İÇİNDEKİLER
1. BÖLÜM
Hz. Muhammed (sav)’in Doğduğu Ortam
İslam Öncesi Mekke
Fil Vakası
İslam Öncesi Arap Toplumunun Sosyal Yapısı
Toplumsal Yapı, Kültürel Ortam, Siyasi ve İdari Yapı,Sosyal Hayat
İslam Öncesi Arap Yarımadasında Dinî Durum
2. BÖLÜM
Hz. Muhammed (sav)’in Doğumu, Çocukluğu, Gençliği

Created & published on StoryJumper™ ©2026 StoryJumper, Inc.
All rights reserved. Sources: storyjumper.com/attribution
Preview audio:
storyj.mp/acqigzeu74ep
3. BÖLÜM
Hz. Muhammed (sav)’e Vahyin Gelişi
İlk Vahiy ve İlk Emir; “Oku!”
Ilk Müslümanlar
Açıktan Davet Başlıyor
Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman Oluşu
Habeşistan’a Hicret
İsra ve Miraç Mucizesi
Akabe Biatları
Birinci Akabe Biatı
İkinci Akabe Biatı
Haşimoğulları’nı boykot
Taifliler’i İslama Davet
2
4. BÖLÜM
Hz. Muhammed’in Medine’ye Hicreti
Hz. Muhammed (sav) ve Toplumsal Barış
Muhacir-Ensar Kardeşliği
Medine Sözleşmesi
5. BÖLÜM
BedirSavaşı
Uhud Savaşı
Hendek Savaşı
Hudeybiye Antlaşması
Mekke’nin Fethi
Veda Hutbesi’nde Evrensel Mesajlar
Hz. Muhammed’in Vefatı
3
1. BÖLÜM Hz. Muhammed (sav)’in Doğduğu Ortam
İslam Öncesi Mekke: Hicaz’ın en önemli üç merkezi Mekke, Medine ve Taif idi. Mekke bu merkezlerin en sıcağı olup Afrika çöllerinin iklim yapısını andırmakta, Medine, ılık ülkelerin bereketliğine sahip bulunmakta, Taif’in iklimi ise Avrupa’nın güneyindeki ülkelerin iklimine benzemektedir. Mekke öteden beri Araplarca çok değer verilen bir mabet olan Kabe ile tanınıyordu. Kabe’yi Hz. İbrahim ve Hz. İsmail inşa etmişti. Kabeyle ilgili görevler başlangıçta Hz. İsmail tarafından yürütülmüş, onun ölümünden sonra oğluna geçmiş, daha sonra birtakım kabileler arasında el değiştirerek Kusayy zamanında Kureyş’e intikal etmiş idi. İslam’ın çıkışı öncesinde şehrin dini faaliyetlerinde Benî Haşim ile önderlik ederken, askeri önderlik Beni Ümiye’deydi. İslam’ın ortaya çıkışı sırasında, Arap Yarımadası’nın yanısıra, yarımadanın çevresindeki Bizans, İran, Habeşistan ile bunların ile bunların komşuları olan Avrupa, Türkistan’da siyasi, iktisadi ve sosyal alanda bütünüyle karışıklık, sıkıntı, ızdırap, zulüm hüküm
4
sürmekte idi. Halk yığınları, yoksulluğun pençesinde ezilirken zenginlik ve servet belirli kişilerin elinde toplanıyordu. Her alanda adaletsizlik hüküm sürüyor, savaşlar sömürü ve esir toplama amacıyla yapılıyordu. İnsanlar arasında aşırı bir düşmanlık ve kindarlık yaygınlaşmıştı. Din adına aya, yıldızlara, güneşe tapıyorlardı. Puta tabanlar çoğunlukta idi. Kureyşliler bütün yarımada tarafından kutsal bir merkez olarak kabul edilen Kâbe’nin hizmetlerini yürütmekle ayrı bir itibar kazandılar. Bu itibar sayesinde, emniyet içerisinde kışın Yemen’e ve Habeşistan’a; yazın Suriye ve Anadolu’ya kadar ticarî seyahatler yapmaya başladılar.
Kaynak: İslamda İnanç İbadet ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi 3 - İlmi Müşavir ve Redaktör Prof. Dr. İbrahim Kafir Dönmez
5
Fil Vakası: Hz. Muhammed’in doğumu fil olayından 50-55 gece sonrasına rebiülevvel ayını on ikisi pazartesi gecesine rastlar. İslam öncesinde Mekke, Hicaz bölgesinin en önemli şehri olarak ticaret yollarının kesişme noktasında yer alıyordu. Kâbe gibi eski bir mâbede ev sahipliği yapan bu topraklar aynı zamanda Arabistan’ın dinî merkezi konumundaydı.Fil olayı içinde iri bir fil olan güçlü bir ordu ile Kabe’yi yıkmak üzere gelen Eberehe’nin ilahi bir ceza ile perişan hale düşürülmesidir. Ebrehe, kademeli olarak, çeşitli metodlarla Arapları Kabe’ye gitmekten alıkoyup ziyaret için onları el-Kulleys’e çekmek istedi. ancak Hıristiyan Araplar dışında hiçbiri bu kiliseyi ziyarete gelmiyordu. Üstelik bir Arap bir gece kiliseye girerek çeşitli yerlerini pislemişti. İşte bu olay üzerine fevkalade hiddetlenen Ebrehe, Habeş hükümdarıyla da haberleşerek Kabe’yi yakıp yıkma kararını aldı. Hazırladığı ordusunda iri bir fil de bulunduğundan dolayı Kabe’ye karşı yapılan bu girişime Fil Vak’ası denilmektedir.
Kaynak: İslamda İnanç İbadet ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi 2 - İlmi Müşavir ve Redaktör Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez
6
İslam Öncesi Arap Toplumunun Sosyal Yapısı Toplumsal Yapı, Kültürel Ortam, Siyasi ve İdari Yapı,Sosyal Hayat: Sosyal Hayat. Araplar bedevî (ehlü'lveber) ve hadarî (ehlü'l-meder) olmak üzere ikiye aynlırdı. Hadarîler köy ve şehirlerde yerleşik bir hayat sürer. geçimlerini tarım, ticaret ve el sanatlarıyla temin ederlerdi. Bedeviler ise çölde yaşar. su. otlak ve azık peşinde dolaşırlardi. Arap toplumunun temelini aynı atadan gelmiş fertlerden oluşan aile teşkil ederdi. Bir Arap'ın en büyük ideali çok sayıda erkek çocuk sahibi olmaktı. Çünkü bu takdirde diğer aileler nezdinde büyük bir itibara sahip olur ve zamanla diğer akraba aileler de kendilerini bu çok çocuklu ve güçlü ailenin fertleri olarak kabul ederlerdi. Ailelerin bu şekilde birleşmesiyle çöl hayatinin temelini oluşturan kabileler teşekkül eder ve zamanla zayıf kabileler kuvvetli kabilelerin himayesi altında toplanarak onun adım benimserlerdi. Asabiyet kabilenin ruhu idi ve Arap ancak kan bağına (nesep) dayalı bir idareyi tanırdı. Bundan dolayı bir Arap için en büyük felaket kabilesiyle olan bağını yitirmesidir. Zira bedevî canını ve malını ancak kabilesi sayesinde koruyabilirdi. Bedevî, kabilesi dışında hiçbir otoriteye boyun eğmez, onun koyduğu kurallara uyar ve haklarını onun vasıtasıyla alırdı.
7
Kabileler şahsî meziyetleri veya zenginlikleri sebebiyle bazı şahısları reis (şeyh) olarak tanırlardı. Şeyhlerin fazla bir imtiyazları olmadığı halde görev ve sorumlulukları çok ağırdı. Şeyh kabile fertleri üzerinde mutlak otoriteye sahip olmayıp önemli konuları kabileyi oluşturan ailelerin meclisleriyle istişare etmek zorundaydı: bu bakımdan emretmekten çok hakemlik yapardı. Bedevî, şeyhiyle eşit seviyede olduğuna inanır ve onu kendisinden üstün görmezdi. Şeyhlik babadan oğula geçmemekle beraber şeyhin evladından biri kabiliyet veya servetiyle temayüz ederse reislik onun elinde kalırdı. Şeyhlik konusunda zaman zaman kabilenin muhtelif kolları arasinda rekabet görülür ve bu yüzden çatışmalar eksik olmazdı.Kaynakça: tükiye dinayet vakfi islam ansiklopedisi.”
İslam Öncesi Arap Yarımadasında Dinî Durum
İslam öncesi Mekke’ye büyük çoğunlukla putperestlik hakimdi. Kabilelerin çeşitli materyallerden yapılmış putları vardı ve Allah’ın yanında bunlara inanıyorlardı. Daha zengin kesimlerde bu putlar için put evleri yapanlar bile olurdu. Bazı göçebeler yerleşik hayata geçerken çadırlarından put evleri yapardı. Ama en önemli ve en yaygın inanılan putlar Kabe’de yer alırdı. Kabe’de birçok ayrı kabilenin putları olmasına karşın putlara tapmaya
8
gelindiğinde aralarında çatışma olmazdı ve bu yüzden bu zamana Haram Ayı denirdi.Daha az olsa da Hz. İbrahim’e Yahudiliğe ve Hristiyanlığa inananlar da vardı. Ne de olsa Mekke ticaret yolu üzerinde olduğu için bir sürü değişik inançlar ve dinlere mensup insanlar oradan geçiyordu ve Mekkelilerle etkileşime geçiyordu. Bu arada da Mekkeliler bir sürü değişik dinle karşı karşıya kalıyorlardı. Bu nedenle başka dinler de görülüyordu.

9
İKİNCİ BÖLÜM Hz. Muhammed (sav)’in Doğumu, Çocukluğu, Gençliği
Altı yaşında iken annesini kaybeden Peygamber Efendimizi, yaşlı dedesi Abdülmuttalib himâyesine aldı.Uzun boyu, büyükçe başı ve heybetli görünüşüne, parlak yüzü, tatlı sözü, utangaçlığı, nezaket ve üstün ahlâkı bir başka güzellik katmıştı. Sabırlı, akıllı, anlayışlı, mert ve cömert idi. Yoksul insanların karınlarını doyurmaktan büyük zevk alırdı. Hatta bu cömertliğini, bu yardımseverliğini hayvanlardan bile esirgemezdi. Dağ başlarında aç susuz kalan kurdu kuşu da düşünürdü.Allah’a bağlıydı ve ahirete inanırdı. Verdiği sözü ne pahasına olursa olsun mutlaka yerine getirirdi. En çok sevdiği oğlu Abdullah’ı bıçağın altına yatırmaktan bile çekinmemişti.Misafir ağırlamaktan da büyük haz duyardı. Akrabalarıyla yakından ilgilenir, onlara şefkat ve merhamet gösterirdi. Bu büyük vasfı sebebiyle Kureyşliler ona “İkinci İbrahim” derlerdi. Ramazan ayı girince Hira mağarasında inzivaya çekilip ibadetle meşgul olurdu. Bunu ilk defa âdet eden de kendisi idi. Aynı zamanda çocuk sevgisi, torun sevgisi nedir, biliyordu.
10
11
Hz. Muhammed (sav) Amcası Ebû Talib’e Emanet
535 yılında doğmuştur. Hz.Peygamber’in babası Abdullah ile öz kardeştir. Babası Abdülmuttalib öldükten sonra, sekiz yaşında olan torunu Muhammed’in bakımını ve himayesini kendisine vasiyet etmiştir. Hacılara su ve yiyecek temini görevleri babasından kalmış olmasına rağmen mâli durumu düştüğü ve fakir kaldığı için bu görevleri Abdülmutalib’e devretmiştir. Mekke’de yaşardı ve yaşadığı mahalleye Şi’bü Ebî Tâlib denirdi çünkü Ebî Tâlib içinde önde gelen, sözü dinlenen ve saygu duyulan biri anlamına gelir. Hz. Muhammedi’in üzerine titrer, onu çok sever, uğurlu olduğuna ve iyi yetişmesi için elinden geleni yapmıştır. Beraber gittikleri bir ticaret gezisi sırasında bir rahip, yeğenin gönderileceği İncil’de vaad edilen peygamber olduğunu ve çocuğu çok iyi koruması gerektiğini söylemiştir. Bu geziden sonra kendi oğlu Ali ve yeğenin gizlice namaz kıldıklarını öğrenince, atalarının dinini bırakmayacağını söylemekle beraber yeğenini ömrünün sonuna kadar koruyacağını belirtmişitir. Hz.Peygamber Mekkeliler’i açıkça İslam dinine çağırmaya başladıklarında ve putları terk etmelerini istediğinde ona karşı olanlara karşı amcası hiçbir zaman yalnız bırakmamış ve sonuna kadar destek olmuştur. Ölmeden önce Hz.Peygamber son nefesinden önce kelime-i şehâdet getirerek gözlerini yummasını istemiştir fakat müşriklerin, ölüm korkusundan dolayı müslüman olduğunu ileri sürerek kendisiyle alay edeceklerinden korktuğu için yeğenini geri çevirmiştir. Bu nedenle kendisinin müslüman veya müşrik olarak öldüğü tartışmalıdır. “Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin bilakis allah dilediğine hidayet verir.”
12
KABE HAKEMLİĞİ
Hz. Muhammed (sav)’in otuz beş yaşlarında iken gerçekleştirilen Kâbe tamiri sırasında Kureyşliler arasında yaptığı hakemlik önemli bir mahiyet taşımaktadır. Milâdî 605 yılında Kureyşliler, yangın ve sel baskınlarından zarar gördüğü için Kâbe’yi yeniden inşâ etmek istediler. O sırada bir Bizans gemisinin Cidde yakınlarındaki Şu‘aybe limanında karaya oturduğu haberi Mekke’ye ulaştı. Rivâyete göre gemi Habeşistan’daki bir kilise tamirinde kullanılmak üzere mermer, kereste ve demir yüklü olup Bizans İmparatorunun emriyle Mısır’dan gönderilmişti. Velîd b. Mugîre ve arkadaşları Şu‘aybe’ye giderek geminin kerestelerini satın aldıkları gibi gemide bulunan marangoz ve inşaat ustası Bâkûm er-Rûmî’yi de Kâbe’nin tamiri için Mekke’ye davet ettiler. Hz. Peygamber’in de amcası Abbas’la birlikte taş taşıyıp yardımcı olduğu tamir sırasında Kâbe yeniden inşâ edildi, ancak Hacerülesved’in yerine yerleştirilmesi hususunda anlaşmazlık çıktı. Bu şerefli görevi hiçbir kabile başkasına bırakmak istemedi, hatta bu yüzden savaşmayı bile göze alanlar oldu. Nihayet Kureyş’in ileri gelenlerinden Ebû Ümeyye b. Mugîre, “Benî Şeybe kapısından Kâbe’ye ilk giren kimsenin vereceği karara uyulmasını” teklif etti; Kureyşliler bu teklifi benimseyip beklemeye başladılar.
13
Kapıdan Hz. Muhammed (sav)’in girdiği görülünce orada bulunanlar “İşte el-emîn, işte Muhammed geldi!” diyerek memnuniyetlerini ifade ettiler. Hz. Muhammed (sav), bir örtü getirterek Hacerülesved’i onun üzerine koydu, bütün kabile reislerinin iştirakiyle örtüyü kaldırdı, konulacağı hizaya gelince de taşı kendi elleriyle alıp yerine yerleştirdi. Böylece Kureyşliler arasında çıkmak üzere olan bir çatışmanın da önüne geçilmiş oldu.

14
EVLENME TEKLİFİ
Evlenme teklifi, bizzat Hz. Hatice’den geldi. İffeti ve namusunu koruması sebebiyle Câhiliyye devrinde bile tertemiz kadın manasına gelen “Tâhire” lakabıyla anılan Hz. Hatice’den...Teklifi getiren, Hz. Hatice’nin yakın arkadaşı Münye kızı Nefîse ile Peygamberimiz arasında şu konuşma geçti:“Ey Muhammed! Seni hangi şey evlenmekten alıkoyuyor?”“Elimde evlenecek kadar para yok!”“Eğer bu temin edilse ve sen, mala, güzelliğe, şeref ve denkliğe çağrılsan icabet eder misin?”“Kimdir bu?”“Hüveylid’in kızı Hatice...”“Ama, bu nasıl olabilir?”“Orasını ben bilirim!”“O halde, dilediğini yaparım.”Nefise, sevinç içinde, Kâinatın Efendisiyle konuştuklarını, gelip Hz. Hatice’ye iletti.Hz. Hatice’nin sonsuz memnuniyeti, yüzündeki tebessümlerden okunuyordu. Nefise’yle birlikte sevinç ve memnuniyetlerini yaşadıktan sonra, Peygamberimize, “Ey amcam oğlu! Sen, benim akrabam olduğun,kavmin içinde şerefli, güvenilir kimse, güzel huylu, doğru sözlü bulunduğun için seninle evlenmeyi arzu ediyorum” diye haber gönderdi.Teklifi alan Efendimiz, durumu amcası Ebû Tâlib’e bildirdi.Ebû Tâlib, teklifi tahkik etti. Hz. Hatice’nin böyle bir evliliği arzu ettiğini, bizzat kendisinden öğrendi.
15

16
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Hz. Muhammed (sav)’e Vahyin Gelişi
Hz. Muhammed 610 yılında Kadir Gecesinde, Hira Mağarası’nda düşünmeye dalmış olduğu bir sırada, bir sesin seslendiğini duydu. Başını kaldırıp etrafına baktı; kimse yoktu. Dayanamadı, bayıldı. Kendisine geldiğinde Cebrâil'i gördü. İlk Vahiy ve İlk Emir; “Oku!”Melek O'na: -"Oku" Dedi. Hz. Muhammed, -"Ben okuma bilmem", diye cevap verdi. Melek, -"Oku" diye emrini tekrarladı. Hz. Muhammed yine: -"Ben okuma bilmem..." cevabını verdi. Melek dediğini tekrarlayıp, Alak Sûresi'nin ilk beş âyetini okudu. "Yaratan Rabb'inin adıyla oku. O, insanı ‘alak'tan (aşılanmış yumurtadan) yarattı. Oku, kalemle (yazmayı) öğreten, insana bilmediğini belleten Rabb'in sonsuz kerem sahibidir." (Alak Sûresi, 1-5). Meleğin arkasından Hz. Muhammet bunu tekrarladı. Heyecanla mağaradan çıkarak evine geldi. Yolda ilerlerken gök yüzünden bir sesin: "Ey Muhammed. Sen Allah'ın elçisisin, Ben de Cebrail'im" dediğini duydu. Başını kaldırdığı zaman, Cebrâil'i gördü. Korkarak evine vardı.
17

18
İlk Müslümanlar
İslam'ı ilk kabul eden kişiHz. Hatice'dir. Hz. Ömer 40. Müslümandır. Hz. Ömer'e kadar Müslüman olan kırk kişi ise bunlardır: Hatice, Ali, Ebubekir, Osman, Zeyd bin Harise, Talha bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvam, Sa'd bin Ebi Vakkas, Abdurrahman bin Avf, Said bin Zeyd, Ebu Ubeyde bin Cerrah, Hamza, Haris, Cafer, Mısab, Mesud, Iyas, Ebû Zerr el-Gifârî, Ebu Selman el Farisi, Osman bin Mazun, Bilal- Habeş, Habbab, Hatib, Halid Bekir, Abdurrahman Cahş, Ebu Ahmed, Amir, Amir Rebia, Vakıd, Erkam, Üveys, Halid, Ömer Anbese, Nuaym, Ammar, Süheyb, Mikdad, Said Hudri.
Açıktan Davet Başlıyor
Hz. Muhammed (s.a.v.), İslamiyet’in ilk üç yılı boyunca sadece etrafındaki belirli güvendiği, yakın olduğu 30 kişiyi İslam’a davet etmiştir. Bu durum peygamberliğin dördüncü yılında 614’te inen: "Sana emrolunan şeyi açıkca ortaya koy, müşriklere aldırma". (el-Hicr Sûresi, 94) anlamındaki âyet-i celile ile son bulmuştur. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) halkı açıktan İslâm'a dâvete başlamıştır.
19
Habeşistan’a Hicret
Baskı ve şiddet dolayısıyla Mekke’deki hayatları zorlaşan Müslümanlara, Hz. Muhammed (s.a.v.) can güvenliklerini sağlayabilmeleri için Habeşistan’a göç etmeleri gerektiğini söylemiştir. Böylece 15 kişiden oluşan bir kalife 615 yılında Habeşistan’a doğru yola çıkmıştır. Kafileye Hz. Osman, kızı ve eşi de dahildir. bu İslam’daki ilk hicrettir. Yıllar ilerledikçe hicret edenlerin sayısı artmıştır.
İsra ve Miraç Mucizesi
Öncelikle İsra’nın anlamı gece yürüşü demektir. Buradan da anlaşılabileciği gibi mucize gece gerçekleşmiştir. Miraç ise yükselmek anlamına gelmektedir.
Haşimoğulları’nı boykot
Müşrikler, Haşimoğulları’nın İslam’a geçip ekonomik olarak güçlü ve güvende olmalarını sabote etmek için onları boykot etmişlerdir. Bu durum Habeşoğulları’nda ekonomik ve ailevi problemler yaratmıştır. Aileleler arasında hiçbir ticaret, kız alıp verme ve hukuka saygı kalmamıştır.
20

21
Akabe Biatları
Akabe Biatları, Hz. Muhammed ile Medineli bir topluluk arasında yapılmıştır. Mekke’ nin 2 kilometre yakınlarında bulunan Akabe adındaki bölgede gerçekleştiği için bu ismi almıştır. Birinci Akabe biatı 621 ikincisi ise 622 yılında gerçekleşmiştir.Birinci Akabe Biatı621 yılında hac mevsiminde Allah Resulü 6 kişiden oluşan Medineli bir kafile ile görüştü. Medine’nin Hazrec kabilesinden olan bu kafileye Hz. Muhammed İslam’ı anlattı. Onlar da şehadet getirerek müslüman oldular.İkinci Akabe BiatıBir sene sonra aynı yerde buluşmak üzere Allah Resulü’ne söz verip Mekke’den ayrılan Hazrecliler bir yıl sonra Allah Resulü’ne geldiler. Abdulmuttalib’in evinde gizli bir görüme gerçekleştirdiler. Allah’ın bir lütfu olarak bu dönemde Medine’nin Evs ve Hazrec kabileleri İslam’ı kabul etmişti. Bu tarihi ittifak gerçekleştirildiği sırada Hz. Peygamber’in yanında amcası Hz. Hamza, Hz. Abbas ve Hz. Ali bulunuyordu.Buluşmanın gizliliği için her türlü tedbir alınmıştı. Buna rağmen müşrikler arasında fısıltı halinde haberler kulaktan kulağa dolaşıyordu. Silahlarıyla toplantı yerine geldiler.Hz. Hamza ve Hz. Ali kılıçlarını çekerek onları karşıladılar. Hz. Hamza’ya toplantının olup olmadığını sordular. Hz. Hamza öyle bir şey olmadığını söyledi. Kureyşliler bir sonuç alamadan geri döndüler.
22

23
Taifliler’i İslama Davet
Hz. Muhammed, onları İslam’a davet etmek üzere Sakif kabilesinin yaşadığı Taif’e gitti. Orada davetinin kabul edilmemesiyle birlikte, davetinin gizli kalması isteğine de saygı gösterilmedi, orada halk tarafından taşlandı ve ayakları kanadı. Bu sırada Addas adındaki Hristiyan bir Ninova’lı ona sahip çıkıp üzüm getirdi. Hz. Muhammed’in üzümü yemeden önce bismillah demesi onu çok etkiledi ve İslam hakkında konuşmaya başladılar. Addas en sonunda İslam dinine geçti.
İsra ve Miraç
Hazreti Peygamber Mekke'den, Kudüs'e ata benzer bir şey olan Burak ile geldi. Orada, Hazreti Peygamber’e iki kap getirildi ki. Birin de Şarap, diğerinde süt vardı. “Bunlardan hangisini istersen, al!" denildi. Hz Muhammed sütü seçti. Cebrail (as), Peygamberimiz’e: "Sen doğruyu seçtin, eğer sen şarabı almış olsaydın, senden sonra ümmetin azardı. Sütü tercih etmekle sen de fıtrata yöneltildin, ümmetin de fıtrata yöneltildi. Şarap size haram kılındı!” dedi.
24
Benefits:
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
READ
"Sorularla İslamiyet." Resulullah.org. N.p., n.d. Web. 06 Jan. 2016.(237, Türkiye Diyanet Vakfi, İslam Ansiklopedisi.1994)
"İslamda Açık Davetin Başlaması - Sonsuzlugahasret." Blogcu. Web. 6 Jan. 2016.
"Hz.Muhammed (SAV)." : Hz.Hamza Ve Hz.Ömer'in Müslüman Oluşu. Web. 6 Jan. 2016.
Kendi Dilinden Son Peygamber - Dr. Yaşar Nuri ÖztürkHz. Muhammed (sav)’in Hayatı - Meridyen Destek Derneği

storyjumper.com
- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
BUY THIS BOOK (from $7.39+)
-
BUY THIS BOOK
(from $7.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
Liked By
X
Encourage this author
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
Problem with this book
X
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem
Which pages have problems?
Please describe the problem:
left text
right text
"Hz. Muhammed'in Hayatı"
3. BÖLÜM Hz. Muhammed (sav)’e Vahyin Gelişi İlk Vahiy ve İlk Emir; “Oku!” Ilk Müslümanlar Açıktan Davet Başlıyor Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman Oluşu Habeşistan’a Hicret İsra ve Miraç ...
(38 pages)
Privacy level:
PUBLIC
16 reads
2 fans
Report

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!