








Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak diyarlardan birinde bolluk içinde yaşayan bir halk varmış. Her türlü besini dışarıdan satın alan bu halk hiçbir şey üretmeyi bilmezmiş. Tüm ihtiyaçlarını çevre ülkelerden karşılarmış. Diğer ülkeler bu ülkeye Tembel Ülke adını taksalar da; bu ülke ile sürekli ticaret yaparlarmış. Bütün dünya bu ülkeyi böyle tanırmış.
Komşu ülkelerden birinde, fakir bir ailenin kızı varmış. Bütün gününü tarlada geçirir ama bundan hiç dert yanmazmış. Geçimini çiftçilikle sağlayan bu genç kız, tembel ülkeyi çok merak edermiş. Kendisi bu kadar çalışırken hiçbir şey yapmadan yaşayan insanların gerçekten olup olmadığını gözleriyle görmek istermiş hep.
Bir gün iki parça eşyasını torbasına koyan genç kız tembel ülkeye gitmek üzere yola koyulmuş.




Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş. Yorgunluktan bitkin düşen çiftçi kız bir ağacın gövdesine yaslanarak dinlenmeye başlamış. Çok acıktığını fark edince torbasından çıkardığı çöreğini yemeye başlamış. O sırada kendisi gibi yorgun ama yürümeye devam eden yaşlı bir teyzeyi fark etmiş.
Teyze, çiftçi kıza yaklaşıp ''Nereye gidiyorsun böyle tek başına?'' diye sormuş.
Çiftçi kız ''Tembel ülkeyi çok merak ediyorum. Orayı görmeye gidiyorum.'' diye yanıtlamış.
Ardından çöreğinden bir parça koparıp teyzeye ikram etmiş.




Yaşlı teyze çok açmış. Çöreği hemen yemiş ve cebinden çıkardığı üç buğday tanesini kızın avcuna koymuş. ''Yakında büyük bir felaket gelecek. Bunları iyi değerlendir.'' demiş ve bir anda gözden kaybolmuş. Çiftçi kız şaşkınlıkla bakakalmış.


Uzun bir yolculuktan sonra Tembel Ülke’ ye varmış. Gerçekten söylenildiği gibi insanların hiçbir şey üretmeden yaşayabildiğini gözlemlemiş ve hayrete düşmüş. Çok geçmeden bir felaket yaşanmış. Ülkede salgın hastalık başlamış ve ülke kapılarını diğer ülkelere kapatmak zorunda kalmış. İhtiyaçlarını karşılayamayan Tembel Ülke halkı aç kalmış ve bitkin düşmüş. Çiftçi kız burada tanıştığı insanlara bir şeyler üretmek için cesaret verse de kimse sözünü dinlememiş. Ben çalışamam ellerim yıpranır, ben çalışamam üstüm kirlenir cevaplarını almış hep.


















Bunun üzerine aklına üç buğday tanesi ve yaşlı teyzenin söyledikleri gelmiş. Buğday tanelerini bir bahçeye dökerek her gün gidip ilgilenmiş. Üç buğday tanesi bir anda bütün bahçeyi kaplayarak büyümeye başlamış. Bahçedeki yabani otları temizlemek için kendine yardım edecek hiç kimseyi bulamazken bir anda buğday tarlasında yaşlı teyze belirivermiş. Bu sefer elinde bir değnek varmış.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!