin Yıldız Ortaokulu - Ağrı/ TURKEY
1.Chapter( Sahra , Melek) 2.Chapter( Gamze, Mehmet Emin)
3.Chapter(Töre, Sami, Canan) 4.Chapter(İlknur, Yasemin, Berfin)
3-Selma HARMAN,Adnan Menderes İHO - Ankara / TURKEY
1.Chapter( Eslem,Ayşenur,Meryem) 2.Chapter (Tusem,Nur, İremsu,)
3.Chapter(Nesibe,Hatice, Şevval) 4.Chapter( Feyza, Şevval)

4-Badirnisa Quliyeva, ş. 102 okul, Baku / AZERBAIJAN
1.Chapter(Aydan, Ayla, Aylin) 2.Chapter(Peri, Ayan, Medina)
3.Chapter(Nazlı, Eyyub) 4.Chapter(Duyğu,Xadice, Emine).
5-Nijer Yonca Albayrak 80. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu İstanbul/TURKEY
1.Chapter (Emir,Elif) 2.Chapter (Ahmet, Erkan Efe)
3.Chapter (Seyithan,Sude) 4.Chapter (Nisa,Ahmet Berat)
6. Merve Eda Yıldıran - Atatürk Ortaokulu, Tekirda ğ/ TURKEY
1.Bölüm ( Berk, Esmanur, Günce) 2.Bölüm ( Aykut, Yusuf, Alperen)
3. Bölüm (Elifnaz, Evrim) 4.Bölüm (Deryanaz, Recep)
7-Fatma Kaplan 'Mimar Sinan Anatolian High School,İstanbul / TURKEY
1.Chapter(Yahya,İlker) 2.Chapter(Harun,Taha)
3.Chapter(Ali Kerem,Mustafa) 4.Chapter(Furkan,Burak)
8- Abdullah KAZANCI - Bursa Anadolu Kız Lisesi - Bursa / TURKEY
1.Chapter ( Gamze - Ceydanur ) 2.Chapter( Ceylin - Esin )
3.Chapter ( Elif İnci - Esra ) 4.Chapter ( Irmak - Gamze )
9.Khanim Qaşımova,220 school-lyseum, Baku / AZERBAIJAN
1.Chaprer (Nazil,Ali) 2.Chaprer (Nazile,Jal)
3 Chaprer (Nazile,Ali) 4.Chaprer (Nazile)
10- Yasemin ÇOBAN - Bursa Anadolu Kız Lisesi ,Bursa / TURKIYE
1.Bölüm ( İclal Havva - Elif Nur ) 2.Bölüm ( Öykü - Nehir )
3.Bölüm ( Esma - Elif ) 4.Bölüm ( Beyza - Ayşenur )
11. Çağlar AKSOY - Çavuşlu Ortaokulu, Trabzon / TURKEY
1.Chapter (Aysima, Efnan) 2.Chapter (Havva, Keremcan)
3 Chapter (Kübra, Mertcan) 4.Chapter (Yunus, Zeynep)
12-Danijela Kužet, Elementary School”Mića Stojković”,Belgrade/ SERBİA
Mladen Mijailović
13-Ivanka Tomić, Pavao Belas Elementary School, Brdovec / CROATİA
1.Chapter ( Ana, Lana) 2.Chapter ( Emma, Ines, Mia)
3.Chapter (Lana, Mate ) 4.Chapter (Ada, Dunja)
14- Dana Muntean, “Ion Creangă” Secondary School, Cluj-Napoca/ ROMANİA
1.Chapter (Şerban, Alexandra, ) 2.Chapter (Larisa, Cristiana, Şerban, )
3.Chapter (Anamaria, Dana) 4.Chapter (Raluca, Dana)
1.BÖLÜM;
Sinema gezileri




Bir varmış bir yokmuş. Evvel zamanlarda bir Sincap yaşarmış. Bu sincap gezmeyi ve öğrenmeyi çok severmiş. Bu yüzden arkadaşları ona GEZGİN SİNCAP derlermiş.
Gezgin Sincap gezintiye çıktığı bir gün caddelerde GÖBEKLİTEPE sineması reklamlarını görmüş ve çok merak etmiş.Ankara Pursaklar Adnan Menderes İHO öğrencilerinin sinemaya gideceği haberini almış ve okulun bahçesinde beklemeye başlamış. Otobüs gelmiş ve öğrencilerle o da otobüse binmiş.Çok merak ettiği bu sinemayı izleyeceği için çok heyecanlıymış.Sinemada Rafadan Tayfa ekibinin Şanlıurfa şehrinde Göbekli Tepe'de yaşadıkları gizemli maceralarını izlemiş. Sinema bitince, sinemanın parkında kızlarla eğlenmiş. Akşam evine döner dönmez Göbeklitepe Sineması’nı arkadaşlarına anlatmaya başlamış. ( ADNAN MENDERES İHO, ZENNUBE ESEN)


Arkadaşları büyük bir keyifle dinlemişler onu ve bir sonraki gezi izlenimlerini anlatacağı günü merakla beklemeye başlamışlar. Gezgin Sincab’ın Ağrı’nın Patnos ilçesine yolu düşmüş. Akdilek Sebahattin Yıldız Ortaokulu öğrencilerinin Patnos’ta sinema olmadığı için Charlie'nin Çikolata Fabrikası filmini izleyeceklerini duymuş. Film izlemeye doyamayan Gezgin Sincap yola koyulmuş. Okula vardığında filmin posterlerinin asılı olduğu kapının önünde sırada bekleyen öğrencilerle karşılaşmış. Oradaki öğrencilerle tanışıp arkadaş olan Gezgin Sincap film başlayana kadar onlarla konuşmuş, heyecanlarını paylaşmış. İlknur; - "Sincap okulumuza hoş geldin film izleyeceğim için çok heyecanlıyım, hadi biletlerimizi ve mısırlarımızı alıp yerimize geçelim", demiş.Filmde dünyaca ünlü çikolata fabrikasının sahibi Willy Wonka çikolatalarının içine beş tane altın bilet yerleştirip dünyanın dört bir yanına gönderiyormuş. Bu altın biletlerle beş tane çocuğa fabrikasının kapılarını açıyor ve gezinin sonuna kalan kişiyi harika bir ödül bekliyormuş. Gamze, Gezgin Sincap’a dönüp:-“Her şey sinemadakinin aynısı olmasa da sinema ortamı gibi değil miydi?" demiş. Gezgin Sincap filmi çok beğenmiş böyle samimi bir sinema ortamı için de hepsine teşekkür etmiş ve evinin yolunu tutmuş. Evine gelince izlediği filmi arkadaşlarına da anlatmış. (AKDİLEK SEBAHATTİN YILDIZ O.O.)


Gezgin sincabın anlattıklarını arkadaşları heyecanla dinlemiş. Gezgin Sincap'ın en yakın arkadaşı Sevimli Tavşan;
- Arkadaşım, ben de otobüsün arkasına asılmış '' Eltilerin Savaşı'' sinema reklamını gördüm, peki onu izledin mi? diye arkadaşına sormuş.
Gezgin Sincap arkadaşına, “merak etme bir yolunu bulur, ben o sinemayı da izlerim” demiş.
Günlerden birgün; Adnan Menderes İHO nun bahçesinde otururken 6/B sınıfının ELTİLERİN SAVAŞI filmine gideceğini duymuş ve çok heyecanlanmış. Hemen onlarla otobüse atlamış. Yolculuk çok keyifliymiş, 6/B sınıfı öğrencileri yol boyunca şarkılar, türküler, ilahiler söyleyerek çok eğlenmişler. Gezgin Sincap da şarkı ve türkülerde onlara eşlik etmiş. Filmin başlamasına daha uzun zaman olduğu için öğrenciler önce bir restoranta gitmişler.. Gezgin Sincap Türk Mutfağına ait Lahmacun ve İskenderi öğrencilerin iştahla yediğini görmüş. Ayrıca öğrenciler arasındaki paylaşım ve yardımlaşma Gezgin Sincap’ın çok hoşuna gitmiş.





Film saati yaklaşırken herkes çok heyecanlanmış, hemen mısır almaya koşmuşlar, sonra sinemaya girip yerlerini almışlar. “ELTİLERİN SAVAŞI FİLMİ” türk kültüründe eltiler arasındaki tatlı rekabeti konu alan bir komedi filmiymiş. 6/B sınıfı öğrencileri filme çok gülmüşler ve film boyunca çok eğlenmişler.Film bittiğinde tekrar servislerine binerek okulun yolunu tutmuşlar. Okul bahçesinde servisten inen Gezgin Sincap hemen arkadaşlarını bulup ELTİLERİN SAVAŞI filmini anlatmaya başlamış.Sevimli Tavşan ona teşekkür etmiş. (ADNAN MENDERES İHO)
Gezgin Sincap adı üstünde gezmelere doyamıyormuş. Gezdiği gördüğü yerler hayata farklı gözlerle bakmasına neden oluyormuş. En çok da arkadaşları ile beraber gezmeyi çok seviyormuş. Bu sefer İstanbul Silivri 80. Yıl Ortaokulu’nda okuyan arkadaşları ile İstanbul’da düzenlenen Teknofest gezisine katılmak için yola çıkmış. Teknofest’in düzenlendiği alana girince muhteşem bir organizasyonla karşılaşmış. Birçok etkinliği izleme fırsatı bulmuşlar. Harika uçak gösterileri, Robotik yarışmaları... Teknolojik gelişmeler onu çok heyecanlandırmış. Eve dönüp bir an önce ailesine gördüklerini anlatmak için sabırsızlanıyormuş.
( 80. YIL CUMHURİYET ORTAOKULU)

Gezgin Sincab arkadaşlarına filmi anlattığı için çok memnunmuş.Bir pazar günü Gezgin Sincab yolda yürürken Ayla ile Aylinin sinemaya gitmek istediklerini duymuş.Gezgin Sincab Aylaya baktı ve hangi filme gideceklerini sormuş.O da “Görümce” filmine gideceklerini ve isterse onlara eşlik edebileceğini söylemiş. Film görümce ve gelin arasında olan komik atışmalardan bahs ediyormuş. Bu komedi filmi Gezgin Sincabı çok eğlendirmiş. Sinema bittikden sonra Gezgin Sincab kızlara teşekkür ederek yoluna davam etmiş, gördüklerini arkadaşlarına anlatmaya gitmiştir. Arkadaşları onu görünce sevinmişler. Yeni bir macera dinledikten sonra teşekkür ederek evlerine gitmişler. ( BAKI Ş. OKUL 102 – AZERBAYCAN, BADİRNİSA QULİYEVA )

Gezgin Sincapla tanışmayı çok isteyen Atatürk Ortaokulu öğrencileri onu Tekirdağ'a, okullarına sinema gününe davet etmişler. Gezgin Sincap seve seve kabul etmiş. Daha önce Tekirdağ'a da hiç gitmediği için merak ediyormuş. Yaşadıkları ilçede sinema olmadığı için okulda sinema günleri yapılıyormuş. Bu hafta Alaaddin adlı filmi izleyeceklermiş. Herkes okulun konferans salonunda filmi izlemek için toplanmışlar. Gezgin Sincap'a bu filmin Alaaddin'in sihirli lambası masalından uyarlandığını söylemişler. Alaaddin'in, sihirli bir lamba sayesinde sevdiği kıza ulaşmaya çalışırken, kendisini zorlu bir maceranın içinde bulan bir gencin hikayesi anlatılıyormuş. Sihirli bir lambayı ovmasıyla hayatı değişen Alaaddin'in şimdi çılgın ve şekilden şekile giren bir cini varmış. Gezgin Sincap ve öğrenciler bu fantastik ve macera dolu filmi izlerken çok eğlenmişler. Herkesin hayal dünyasının ne kadar farklı olduğunu, hayal dünyasına sahip olmanın hayatı güzelleştirdiğine fark etmişler. Gezgin Sincap öğrencilere veda edip başka bir maceranın yolunu tutmuş. (ATATÜRK ORTAOKULU )


Gezgin Sincap Tekirdağ’dan geçerken İstanbul’a gitmeye karar vermiş. Son zamanlarda Oscar alan The Parasite filminin konuşulduğunu duyunca filme gitmek istemiş. Parazit, Cannes'da Altın Palmiye kazanan ilk Güney Kore filmi oldu, altı dalda Oscar'a aday gösterildi. Ve sonunda Oscar kazanan ilk Koreli film olma başarısıyla da dünyada yankı uyandırdı. Cümlelerini okumuş afişlerde. Bizim Sincap bundan etkilenmiş olacak ki hemen sinemaya gitmiş. Bilet alırken bu kez sinema önünde Mimar Sinan A.İ.H.L öğrencileri ve öğretmeni ile bilet sırasında tanışmış. Bilet alıp, filme beraber girmişler. Film o kadar heyecanlıymış ki kimse gözünü filmden alamamış. Sonunu da kimse tahmin edemeyince daha da heyecanlı bir hal almış. Güney Koreli yönetmen ve senarist Bong Joon-ho'nun Parazit filmi, Güney Kore'nin başkenti Seul'de küçük ve karanlık bir bodrum katında yaşayan fakir bir aile ile göz alıcı bir evde yaşayan zengin bir ailenin hikayelerini anlatıyor. Arada öğrencilerle yorumlar yapan Gezgin Sincap iyi ki yollarımız kesişti demiş. ( MİMAR SİNAN A.İ.H.L)

Gezgin Sincap; Gittiği her ağaç kabuğunu film sinemasındaki koltuklardan biri olarak düşünüp saatlerce ağacın bomboş iç duvarlarını seyredebilir hale gelebilen özel (!) bir Sincap olmaya başladığını görebilecek miymiş?
Sincap birden olduğu yerde sendelemiş. Önünde bir bulaşık önlüğü, elinde kepçe, evin gelinine – annesine dönüşüvermiş halde bulmuş kendini... Masa etrafında yemek yemek üzere doluşmuş kendine şaşkınlıkla bakan Kız Lisesi öğrencileri de onun yaramaz çocukları! Okul binası büyük köşk, Zennube hanım da köşkteki hanımağa imiş. Abdullah Hoca Bahçıvan, Nijer hoca da çocukların piyano hocası imiş. Merve Eda, Yasemin, Selma da eltiler tabii ki.
Tüm bu olanların Kız Lisesi köşkündeki eltiler, taşan süt görevlisi bahçıvan Abdullah hoca, yemek isteriz diye bağıran çocuklar ve kucağındaki bebeğin hepsinin bir rüya olduğunu anlamış. ( BURSA ANADOLU KIZ LİSESİ BAKL )
Gezgin Sincap sinemaya gitmek için hazırmış. O gün " Köstebekgiller- Perili orman " filmine gitmiş. (Filmdeki Pelin şirin bir kız çocuğudur. Bir şeyler öğrenmeye çok meraklıdır. Özellikle hayvanlar ve onların gizemli yaşamlarını öğrenmek için sürekli kitaplar okur, internet üzerinden çeşitli bilgiler edinir. Köstebekgiller, Dede köstebek, Baba köstebek, Anne köstebek, Boyo, Süslü ve Bebi’den oluşan sevimli bir ailedir. Caner, Pelin onları hep koruyor tabii. Gezgin Sincap filmin hepsini anlatmasin bence, herkes sinemaya gitmeli. Çünki gezmek kendimizi güzel hissettirir. (AZERBAİJAN, BAKÜ, 220 SCHOOL-LYSEUM )


Gezgin Sincap sabah erkenden kalktı. Güzel bir kahvaltı etti. O gün arkadaaşlarıyla sinemaya gideceklerdi. Heykel’de buluşup Kent Meydanı’na kadar yürüdüler. Alışveriş merkezine geldiklerinde öğrenciler ‘Kral Şakir Korsanlar Diyarı’ filmini izlemeye karar verdi. Gezgin Sincap ile arkadaşları “Eltilerin Savaşı”nı izlemek için biletlerini aldılar. Film, Sultan ve Gizem adındaki iki eltinin aralarındaki tatlı çekişmeyi konu alıyordu. Birbirlerini adeta yarışan iki rakip gibi gören eltiler kendilerini eğlenceli bir savaşın içinde bulmuşlardı. İki kardeş olan Selim ve Fatih’in de onlardan etkilenerek bu rekabet rüzgarına katılmasıyla işlerin gittikçe çığırından çıkmasıyla devam eden film boyunca çok güldüler. Çok güzel bir gün geçirmişlerdi. Dönüşte, yol boyunca izledikleri film üzerine ve bir dahaki sefere hangi filmleri seyredebilecekleriyle ilgili konuşarak konuşarak yürüdüler. ( BURSA ANADOLU KIZ LİSESİ )


Gezgin Sincap bu seferde rotasını Karadenize çevirmiş. Bir bahar vakti insanlara ve canlılara huzur veren yeşilliklere boğulmuş Çavuşlu Ortaokulu'ndaki minik arkadaşlarına konuk olmuş. Hoş sohbetler ederken köşe bucak gezip gördüğü yerleri ve izleyip beğendiği sinema filmlerini minik arkadaşlarına anlatınca onlarda heveslenmişler konusu açılmışken hemen okulun projeksiyon ve beyaz perdesini kurup sanal aleme animasyon film kahramanı "Kungfu Panda" yı izlemeye koyulmuşlar. Kahkahalar havada uçuşurken Gezgin Sincap durun demiş sinema molası 15 dakika; hiç patlamış mısırsız sinema mı olur demiş.Yanında getirdiği valizinden bir paket kapıp doğruca mutfağa yönelmiş minik arkadaşlarını da yanına alarak. Şefliğini konuşturan Gezgin Sincap hazırladığı leziz mısırları arkadaşlarına dağıtıp kahkahalarla kaldıkları yerden, güzel mesajlar veren animasyon filmlerini izlemeye devam etmişler. Arkadaşlığın, gezmenin ve yeni bilgiler edinmenin verdiği mutlulukla,gezilerini ve arkadaşlarıyla izlediği filmleri düşlerken uyuyakalmış, uyandığında yeni maceralara atılacağını ümit ederek ve şükrederek. (ÇAVUŞLU ORTAOKULU)


Gezgin Sincap bir okul sineması olduğunu duydu bu yüzden film izlemeye gitti. Orada tarih grubundan birçok çocuk vardı ve onlar Yunan mitolojisiyle ilgili animasyon resimlerini görmeye gittiler. Çok fazla mitolojik hikaye gördüler ve çok sevdiler. Sincap oturdu ve Troja Savaşı, Jason and Argonauts , Odyssey, Hercules, Theseus ve Minotaur hakkında yeni şeyler öğrendi. Böylece geçmişteki kahramanlar ve insan doğası hakkında çok fazla şey keşfetti.Öğrenciler tarihteki kahramanlarla ilgili çok fazla resim yaptı ve Sincap onların çalışmalarını beğendi fakat yeni maceralar için devam etti.(Elementary School”Mića Stojković”)
Gezgin Sincap Pavao Belas Ortaokulu 5.sınıf öğrencilerini gezisine davet etmeye karar verdi. O büyük bir hayvansever olan ‘Dr. Dolittle’ filmini izlemeyi önerdi. Sincap öğrencilerle çok eğlenip fimle ilgili eğlenceli yorumlar yaptılar.
Dr. Dolittle ve hayvan arkadaşları İngiltere kraliçesini kurtaracak tedaviyi bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Sincap Dr. Dolittle’ ın macerasında onunla olmadığı için biraz üzgündür.
‘Bizim maceramız daha iyi’ der Martha Gezgin Sincaba.
Öğrenciler Gezgin Sincap’ın hayvan dostlarıyla gezileri hakkında bir hikaye yazarlar.Sincap mutludur ve bir ay sonra da onlarla seyahat etmeye söz verir. (OŠ “Pavao Belas”)


O sabah Sincap erkenden uyandı.. Romanya'daki Cluj şehrine seyahat etmek için hazırlandı.. O her zaman Transilvanyayı sevmişti. Romanyanın bu bölümü inanılmaz ormanlara sahip olup onun birçok sincap arkadaşı orada yaşamaktadır bu yüzden onlara çok fazla hediye kuru yemiş hazırlamak zorundaydı.
Ayrıca ‘Ion Creanga’ okulundan 5/B sınıfındaki öğrenci arkadaşlarını ziyaret edeceği için çok heyecanlıydı.Bu arkadaşları çok sevimli, arkadaş canlısı, zeki ve eğlencelilerdi. Onlar Sincabı sinemaya davet etttiler. Yine de bu TIFF(Transilvania International Film Festival) yani Uluslararası Transilvanya film Festivali olmayacaktı ama ‘VIVO’ alışveriş merkezindeki çoklu sinema salonunda bir gün her zaman eğlencelidir. Patlamış mısırlar, tatlılar ,şık sandalyeler ,gözlükler ve koltuklar. Birden Sincabın telefonu titrer. Clujdaki Cristiana ve Ema’dan bir mesaj: Sevgili Sincap maalesef alışveriş merkezindeki eğlencemizi ertelememiz gerek. Kalabalık yerdeki grup gezileri Koronavirüs salgını yüzünden iptal edildi. Okulumuzdaki sinema gününe katılmak ister misin? Bunu da beğeneceğine söz veriyoruz. Sincap hemen kararını verdi.Tabiki! Bana güvenin! Arkadaşlar ne için vardır!
Öğlene doğru Sincap Clujdaydı. Hala çok soğuktu, Şubay ayıydı ama şehri sevmişti.
Arkadaşları onu sınıfta bekliyordu. Sevgi, neşe doluydular ve keyifle etrafta geziniyorlardı. Hemen film başladı ve bu herkes için sürpriz oldu. Öğretmen Zeki çocuklar için eski bir film olan ‘Summer Hill’ i hazırlamıştı.Ne özel efektler! Ne havalı oyuncular! Okul hakkında bir film! Gerçekten mi!
Öğretmenlerinin haklı olduğunu anlamak beş dakikalarını aldı. Filmi beğendiler. ‘Summer Hill’ çok özel bir okuldu. Kocaman bir bahçesi, sahası ve ormanı vardı.Öğrenciler derse girmeyi reddediyordu.Ama şaşırtıcı bir şekilde giriyorlardı. Neyi öğreneceklerine kendileri karar veriyorlardı.Herhangi bir dil, astroloji,bisiklet sürme, bot yapma Harika konular! Tüm gün ormanda oynayıp üç ev inşa edebilirlerdi. Daha da önemlisi kendi kararlarını vermekle sorumluydular. Ve ne karalardı ama! Hatta Eğitim Bakanlığına karşı bir duruşma kazanmışlardı. En demokratik okuldu ve öğrencileri doktor, mühendis, bilim insanı oldular
Bakın bu inanılmazdı: Aslında bu okul gerçekti,film gerçek olaylardan esinlenmişti. Herkes eve gitmeye ve filmle ilgili daha fazla şey ögrenmeye karar verdi.Sincap muhabir rolünü oynadı. ‘ Peki, Şerban filmde en çok neyi beğendin’ Şerban cevabı zaten biliyordu. ‘En çok okulun eğitim bakanlığına karşı kazandığı duruşma kısmını çok sevdim. Daha çok öğrenciye ulaşma haklarını elde ettikleri ve bakanlığa öğrenciler için en iyinin ne olduğunu öğrettikleri için mutluyum’
‘ Ne filmdi ama’ dedi Sincap! ‘ Teşekkürler 5/B sınıfı! Şimdi gitmem gerek ama yakında geri döneceğim!.‘ Bunu dört gözle bekliyoruz, Sincap’ dediler tüm öğrenciler.(“Ion Creangă” School, Cluj, Romania)


2.BÖLÜM;
Müze gezileri




Artık Şubat ayı bitmiş az da olsa havalar ısınmaya başlamıştı.Gezgin Sincap Anadolu Medeniyetleri müzesi gezisi için havaların ısınmasını bekliyordu şimdi tam zamanıydı.Gezi planlarını yaptı, tüm hazırlıklarını tamamladı ancak hiç olmayacak, kimsenin aklına gelmeyecek bir şey oldu.Tüm dünyayı saran bir virus Türkiye'de de görüldü, tüm geziler seyahatler iptal edildi.Okullar bile uzaktan eğitime geçti.Gezgin Sincap için bu çok zor bir durumdu.O gezmeden öğrenmeden yaşayamazdı.Adnan Menderes İHO okulundan Zeyneb'in evine gitti.Zeynebin Anadolu Medeniyetleri müzesine sanal gezi turu yaptığını görünce heyecanlandı ve hemen onunla izlemeye öğrenmeye başladı. 11.000 yıl önceki çağlardan , günümüze kadar gelen kazı çalışmalarından oluşan eserlerin sergilendiği bu müzeyi hayranlık içinde seyretti.Akşam eve gelince arkadaşlarına gördüklerini anlatmaya başladı. Gezgin Sincap Eski çağlardan kalma eserleri anlatırken arkadaşları da hayallere dalmıştı. (ADNAN MENDERES İHO )
Gezgin Sincap sanal turu çok sevmişti. Peki dünyanın en büyük müzesi neresiydi? Sabah bu düşünceyle yatağından kalkıp hemen Mehmet Emin’in yanına gelen Gezgin Sincap onunla birlikte dünyanın en büyük müzesinin Louvre Müzesi olduğunu araştırıp öğrendi. Louvre Müzesi o kadar büyükmüş ki her esere bir dakika bakacak olsanız bütün eserlere bakmanız 73 gün sürebilirmiş. Dünyaca ünlü Leonarda Da Vinci’nin Mona Lisa tablosunun burda sergilendiğini okuduklarında sanal tura katılmak için sabırsızlanmışlar. Çok heyecanlanan Gezgin Sincap ile Mehmet Emin hemen sanal turdan Louvre Müzesini gezmeye başladılar. Heyecanla birçok yeri gezdiler. Sanat eserlerini hayranlıkla izlediler ama o kadar büyüktü ki her yeri gezemeden akşam oldu ve uykuları geldi. Yine görüşmek üzere vedalaştılar. Gezgin Sincap eve gittiğinde gördüklerini ballandıra ballandıra arkadaşlarına anlattı ve sanat eserlerinin güzelliğini düşünerek uykuya daldı. (Akdilek Sebahattin Yıldız Ortaokulu )
Gezgin Sincap sabah heyecanla uyandı.Çünkü ADNAN MENDERES İHO öğrencisi Nur Bezar ile bugün AYASOFYA müzesini sanal ortamda gezeceklerdi. Önce Nur Bezar ile birlikte internette Ayasofya ile ilgili bilgiler topladılar. Ayasofya’nın Roma imparatorluğu döneminde 532-537 yılları arasında İstanbul’da inşa edildilmiş bir kilise olduğunu öğrendiler.Ayasofya Kutsal Bilgelik anlamına geliyormuş.Ayasofya inşa edildiğinde Mısır Pramitleri dışında dünyanın en büyük binasıymış ve tam 1000 yıl boyunca böyle kalmış.Kubbesi de 1000 yıl boyunca en geniş ve yüksek kubbe olarak kalmış. Daha sonra 1453 yılında Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethedince AYASOFYA’yı camiye çevirmiş.Türkiye Cumhuriyeti Devleti de 1935 yılında da Ayasofya’yı müzeye çevirmiş. Gezgin Sincap bu bilgileri öğrendikten sonra Ayasofya sanal müze gezisine başladı. Ayasoya’nın kubbesine,büyüklüğüne, İsa ve Meryem’i gösteren mozaiklere hayran kaldı. Gezgin Sincap’ın ilgisini çeken şeylerden biri de Osmanlı Döneminde Camiye çevrildikten sonra mozaiklere zarar verilmemesi ,günümüze kadar ulaşan Arapça Allah-Muhammed yazılı levhalar ve eserler karşısında adeta büyülenmiş.

Gezgin Sincap Nur Bezar’a veda ederek Meryemin yanına gitmiş.Meryem o geldiğinde New York’ta bulunan Metropolitan Müzesi’ni gezmeye hazırlanıyormuş.Meryem müzedeki ''Yıldızlı Gece'' adındaki tabloyu çok beğenmiş. Tablo ile ilgili netten bilgi araştırmışlar ve tablonun art izlenimcilik sanatı ile yapıldığını öğrenmişler. Meryem ile Gezgin Sincap o gün 15 müze gezmişler.Meryem o günü hayatı boyunca unutmayacağını söyleyerek Gezgin Sincap’a veda etmiş. Gezgin Sincap yolda giderken dakikalar içinde müzeden müzeye,şehirden şehire, ülkeden ülkeye gidebilmenin çok ilginç v eğlenceli olduğunu düşünüyormuş. (ADNAN MENDERES İHO)
Gezgin Sincab gezmekden hiç yorulmurdu.O Meryemden ayrıldıkdan sonra Perinin yanına gelmiş.Onun da arkadaşları kimi muze seyahetinde olduğunu görmüş.Bu “Oceanografi volencia”muzesi idi.Gezgin Sincab burada deniz hayvanlarını görüb diqqetle izledi.Onların suda hareketlerini izledi.Memnun kalarak Periden ayrıldı.(Bakı ş.102lı okul)
Gezgin Sincap evde kardeşi ile vakit geçirip en sevdiği oyuncakları ile oynuyormuş. Çok güzel vakit geçiriyorlarmış. O anda aklına bir sonraki sanal gezisini Oyuncak Müzesine yapmak gelmiş. Kardeşine bak şimdi daha güzel oyuncakların olduğu bir yere gideceğiz demiş.Bilgisayarın başına geçerek öne İstanbul Oyuncak Müzesinİ sonra da diğer oyuncak müzelerini tek tek gezmişler. İstanbul Oyuncak Müzesinin, 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerinin sergilendiği müze tarihi bir köşkte bulunduğunu öğrendiğinde çok şaşırmış. Ayrıca ‘‘2012 yılının Kasım ayında İstanbul Oyuncak Müzesi tarafından gerçekleştirilen ve dünyada bir ilk olan TOYCO-2012 İstanbul (Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği) buluşması ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilmiştir. Bu sayede İstanbul Oyuncak Müzesi dünyada çocuk ve oyuncak müzeleri birliği kurulması konusunda öncü olmuş, İstanbul’a ‘oyuncak müzelerinin başkenti’ ünvanını kazandırmıştır.’’ Cümlesini okuma yazma bilmeyen kardeşine okuyarak onun da müze ile ilgili anlatılanları öğrenmesini sağlamıştır. Sanal turu çok beğenmişlerdi. Gezgin Sincap ve kardeşi daha sonra tekrar oyuncakları ile oynamaya başladılar. ( 80. YIL CUMHURİYET ORTAOKULU)
Gezgin Sincap ve arkadaşları birlikte Londra’daki National Gallery of Art‘a gitmeyi çok istiyorlardı. Virüs yüzünden dışarı çıkamadıkları için Gezgin Sincap Arkadaşlarını arayıp aynı anda National Gallery of Art’ı gezmeyi teklif etti. Herkes kabul etti ve online müze gezisine başladılar. Öğrendikleri bilgiler şunlardı: Londra’da 1824 yılında kurulmuş olup 2300 parçadan fazla koleksiyona sahip bir müzedir. Müze 13.-20. yüzyıl aralığında birçok tabloya sahiptir. Giriş ücretsizdir. Fotoğraf çekmek (bazı bölümler hariç) yasak değildir ama fotoğraflar kopyalanamaz. Müzede çok önemli ressamların tabloları yer almaktadır; Leonardo da Vinci, Diego Velazquez, Sandro Botticelli, Jan Van Eyk, Hans Holbein,Van Gogh..Gezgin Sincap ve arkadaşları bir çok yeni ressam öğrenip, onların tablolarını inceleme fırsatı buldular.Bunun için kendilerini çok şanslı hissettiler.Gezgin Sincap Van Gogh’un ‘Sunflower’ tablosunu çok beğendi. (Atatürk Ortaokulu)
Gezgin Sincap ve arkadaşları evde çok sıkılınca online müzeleri gezmek isterler .Pinacoteca di Brera Müzesi İtalya’da ki en büyük müzelerden ve malum virüsün vurduğu İtalya'ya gitme imkanları da olamayacağı için çok sevinirler .İtalya’nın Milano kentinde bulunan ve 24 bin metrekarelik alanıyla Milano’nun en büyük sergi alanlarından biri olan Pinacoteca di Brera, içerisinde antik ve modern tarzda İtalyan ressamların eserlerini barındırıyor.Öğrenciler ve Gezgin Sincap eserlere hayranlıkla incelerler. Gün sonunda herkes mutludur. Bakalım Gezgin Sincap ve arkadaşları için bi sonraki durak neresi olacak ? (Mimar Sinan A.İ.H.L.)
Aslında Fatma Kaplan ablasıyla gezdiği müzeleri kundaktayken ziyaret ettiğini babannesi söylemişti. Eve geldi, biraz da Konya’daki müzelere bakayım dedi. Bilgisayarını açtı, http://www.3dmekanlar.com adresinden Mevlana müzesinin bir kaç görüntüsünü seyre daldı. Hatta 3d gözlükle seyredebilme imkanı bile vardı. Ceyda Nur, Ceylin ve Ayşenur ile beraber aldıkları 3d gözlükleri çekmecede ve ağaç kovuğundaki gardırobun en sağındaki bölmeye baktıysa da bulamadı. Olsun, gözlerini şaşı yapıp, görüntüye sabitleyip 3d görüntü algılayabilir, orada geziyormuş gibi hissedebilirdi. Bunu ona Abdullah hoca öğretmişti. Mevlana müzesinde yekpare mermer taştan yapılmış zincirli şamdan ile Nisan tasının hikayelerini anlatan Abdullah hocayı düşündü. Covid-19 tedbirleri sebebiyle bir süredir görüşmemişlerdi. Onu özlediğini farketti. Kovuğun penceresini açtı temiz havayı ciğerlerine doldurdu. Onun gibi bir arkadaş verdiği için Allah’a şükretti.
( Bursa Anadolu Kız Lisesi)
Gezgin sincap bu defa müze gezmek istedi. Hiç boş dururmu?!Biz Azerbeycan Ulusal Sanat Müzesine seyahet etdik. Bura Azerbeycanın en büyük sanat müzesidir ve on yedi binden fazla sergiye ev sahipliği yapmaktadır. 1936'da kurulan müze, adını 1943'ten beri gerçekçi tiyatro ve dekorasyonun yaratıcılarından Rustam Mustafayev'den alıyor. Toplamda müze 17.000'den fazla sergiye ev sahipliği yapıyor. Müzede XVIII, XIX, XX yüzyıl Azerbeycan sanatçılarının eserlerine ek olarak, Orta Çağ'ın farklı dönemlerinden, özellikle de nadir bulunan Azerbeycan halı türlerinden halk sanatının yanı sıra arkeolojik kazılar sırasında elde edilen eşsiz sanat eserleri, ortaçağ kıyafetleri ve ev eşyaları örnekleri de sergiliyor.
Gezgin sincap müze gezisini çok sevdi ve çok güzel bilgiler edindi. Seyahet etmek çok güzel (220 school-lyseum,)
“Bugün ne yapsam acaba?” diye düşündü Gezgin Sincap. İnternette gezinirken Bursa’da gezebileceği müzeler hakkında bir yazı gördü. Ziyaret edebileceği ne kadar çok müze varmış meğer Panaroma 1326, Bursa Arkeoloji Müzesi, Kılıçkalkan Müzesi, Bursa Yaşam Kültürü Müzesi Muradiye Kuran ve El yazmaları Müzesi vb saymakla bitmezdi. İçlerinden birini seçmeye karar verdi. İlk olarak Muradiye Kur’an ve El yazmaları Müzesi’ni ziyaret etmeye karar verdi ve yola çıktı. Müzenin kapısından girer girmez kendini tamamen farklı bir zaman ve mekandaymış gibi hissetmişti. Türkiye’nin en önemli hattatlarından Mahmut Şahin’in müzenin açılışı için hazırladığı dünyanın en büyük hilye-i şerifi girişte onu karşıladı adeta. Farklı zamanlarda yazılmış ve kim bilir kaç müminin samimiyeti ile okunmuş, dualarına yoldaşlık etmiş el yazması Kur’an-ı kerimler, Kabe-i Muazzama’ya ait geçmiş dönemlere ait örtüler, farklı yazı stilleriyle yazılmış hat sanatı örnekleri, tezhip sanatına ait eserler adeta büyüledi Gezgin Sincap’ı.
Müzede gezdikçe yüzyıllardır yaşayan birçok insanın inancıyla şekillenen sanata, bu sanattaki estetiğe hayran kaldı. Saatine bakınca zamanın nasıl geçtiğini farketti ancak. Müzede uzun saatler geçirmişti ama yine de buradan ayrılmak istemiyordu.Bir dahaki sefere yine gelebileceğini düşünerek teselli etti kendini. Her bir harfle, her bir ebru fırçasıyla, her bir hat kalemiyle vücuda gelen ilahi sevgiyi selamlayarak ayrıldı müzeden. (Bursa Anadolu Kız Lisesi)
Gezgin Sincap "Evde Hayat Var" denilen bu zor günlerinde o kadar online müze gezmişti ki bu farklı deneyimle hem bilgiye hem gezmeye doymuştu bile. Minik arkadaşlarıda acaba bu sanal müzeleri gezebiliyormudur diye düşünürken hemen hepsine mesaj atmış ve favori müzelerinden Çamlıdere Oyunca Evi Müzesi'nin linkini de eklemiş mesajın sonuna. Arkadaşları 10 dakika kadar sonra hepside sanal tura katılmış bir şekilde hayranlık verici ifadeleriyle ne kadar keyif aldıkları ve adeta büyülendikleriyle ilgili cevap yazmışlar yardımsever, paylaşımcı ve kadim dostları Gezgin Sincap'a.( Çavuşlu Ortaokulu)
Sırp bir çocuk olan ‘ Mladen ‘ Gezgin Sincabı Sırp sanal bir gezi yapmak Arkeoloji müzesine götürdü.Onlar ‘Viminaciuma gittiler.Burası tarihte Romalıların yerleştiği antik Roma sit alanıydı.Müzede çok fazla nesne gördüler: lambalar, tekneler,mücevher. Ayrıca geçmişte ‘Viminaciuma’ nın neye benzediğini de görebildiler. Ayrica ‘ Mamut Park’a da gittiler çünkü bu parkta bu hayvanların fosilleri bulunuyordu.Çok ilginç ve eğlenceliydi.(Elementary School”Mića Stojković”)
Sincap öğrencilere ‘If You Say You're Done Tiyatro oyununu izlemeyi önerdi.O Akran zorbalığıyla ilgili oyunu dikkatle izledi. Üzüldü çünkü şiddet okulda gerçekleşiyordu. Oyun akran zorbalığına maruz kalan 4 öğrenci ile ilgiliydi, herşey gerçeğe uygun sahneleniyordu. Bu karakterler kendi okulumuzdan öğrenciler de olabilirdi. Oyundan sonra öğrenciler ağladı, sincap onları rahatlattı ve sonra ünlü bir pastanede pasta yemeye davet etti.Sincap en büyük fındıklı pastayı sipariş etti ve keyifle yedi.Sincap okulda öğrencilere gerçek arkadaşlar olduklarını ve sınıflarında hiç şiddet olmadığını gösterdi.(OŠ “Pavao Belas”, Croatia )
Mart ayının ortalarıydı, Cluj’a bahar gelmişti ama okullar korkunç salgın yüzünden kapanmak zorunda kalmıştı Üzücü şeylerden biri de okul gezisi iptal edildi.
Larissa ve Serban Cluj daki Ulusal Sanat Müzesini gezmeyi umuyorlardı. Christiana ve diğerleri de Sanat Müzesini gezmek istiyorlardı. Çok gezen Arkadaşları Gezgin Sincabı hikayelerini dinlemek için çağırdılar.
‘Hayal kırıklığına uğradınız, biliyorum’ dedi. Gezgin Sincap.’ Polonya’da, Hırvatistanda, Sırbistanda, Türkiye’deki tanıdığım tüm çocuklar aynı durumda.Birçok müzeyi evinizden gezebileceğinizi biliyor musunuz?Internet sizi dünyadaki herhangi bir müzeye sanal olarak götürebilir. Hatta daha güzel oluyor! Washington DC deki Smithsonian müzesine ne dersiniz? Ya da Paris’teki Louvre ya da Vatikan müzeleri? İngiltere'deki İngiliz Müzesine? Münih'teki Alman Müzesine? İstediğinizi seçin, ben sizi oraya götürürüm’.
Gezgin Sincap hemen 5/B sınıfı öğrencilerine dünyadaki en sevdiği müzelerin listesini e-posta adeslerine gönderdi. Ne harika! Daha sonra zoom üzerinden birlikte gezdiler.
Larisa and Serban Washington DC deki Smithsonian müzesinin Ulusal Tarih bölümünü seçtiler.Clujdaki müzelerden çok daha iyiydi.T-Rex iskeleti bölümünü çok beğendiler ve dinazorların neslinin tükenmesi,tüm doğal boyutlarla hayvanlar ve yaşayan her canlıyla ilgili ilginç gerçekler öğrendiler. Bir saat içinde 100 Biyoloji dersi gibiydi.Christiana Amsterdam’daki Van Gogh müzesini seçti. En sevdiği ressamın yeni tablolarını keşfetti. Ve müzenin kendisi de harikaydı.
“Ne harika bir deneyimdi, Sincap. Teşekkürler”
“Benim için zevkti. Yarın daha fazlası için geri döneceğim.Müzeler harika yerler. Çok fazla şey öğreniyorsun and keyif alıyorsun.”
.Ve Sincap geri geldi, her gün daha fazla sanal müze gezdiler, böylece Sincap arkadaşlarını çok mutlu etti.(Larisa M., Şerban P., Dana M., “Ion Creanga ” School, Cluj-Napoca, Romania)
3.BÖLÜM ;
Seyahatlerimi Ertelerim




Gezgin Sincap Nisan ayında Seyahat kısıtlamalarının kalkacağını ümit ediyordu ancak istediği gibi olmadı.Sudenaz 'ın evine gitti.Sudenaz 'ı yarışma için slogan hazırlarken gördü ve ''Sağlığın için Seyahatlerini ertle'' diye okudu.Yarışmada yer alan sloganlara göz attı, Zeyneb' in " Evde kalıyorum sabrediyorum, bu günler geçecek biliyorum" sloganını gördü. Nisagül ' ün "Sağlığın ve geleceğin için evde kal" sloganını da gördü. Elif Sena nın da "Seyahatlere çıkma , virüs kapma" sloganını gördü ve evinin yolunu tuttu.Yolda giderken Hatice' nin sloganı diline dolanmıştı." Seyahate çıkma sağlığından olma" diye tekrar ediyordu.(Adnan Menderes İHO )
Sonra ki gün, Sahra’nın evine gitti.O da slogan hazırlıyordu. Ailesinin yanında mutluydu önlemlerini aldığı için virüsten korkmuyordu bu yüzden hemen ''Evde Kal Neşeyle Kal; Evde Kal Huzurla Kal'' diye sloganını yazdı ve renklendirdi. Ordan Gezgin Sincap Töre’ nin evine gitti. Onun da kağıda rengarenk “ Dışarda Risk Var, Evde Hayat Var.” yazdığını gördü ve birlikte penceresinin camına astılar.(Akdilek Sebahattin Yıldız Ortaokulu)
Gezgin Sincap Hatice Nermin’in evine gittiğinde dış kapıda “Evde Kal,Aileni Koru, Kendini Koru” sloganıyla karşılaştı. Hatice Nermin’in ailesi için endişelendiğini düşünerek içeri girmedi ve kapıdan döndü. Evine gitmek için yola koyulduğunda Gizem’nin evinin balkonunda “ Evde Kalın,Güvende Kalın “ sloganını gördü.Derya’da penceresine “ Evde Kal, Güvende Ol” diye yazmıştı.Sümeyye’nin apartman duvarına asılmış “Evde Sağlık Var” afişini görünce sokakta kalmaması gerektiğini düşünerek hızla evine döndü. (Adnan Menderes İHO)
Gezgin Sincab eve gelerek ne edeceyini düşünmüş.Sağlıklı kalması için sayehetlerini ertelesin mi? Sağlık her şeyden önemli.Pencereden bakaraq düşünüyordu.Karşı apartmandan Alinin “Seyaheti ertele heyatı erteleme”sloqanını asdığını gördü.O anda asta sesle söyledi:”Sağlığım her şeyim,seyahetimi ertelerim”.(Bakı ş. 102lı okul)
Gezgin Sincap uzun bir süre gezerek seyahat edemeyeceğini düşünüyormuş. Bilgisayardan mesajlaştığı arkadaşı Emir’in ‘‘Seyahat yeni maceralara atılmaktır’’ sloganını okudu. O da herşeyin başı sağlık olduğuna karar verdi.Ve bir süre daha evde kalmanın önemli olduğuna karar verdi. ( 80. YIL CUMHURİYET ORTAOKULU
Gezgin Sincap arkadaşı Elifnaz ve Evrim’i arayıp neler yaptıklarını sordu. Dışarı çıkamayacaklarını bildikleri için kendilerini motive etmek için slogan yazıp astıklarını söylediler. Elifnaz odasına ‘Seyahatlerin için endişelenme, ertele!’ ve Evrim ‘Mutlu olmak için evde kal’ sloganlarını yazıp asmışlardı.Gezgin Sincap bunları çok beğendi ve kendisi de yazmak için işe koyuldu. ( ATATÜRK ORTAOKULU)
Gezgin Sincap slogan yazmak için düşünürken aklına Alikerem ve Yahya gelir.Onlara ne yaptığını sorar.Onlarda AliKerem yazdığı sloganı söyler: ‘Herşeyin başı sağlık’.Yahya’nın sloganı şöyledir :‘Evde kal, mutlu kal’Gezgin Sincap arkadaşlarına fikir verdikleri için çok teşekkür eder,kendisi de yeni bir slogan üretir.(Mimarsinan A.İ.H.L)
Dışarıdan gelen sesler gitgide çoğalmakta, “Sincap, buraya!, Sincap buraya!” diye çağıran kalabalığın sesleriyle Bursa sokakları inlemekteydi. Halkım beni çağırıyor yine, dedi sincap. Kızlar gelmiş, ellerinde hazırladıkları sloganları gösteriyorlardı. Lütfen birini seç. Hangisi güzel olmuş? Öykü’nün “Yeni Fransız filmi. Le Comte de Evde Call” mı, Nehir’in “Seyahat seninle güzel, Sen yanımda ol diye şimdi evde kal” mı, Irmak’ın “daha fazla seyahat için evde kal” mı, Esma’nın, “Uludağ tatili, bekle beni henüz evdeyim” mi, Gamze’nin “Gezdiğin her yer güzeldi. Şimdi evde kal, sonra seyahat edeceksin” mi?... Hangisi, seç!
Sincap tahtından kalktı, elindeki asâyı bir kere yere vurdu ve halkına beklenen cevabı verdi:
-Hiçbiri olmamış, gidin çalışın biraz daha...! Sincap bazen kendisini gerçekten bir kral gibi hissediyordu.
Yoksa yediği ceviz biraz bozuk muydu acaba, diye düşündüler kızlar sessizce oradan uzaklaşırken... ( Bursa Anadolu Kız Lisesi)
Gezgin sincap yeni yarışmaya qatıldı. Slogan yarışması. Amma ağlına hiç fikir gelmiyordu.Düşündü-en çok neyi sevr? Tabii ki seyahatı...Uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler aşmak en sevdiyi aktivite idi. Artık Sincap sloganı bulmuşdu. "Seyahet etmek kitap gibidir ,hep öğretiyor".Ever Gezgin Sincap hep gezerek öğreniyordu.(Baku,school-lyseum)
Gezgin sincap slogan yarışması için bir slogan bulmalıydı. Düşünüyor düşünüyor ama bir türlü bulamıyordu. Zaten evde de gittikçe canı sıkılmıştı. O bazen zamanının büyük çoğunluğu dışarıda geçiyor, evine hiç vakit ayıramıyor diye şikayetçiydi, aslında dışarı olmayı çok severdi. Ama coronavirüs sebebiyle şu anda evde kalmalıydı. Kendisinin, sevdiklerinin ve ülkesinin tüm insanlarının yine gökyüzünün altında özgürce dolaşabileceği gelecekteki güzel günleri hayal etti. “Seyahat seninle güzel, sen yanımda ol diye şimdi evde kal” mı, “Daha fazla seyahat için evde kal”, mı “Uludağ tatili, bekle beni henüz evdeyim” mi, yoksa “Gezdiğin her yer güzeldi. Şimdi evde kal, sonra seyahat edeceksin” mi olsa diye düşündü. Güzel günleri hayal etti. ( Bursa Anadolu Kız Lisesi)
Bulduğu tüm bu sloganları yan yana getirip şarkısını bile bestelemişti Gezgin Sincap. Rahatça gezemediği bu salgın hastalıklı günlerinde sosyal medyadan arkadaşlarınada gönderip onlarada destek oluyordu paylaşımlarıyla bir nevi. Slogan Meydan Okuma ismiyde kurduğu yeni grubunda tüm gezgin arkadaşlarını ekleyip "Evlerde günler geçecek, sağlık geri gelecek" diyerek fitili ateşlemişti; derken Aysima, Mertcan, Kübra, Zeynep peşpeşe sloganlar kapışmaya başlamıştı bile.(Çavuşlu Ortaokulu)
Salgın başladığında, Sincap üzgündü. ‘‘Ne yapmalıyım?’’diye boş boş gezindi.Seyahat yok, yeni yerler ve arkadaşlar yok?! Sonra Milica adında bir kız Sincabın yanına geldi ve şöyle dedi: ‘’E-twinning platformunda arkadaş edinebilirsin; orası güvenli ve tüm dünyadan bir sürü çocuk var. Ayrıca eğitsel oyunlar oynayıp sanal turlar yapabilirsin.’’ Gezgin Sincap ‘’Evet!’’ dedi ve gezilerine internette devam etti.( Elementary School”Mića Stojković”)
Gezgin Sincap 5.sınıftaki arkadaşlarını çağırdı ve onunla slogan yazıp yazmayacaklarını sordu çünkü çocuklar Covid-19 yüzünden okula gidemiyorlardı.Sincap ilk olarak Lani’nin yanına geldi ve onunla birlikte yazdı. “Evde kal, kendini ve diğer insanları koru!” Ines sincapla birlikte yazdı. “ Yağmurdan sonra güneş çıkar.” Martha: “ Sanal gez, öğren.” En sonunda Gezgin Sincap Ana’yı ziyaret etti ve slogan yazmasına yardım etti. “Her seyahat yeni bir bilgidir.”(Lana Pasarić, OŠ Pavao Belas)
Cluj, Romanya’da Paskalya yaklaşıyordu ve çocuklar hala karantinadaydı. Sincap tatlı bir koz olan Ruji’den sıradışı bir Paskalya kartı aldı. Fevkalede boyalı yumurtalar, bahar çiçekleri ve tavşan şeklinde çikolatalar vardı. Ayrıca alışılmadık bir mesaj vardı: “ Sevdiklerinizle sağlıklı ve evde kalın. Virüse bizi yenemeyeceğini göstereceğiz.” Sincap arkadaşlarının biraz cesarete ihtiyacı olduklarını hissetti.
Paskalya özel bir zamandır. Diriliş, yeni hayatlar, yeni umutlar demektir. Ve tabiki Paskalya Yumurtaları,tavşan şeklinde çikolatalar, en lezzetli pastalar demek...İnsanlar genelde çok seyahat eder, arkadaşlarını ve ailesini ziyaret ederler. Sincap arkadaşlarının evde kaldığından emin olmalıydı.
Zoom odaları buluşmak ve iyi dilekler iletmek için harika bir yerdi. Arkadaşlarının hepsi iyiydi. Daha da önemlisi afişler hazırlayarak diğerlerini teşvik ve yardım etmek için hazırlanıyorlardı: “ İnsanlara evde kalmaları gerektiğini hatırlatmalıyız. Bugünlerde seyahat etmek güvenli değil ve sağlık önce gelir.” Raluca ve Amaria bu iki afişi ona yolladılar ve projedeki diğer çocuklara her şeyin iyi olacağını bu afişlerle göstermek istediler. Sadece kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın! Evde kalın! Sağlık önce gelir! “Çocuklar harika canlılar! Küçükler ama Birçok yetişkinden daha zekiler.” diye düşündü Sincap: “Paskalyanız kutlu olsun Sevgili arkadaşlar! Umarım bu günler sevdiklerinize ve size yeni umutlar, akıl ve beden sağlığı getirir.”(“Ion Creanga ” School,)
4.BÖLÜM;
İbadethane Gezileri




Türkiye de mübarek ramazan ayına girilmişti, virus tedbirleri devam ediyordu ve Gezgin Sincap gezerek öğrenme serüveninden vazgeçmek istemiyordu.Okulların ne zaman açılacağını öğrenmek için Kübra’lara gitti.Kübra Mescidi Haram ‘a sanal tur yapıyodu. Hemen izlemeye başladı çünkü , Gezgin Sincab’ın en çok merak ettiği yerlerden biriydi . Mescidi haram diğer adıyla Kabe, İslam dininde Allah’ın evidir. Müslümanlar için farz olan hac ibadeti Kabe’ de yapılır.. Kabe Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde bulunur.İslam peygamberi Hz. Muhammed(s.a.v) de bu şehirde dünyaya gelmiştir.İslam dini de bu şehirde doğmuştur.Orada bulunan zemzem suyu kutsaldır.İslam inancına göre orada yapılan ibadetler ve dualar kıymetlidir. (Adnan Menderes İHO ZENNUBE)
Gezgin Sincap kitap okurken Süleymaniye camiisini görünce merak etmiş araştırınca 500 yıla yakın tarihi boyunca büyük depremler dahi atlatsa, en ufak bir çatlak oluşmadan bugüne kadar geldiğini okuyunca çok şaşırmış. Arkadaşı Sevimli Tavşan’a Mimar Sinan’ın bu güzel eserini anlatmış. Sevimli Tavşan, “Bugün Patnos’ta iki kardeş sanal tur ile Süleymaniye Camii ni gezecekmiş bak sana da kart yollamışlar hemen oraya gidip onlarla gezebilirsin.” demiş. Gezgin Sincap hemen yola çıkmış. Melek ve Berfin geziye başlamak için Gezgin Sincap’ı bekliyormuş. Beraber geziye başlamışlar. Duvardaki işlemeleri, camlardaki vitrayları (cam işleme sanatı) hayranlıkla incelemişler. Caminin bir özelliğinin de caminin içerisinde oluşturulan akustik sayesinde mikrofon gibi teknolojik aygıtlar dahi olmadan sesin yayılıp namaz kılınabiliyor olmasıymış. Bundan yüzyıllar önce bu kadar güzel bir bina inşa ettiği için Mimar Sinan’ a hayran kalmışlar. Camiiden çıkarken avlusunda Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman’ın mezarını da ziyaret etmişler. Sanal turdan çok etkilenen Gezgin Sincap, Melek ve Berfine teşekkür edip yollara düşmüş. Sonra ki gezisinin nereye olacağını düşüne düşüne eve varmış.(Akdilek Sebahattin Yıldız Ortaokulu, Kübra Erdoğan)
Gezgin Sincap Ramazan Programını izlerken İslam’ın 3. Kutsal Şehri olan Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’yı tanıtan bir belgesel izledi ve çok beğendi, merakı arttı.Kübra ile buluşarak Mesc-i Aksa’yı sanal turla gezmeye karar verdiler. Mescid-i Aksa’nın Yahudiler ve Müslümanlar için kutsal bir alan olduğunu öğrendiler.Gezgin Sincap Kubbet’üs Sahra’yı görünce hayran kaldı.Altın renkli kubbesi,mavi çinileri ve mimari tasarımını çok beğendiler.Hemen internetten araştırma yaptılar. Bu ibadethanenin Emeviler döneminde yapıldığını öğrendiler. Daha sonra hemen yan taraftaki Mescid-i Aksa diye bilinen camiyi gezdiler.Caminin altında dehlizler, tarihi kalıntılar olduğunu öğrenince çok şaşırdılar. Camiler kadar bahçesi de çok hoşlarına gitti. Her medeniyetten izler görmek Gezgin Sincap’ı çok duygulandırdı.Yine caminin bahçesinde Süleyman Peygamberin mezarının olması, hemen dibinde Yahudilerin Ağlama Duvarı bulunuyor olması, yine farklı medeniyetlerin bıraktığı kalıntılar Kübra ve Gezgin Sincap’a doyumsuz anlar yaşattı. Gezgin Sincap Kübra’ya dönerek “Sanırım sanal turumuzu bitirdikten sonra internette Mescid-i Aksa ile ilgili çok uzun bir araştırma yapmalıyız” dedi. (ADNAN MENDERES İHO)
Gezgin Sincab Mescid-i Aksa ile igili araşdırma apardıkdan sonra kutsal yerlere marakı aartmış.O,Kutsal yerlerin sanal gezisini davam etdirmek istemiş ve Duyğunun yanına gelmiş.Bu niyyetle Medineye yollanmış,Hz.Peyğember tarafından bizzat yaptırılan binalardan biri olan Mescid-i Nebevi ziyaret etmişdir.Mescidi gezerken onun sade ve basit yapıldığını görmüş, en mübarek üç mescidden ikincisi olduğunu bilmişdir.Mescidin dışından görünen yeşil kubbe dikkatini çekmişdir.Burası mescidin içinde Hz.Peyğemberin kabri şerifinin olduğu yer, yani Razvai Mutahharası idi.Hz.Peyğemberimiz buyurmuşdur:Kim benim kabrimi ziyaret ederse beni hayattayken ziyaret etmiş gibi sevap alır.Gezgin Sincab burayı ziyaret etmekden çok mutlu olmuş,gördüklerini arkadaşları ile paylaşmağa telesmiş.(Badirnisa Quliyeva Azerbaycan.Bakı ş. 102)
Eve gelince arkadaşlarına Mescidi Nebevi''yi anlattı.Hiç biri Mescidi Nebevi' yi görmemişti ama Gezgin Sincap ' ın antattıklarıyla görmüş kadar oldular . Gezgin Sincap sanal gezilere iyice alıştı. Merak ettiği yerlere hemen ulaşmayı sevmeye başlamıştı. Arkadaşlarına daha önce gittiği camilerden Sivas Divriği Ulu Cami ‘yi anlatmaya karar verdi.
-’’Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Sivas'ın Divriği ilçesindeki tarihi cami ve hastane. Cami 1228–29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah'ın eşi ve Erzincan beyi Fahreddin Behramşah’ın kızı olan Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırılmıştır. Darüşşifa caminin güney duvarına dayanmıştır. Orta bölümü bir ışıklık kubbesi ile örtülmüştür, giriş ile birlikte dört eyvandan oluşur. Darüşşifanın kuzeydoğu köşesinde türbe yer alır.’’
Daha sonra bu camiyi sanal gezecekleri adresleri arkadaşlarına verdi.
( 80. YIL CUMHURİYET ORTAOKULU)
Gezgin Sincabın en çok gezmek istediği yerlerden biri de Selimiye Camiydi ve Türkiye'deki bu önemli camiyi diğer ülkelerdeki arkadaşlarına anlatmak istiyordu. Öğrendiği bilgiler şunlardı,Selimiye Cami Edirne'de olup Mimar Sinan tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın 90 yaşında tamamladığı, ustalık eseri sayılan bu cami Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir.2011 yılında Unesco dünya miras listesine dahil edilmiştir. Bunları öğrendikten sonra caminin fotoğraflarını arkadaşlarına gönderdi.(Atatürk Ortaokulu)
Gezgin sincap Edirne’ye geldikten sonra dünyada Avrupa ve Anadolu’nun geçiş merkezi olan İstanbul’a uğramadan geçmek istemedi ve orada bulunan Ayasofya'ya daha öncede gelen sincap hemen yanında bulunan Sultan Ahmet Camiini ziyaret etti.Sultan Ahmet Camii; hikayesi, mimari özellikleri, konumu ve tarihe meydan okumasıyla tarihi yarımadanın en çok ziyaret edilen eserlerinden biridir. İç duvarlarını süsleyen muhteşem desenlerin renginden dolayı yurt dışında ve yabancı turistler arasında “Blue Mosque” (Mavi Cami) adıyla da anılıyor burası.Sincap bu muhteşem camiiye hayranlıkla gezdi.Türk İslam mimarisinde geçmiş yıllarda fark yaratan ve özellikleriyle bu farkı hala sürdüren İstanbul’un muhteşem eserlerinden ve görülmeye değer yerlerinden birini ziyaret ettiği için mutluluk duydu gezgin sincap. Ve yeniden İstanbul’a bakarak iyiki geldiğini söyledi.Orada çektiği fotoğraflarını da arkadaşlarıyla paylaşmayı ihmal etmedi.(Mimar Sinan Anadolu İ.H.L)
Arkadaşlarına paylaşım yaptığı son fotoğraftan sonra Sincabın gözleri uykuya yenik düştü. Yorganı üstüne çekti. Gezgin sincap, artık uykudaydı Aradan uzun bir zaman geçti... Yorganının altında 2020’nin kış uykusunun yıllar sürdüğünü düşünmüştü. Uyandığında ağaç kovuğunun sağ köşesine koyduğu çalar saatine baktı, saat sabahın dördünü gösteriyordu. Hava aydınlanmamıştı. “-İyi de, dedi hangi yıldayız? En az 5 yıl uyumuşumdur.” Bursa Kız Lisesi bahçesindeki ağaçların birinde dünyaya gelmiştim oradan taa İstanbul’a, Ayasofya’dan Paris müzelerine, Gizem’lerin evin önünden Tekirdağ’a oradan Teknofest’e, Van Gogh izlemek için Londra’ya gittim. Bu yorgunluğu en az 5 yıllık kış uykusu paklardı, diye düşündü. Yatağından doğruldu. Bu yatak, Çağlar ile Abdullah hocaların verdiği kamp matı idi. İşe yarıyordu gerçekten. Gözlerini oğuştururken deniz müzesinde beraber gezdiği Perinin, gerçek peri mi yoksa kız mı olduğunu farkedemediğini hatırladı. “-Resmen şoktayım. Keşke Zennube Hoca’ya sorsaydım bu peri olayını,” dedi.
İyi de günlerden ne idi? Hangi yıldaydı ve dışardan gelen bu eşsiz koku ve taze bahar havası da ne demekti? O anda kulaklarına gelen ve şimdiye kadar neden bu kadar güzelini dinleyememişim ki diye düşündüren içli bir sesin sunduğu Sabâ makamındaki ezanı dinledi. Biraz duman, biraz is, araç sesleri ve şehir gürültüsü denilen arkadaşları neredeydi peki? Başını o kocaman meşe ağacının kovuğundan dışarı uzattı... O da ne... Gözlerini oğuşturarak bir daha baktı.
Gezgin Sincap şimdi ağacın tepesinden karşıdaki camiinin avlusundaki kalabalığın en önünde atlas kıyafetli Sultan Yıldırım Bayezid’i görüyordu... Bursa Ulucamii idi burası. Hmmm... O an anlamıştı olanları. Evi aynı ev olmasına rağmen 600 yıl önceki dedesinin evine dönüşmüştü. Dedesinden kalan çalar saate bir daha baktı. Evet, cevabı aramasına gerek yoktu. Her şey kış uykusuna daldığını sandığı sırada gerçekleşen bir olayla başlamıştı. Yasemin Çoban Hoca’nın öğrencilerinin verdiği sırt çantasındaki gizli düğme onu 1399’a zaman yolculuğuna çıkarmıştı. Kızlardan biri kulağına eğilmiş, kendisine yiyeceği bittiği zaman bu kurtarma düğmesine basmasını söylemişti... O da acıktığı bir an yiyecek düğmesi zannettiği düğmeye basıvermişti.... Ah, o sarı saçlı kızın başının altından çıkmıştı herşey...
Hemen bir çırpıda ağaçtan aşağıya indi. Koşar adımlarla Yıldırım Bayezid’e yetişmek üzere yöneldi. Bu ânı kaçırmaması gerekiyordu. Korumaları geçip Sultanın önüne geldi. ‘-Sultanım!” Diyebildi. Alpler onu tutacakları sırada Yıldırım Bayezid Han “-Bırakın konuşsun” dedi gülümseyerek. Sincap, “Sizi çok seviyorum....” diye sultana sarıldı. Sultan da ona ‘ Ben de seni sevdim kerata.. haydi bakalım. Abdestini al da sabah namazını beraber kılalım dedi. Aklına o anda mescid-Aksa’ya, Peygamberimizin Ravzasına ve en önemlisi Kabe’ye gidişi aklına gelmişti. Bütün bunlar gerçekleşirken artık namazlarını kaçırmayan bir sincap oluvereceğini hiç düşünmemişti. Üstelik oruca da niyetlenmişti. Allah Kabul etsin Sincap! Sincap Namazda! :)( Bursa Anadolu Kız Lisesi )
Camiye seyahet etmek bizim için çox huzurverici oldu. Biz sınıfımızla "Tzpir " camisine gitdik. Baküde yerleşen "Tzpir" camisi kocamandır. Burada ayni anda 1000 kişi ibadet ede bilir. Gezgin sincap da burayı çok sevdi.Camide 900 metrekarelik modern 250 kişilik salon inşa edilmiş. Salonu aydınlatan 360 mumluk avize dikkat çekiyor. Tavan ve kubbe altı dekoratif ahşap detay ile dekore edilmiş. Çok güzel değilmi?! Buraya yine seyahet edeceyimiz günü sabırsızlıkla bekliyoruz.(Baku,220 school-lyseum)
Gezgin Sincap sabah kahvaltısından sonrası yattığı şekerleme uykusundan cep telefonuna gelen mesaj sesi ile uyandı. Mesaj, küçük arkadaşı Meryem Neva’dan gelmişti. Meryem Neva’nın çok geniş bir mekanda koşturarak eğlendiğini gösteren önceki yıllara ait bir videoydu bu. Videoda arkadaşı, mekanın içinde koşarak, yerlerde yuvarlanıyor, arada soluklanmak için yeşilin ve turkuazın en güzel tonuna sahip çinilerle bezenmiş duvarlara yaslanıyordu. Bir taraftan da “ Dedeler ben koşayım diye ne kadar güzel cami yapmışlar ya” diyordu. Gezgin Sincap gülümsedi. Minik arkadaşı videonun çekildiği zamanlarda şimdiki halinden de küçük, minicik bir kız çocuğuydu. Bulunduğu yer, annesinin camilerle onu tanıştırmak için getirdiği bir camiydi. Cemaatle namaz vakti dışında çekildiği anlaşılan videodaki çiniler nedeniyle burasının Yeşil Camii olduğunu anladı.Küçük arkadaşı gibi o da ne kadar çok severdi Yeşil Camii’ni. Hazırlanıp dışarı çıktı. Şehrin havasını içine çekerek Yeşil’e doğru yürüdü. Camiye girmeden önce sağ tarafında kalan Yeşil Türbe’ye büyük hayranlıkla baktı.
Türbe içinde medfun bulunan, tarih ve Bursa için önemli bir yeri olan Çelebi Mehmet ve aile efradına ve türbenin bahçesinde bulunan nice değerli şahsiyeti saygıyla anarak onlar için dua etti. Yaşadığı toprakları güzelleştiren bu insanlara ne kadar minnettar olduğunu hissetti yeniden. Caminin bahçesinden içeri girdi. Sağ tarafta bembeyaz papatyalar ne kadar da yakışmıştı bahçeye. Hacı İvaz Paşa’nın en önemli eserlerinden biri olan camiye girerken onu Türk taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biri olan taş kapı karşıladı. İçeriye girince ise caminin ortasındaki fıskiyeye, duvarlarda ve sanatın en mükemmel örneklerinden biri olarak kabul edilen mihrapta bulunan yeşilden turkuaza uzanan tonlardaki büyüleyici çinilerin her birini, tümü Nakkaş Ali tarafından yapılan camini tüm süslemelerini, ahşap işçiliğinin en güzel örneği olan pencere kapaklarını hayranlıkla inceledi. Caminin odacıklarından birinde oturdu .Ünlü ressam Osman Hamdi Bey’in “Kur’an Okuyan Adam” adındaki tablosunu yaptığı söylenilen odaydı bu. Her eserinde Yeşil Camii’nden bir bölüm resmetmişti ünlü ressam. “O da benim gibi hayran olmuş olmalı bu muazzam güzelliğe” diye içinden geçirdi Gezgin Sincap. Yerinden kalkıp caminin camlarından birinin önüne oturdu. Camın önündeki ışık, caminin büyüleyici manevi atmosferi ruhunu yıkadı adeta. Oturduğu yerde ellerini açtı. Uzun uzun dua etti. Bazen kelimeler ile, bazen kalbiyle ( Yasemin Çoban -Bursa Anadolu Kız Lisesi)
Bunca ibadethaneyi, camiyi gezip görüp yeni bilgiler öğrenen Gezgin Sincap dururmu hiç arkadaşlarınıda teşvik etmeden. Onlarda gezsin öğrensin diye kısa bilgiler verip tamamlamalarını istemiş dostlarından. Mesela Allaha ibadetin başlangıcıyla ilgili bilgi verip ilk ibadethaneyi sormuş, Namazın şartlarından bahsedip farzlarını sormuş, mimariyle ilgili bilgi verip geçmişten günümüze tarihe meydan okuyan camilerimizi sormuş, yerlerini yapılarını özelliklerini mimarlarını sormuş Derken ezan okunuvermiş haydi bakalım namaza arkadaşlar diyerek huşu içinde huzurla namazlarını eda etmişler Allah rızası için.(Çavuşlu Ortaokulu)
incap online bir gezi yapmaya karar verdi.Bu güvenli ve ilginçti bu yüzdendir camiyi ziyaret etmeye karar verdi.Bu Sultan Kabus Büyük Cami idi ve küçük taşlarla çevrili cami duvarları harikaydı. Bu şekiller çiçek gibi görünmesini sağlıyordu. Sincap üzerinden zıpladı, baktı ve heyecanlandı. Üst duvarlar dantelle örtülü gibiydi ve ziyaretçiler kendilerini dalgalı bir dünyada gibi hissediyorlardı. Her taraftaki bu muhteşem şekiller...Parlak avize ana salonun ortasındaydı ve birçok insan içeri girip dua ettiler. Sincap çok heyecanlıydı. Yeni ve ilginç bir şey görme umuduyla seyahatine devam etti.
Sincap Sırp manastırlarını ziyaret etti. Žiča, Nemanjići hanedanının ilk Sırp kralının ünlü kuruluşu, Sırp krallarının tahta çıktığı yerdir. Sincap daha sonra Stefan Nemanja kuruluşu olan Studenica’ya, Prens Lazar’ın kuruluşu olan Lazarica’ya gitti. Studenica’da birçok mükemmel duvar resmi gördü.Ama Žiča ve Lazarica’nın savaş yıllarında tahrip edilen duvarları boştu. Daha sonra Sincap bir mola verdi ve soda içtiği ve hamamlarından keyif aldığı Vrnjačka banja’yı ziyaret etti. O ayrıca Jovan Beli- Marković’e ait olan kültü kalesini ziyaret etti. Sincap çok fazla izlenimle doluydu ama başka bir turla devam etmek istedi.(Elementary School”Mića Stojković”)
S
Gezgin Sincap sanal bir tur yapmaya karar verdi. Vatikan’daki St. Peter's bazilikasını ziyaret etti.Kutsal kapının önüne geldiğinde çok ilginçti çünkü istisnai durumlar hariç açılmıyordu. ( yeni yüzyıl) Bazilika en büyük Hristiyan kilisesiydi. Mihrabın altında St. Petar’ın mezarı ve mihabın üzerinde 29 metre yüksekliğinde bronz bir sunak örtüsü vardır. Bazilikada sayısız anıt, aziz ve meleklerin heykelleri vardır. Ayrıca bazilikada Michelangelo tarafından oyulan bir Pietà vardır..(Ada Barukčić Đurđević, Pavao Belas Elementary School,)
Sincap harika kilise, manastır ve camiler hakkında çok şey biliyordu.Bir gün Clujdaki arkadaşlarıyla çevrimiçi bir derse katıldığında bunlarla ilgili telefonunda birçok resim vardı. Bu dinle ilgiliydi. insanlar neden dua ediyordu? Tüm insanlar neden dua ediyordu? Tüm kiliseler aynı mıydı? Din neden önemliydi? En önemli din hangisiydi?Onlar filmleri izledi, fotoğraflara baktı ve birçok şey keşfetti. İnsanalrın hepsi dindar değildi. İnsanların hepsi aynı tanrıya inanmıyordu. Kiliselerin hepsi aynı değildi- bazıları tapınak, bazıları cami ya da sinagogtu. İnançlı insanlar için evet din önemliydi. Bu onların geleneğiydi. Dua onların kalplerinin ve ruhlarını huzuru bulmasına yardım ediyordu.
Çocuklar Sincaba Cluj’da birçok farklı türde kilise olduğunu açıkladı. İlk olarak Ortodoks katedralinin fotoğrafına baktılar. Daha sonra Mirror caddesinin sonundaki ünlü bir kilise olan St.Micheal’a..Bunlar Clujdaki en büyük ve en ünlü olanlardı.Ama sonra çok güzel ve daha küçük bir Franciscan kilisesini keşfettiler. Sonra bir Protestan, bir Baptist ve sonra bir sinagog Sinagogların tarihi ve İkinci Dünya Savaşında Auschwitz’e sürülen Yahudilerle ilgili kısa bir film izlediler. Ne trajedi ama! ‘’En önemli din hangisidir, Sincap?’’
‘’HEPSİ ÖNEMLİDİR. HEPSİ insanların birbirlerine karşı iyi olmayı öğretir. İnsanların kendi dinlerini seçmeye hakları vardır ve biz hepimiz onların seçimlerine saygı duymalıyız. Din huzur demektir. Birbirimizi anlamaya ve dinlerimiz hakkında yeni şeyler öğrenmeye çalışalım.Bu şekilde birbirimize karşı iyi ve hoşgörülü olmayı öğreneceğiz.(“Ion Creanga” School, Cluj-Napoca, Romania)
1-Zennube ESEN, Adnan Menderes İHO/ Ankara TURKEY.
2- Kübra Erdoğan, Akdilek Sebahattin Yıldız O.O - Ağrı, TURKEY
3-Selma HARMAN,Adnan Menderes İHO - Ankara / TURKEY
4-Badirnisa Quliyeva, ş. 102 okul, Baku / AZERBAIJAN
5-Nijer Yonca Albayrak 80. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu İstanbul/TURKEY
6. Merve Eda Yıldıran - Atatürk Ortaokulu, Tekirdağ/ TURKEY
7-Fatma Kaplan 'Mimar Sinan Anatolian High School,İstanbul / TURKEY
8- Abdullah KAZANCI - Bursa Anadolu Kız Lisesi - Bursa / TURKEY
9.Khanim Qaşımova,220 school-lyseum, Baku / AZERBAIJAN
10- Yasemin ÇOBAN - Bursa Anadolu Kız Lisesi ,Bursa / TURKIYE
11. Çağlar AKSOY - Çavuşlu Ortaokulu, Trabzon / TURKEY
12-Danijela Kužet, Elementary School”Mića Stojković”,Belgrade/ SERBİA
13-Ivanka Tomić, Pavao Belas Elementary School, Brdovec / CROATİA
14- Dana Muntean, “Ion Creangă” Secondary School, Cluj-Napoca/ROMANİA


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $21.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $21.19+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!