
Percy'nin hayatı boyunca pek arkadaşı olmadı. Küçüklüğünden beri kendi başına oyunlar kurardı. Yaşıtları onun garip davranışlarından hoşlanmaz, onu aralarına almak istemezlerdi. Percy herkesi uzaktan izler, içten içe bu duruma üzülürdü. Bu durumla başa çıkmanın yolunu uyumakta bulmuştu. Günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirirdi. Ta ki ilk gençlik çağına kadar.
Percy altıncı sınıfta fen bilimleri öğretmeninin yaptığı bir deneyden çok etkilenmişti. O günden sonra fen bilimleri derslerini iple çeker, laboratuvara gitmeye can atar olmuştu. Yalnızca okuldaki deneylerle yetinmiyordu. Evlerinin bahçesinde kendince deney düzenekleri kuruyor, okulda öğrendiklerini defalarca uyguluyordu. Öğretmeni ilgisinden çok memnundu. Derse olan ilgisini destekliyor, başarısını ödüllendiriyordu. Ancak anne ve babasının pek de memnun olduğu söylenemezdi. Çünkü Percy'nin deneyleri bazen tehlikeli sonuçlar doğurabiliyordu. Örneğin güneşli bir günde büyüteçle yaptığı deneyde masa örtüsü tutuşmuş, alev almıştı. Neyse ki annesi olayı görmüş,, elindeki bezi ıslatıp alevin üzerine kapatmıştı. Bu tür deneylerin laboratuvarda yapılması gerektiği konusunda ciddi bir uyarı almıştı.
Öğrenmek ve araştırmak istediği öyle çok şey vardı ki uyumanın zaman kaybı olduğunu düşünür olmuştu. Bu yüzden zamanının çoğunu bilimsel kitaplar okumakla geçiriyordu. Zamanla bu bir alışkanlığa dönüştü. Günün belli saatlerinde kısa molalar verecek şekilde uyur, ihtiyaç duyduğu enerjiyi böyle toplardı. Gerçi uyuduğu o kısıtlı saatlerde de uyanıkkenki halinden pek farklı ol-
duğu söylenemezdi. Kafası durmadan çalışır, rüyasında bile anlamadığı denklemleri çözerdi. Uyanır uyanmaz not defterini eline alırdı. Rüyasında gördüklerini bir bir not ederdi. Bu alışkanlık, üniversite yıllarında çok işine yaradı. Kısa zamanda çok başarılı oldu ve profesörlüğe yükseldi. Sonrasını zaten biliyorsunuz.

Percy'nin az uyuma alışkanlığı, CERN'deki iş arkadaşları için bir fırsattı. Bu sayede gece nöbetlerini Percy'e devrediyor, gidip rahat bir uyku çekiyorlardı. İşinde ne kadar titiz ve çalışkan olduğunu gördükleri için ona güveniyorlardı. Gerçekten de orada yapılmakta olan her şeyi biliyor ve işçilerin birçok hatasını düzeltiyordu. Bu deneyde her şey yolunda gitmeliydi. Percy bunu en az oradaki bilim insanları kadar istiyor, en az onlar kadar çalışıyordu.
Percy'nin deneyin her alanında mutlaka bir parmağı vardı. Zamanla aranan işçi olmuştu. Çünkü beklenenden çok daha fazlasına sahipti. Bu konuda herkesten övgü alıyordu. Övülmek hoşuna gittiğinden daha da fazla çalışıyordu. İşini boşlamayı isteyen bazı fırsatçılar, bunu kullanmaktan geri kalmıyorlardı.
Percy insanların kendisini kullanmaya çalıştığının farkındaydı, ama farkında değilmiş gibi görünüyordu. Çünkü Percy'nin amacı tam da buydu. Onların bu zayıf noktasını kullanarak deneyin kalbinde bulunabiliyor ve deneyin her adımını takip edebiliyordu.
Deneylere gönül verdiğinden beri CERN'deki bu deney hayallerini süslüyordu. Uygulanması birkaç yılı almış olsa da deneyin yapılacağı duyumu ta üniversite yıllarında kulağına gelmişti. O zamandan beri bu deneye kendisini hazırlıyor ve o ekibin içinde olabilmek için çaba sarfediyordu. Üniversiteden atılmamış olsaydı belki de şu anda burada bir profesör olarak bulunacaktı. Bir fizikçi olarak gelmeyi tercih ederdi tabii ki!
Ama olsun, nihayet oradaydı. Kimse bilmese de o biliyordu fizikçi olduğunu. Üstelik ünlü olmaya aday bir fizikçiydi.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!