
HİKAYE YAZIMINA DESTEK VEREN ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM
ŞENER AYDOĞAN

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Zamanın birinde bir garip Keloğlan’la yaşlı bir annesi varmış.
Bir gün sabah annesi yine Keloğlan'ın başına gelmiş ve uyanması için kafasına bir bardak suyu boşaltmış. “A benim kel oğlum, keleş oğlum, tembel oğlum. Öğlen oldu, kalk bir an önce ormana git, odun topla da gel.” demiş. Keloğlan buya, kafasına bir bardak suyu yemeden kalkmazmış. Yataktan fırlamış kalkmış, üzerini giymiş. Eşeği Karakaçan ile yola koyulmuş. Annesi arkasından bağırmış. Keloğlan!

YAZAN: S.N. OLGUN
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/A
Keloğlan, azığını unuttun, diye. Ama Keloğlan annesini duymadan dörtnala tutmuş olmanın yolunu. Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş ve sonunda varmış ormana. Ormanda ağaçların mis gibi kokusunu, kuşların cıvıltısını duyan Keloğlan, derin bir nefes almış ve dalmış orman içerisine. Az spor yapayım, demiş ve başlamış oradan oraya koşmaya. Çok sevdiği kuşlar da onunla beraber uçmaya başlamışlar. Keloğlan koşmaktan yorulmuş ve ağacın gölgesinde biraz dinleneyim, demiş. Oracıkta uyuyakalmış.
(S. N. Olgun, Selçuk İlkokulu, 3/A)

YAZAN: S.N. OLGUN
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/A
Sanki günlerdir hiç uyumamış gibi öylesine uyumuş ki, uyandığında akşam olmuştu. Etraftan çeşitli sesler duymaya başlamıştı. Aslında biraz da korku sarmıştı Keloğlanı. Nereye saklansam diye düşünürken, biraz İlerideki uzun ve çok yapraklı ağaç gözüne takıldı. Hemen koşarak ağacın bir dalına çıktı ve saklandı. Uzun bir süre inemedi ağaçtan. Bir taraftan da eve gitmesi gerektiğini düşünüyordu. Ama korkusu ağır basmıştı. Sesler azaldığında yavaşça araçtan indi ve koşar adımlarla bir yol tuttu. Tuttu tutmasına ama, hava karardığı için her yer birbirine benziyordu. O tarafa mı, bu tarafa mı gitsem? Ormanda kendi kendine konuşmadan da yapamıyordu.

YAZAN: B. İNCETİRE
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/A
Onca yol kat ettim aslında. Sporumu yapmış oldum, diyerek yola devam etti. Şimdi de yorulduğunun farkına varmıştı. Hava aydınlanmaya başlarken, en yakındaki ağacın altında oturup biraz dinlendi. Karakaçan' a binip evinin yolunu tuttu. Evine vardı ve eşeği Karakaçan’ı bağladı. Başından geçenleri annesine , anlatmaya başladı. Annesi ise, “Benim kel oğlum, keleş oğlum. Yine yapmışsın yapacağını! Olaysız eve geldiğini hiç görmedim. Ben seni orman odun toplamaya yolladım. Sen macera yaşayıp kayboluyorsun. Bir de üstüne pişmiş kelle gibi sırıtıyorsun. Ne güzel işte anacığım mis gibi ormanda gezinip spor yaptım, geldim diyorsun.” (B. İNCETİRE, Selçuk İlkokulu, 3/A)

YAZAN: B. İNCETİRE
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/A
Keloğlan kendi kendine “Ben hiçbir şey yapmadan uyuyor, hep hazıra konuyorum. Biraz anama destek olmalıyım.” diyerek annesinin yanına gidip artık akıllandığını söyledi. Uyumakla sağlıklı olunamayacağını, bundan sonra düzenli olarak hareket yapıp çalışacağına, anasına yardımcı olacağını söyledi. Annesi çok sevinmişti ama, bir taraftan da inanamıyordu. Keloğlan ertesi gün sabah erkenden kalktı. Önce elini yüzünü yıkadı, kahvaltısını yaptı. Hemen arkadaşlarının yanına koştu. Annesi, “Ah benim oğlum, yine aklı oyunda! diye düşündü, üzüldü. Aslında Keloğlan’ın niyeti farklıydı. Arkadaşlarına şöyle seslendi. ” Bundan sonra her gün erken kalkıp kahvaltımızı yapalım ve ormanda buluşalım. Ormanın temiz havasında sporumuzu yapalım. Buradaki çöpleri temizleyelim. Topladığımız çalı-çırpıları evlerimize götürelim. Ailelerimize destek olalım.” Dedi. Arkadaşları çok sevindiler. O günden sonra ormanları tertemizdi. Her gün ormandan dönerken hepsi bir ağızdan “Ağaç dik, orman olsun. Hareket et, sağlık olsun.” şarkısını söylüyorlardı. Keloğlan'da, arkadaşları da, anneleri de çok mutluydu. (S. G. ELHAN, Selçuk İlkokulu, 3/A)

YAZAN: S. G. ELHAN
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/A
Ancak Keloğlan ve Arkadaşları'nın bu mutluluğu uzun sürmemiş Keloğlan ve Arkadaşları o gün kahvaltılarını yapıp ormanda spor yapıp eğlenceli vakit geçirip biraz Çalı çırpı toplayıp annelerini sevindireceklermiş. Keloğlan karakoçan'ın ı alıp arkadaşları ile buluşup yola düşmüşler. Az gitmişler Uz gitmişler dere tepe düz gitmişler güle oynaya ormana yaklaşmışlar. Ormanın kokusunu kuşların cıvıltısını yakından duyuyorlarmış. Keloğlan:
_ Arkadaşlar Ben ormana gelip spor yapalı o kadar dinç ve sağlıklı hissediyorum bilemezsiniz spor yapıp tertemiz havayı içine çekmek ne güzelmiş .Eski miskinliğimden eser kalmadı. Hem Kara kaçanımı da yormuyorum artık.
_Değil mi Karakaçan?
Karakoçan da anlarmış gibi kafasını salladı. Keloğlan:
_ Haydi arkadaşlar! Bir koşu yarışı yapalım. Arkadaşları da hepbir ağızdan " olur " diye bağırmışlar. Yarışa başlamışlar ve tabii ki de yarışmayı her gün düzenli olarak ormanda spor yapan Keloğlan kazanmış.

YAZAN: A. C. TÜRKOĞLU
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
Tüm arkadaşlar onu tebrik edip alkışlamışlar tam o esnada ormanın iç kısımlarında Testere sesleri yankılan mış .Keloğlan ve Arkadaşları seslerin geldiği yöne gitmişler.
Dört beş işçi ve başlarında kel kafalı, koca göbekli , kısa boylu, çatıkkaşlı bir adam ile karşılaşmışlar .Keloğlan ve Arkadaşları hep bir ağızdan bağırarak:
_ Amca !Sen ne yapıyorsun, ağaç kesilir mi?Ağaçlar dünyamızın akciğerleri kuşların, böceklerin yuvaları, bizlerinde spor alanları. Ama sen nereden bileceksin !Şu haline baksana Belli ki hiç spor yapmıyorsun yeni fidanlar dikeceğine ağaçları kesiyorsun .Biz bu ağaçları kestirmeyiz. Tam o esnada Karakoçan da olayları anlarmış gibi adama bir tekme savurdu. Adam da top misali yuvarlanmış nereden geldiğini şaşırmış .
Adam:- şimdi gidiyorum ama elbet bir gün geleceğim ,diyerek arkasına bile bakmadan işçilerini de alıp gözden kaybolmuş. (A. C. TÜRKOĞLU Selçuk İlkokulu 3/E)

YAZAN: A. C. TÜRKOĞLU
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
Ertesi sabah işçiler tekrar gelmiş ve o güzel ormanın o güzel ağaçlarını kesmeye başlamışlar Keloğlan ise o gün erkenden kalkmış ve arkadaşlarını çağırmak için Karakoçan'ı alıp yola koyulmuş. Arkafaşlarını çağırıp, hep birlikte ormana spor yapmaya gitmişler. Tam spor yapmaya başlamışlar ki, birden! Dün Duyduklarım testere seslerini duymuşlar ve o adamın yeniden geldiğini tahmin etmişler sesin geldiği yöne doğru gitmişler .Bir de ne görsünler !Dün gördükleri adam ve işçileri o güzel ormanın o güzel ağaçlarını kesmeye devam ediyorlar .Bunu gören Keloğlan, arkadaşlarına yönelip telaşla:

YAZAN: B. ERMENEK
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
-Arkadaşlar! Bu duruma bir çare bulamazsak ormanımız yok olacak dedi .Arkadaşlar hep bir ağızdan haklısın Keloğlan ,dediler. Keloğlan, hemen köylülere haber vermeliyiz !Yoksa ağaçlarımızı ormanımızı yok edecekler ,demiş ve Karakoçan 'a atladığı gibi evinin yolunu tutmuş. Eve vardığında annesinin bahçede uğraştığını gören Keloğlan Anam anam canım anam !Yetiş! ormanımız ,ağaçlarımız gidiyor diye telaşla bağırarak gelmiş annesinin yanına. Annesi ne oldu ?Dur hele bir nefe nefeslen nefes nefese kalmışsın, dedi. Keloğlan, duramam anam vakit yok. Her durduğumuz vakit bir ağacımız gidecek .Haydi gel! Köylüler ile konuşmamız lazım demiş ve işini gücünü bırakan annesi ile beraber köylüler ile konuşmak için meydana gitmişler .Meydana gelen Keloğlan ve annesine köylüler ,Keloğlan'ın gür sesini duymuşlar ve etraflarında toplanmaya başlamışlar.

YAZAN: B. ERMENEK
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
Keloğlan:
Ey ahali !Duyduk duymadık demeyin ormanımız yeşilimiz ağaçlarımız tehdit altında. Bazı insanlar ağaçlarımıza zarar verip kesiyorlar gün birlik olma vaktidir. Bir şeyler yapmamız gerek demiş. Bunu duyan köylüler birlik olup ormana doğru yola çıkmışlar. Ormana varan Keloğlan ve köylüler Keloğlan'ın arkadaşlarının yanına gelmişler.Ağaç kesen insanları gözetleyen Keloğlan'ın arkadaşları: -Tam zamanında! -Keloğlan çoktan başladılar ,demişler, üzülerek .
Keloğlan, arkadaşları ve köylüler ağaç kesmekte olan nsanların karşısına dikilmişler. Kalabalığı ve Keloğlan'ı gören adam durmaları için işaret etmiş işçilerine ve sinirle. Yine mi sen çocuk! Senden kurtulamayacak mıyım?dedi .Keloğlan :
-Ne sandın ormanımızı, yeşilimizi,ağaçlarımızı, bu doğayı bozmana izin mi verecektim ,demiş. (B. ERMENEK, Selçuk İlkokul, 3/

YAZAN: B. ERMENEK
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
Keloğlan bu yaptığını yanına koymayacağız .Bu ağaçlar ,ormanlar, bu doğa bizim ,senin gibi kötü adamların değil, diyerek koca göbekli, çatıkkaşlı adamı oyalamaya çalışıyordu. Köylülerle yaptığı planı harekete geçirmeye başladı .Islık çalarak, şimdi dedi. Karakoçan hızla gelip Koca göbekli, çatıkkaşlı adamın sırtına çitme atarak ,yere devirdi. Köylüler hemen harekete geçerek adamı yakaladılar .Bunu gören işçiler korkarak kaçtılar. Bu sırada hava kararmaya başladı, kötü adamı bir ağaca bağlayarak gecenin karanlığına bıraktılar. Köylüler geceyarısı kendilerini yürüyen ve konuşan ağaç kılığına girdiler .Koca göbekli, çatık kaşlı adamı korkutmaya başladılar. Ağaç kılığına girmiş köylüler teker teker konuşmaya başlar:

YAZAN: H. ÇAKIR
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
-Sen bizim doğamızın dengesini bozdun.
- sen şişko !Benim ağaçlarımı kestin .
-sen ağaçların canlı olduğunu bilmez misin benim canımı acıttın.
- Benim nefesimi kestin. Ben de senin nefesini keseceğim .
-Artık yok etmeye çalıştığın bu ormanda hapis olacaksın, diyerek!...
Ağaçlar hareketlenip koca göbekli ,çatık kaşlı adamın üstüne doğru yürümeye başlarlar.
Kötü koca göbekli çatıkkaşlı adam, korkudan ipleri asılarak çözülür. Karşısında Keloğlan'ı bulur. Keloğlan'a yaptıklarından ders çıkardığını bir daha hiçbir ağaca zarar vermeyeceğini söyler. Orman için nasıl faydalı olabilirim ,der. Keloğlan ve köylüler Koca göbekli çatıkkaşlı kötü adamın söylediklerini düşünürler ve ona güvenemezler.
(H. ÇAKIR, Selçuk İlkokulu, 3/E)

YAZAN: H. ÇAKIR
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 3/E
Ancak kötü kalpli adam köylülere ve Keloğlan'a ormana faydalı olacağına dair ısrarla sözler vermektedir.Köylüler ve Keloğlan bu kötü kalpli adama bir şans daha vermek isterler.Böylece Kel-oğlan adama :
-Tamam ! Sana bir şans vereceğiz.Ormandaki küçük fidanların bakımından sorumlu olacaksın demiş.
Kötü kalpli koca göbekli adam:
-Peki tamam kabul ediyorum,siz ne isterseniz onu yapacağım .
-Yalnız benim burada kalacak yerim yok, ormandaki kulübede geceleri kalabilir miyim?
Keloğlan ve köylüler onun burada kalabileceğini söylemişler.
Aradan birkaç gün geçmiş Keloğlan ve köylüler kötü kalpli adamı ara sıra kontrol ediyorlarmış.Kötü kalpli adam verdikleri işi güzel bir şekilde yapıyormuş.Ama bir gece yarısı kötü kalpli adam verdiği sözden dönerek ormanda büyük bir yangın çıkarmış. (E. N. ŞEN, Selçuk İlkokulu, 1/D)

YAZAN: E. N. ŞEN
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 1/D
Yangın gece çıktığı için köylülerin ve Keloğlan' ın yangından haberi olmamış.Koca göbekli kötü kalpli adam orman yanarken hiç üzülmemiş .
- Bana ağaçları kestirmezseniz o çok sevdiğiniz ormanınızı kül ederim demiş.
Ama köylülerin yardımından eksik kalmamak için iyi biriymiş gibi davranmaya devam edecekmiş. Bu yüzden ormandaki yangını Keloğlana ve köylülere haber vermek üzere köy meydanına aceleyle koşmuş.
(S. N. KANTEKİN, Selçuk İlkokulu, 1/D)

YAZAN: S. N. KANTEKİN
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 1/D
Meydanda ellerini dizlerine vura vura çığlık çığlığa bağırmaya başlamış.
-“Koşun koşun orman yanıyor. Canımız ağaçlarımız alevler içinde kaldı. Koşun kurtarın ağaçlarımızı “ diye feryat ediyordu.
Köylüler kapılarından birer ikişer fırladı. Duydukları çığlıkları birbirlerine soruyorlardı. Herkes korkuya kapılmıştı. Hemen ellerine geçirdikleri kap kacakları, kovaları kuyunun başına götürüp sular doldurdular. Hep birlikte yardımlaşarak ormandaki yangını söndürmeye çalıştılar. Köylülerin üstleri başları is içinde kalmıştı. Yorgunluktan elleri ayakları tutmaz olmuştu. Keloğlan da ormanda yaşayan zavallı hayvanları kurtarma telaşına düşmüştü. Parlak tüylü tilkiler sesleriyle tüm köyü uyandıran kuşlar, minik böcekler hepsi öksürüyor, canlarını kurtarmaya çalışıyorlardı. Nihayet köy halkı yangını söndürmeyi başarmış. Büyük bir üzüntüyle yanan ağaçlarına telef olan hayvanlara bakıyorlardı.
Sonunda Keloğlan tüm bunların nasıl yaşandığını merak edip ormanı yakan koca göbekli kötü kalpli adamla yüz yüze geldi... (S. AKYIL, Selçuk İlkokulu, 1/D)

YAZAN: S. AKYIL
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 1/D
Keloğlan,
- Bu yangın nasıl çıktı, anlat bakalım buradaki tüm köylülere.
Kötü kalpli adam Keloğlan'ın bu sorusu karşısında ne söyleyeceğini bilememiş. Hemen bir yalan uydurmuş.
- Ben de bilmiyorum. Gündüz bana verilen görevleri yaptım. Akşam olunca kulübeye gittim, karnımı doyurdum. Sonra hemen uyudum. Sabah kalktığımda orman bu haldeydi ,demiş. Keloğlan ve köylü bu kötü kalpli adamın sözlerine hiç inanmamışlar. Çünkü başta adam ağaçları kesmeyeceğim diye söylemesine rağmen birkaç gün sonra tekrar ağaçları kesmek için ormana gittiğine herkes şahit olmuş. Bunun için adama kimse inanmamış.
Keloğlan adamın yalanı ortaya çıksın diye bir soru daha sormuş.
- Peki, demiş Keloğlan. Koskoca orman yanarken senin kaldığın kulübe niye yanmadı? Bu yangını senin çıkardığın çok belli. Çabuk doğruları söyle ,demiş. Adam korkudan iyice paniklemiş. Ne diyeceğini bilememiş. (İ. AYDOĞAN, Selçuk İlkokulu 2/G)

YAZAN: İ. AYDOĞAN
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 2/G
Bir süre düşündükten sonra kaçmaya kalkmış. Tabii ki sivri zekalı Keloğlan buna izin vermemiş. Yaptıklarının ne kadar kötü şeyler olduğunu anlatmış. Kötü kalpli adam pişmanlıkla:
- Maksadım kimseye zarar vermek değildi, sadece sizi korkutmak istemiştim. Bana bir şans daha verir yaptığım bütün kötülükleri düzelteyim, demiş. Keloğlan ve köylüler adama pek inanmasalar da kabul etmişler. Adam koyulmuş ormanın yoluna, başlamış ormanda çalışmaya. Aradan günler geçmiş. Kötü kalpli adam zarar verdiği ağaçlara bakım yapmış ,yeni fidanlar dikmiş, yaralı hayvanları iyileştirilmiş. Adam aslında iyilik yapmanın ne kadar güzel olduğunu, ağaçların ve hayvanların doğada önemli bir yere sahip olduğunu anlamaya başlamıştı.
(Z. ADAR, Selçuk İlkokulu, 2/G)

YAZAN: Z. ADAR
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 2/G
Keloğlan yine güzel bir günün sabahında uyandı. Kahvaltısını yapıp arkadaşlarıyla buluştu. Birlikte ormana gittiler. Ormanda yürüyüş yapıyorlardı. Bir de ne görsünler.. İki tane avcı ormandaki hayvanları avlıyorlardı. Keloğlan dedi ki:
- Arkadaşlar gidip onlara bu işin yanlış olduğunu anlatmalıyız. Çünkü hayvanlar bizim dostlarımızdır.
Avcıların yanına giderler, avcılarla konuşurlar. Avcıları bir türlü bu işten vazgeçiremezler. Avcıların yanından ayrılıp kara kara düşünmeye başlamışlar. O sırada kulübede yaşayan adam gelmiş. Olayı adama anlatmışlar.
-Adam bu işi bana bırakın. Ben artık iyiliğin iyiliğin değerini anladım, demiş.
(R. KARA, Selçuk İlkokulu, 2/G)

YAZAN: R. KARA
OKULU: SELÇUK İLKOKULU
SINIFI : 2/G
Ertesi sabah kulübede yaşayan adam, avcıları tuzağa düşürmek için bir plan yapmış.
Köylülerle birlikte ormana giderek, hazırladıkları tuzakları ağaçların altına koyup yapraklarla
kapatmışlar. Ormana gelen avcılar fark etmeden tuzağa basıp ağlarla ağaçlara asılmışlar. Ağın içinden
kurtulmaya çalışsalar da kurtulamadılar. Keloğlan ve köylüler avcıları görüp konuşmaya başlamışlar.
Sizi bir şartla bırakırız demişler. Avcılar, her şartınız kabul yeter ki bizi bırakın diye yalvarmışlar.
Keloğlan öne çıkmış ve bir daha asla doğaya zarar vermeyeceğinize söz vermelisiniz demiş.
(S. GÜNEY, Çağlayan İlkokulu, 1/C)

YAZAN: S. GÜNEY
OKULU: ÇAĞLAYAN İLKOKULU
SINIFI : 1/C
Avcılar söz vermişler ve ağlardan kurtulmuşlar. Ertesi gün Keloğlan harika bir bahar sabahına uyanır, elini yüzünü yıkar, anacığıyla kahvaltısını yapıp arkadaşlarıyla buluşur ve bu güzel bahar havasını içlerine çekmek için ormana doğru yürüyüşe çıkarlar. Ormana vardıklarında bir de ne görsünler. Dün ormanda hayvanları avlayan avcılar hep birlikte fidan dikiyorlar. Kulübede yaşayan adama neler olduğunu sorarlar, adam da keyifle anlatmaya başlar:
-Ben sizin sayenizde ormanın, hayvanların, doğanın biz insanlar için ne kadar kıymetli olduğunu ve iyiliğin bulaşıcı olduğunu anladım. Siz gittikten sonra avcılarla bir anlaşma yaptım. Anlaşmamız her birinin 10 adet fidan dikmesiydi. Avcılar kabul ettiler. Tüm bunları dinleyen Keloğlan ve arkadaşları artık onun da iyi kalpli olduğunu ve ona güvenebileceklerini anlamışlar. Keloğlan’ın annesi oğluna “Bu güzel haberi kutlamalıyız” demiş. Keloğlan da Karakaçan’a atladığı gibi köylülere haber vermek için köy meydanına gitmiş.
(M. YERGİN, Çağlayan İlkokulu, 1/C)

YAZAN: M. YERGİN
OKULU: ÇAĞLAYAN İLKOKULU
SINIFI : 1/C
Keloğlan köye varınca hemen kapı kapı dolaşıp tüm köylülere bunu söyler. Köylüler bunu bir parti ile kutlamak ister ve herkes bir şeyler hazırlar. Biri pasta hazırlar biri börek ve daha bir sürü şey hazırlarlar. Akşama doğru parti başlar. Bu partide şişko adam ve avcılar da vardı. Parti bitince herkes uyumaya gitti. Ertesi gün Keloğlan, şişko adam ve avcılara şunu sordu: Diktiğiniz fidanları sulamaya gidelim mi?
Avcılar ve şişko adam Keloğlan‘ın teklifini kabul ederler. Ve böylece ormana doğru ilerlerler. Ormana girdiklerinde çalılıkların arasından bir ses gelir
(U. DEMİR, Çağlayan İlkokulu, 1/C)

YAZAN: U. DEMİR
OKULU: ÇAĞLAYAN İLKOKULU
SINIFI : 1/C
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
SON
TEŞEKKÜRLER

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $13.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $13.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!