ÇANAKKALE RUHU kitabımız
KALBİNİ DEĞERLERİMİZLE DOLDUR isimli eTwinning projesi öğrencileri tarafından yazılmıştır.
MART 2022




ÇANAKKALE RUHU YAZAR EKİBİ OKULLARI:
TEVFİK İLERİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
ŞEHİT EMİN GÜNER MTAL
ŞEHİT EMİN GÜNER MTAL
GÜLNAZ İBRAHİM TARA MTAL
MUSTAFA BÜYÜKOFLAZ MTAL
DÖĞER ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
ÖZEL SİLİVRİ TÜRAM MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ
ÖZEL SİLİVRİ TÜRAM MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ
ÇANAKKALE MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ
Yunus-Van
ÇANAKKALE RUHU
Yıl 1915, Ulupamir Köyü'nde insanın içini titreten bir soğuk her yanı kaplamıştı. Tıpkı savaşın acı soğukluğu gibi...
Malik Van
Köyde toplanan gençler, Osmanlı da içinde bulunduğu 1. Dünya Savaşı'nı konuşmuş, kanlı ve bir o kadar da şerefli olan mücadeleye katılmaya karar vermişlerdi. Mücadele için, Batıdaki cephelere gidip savaşa katılmaları gerekiyordu.
Miraç Van
Bu gençlerden Kemal ve İsmet, ilk önce Çorum’a hareket edip, Hasan’ın yanına uğramaya karar verdiler. Orada Hasan’ı kendi yanlarına alacak belki de daha çok mücadele arkadaşı da bulmuş olacaklardı. Bu düşünceler ile iki arkadaş Çorum’a doğru yola koyuldular.
Mehmet Akif-Çorum
Hasan heyecanla Kemal ve İsmet'in gelmesini bekliyordu. Vatanın kurtulması için mücadeleye katılacak bir grup gençle toplantı yaptı. Birlikten kuvvet doğardı. Vatan için canlarını vermeye hazırdılar.
Enes-Çorum
Hasan ve yanındaki arkadaşları her dakika çoğalıyorlardı. İçlerinden birisi ''Ordu yok ne yapacağız'' dedi.
Hasan coşkuyla ''kuracağız'' diye bağırdı.
Sonra para yok dedi. Bir aslan misali içlerinden fırlayan Mehmet ''buluruz'' dedi.
Herkes vatanına kendini feda etmeye hazırdı.
Ufuk-Çorum
Kurulan birlik sayesinde cephede savaşmak isteyen genci yaşlısı bir çok vatansever, yola düşmeye hazırlandılar.
Coşkun-Çorum
Yağız delikanlı Ömer anasının yanına helalleşmeye eve vardı.
-Anacığım hakkını helal et ben Çanakkale'ye arkadaşlarımla cepheye gidiyorum. Anası baktı gözü yaşlı idi.
Belli etmemeye çalışarak Ömer'e;
-Güle güle git oğul hakkımda sütümde helal olsun dedi.
Ömer ağlamasını saklayarak geri döndü anasının elini öptü.
Hüsamettin-Çorum
Ali tellalın sesini duyunca tarlada çapa yaparken elindekileri bırakıp sese doğru koşmaya başladı.
Bir abisini savaşta kaybetmiş ve onun intikamını almaya and içmişti.
Osman-Çorum
Hasan Van'dan gelen Kemal ve İsmetin de Çorum ve köylerinden topladıkları ayağı çarıklı askerlerle Ankara'ya doğru yola koyuldular.
Cemile-Ankara
Ankara'da bu vatan sevgisiyle tek vücut olarak gelen, canlarını ortaya koyan askerleri seğmenler karşıladı. Coşkuluydular. İçlerindeki bu vatan aşkıyla topraklarını kaybetmeyeceklerinden emindiler.
Tuana-Ankara
Delikanlı Mehmet askerlerin geldiğini görünce heyecanlandı, annesinin eline sarıldı. Annesi; babasının ve dedesinin fanilasından onlar için hazırlık yapmış, evdeki örgüleri söküp onlara patik örmüştü. Oğlu Mehmet'i alnından öptü ve:
-Oğul bunlar senin gibi dişini tırnağına takıp vatan için can verecek evlatlar içindir. Minarelerde ezan sesi kesilecekse caminin kandilleri körlenecekse, sütlerim haram olsun. Öl de köye dönme. Haydi Oğul, Allah yolunu açık etsin...
Son defa sarıldı oğluna, gözlerindeki yaşı yüreğine akıtarak.
Rabia-Ankara
Vatan için herkes seferber olmuş evlerindeki erzakları, paraları, kıyafetleri, hayvanlarını cepheye koşan yiğitler için hazırlamışlardı.
Rahime-Ankara
Çorum'dan gelen Ömer, Van'dan gelen Kemal ve İsmet, Kazanlı Halil Ağa'nın köyüne varır. Halil Ağa üç öküzünü vatan için feda etmiştir. Hep beraber erzak ve eşyaları öküzlere yüklerler.
Beyzanur-Ankara
O sırada Halil Ağa'nın iki oğlu cami önünde gönüllü toplandığını görür. Vücutça gözüne kestirdiklerini ayırırlar. Büyük olan çocuğa;
-Kaç yaşındasın?
-On yedi
-Tut kaldır şu tüfeği, tamam Çanakkale'ye...
Küçük çocuğa;
-Yaşın kaç
-On
-Daha çok küçüksün, aile de bu çocuktan başka evlat var mı?
-Yok
-Öyleyse bu kalsın nesli devam ettirsin.
Halil ağa, oğlu, Van'dan, Çorum'dan gelen yiğitler koyuldular vatan için yola, Konya'ya...
Zeynep-Konya
Yolları uzundu..
Konya ovasını geçmek her babayiğidin harcı değildi. Önce Kulu ardından Cihanbeyli’ye ve nihayet Selçukluların başkenti Konya’ya gelmişlerdi.
Alaaddin Tepe’sini geçtikten sonra Ömer arkadaşlarına seslendi:
-Şu gördüğümüz yer de neresi böyle? diye.
Halil Ağa
-Mevlana Celâleddîn Rumi’nin türbesi dedi.
Ömer:
-Adını hep duyardım görmek bugüne nasip oldu. Bir Fatiha okuyalım yiğitler diye bağırdı.
Nazlı-Konya
Artık hava kararmış ve karınları çok acıkmıştı. Halil Ağa yanındakileri de alıp arkadaşı Bozkırlı Osman’ın evine gideceklerdi. Halil Ağa Konya’ya buğday almaya gelirdi oradan tanımıştı Osman’ı. Gönlü ve sofrası zengindi çünkü Osman’ın.
Türbeye yakındı ev hemen varmışlardı. Halil Ağa kapının tokmağına vurdu.
-Kim o? diye bağırdı Osman.
Halil Ağa
-Benim Halil Ağa diye seslendi.
Kapıyı açtı ve kucakladı Halil Ağa’yı.
Osman:
-Hayırdır buğdayı ne çabuk bitirdin Halil Ağa diye güldü.
Halil Ağa:
-Bu sefer buğdaylarının tamamını almaya geldim. Cephede ekmek yapacak un lazım dedi.
Osman: Vatan için değil unumuz canımız feda Halil ağa diyerek içeri buyur etti.
Cemil Han-Konya
O akşam misafirlerin karnını doyurdu ve ertesi gün evdeki tüm buğdayları birlikte at arabasına yüklediler. Osman eşine ve çocuklarına sarılıp babasının yadigarı tüfeği de sırtlayıp hep birlikte Afyonkarahisar’a yola koyuldular.
Hacer Betül - Afyon
Vatanın selameti için bir olup yola çıkan kahramanların haberi Afyon ve beldelerinde duyulmuştu. Bu haberi alan yerlerden biri de döğer beldesiydi.
Cami imamı Nurettin halkı milli mücadeleye davet etmek için minareden halkı köy meydanına davet etti.
Meryem -Afyon
Haberi duyan halk köy meydanına toplandı. Gelenlerden biri de genç İbrahim'di. İbrahim yeni evli ve 1 çocuğu vardı. Vatan mücadelesine katılmak için can atıyordu. Olanları duyduktan sonra eve gidip eşi ile helalleşti. Silahını alıp Konya'dan gelen mücadele gönüllülerini beklemeye koyuldu.
Erva Hediye- Afyon
Van, Çorum, Konya, Ankara'dan gelen Ömer, Kemal, İsmet, Kazalı Halil Ağa ve Bozkırlı Osman ile İbrahim tanıştı.
İbrahim ve diğer arkadaşlarının ortak bir amaç için buluşmaları aralarında içten bir bağ oluşturdu.
Sadet-Afyon
Hepsi bir araya gelerek Çanakkale'ye gitmek için bir yol haritası oluşturdular. Cephane için yiyecek içecek kumanyalarını hazırladılar. Halk ellerinden geldiğince varını yoğunu getirerek desteğini gösterdi
Merve-Afyon
Üç gün içerisinde ordu için Afyon'da hazırlıklar tamamlandı, daha sonra buradaki bulunan birlikler İstanbul'a yöneldi.
Zeynep Sıla-İstanbul
Birlik 10 gün 10 gece sonra İstanbul'a vardı. Hedeflerine biraz daha yaklaşmışlardı ancak yorgun düşmüşlerdi onları ayakta tutan içlerinde vatan ve millet sevdasıydı. Silivri de konaklamak için bütün halk evini açmıştı ve o gece ordunun ihtiyaçları için herkes el birliğiyle seferber olmuştu
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (4)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!