


Bu kitap " Be Active, Stay Positive" adlı E-Twinning projesi kapsamında öğrencilerin bir paragraftan esinlenerek yazdıkları çeşitli hikayelerden oluşmaktadır.

İçindekiler
Sayfa 2 = 0 RH -
Sayfa 9 = Büyük Teklif
Sayfa 16 = Üvey Baba
Sayfa 20 = Komşuluk
Sayfa 24 = Perili Ev
Sayfa 28 = Sürpriz
Sayfa 32 = Karakol Macerası
Sayfa 36 = Mucize
Sayfa 41= Plake
0 RH -
Akşam karanlığında işten çıkıp evime dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm yavaş yavaş ilerliyordum kapının açık olması beni biraz korkutmuştu. Akıllıca davranmam gerektiğini düşündüm salona yaklaştım ve evde hiçbir şey dağınık değildi şaşırdım evime hırsız girdiğini düşündüm.
Oysaki karşılaştığım manzara karşısında şaşırmıştım öyleyse niye kapım açıktı diye düşünürken salona girdim ışığa doğru yöneliyordum ki kafamda bir silah belirdiğini hissettim. Çok korkmuştum içimden bunun bir rüya
olduğunu, uyanınca geçeceğini kendime inandırmaya çalışıyordum ta ki ışık açılana kadar!
Çok şaşırmıştım resmen kendimi cinayet filmlerinde gibi hissetmiştim ama karşılaştığım manzara karşısında şaşkındım meğerse ailem ve arkadaşlarım bana doğum günü sürprizi yapmışlar. Tabi ya! bugün benim doğum günümdü ben hariç herkes hatırlamıştı çünkü bu aralar o kadar yoğundum ki firar eden bir seri katili yakalamakla geçiyordu günlerim.Şaşkınlığımı üstümden atamamakla birlikte sorduğum ilk soru o silah da nerden çıktı olmuştu.
Meğerse kurusıkıymış. Güldük,eğlendik, pasta yendi, hediyeler açıldı sonrasında herkes yavaş yavaş kalkmaya başladılar ben evde tek yaşıyordum. Annem ve babam hemen gitmemişlerdi onlarla gece yarısına kadar oturup sohbet etmiştik, en sonunda onlar da gittiler. Ama benim aklım hala firar eden seri katildeydi. Etraf baya dağılmıştı ve ben işten geldiğim için çok yorgundum, sabah toplarım dedim ve yatağıma uzandım tam uykuya dalacakken bir ses duydum evet yanılmıyordum. Bu ses silah sesiydi hemen dışarı fırladım koşmaya başladım ve sonunda onu görmüştüm bu firar eden seri katildi.
Peşinden koşmaya devam ettim ve sonunda çıkmaz sokağa gelmiştik kapana sıkışmıştı uzun bir uğraştan sonra katili yakalamıştım ama ters giden bir şeyler vardı. Ambulans sesi duydum sesin geldiği yere kadar gittim.Bizim ekipten arkadaşlar gelmişti,katili onlara teslim ettim, merakımı yenemedim, ambulansa doğru yaklaştım ağlama sesleri duyuyordum ve bu ses bana baya tanıdık gelmişti evet bu ses annemin sesiydi. Ambulansın içine doğru baktığımda ise sol omzundan vurulmuş olan babamı gördüğüm an yıkılmıştım. O anki panikle dışarı çıktığım ve sadece katile odaklandığım
için etrafa bakmamıştım ve vurulan benim babamdı. Hemen hastaneye gittik çok kan kaybetmişti. Hemşireler 0 rh- kanın lazım olduğunu söyledi fakat benim ve annemin kanı uyuşmuyordu.
Bu yüzden bizim ekipten arkadaşları aradım hala karakola varamadıklarını araçtaki kimsenin kanıyla uyuşmadığını söyledi, telefon hoparlördeydi, bunu katilde duymuştu, benim kanım uyuyor diye bir ses gelmişti evet maalesef bunu diyen katilin ta kendisiydi her ne kadar istemesem de buna mecburdum yoksa babam kan kaybından ölecekti.
Arkadaşlarıma onu derhal buraya getirin dedim onlarda zaten hastaneye yakınlarmış bir iki dakika sonra hastaneye gelmişlerdi. Katili hemen kan verme odasına aldılar 2 ünite kan verdi babamın ameliyatı bayağı uzun sürmüştü. Neyse ki ameliyatı iyi geçmişti babamı vuran adamın ona kan verip kurtarması çok tuhaftı ve artık bende anlamıştım hayatın bize ne getireceğini bilemeyiz.
HİLAL URHAN 10-A
BÜYÜK TEKLİF
Akşam karanlığında işten çıkıp evime dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm. Yavaşça içeri girdim ve baktım herkes bir telaş içinde... Eşyaları toplamaya başladıklarını fark ettim, bende hiçbir şey söylemeden eşyaları toplamaya başladım. Meğerse babam çok büyük bir iş teklifi almış da o yüzden bu kadar telaş içindelermiş. Neyse ki bu telaş fazla sürmedi. Bu tatlı telaştan sonra güzel bir yorgunluk kahvesi yaptım ve ailecek karşılıklı sohbet ede ede yudumladık kahvemizi...
Kardeşimle beraber birbirimize baktık ve sessizce “demek ki babamın aldığı iş teklifi gerçekten dedikleri kadar büyük olmalı, baksana eşyaların yarısını bu kısa zamanda topladıklarına göre” dedik. Aradan biraz zaman geçti ve bir gün sabah kahvaltısında bu konu açıldı. Babam başladı anlatmaya... Güzel ailem diye başladı söze... Öncelikle bu teklif bizim için gerçekten çok önemli; bu yüzden bizim bu iş teklifi için yurt dışına çıkmamız gerekiyor dedi. Biz de babama bir şey demeden peki babacım dedik ve kahvaltımızı yapmaya devam ettik.
Sonradan babam tekrardan başladı konuşmaya; Eylül kızım, senin için de iyi olur hem bu teklif, zaten kendine yeni bir iş arıyordun; sana ait bir atölye açarız. Hem kendi işin olur hem istediğin zaman işe gidersin istersen hiç gitmesin dedi. Duyduğumda şok olmuştum babamın böyle diyeceğini hiç tahmin etmemiştim. Bir anlık sevincimle babama sarıldım ve teşekkür ederim babacım beni bu kadar düşündüğün için dedim. Annemin yanına mutfağa gidip hemen bu güzel haberi verdim. Annem duyduğu anda o kadar çok sevinmişti ki hatta mutluluktan gözlerinden
tane tane yaş akıyordu. Hemen o heyecanla annemin de kolundan çektim ve babamların yanına götürdüm; çünkü onlara birkaç şey söyleyecektim. Ve başladım konuşmaya. Canım ailem; öncelikle benim arkamda ve benim yanımda olduğunuz için hepinize de çok teşekkür ederim. Babacım bu teklif gerçekten çok güzelmiş, bana sunduğun teklife de bir şey diyemem tabi ki... Neyse, annecim sende benim için o kadar değerlisin o kadar kıymetlisin ki tarifi zor sana olan sevgimin. Sevgili kardeşim Yaman; hep destekçim oldun, koca yürekli kardeşim...
Şimdi bu konuşmayı neden yaptığımı merak ediyorsunuzdur, hemen açıklayayım bu evde son günlerimiz o yüzden bu güzel ve anlamlı konuşmayı yapmak istedim dedim. Ailem de tabi dediklerimi duyunca mutluluktan tutamadılar göz yaşlarını. Hepsine sıkı sıkı sarıldım ve tekrardan çok teşekkür ettim. Baba dedim; zaten ben de işten çıkmak istiyordum, bu teklif dediğin gibi iyi oldu dedim ve konuyu kapattım. Aradan günler, haftalar hatta aylar geçti ve yurt dışına taşındık. Evimiz zaten hazırmış, hiç ev aramakla uğraşmadan eşyalarımızı yerleştirdik.
ve oturmaya başladık. Gerçekten burası harika bir yermiş, tam bir iş kurmak için en ideal şehir... Tam istediğim gibi... Sonunda atölyemi açtım, annemi de yanıma aldım, babamda kardeşimi harika bir üniversiteye yerleştirdi, kendisi de aldığı iş teklifi sahibinin şirketinde artık patron olarak çalışmaya başladı ve hayatımızın geri kalanını bu şekilde, bu güzel ülkenin şehrinde geçirdik.
ZEHRA YILDIRIM
9-A
ÜVEY BABA
Akşam karanlığında işten çıkıp evime dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim kikapının açık olduğunu gördüm. İçeri girdiğimde evi darmadağın buldum. Evin diğer odalarını gezdiğimde annemi odada ağlarken gördüm. Yanına gittm ve ne olduğunu sordum.
O da üvey babamın eve geldiğini, kumar borcu olduğunu ve annemden para istediğini söyledi. Üvey babam, annem paranın olmadığını söyleyince evi dağıtıp daire almak için biriktirdiğimiz parayı alıp ortadan kaybolmuş. Ben de hemen karakolu arayıp durumu bildirdim. Onlar da gerekn işlemleri yapacaklarını söylediler.
Bir kaç gün sonra karakoldan beni aradılar ve üvey babamın bulunduğunu söylediler ama üvey babam parayı çoktan harcamıştı bile. Daha sonra hırsızlık suçundan babamı tutuklamışlardı. Biz de rahat etmiştik.
Ertesi gün annem üvey babamdan boşanacağını söyledi. Biz de hemen adliye yoluna koyulduk. Bu durumdan çok mutluyduk. Çünkü
günlerimiz hep kavga ve hırsızlıklıa geçiyordu. Sonunda annem babamdan boşanmıştı. O günden sonra hepimiz ailecek güzel günler görmeyi umut ettik.
SEVDENUR ACAR
11-A
KOMŞULUK
Akşam karanlığında işten çıkıp evime dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm. İçeri girdim etrafa baktım hiçbir şey yoktu. O gece endişe ve korkudan uyuyamadım. Sabah işe gitmek için evden çıktım. Çok uykum vardı. Tüm gün nasıl ayakta duracaktım hiçbir fikri yoktu. Hastaneye gidip çalışmaya başladım. Dün gece masada bir not vardı. Cesaret edip okuyamadım bile kağıdı. Akşam 10 gibi eve geldim.
Kapı açık değildi ve her şey normal gibiysi. İçeri girdim bir de ne göreyim bu sefer de ışıklar açıktı. Korkudan titriyorum. Hiçbir şey yapmadam direk odaya kapadım kendimi ve kapıyı kilitledim, pencerelir sıkı bir şekilde kapattım. Sabah olduğunda işe gitmemeye karar verdim. İşe gitmedim fakat evde de duramadım. Kim bunu yapabilir acaba benden ne isteyebilir diye o kadar düşündüm ama bir sonuca ulaşamadım. Sokaklarda dolandım akşama kadar. Gerçekten hastanede çok yoruluyordum.
Ameliyat sırasında bu hafta 2 hastamı kaybettim. psiokoljim alt üst olmuştu. Bir de bu olay beni iyice etkilemişti. Saat 7 gibi eve döndüm. İçeri girecektim ki kapıda bir not buldum. Bu sefer notu okuyacaktım. Notu açınca şaşırdım, ben kafamda neler kurgularken insanların naifliği beni duygulandırmıştı.
Notta; "Esra, kızım ben komşun Leyla Teyzen. Bundan iki gün önce sabah işe giderken kapını açık unutmuşsun. Ben de sen işten gelene kadar bekledim.
Senin de haberin olsun diye bir not yazıp masaya bırakmıştım. Camdan senin geldiğini gördüm ve evime girdim. Dün de ışığını açık unutmuşsun. Seni arayıp söylemek istedim ama numaran bende yoktu. Ben de çareyi not yazmakta buldum. Senin işe gelmen geç saatleri bulduğu için o kadar bekleyemedim." diye bir not bırakmış.
Yorgunluğun ve sersemliğim yüzünden sabah kapıyı kapattım sanıp çıkmışım. Aynı şekilde de ışığı açık unutmuşum.
Leyla Teyze ise beni düşünüp böyle bir incelik yapmış. Dünyada böyle güzel , düşünceli insanların olması beni duygulandırdı. Ben ise neler düşündüm, korktum. Sabah olunca Leyla Teyze ile konuştum ve ona çok teşekkğr ettiğimi dile getirdim. Böylelikle içim rahatlamıştı.
GAMZE KARADUMAN
11-A
PERİLİ EV
Akşam karanlığında işten çıkıp eve dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm ve içeri sessiz bir şekilde girdim. Arkabahçede kuyunun üstünde akan bir şey olduğunu farkettim. Kuyunun yanında bir not buldum. Nottaki yazı okunmuyordu. Telefon çaldı. Arayan annemdi. Annemle konuştuktan sonra yatağa yattım sonra kapı çaldı ve " iyi geceler , ali " dedi. ben de yatıp uyudum. Biraz sonra annemi gördüm bana:" beni aldılar, şimdi sıra sende , seni alacaklar "dedi. Korkuyla uyandım ve bunun körü bir kabus olduğunu düşündüm. Kalkıp yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldiğimde rüyamda duyduğum sözleri
aklıma geldi "beni aldılar, şimdi sıra sende". O sırada telefon çaldı. Açtığımda" anneni aldım şimdi sıra sende" diyerek telefonu kapattı fakat ben bunun bir hayal olabileceğini düşündüm. Banyoya girip duş aldıktan sonra evi dağınık bir şekilde buldum.. Ürperdim çünkü bu kesinlikle normald değildi. Yorgunum heralde bunun etkisi altında kaldım diyerek uyudum. Sabahleyin ise evi düzenli bir şekilde bulmuştum. İÇimden deim ki "olamaz, ben evi toplamamıştım , buna eminim." KOrkuyla evden çıktım. Biraz havanın iyi geleceğini düşündüm. Aklıma arkadaşım Mustafa geldi. Onu aradım ve başımdan geçenleri ona anlattım lakin bana inanmadı. Telefondaki
ses kaydını ona dinletecektim ama ses kaydını bulamadım, yoktu. Bu yüzden arkadaşıma bizde kal, dedim. O da kabul etti. Mustafa benle kadığında evde ters giden bir şeyler olduğunu anladı. Odaların dağılmış vaziyette olduğunu görünce korktu. Mustafa, "ya bu evde bişey var ya da sende" dedi ve evden hızlıca ayrıldı.
Daha sonraki günlerde Mustfa'dan bir haber alamadım.
Telefonlarıma cevap vermiyordu. Sonunda kötü haber geldi. Mustafa'nın ölmüş olabaileceği düşünülüyordu fakat cesesdi hala ortada yoktu.
erkan oğur
9-a
SÜRPRİZ
Akşam karanlığında işten çıkıp evime dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm. Tedirginikle beraber kafamı kapıdan içeri soktum ve etrafa bakınmaya başladım. Odadan odaya geçerken küçük bir ışık kaynağı gördüm. Işığın kaynağına doğru yürüdükçe birden balonlarla kaplı bir odada buldum kendimi.
Bir sürü uçan balon ve bir balonun ucuna bağlı bir zarf... Zarfın içinde ise bir harita. Harita üzerinde işaretli olan yere gitmem söyleniyordu.
Öyle de yaptım. Gittiğim yer bir lunaparktı. Buraya gelmemin bir amacı olmalıydı ve aklıma hemen başka bir zarf olabileceği geldi. Hemen diğer zarfı aramaya koyuldum. Diğe zarf , dönme dolabın en üst köşesindeydi fakat onu almam için dönme dolaba binmem gerekiyordu.
İkinci zarfta ise bir not vardı: Ben bir mekanım beni hatırla/ 15 Eylül günü (mezuniyet günüm) gittiğimiz kafe yazıyordu. Kafeye vardım ve üçüncü zarfı aramaya başladım. Zarfı aradıkça daha çok heyecanlanıp meraklanıyordum.
Bunları kim hazırladı? Neden böyle bir şey yapma gereği duydu? Hiçbirini bilmiyordum ve bu beni giderek daha da geriyordu. Bu düşünceler içindeyken üçüncü zarf da buldum. Bunda ise: Ben bir bilmeceyim/ o kadar büyüğüm ki Güneş'i, Ay'ı , Gökyüzü'nü bile kaplayabilirm, ben neyim? yazıyordu.
Gerçekten sen neydin? Aklımda dolaşan bu bilmeceyle bir sağa bir sola gezinirken bulunduğum kafedeki sanatçılar şarkıya başlamadan ne çalacaklarını anons ettiler.
-Deniz Saçlı Kız!
Bu sözü duyduktan sonra aklım başıma gelmişti. Tabiki denizdi neden düşünememiştim? Sahile doğru yola koyuldum. Sahile vardığımda çok şirin, mütevazi bir organizsayon yapılmıştı.
Doğum günümü erken kutlamak isteyen arkadaşlarım bana bir sürpriz yapmışlardı. Meşalelerle kaplı yoldan geçtikten sonra beni güzel bir pasta bekliyordu ve bir sürü güzel kalpli dostlar....
Onlara o kadar minnettar kaldım ki o gece..
Güldük, eğlendik, hediyelerimi açtık ve hep birlikte muhteşem bir gece geçirdik. Bunların hepsi güzel dostlarım sayesinde olmuştu.
NURSENA YALÇIN
11-A


KARAKOL MACERASI
Akşam karanlıpında işten çıkıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm. Yavaş yavaş ilerliyordum çünkü kapının açık olması beni oldukça korkutmuştu. Hırsız olabilir diye biraz bekledim sonra korkarak içeri girdim.
Bir de ne göreyim! Bir kadın kanlar içinde yerde yatıyor. Ben hem şaşırmış hem de korkarak etrafa baktım; her yer dağınık, muhtemelen kadından başka birisi daha varmış. Ne yapacağımı düşünürken arkadaşım Ezgi geldi. Ne oldu böyle derken kadının kımıldadığını gördük.
Şimdi ambulansı çağırsak polis de gelir diye açıkcası korkttuk. Ne yapabileceğimizi düşünürken evin kameralarının olduğunu, bizim masum olduğumuzu anlayacaklarını düşünerek hemen ambulansı aradık. Ambulans gelince kadını hemen götürdüler. Polis de bizi karakola götürdü. İfademizi aldıktan sonra kamera görüntülerine baktılar. Acaba eve kimler girmişti? Bunun hakkında hiçbir fikrim yokru. Polisler inceleme yaptıktan sonra suçlular bulunana kadar karakolda beklemek zorunda kaldık.
Başıma ilk defa böyle bir şey geliyordu. Hem korku hem üzüntü hem de şaşkınlık içinde olayın geçmesini bekledim. Kadının durumunun iyi olduğu haberi geldi. Polisler suçluları yakalmış. Rahat bir nefes alıp kim olduklarını öğrendik. Biri hırsızmış, diğer kadın ise yan komşuymuş. Sesleri duyunca evime girmiş fakat hırsız onu bıçaklamış.
Bu durum beni çok üzdü ama kimseye bir şey olmamasından dolayı da şükrettim. O günden sonra bir daha o evde kalamadım ve başka bir eve taşındım. ELİF YETGİN 11-A
MUCİZE
Akşam karanlığında işten çıkıp evime dönüyordum. Katları teker teker aşıp evimin bulunduğu kata gelmiştim ki kapının açık olduğunu gördüm. Hızlıca eve girdim ve ev arkadaşımı, kapının kenarında baygın bir şekilde buldum. Ne yapacağımı şaşırmış halde hemen ambulansı aradım. Her ne kadar" Senem, lütfen uyan!" desem de uyanmadı. Ambulans gelir gelmez Senem'in eşyalarını alıp hastane yoluna koyulduk. Hemşireye sürekli "Nesi var? İyi olacak mı?" diye sorup durdum. Hemşire de " Merak etmeyin, arkadaşınız iyi olacak" dese de huzursuzdum. O benim herşeyimdi. Hme annem hem de babamdı. Şimdi ona bir şey olursa ben ne yapardım. Biz buraya hayallerimizi gerçekleştirmek için beraber gelmiştik.
Ben bunları düşünürken hastaneye vardığımızı farkettim. Koşarak hemşirelerin peşinden gittim. Beni yanından uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. Ben de daha fazla zorluk çıkarmamak için yanlarından ayrıldım.
Bir süre sonra hemşireler koşuşturmaya başladılar. Ters giden bir şeyler olduğunu farkedip doktora "Bir şey mi var?" diye sordum. Doktor beni rahatlatmak için "Korkmayın, her şey kontrolümüz altında " dese de inanamadım. "Neden benden saklıyorsunuz, söyleyin neyi var?" diye çıkıştım. Biraz daha söylemeselerdi hastanaeyi başlarına yıkacağımı farketmiş olacaklar ki bir hemşire " Arkadaşınızın beyninde tümör var, hanımefendi! Acilen ameliyata alınması gerek" dedi.
Gözlerimi açtığımda farklı bir odada olduğumu anladım. Hemşirenin söylediklerinden sonrasını hatırlayamıyordum. O anların bir rüya olmasını dileyerek etrafıma bakındım fakat hala hastanede olduğumu farkettim. Hemen doktorun yanına gittim. Bana Senem'i ameliyata aldıklarını söyledi. Senem ameliyattan çıktığında doktorla konuşmaya gittim. Doktor," Arkadaşınızın tümörü ilerlemiş ve ancak 3 ay kadar yaşayabilir" dedi.......
4 AY SONRA
"Senem hadi, uyan!" 4 ay öncesine kadar Senem'in öleceğini sanarken iyileşmesinin bir mucize olacağını doktor söylemişti. Biz bu mucizeyi birlikte yaşamıştık.Senem'in tedavisi devam ediyorsu ve durumu gittikçe iyiye gidiyordu. Ben de hayallerimiz için planlar yapıyordum....
SUDENAZ ÖZTÜRK
9-A

PLAKET
Mehmet Bey'in yıllık izin vakti gelmiştir. Bu nedenle köyüne gitme şansı bulmuştur. Mehmet Bey Ankarada Albaydır. Ailesiyle Bolu'dakş köyüne gitmeye karar verirler ve ailesi de bu karara olumlu bakar.
Mehmet Bey, karısı Mehtap Hanım ve oğulları Efe ve Emre ile köye giderler. Köyde akrabalarıyla birlikte piknik yaparlar. Efe ve Emre kuzenleriyle birlikte oyun oynayarak vakitlerini geçirirler.
Bir gün Emre evde bulduğu bir plaketi merak edip bakarken kırar ve suçu Efe'ye atar.
Mehmet Bey plaketin kırıldığını görür. Bir akşam oğullarına güzel öğütler veiri. Bu öğütler Emre'nin gerçeği itiraf etmesi içindir. Mehmet Bey'in verdiği öğüt Emre'yi duygulandırır. Böylelikle her şeyi itiraf eder. Suçu kardeşine attığı için babası ve kardeşinden özür diler. Bir daha yapmayacağına söz verir.
İBRAHİM SİRKELİ
12-A
YAZARLARIMIZ
HİLAL URHAN 10-A
ZEHRA YILDIRIM 9-A
SEVDENUR ACAR 11-A
GAMZE KARADUMAN 11-A
ERKAN OĞUR 9-A
NURSENA YALÇIN 11-A
ELİF YETGİN 11-A
SUDENAZ ÖZTÜRK 9-A
İBRAHİM SİRKELİ 12-A


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $9.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $9.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!