
Bir zamanlar Alex, Alice ve Alexander adında 3 dost varmış. Her gün birlikte Alexander'ın veya Alice'nin bahçesinde buluşup oynarlar. Ama bir gün saklambaç oynarlarken Alex, bir delik gördü. Sonra da "Alexander, Alice! Bakın ne buldum! Şaka yapmıyorum, cidden!" dedi. Hemen yanındaki ağacın arkasına saklanmış Alice, Alex'in yanına yürüdü. Sonra da tabii ki de şaşkın bir yüz ile "Bu da ne böyle? Alexander, sen de gel! Harbi şaka değilmiş!" diye bağırdı. Ama Alexander'ı ikna edememişti, çünkü hala bir şaka olduğunu sanıyordu. Saklambaç oynarken önceden çok şaka yapılmıştı ona.


















Alice Alex
Alexander

Alex, Alexander'ın gelmeyeceğini anlayınca, onu bulmak zorunda olduğunun farkına vardı. Zaten biraz da olsa yakınlarındaydı. Hemen onu sobeleyip kolundan tuttu ve deliğin yanına götürdü. Böylece Alexander, onların ciddi olduğunu anladı. Ve de önemli cümleyi söyledi:
"Ben bu deliği gazetede görmüştüm! Deliğin içinden altın ve benzeri havalı şeyler çıkma ihtimali olduğu yazıyordu. Ya da içine atlayan kişinin en sevdiği şey ney ise..." dedi. Alice şaşırarak "N-NE? BEN ALTIN İSTİYORUM, BANANE! dedi. Kendisi açgözlüydü; o cümleden anlayacağınız gibi...
Alexander "Ama bu deliğe kim girmeye cesaret edebilir ki? Bu haksızlık!" dedi. Alice de, ona katıldığını söyledi. Geriye bir tek Alex kalmıştı. Onun da çok cesaretliymiş gibi bir tipi var. Alice kızgın bir şekilde "O altınları bana getir, Alex!" diye bağırdı. Alex ise "Lafla peynir gemisi yürümez." atasözünü söyledi. Alice de karşılık olarak "Lafla olan bazı şeyler de var ama!!" dedi. Alex ne olduğunu sorunca da Alexander Alice'e katıldığını kanıtlarmışçasına "Mesela 'Pokus, Pokus!' dediğimizde büyü olur." dedi. İkisinin de onun atlamasını istediği çok belliydi.
Alex "Ben derinliğine bakacağım. Madem istemiyorsunuz, ne kadar güvenli olduğunu görün bari!" diyerek atlamakta bir sakınca olmadığını iddia etti. Alice de "Madem güvenli, onu yapmakta bir sakınca yok..." dedi. Alex "Neyi yapmakta sakınca yok?" derken Alice, onu tekmesiyle deliğe attı. Ve de aniden deliğin kapağı kapandı. Alexander ve Alex telaşlandı. Açgözlülükten hiçbir şey umurunda değildi ki Alice'nin! Küçüklüğünden beri parayı düşünüyordu. Alex "İMDAT! KAPI KAPANDI!! BİRİSİ VAR MI??" diye bağırdı. Ardından bir ses "Evet, birisi var..." dedi. Ses, yukarıdan geliyordu.
Alex, yukarıya baktığında orada bir yüz vardı, çok üzgündü. Alex ne olduğunu sordu: "Neden bu kadar üzgünsünüz?" diye. Surat ise "Buraya gelen kimse beni sevmiyor... Aksine bana 'Canavar' diyorlar... Sen de bana nazikmiş gibi davranıyorsun!" dedi. Alex "Nereden çıkarttın sana nazikmiş gibi davrandığımı? Hem sırf onlar sana 'Canavar' diyorlar diye olmuyorsun, sen onları boşver." dedi. Surat biraz düşündükten sonra "Tanışalım mı? Galiba kötü değilsin. Öbürleri beni gördüğü anda 'Canavar' diyorlar..." dedi. Alex de "Tabii ki! Ben Alex." dedi. Surat da "Bana 'Boşluk' diyebilirsin" dedi.
Alex de "Tamam, Boşluk." dedi. Boşluk, "Aklıma gelmişken arkadaşlarını şuan istemiyor musun? Onlar senin dostun değil miydi? Neden onları istediğini söylemedin? Beni mutlu etmek için onları bırakmak zorunda değilsin..." dedi. Alex ise "Hayır, onlar artık benim dostum değil. Alexander gazetede gördüğünü söylemişti, o zaman da içine atlayan kişinin burada sonsuza dek kalmasının yazılmış olmazı lazımdı. Alice de açgözlülükten beni tekmesiyle buraya attı. Sırtımı ağrıttı!" dedi. Boşluk şok olmuştu. Sonra da "B-Bu çok kötü.. Gel ben senin yeni dostun olayım!" dedi.




Alex "Tabii ki. Onlar zaten beni umursamıyorlar. " dedi. Boşluk da ona "Dostlar asla öyle yapamaz ki!" dedi. Bir süre sonra Alex, susadığını söyledi. Ardından "Keşke cebi-
me pet şişemi koysaydım. Evde unuttum. Doluydu ne güzel." dedi. Boşluk ise "Merak etme, Alex!" dedikten sonra hemen pet şişesini ışınladı. Alex, şaşkın bir yüzle "B-BUNU NASIL YAPTIN? YOKSA SENİN SÜPER GÜÇLERİN Mİ VAR?" diye sordu. Boşluk da kıkırdayarak "Tabii ki de!" dedi. Alex de "Bu mükemmel! Buraya öbür gelenler neden seni kötü görmüşler ki? Sen süpersin! Bana işkence çektirmedin bile!" dedi.
Boşluk da "Onların olduğu yer sihire karşılar, bu nedenle de beni sevmediler. Ama sen sihirleri seviyor olmalısın!" dedi. Alex de buna siniri bozulmuşçasına "Ama sihiri neden sevmesinler ki!" dedi. Boşluk da "Onların ataları sihir yüzünden öldükleri için. 1938'de ataları, sihirli bir asa bulmuşlar. O asayı 8 ay boyunca kullanmışlar ama bir gün asa kontrolden çıkıp ataları öldürmüş. Çünkü sahibi o asayı bulamayınca kimlerin elindeyse veya elindeki kişi ve arkadaşları kim ise onu öldürmeye mühür yapmış." dedi. Sanki masal anlatıyormuş gibiydi. Alex de tam onu söyledi.
Boşluk da "Haha, evet haklısın." dedi. İkisi de güldüler. Boşluk ve Alex, konuşurlarken akşam oldu. Ama bir boşluğun içinde oldukları için gökyüzünü ve zamanı bilemiyordular. Ve de akşam olduğu için Alex'in uykusu geldi. Boşluk'a da uykusunun geldiğini söyledi. Boşluk da ona iyi geceler diledi. Alex de 1 dakika sonrasında mışıl mışıl uyudu. Boşluk da onunla tanıştığı için gülümsüyordu. Bir süre sonra onun da uykusu geldi. İkisi de uyudular. Rüyalarında da birlikte, eğlenceli konuşmalar yapıp satranç oynadılar.
O gün, onlar için çok güzeldi. Tabii rüyaları da.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (4)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!