
Written by Semra D.
(6th Grade, Ali Tekinsoy Ortaokulu, Türkiye)
Narrated by Ömer
(7th Grade, Necip Fazıl Kısakürek Anadolu İmam Hatip Lisesi, Türkiye)
Illustrated by Autor Olena R.
()
Languages: Turkish/English
Teacher in Charge: Yusuf ÖZCAN

Didem o gün hiç uyumadı tüm gün yeni tablosunu tamamlamak için uğraştı, önemli bir kısmını çizmişti. Cansu döndüğünde bu habere çok sevinecekti. Cansu sabah ziyaret ettiğinde henüz boyası kurumamış olan tabloyu gördü, Didem’in yanına gitti ama o uyuyakalmıştı. Tabloyu inceledi ve sabredemeyerek yolculuğa başladı, ona zaman yavaş geçiyor gibi gelse de de aslında o yokken çok zaman geçmişti. Bir haftasını almıştı eve döndüğünde akşam olmuştu.
Hemen uyudu, bu macera daha yorucu geçmişti. Didem seslendi;
“Cansu sabah oldu uyan.”
“Çok yorgunum az daha…”
“Kahvaltı hazır ben markete gidiyorum.”
Cansu uyumasına devam ederken, Didem markete gitmek için hazırlandı. Yataktan çıktı ve kahvaltı etmeye gitti. Saate baktıktan sonra hızlıca kahvaltısını edip bilgisayarından derse katıldı.
Mimarlık okuyordu, dersler çevrimiçi oluyordu. Derse girdiğinde ders başlamış bitmek üzereydi. Derste ne yapıldığını öğrenmek için hemen sınıf arkadaşını arayıp notları aldı. Sonrasında biraz dinlenmek için odaya gitti ama odada bir sürü yeni tablo vardı. Cansu bunları görünce çok mutlu oldu. Hemen tablolara bakmaya başladı. Farklı farklı ülkelerden kesitler vardı. Hemen ışınlanmak için hazırlanıp bir tabloyu eline aldı neresi olduğunu bilmeden ışınlandı.
Gittiği yer Mısır’dı, bir piramidin önündeydi. Birkaç saat geçirdikten sonra eve dönmeye karar verdi. Diğer tablolara da ışınlanmak istiyordu. Ama Cansu’nun Mısır’da geçirdiği birkaç saat Türkiye’de bir gün olmuştu. Akşam ışınlanmak istemediği için sabahı beklemeye karar verdi. Didem bu sırada tablolarda eksik olup olmamasına bakıyordu. Didem her şeyi mükemmel yapmaya dikkat ederdi. Cansu erkenden uyusa da Didem geç uyumuştu.
Cansu sabah kahvaltısını edip hemen bir başka yere ışınlanmaya hazırlandı. Gideceği yerlerin neresi olduğuna heyecanlı olduğu için dikkat etmiyordu. Yine çok zaman kaybetmemek için hızlıca birkaç yer gezdi ve buranın İtalya olduğunu tam karşısında farklı mimarisi ile göze çarpan Pisa Kulesi’nden anladı.
Cansu eve dönmeye karar vermişti. Hızlıca ışınlanmak için insanların göremediği bir yere gitti. Eve döndüğünde vakit geç olmuştu ve Didem hala başka bir tablo çiziyordu Cansu sorduğunda “İspanya” dedi ve birbirlerine bakarak gülümsediler. Cansu odasına gidip uyudu. Yarın nereye gideceğini kendi seçecekti, bu sefer Didem de gelecekti. Yarın pazar olduğu için Didem evde olacaktı ve birlikte İspanya’yı gideceklerdi. Didem İspanya’da yer alan tarihi bir Endülüs şehri olan Granata’yı çizmeye başlamıştı.

Didem, o gece çok yorulmuştu ve İspanya tablosunu ancak sabaha karşı bitirebilmişti ama buna değmişti. Anlattığında Cansu’nun hoşuna gidecekti. Cansu ve Didem’in en çok gitmek istediği yer İspanya’ydı ve Cansu uzunca bir süredir bu anı bekliyordu. Didem yıllar önce yaptığı tabloların sadece bir resimden ibaret olmadığını fark etmişti, bu tablolar onu istediği yere götürüyordu ve Cansu da ona bu yolculuklar da eşlik ederdi.
Didem uzun zamandır bu tabloyu çizdiği için çok yorulmuştu, ama bu gün İspanya’ya gidemeyecekti yorgunluktan. Tabloyu bitirdiğini söylemeye gittiğinde bu sefer gelmeyeceğini de anlattı;
“Ama en çok gitmek istediğin yer İspanya’ydı!” diye cevap verdi Cansu.
“Çok yorgunum biraz dinlenmem gerek.”
“Tamam, bir dahakine geleceksin ama.”
“Tabi ki bu seferlik çok yorgunum bir sonrakine geleceğim.” dedikten sonra Didem, Cansu tabloya eliyle dokundu, biraz sonra oda yeniden sessizliğe bürünmüştü.
İspanya’da uzun bir günden sonra Cansu eve dönmeye karar verdi.
Ama ışınlanırken gördüğü şeylerden korktu. İlkokul anıları, ilkokul öğretmenini gördü ama onu hatırlamadı bir süre sonra eski arkadaşlarını gördü ve anılarını izledi.
Daha önce hiç böyle bir deneyim yaşamamıştı, neden olduğunu anlamadı ama bir an önce bunları Didem’e anlatmak için eve döndü. Ancak döndüğünde Elbistan’da gece vaktiydi, bu saatte Didem’i aramak istemedi. Bu vakitlerde Pınarbaşı’na gitmeyi severdi, gündüz çok kalabalık olan Ceyhan Nehri’nin çevresi bu saatlerde sakin olurdu.
Sabah kahvaltı sırasında Didem ”Nasıl geçti” dedi bir süre gezisini anlattıktan sonra başka yolda gözünün önüne eski arkadaşlarının geldiğini anlatmak istedi. Ama kim olduklarını artık anımsamıyordu.
“Cansu güçlerini ne zamandır kullanıyorsun? “
“Hatırlayamıyorum, çok küçükken teyzemin yaptığı tablolarla başlamıştım.”
“Yani teyzen de bunu biliyor.”
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!