Küçük Fare İle Büyük Aslan

Günlerden bir gün, bir küçük fare ağızında peynirle bir büyük tepenin üzerine çıktı ki orada yesin fakat o sırada tepenin üzerine çıkmasıyla birlikte tepe sallandı.
O zaman fare haykırdı:
-De-de-depremm!..
Bu bir deprem değildi. Fare o yana, bu yana bir baktı ama onun çıktığını sandığı tepe değilmiş, bir aslanmış! Şişman aslan ayağa kalktı ve farenin kuyruğundan tuttu.


-Mmm, dedi aslan:
-Yemek için güzel bir lokma, akşam yemeğinden evvel bir yağlı lokma yemek yakışır.
Amma yenilmeyi istemiyordu. O gece büyük bir peynir misafirliğine gitmek istiyordu ve kaç günden beri bunu bekliyordu. Şişman aslan onu tam ağzına atacakken fare,
-Rica ediyorum beni yeme!
Sen izin ver ben gidiyim, bu iyiliğin karşılığında ben de sana bir gün bir iyilik yaparım dedi. O sırada aslan farenin sözünü işitti ve bir an durup iştahla bir kahkaha attı. Öyle gülünç geldi ki ona, ömründe hiç böyle gülmemişti.
-Yani senin gibi küçük bir fare mi, benim gibi büyük bir aslana yardım edecek?
Çok gülünç bir söz! Aslan tekrar güldü, o kadar güldü ki gülmekten karnı ağrıdı.
Sonra
-Aaah! O çok güldüm dedi.
Gülmesi bittikten sonra küçük fareye,
-Başüstüne, şimdi de sen gülmelisin, onun için sana izin veriyorum gidebilirsin. Amma daha bir daha benim küreğimin üzerinde yürüme, diyerek küçük fareyi yere bıraktı ve arkasından onun koşmasını seyretti
Bir yıl sonra, bir gün aslan ormanda dolaşırken birden birşey onu yukarı çekti ve ağaçta asılı kaldı. O bir avcının tuzağına düşmüştü. O durmadan derin derin bağırıyordu:
-İmdat! İmdat! Biri bana çabuk yardım etsin!
Tesadüfen küçük fare oradan geçiyordu ki
aslanın bağırmasını işitti. Fare kendi kendine,
-herhalde biri yardım istiyor, diyerek sesin geldiği yöne koştu.

Gökyüzüne bir baktı ve ... sordu:
-sen beni yemeyen aslan değil misin?
Çok zor durumdaydı amma gözünün kenarıyla bakınca küçük fareyi tanıdı.
O hırsla dedi ki:
-O benim, çabuk ol, şimdi bu senin için bir fırsat, sen de bana yardım etmelisin. Koş yardım getir. Amma küçük fare avcıların ayak seslerini işitti ve yaklaştıklarını hissetti. Artık yardım getirmeye vakti kalmamıştı. O bir saniye düşündü, döndü, bir ıslık çaldı:


-Buldum, seni ben kurtaracağım!
Aslan:
-Ne? Aklın nerde senin? Küçük bir fare beni koca ağaçtan nasıl kurtarır? Amma aslanla konuşa konuşa fare ağacın üstüne çıktı ve başladı ağı dişlemeye. Fare ağı dişleye dişleye bitirdi. Avcılarında sesi gitgide yakınlaşıyordu
Birden ağın ipleri koptu ve aslan yere düştü.
Aslan ayağa kalktı, gök gürler gibi bağırdı, avcıların hepsi korkup kaçtılar
Avcılar gittikten sonra aslan ile fare el ele verdiler fare:
-Gördün mü? Ben sana demiştim , ben de sana bir gün yardım ederim diye! Aslan:
-Seni o gün yemediğim için çok sevinçliyim.
O gün iyi ki bana o sözü söylemeyi düşündün . O günden sonra küçük fare ile aslan arkadaş oldular ve ne zaman sırtı kaşındıysa küçük fare onun sırtında dolandı.



- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!